Danıştay danistay 2024/3907 E. 2025/3806 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/3907
2025/3806
30 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/3907
Karar No : 2025/3806
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av....
2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmasına ilişkin Kartepe Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına yönelik Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin...1 tarihli, ... sayılı kararının ve bu işlemin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, 1/5000 ölçekli ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planının ve 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının kabul edilmesine ilişkin Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacılara ait taşınmazda planların kademeli birlikteliği ilkesince herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığı, planlama geçmişi, planlama süreci ve planlama gerekçesi açısından herhangi bir uygunsuzluk bulunmadığı, taşınmazın genel otopark alanı olarak planlanmasında kamu yararı ve şehircilik ilkeleri açısından bir aykırılığın söz konusu olmadığı, bu bakımdan dava konusu plan değişikliklerinin dava konusu taşınmaz yönünden imar mevzuatına, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu, uyuşmazlığa konu taşınmazda yapılan parselasyona ilişkin olarak ise, parselasyon açıklama raporunun mevcut olduğu, parselasyon işleminin dayanağı uygulama imar planına uygun olduğu, düzenleme sınırının geçirilmesinde yönetmeliğe aykırı bir hususa rastlanmadığı, düzenleme ortaklık payı hesabında ölçütlerin aşılmadığı ve hesabın mevzuata uygun olduğu, davaya konu parselasyon işleminde ve davacıya yapılan tahsiste işlem kusuru olduğunu gösteren bir bulguya rastlanmadığı, tahsis öncelikleri dikkate alındığında dağıtım işleminin mevzuata uygun olduğu, dolayısıyla dava konusu 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planları ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve parselasyon işleminin davacıların taşınmazına yönelik kısmında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, Kocaeli İli, Kartepe İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda, 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmasına ilişkin Kartepe Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına yönelik Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planının ve 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle açılan davada taşınmaz mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması üzerine düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla, uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından dava dilekçesinde (açıklamalar kısmında) "hem parselasyon işlemi hem de dayanağı imar planları hukuka aykırı olup birel işlem niteliğindeki parselasyon işlemi ile birlikte dayanağı olan genel düzenleyici işlemin de iptalini talep etmekteyiz" ifadesine yer verildiğinin görüldüğü, bu durumda, dava konusu parselasyon işleminin dayanağının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı olduğu, 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının olmadığı, ...tarihli, ... sayılı belediye meclisi kararı ile 1/50000 ölçekli çevre düzeni planı ile 1/25000 ve 1/5000 ölçekli nazım imar planlarının yanı sıra 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da değişiklik yapıldığı, bu nedenle davacı tarafından 1/1000 ölçekli uygulama imar planının da iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüte düşüldüğü, sağlıklı bir yargılama yapılabilmesini teminen dava dilekçesinin öncelikle 2577 sayılı Kanunun 3.maddesine göre reddine hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle istinaf talebinin kabulüne, ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden bir karar verilmek üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Bu karar üzerine davacı tarafından 1/1000 ölçekli uygulama imar planının da iptalinin istenilip istenilmediği açık olmadığından ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla 2577 sayılı Kanunun 3.maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Davacılar tarafından yenilenen ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kaydedilen davada, dava dilekçesinde 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi uyarınca parselasyon işlemi yapılmasına ilişkin Kartepe Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile bu kararın onaylanmasına yönelik Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planının ve 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planının yanı sıra aynı belediye meclisi kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planının da iptalinin istenildiği, bunun üzerine İdare Mahkemesince dosyanın tekemmül ettirildiği ve Mahkemenin ......tarih ve E:... sayılı kararıyla daha önce taşınmaz mahallinde keşif yaptırıldığından dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği ve ... tarih ve E:... sayılı bilirkişi inceleme yazısında da bilirkişilerden;
Mahkemelerinin E:... esasına kayıtlı dosyasında sunulan bilirkişi raporuna ek olarak, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, dava konusu parsel yönünden imar mevzuatına, şehircilik ilke ve esaslarına, kamu yararına uygun olup olmadığı, planlanan alanın özel nitelikleri ve plan bütünlüğü gözönünde bulundurularak planlanan yörenin tümünün çevre, ulaşım, trafik, nüfus, yoğunluk, sosyal donatı dengesi gibi ilişkileri kapsamlı bir biçimde ele alınarak, dava konusu parsel için öngörülen plan kararlarının, plan hiyerarşisi gözetilmek suretiyle şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı hususlarının tespiti için, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin incelenmesi suretiyle, Mahkemelerinin E:... esasına kayıtlı dosyasında sunulan bilirkişi raporunda yer alan değerlendirmeleri de içerecek şekilde hükme esas alınabilecek nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli şekilde hazırlanacak 4 nüsha bilirkişi raporunun (1 nüsha da CD ortamında) (30) gün içerisinde Mahkemelerine sunulmasının istenilmesine karar verilmiştir.
Ancak bilirkişilerce 1/1000 ölçekli uygulama imar planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığı hususunun tespitine yönelik hiçbir değerlendirme yapılmadan dilekçe ret kararı öncesi hazırlanan bilirkişi raporu aynı şekilde ... tarihinde Mahkemenin E:... sayılı dosyasında yeniden dava dosyasına sunulmuş olup İdare Mahkemesince bu rapor hükme yeniden esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun da temyize konu bölge idare mahkemesinin kararı ile reddine karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 Sayılı İmar Kanununun "Tanımlar" başlıklı 4.maddesinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, Nazım imar planı; Mevcut ise çevre düzeni planının genel ilke, hedef ve kararlarına uygun olarak, arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, çeşitli kentsel ve kırsal yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere, varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/5.000 ölçekte, büyükşehir belediyelerinde 1/5000 ile 1/25.000 arasındaki her ölçekte, onaylı halihazır haritalar üzerine, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı, Uygulama imar planı ise, Nazım imar planı ilke ve esaslarına uygun olarak yörenin koşulları ve planlama alanının genel özellikleri, yapının kullanım amacı ve ihtiyacı, erişilebilirlik, sürdürülebilirlik ve çevreye etkisi dikkate alınarak; yapılaşmaya ilişkin yapı adaları, kullanımları, yapı nizamı, bina yüksekliği, taban alanı katsayısı, kat alanı kat sayısı veya emsal, yapı yaklaşma mesafesi, ön cephe hattı, ifraz hattı, kademe hattı, ada ayrım çizgisi, taşıt, yaya ve bisiklet yolları, ulaşım ilişkileri, parkları, meydanları, kentsel, sosyal ve teknik altyapı alanlarını, gerektiğinde; parsel büyüklükleri, parsel cephesi ve derinliği, arka cephe hattı, yol kotu ve bu kotun altındaki kat adedi, bağımsız bölüm sayısı gibi yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları, uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren ve varsa kadastral durumu işlenmiş olarak 1/1.000 ölçekte onaylı halihazır haritalar üzerinde, plan notları ve ayrıntılı raporuyla bir bütün olarak hazırlanan planı ifade eder" hükmüne,
'Mekânsal planlama kademeleri' başlıklı 6. maddesinde; "Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kade-medeki plana uygun olarak hazırlanır. Mekânsal strateji planlarında; kalkınma planı ile varsa bölge planları, bölgesel gelişme stratejileri ve diğer strateji belgelerinde or-taya konulan hedefler dikkate alınır. Büyükşehirlerde 1/25.000 ölçekli nazım imar planının yapılmış olması, gerekli görülen bölgelerde 1/5.000 ölçekli nazım imar planlarının yapılmasına engel teşkil etmez." hükmüne, 'Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması' başlıklı 8. maddesinde; "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur. ... b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. (...) Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir. Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir." hükmüne yer verilmiştir.
"Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini geçemez. ...
Bu madde hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaması esastır. Ancak, her türlü imar planı kararı ile yapılaşma koşulunda ve nüfusta artış olması hâlinde, artış olan parsellerden, uygulama sonucunda oluşan değerinin önceki değerinden az olmaması kaydıyla, ilk uygulamadaki düzenleme ortaklık payı oranını % 45’e kadar tamamlamak üzere ilave düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılabilir. (...)
Düzenleme sonucu taşınmaz maliklerine verilecek parseller; öncelikle düzenlemeye alınan taşınmazın bulunduğu yerden, mümkün olmuyor ise en yakınındaki eşdeğer alandan verilir.
Düzenleme alanında bulunan imar adalarında, asgari parsel büyüklüğünü karşılamak kaydıyla, imar uygulama alanında kalan hisseli arsa ve araziler; hisse sahiplerinin muvafakati hâlinde veya fiilî kullanım esasına göre müstakil hâle getirilebilir.
Uygulama imar planında hüküm bulunmaması hâlinde yönetmelikte belirlenen asgari parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz." hükmüne yer verilmiştir.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 'Mekânsal planlama kademeleri ve ilişkileri başlıklı 6.maddesinde; "... (2) Mekânsal planlar, plan kademelenmesine uygun olarak hazırlanır. Her plan, planlar arası kademeli birliktelik ilkesi uyarınca yürürlükteki üst kademe planların kararlarına uygun olmak, raporu ile bütün oluşturmak ve bir alt kademedeki planı yönlendirmek zorundadır. (3) Arazi kullanım ve yapılaşmada sadece mekânsal strateji planları, çevre düzeni planları ve imar planları kararlarına uyulur. (...)" hükmüne, 'Genel planlama esasları' başlıklı 7. maddesinde; "(1) Bu Yönetmeliğe göre hazırlanacak her tür ve ölçekteki mekânsal planlar aşağıda yer alan planlama ilke ve esaslarına, planların hazırlanması ile ilgili standartlara, gösterim tekniklerine ve tanımlara uygun olarak yapılır: b) Planlar; pafta, gösterim, plan notları ve plan raporu ile bir bütündür." hükmüne, 'Araştırma ve analiz' başlıklı 8. maddesinde; "(1) Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılır." hükmüne, 'Plan raporu' başlıklı 9.maddesinde; "(1) Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanır. (2) Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verilir. ... (4) Plan değişikliklerinde, değişiklik gerekçesi ve yapılan gereklilik analizlerini ayrıntılı açıklayan plan raporu hazırlanması zorunludur. (5) İmar planlarında, bu Yönetmelikte tanımlanan veya plan gösteriminde bulunan kullanımlardan birden fazla mekânsal kullanımın aynı alanda bir arada bulunması durumunda uygulamaya yönelik alan kullanım oranları, otopark, yeşil alan ve benzeri sosyal ve teknik altyapı kullanımlarına ilişkin detaylar ile gerektiğinde bağımsız bölüm sayısı, plan raporu ve plan notlarında ayrıntılı olarak açıklanır." hükmüne, 'İmar planı ilkeleri' başlıklı 21. maddesinde; "(...) (3) İmar planları, planlama alanına ilişkin inceleme, araştırma, etüt ve eşik analizi çalışmalarının değerlendirilmesinden elde edilen senteze dayalı olarak hazırlanır. (4) İmar planlarının, yeterliliği haiz müellifler tarafından kanun ve yönetmelik hükümlerine göre gerekli teknik araştırmalar yapılarak hazırlanması zorunludur. Bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanan planlar ve bu planlara ilişkin revizyon, ilave ve değişiklik teklifleri yetkili idarelere karar alınması için sunulur. (...)" hükmüne, İmar planı değişiklikleri' başlıklı 26. maddesinde; "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz." hükmüne yer verilmiştir.
22.02.2020 tarih ve 31047 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik'in "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlıklı 10. maddesinde; "(1) İmar plânlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. (2) İmar planlarında düzenleme sınırı ile ilgili herhangi bir belirtme olmaması durumunda, düzenleme sınırı;
a) İskân sahasının bittiği yerlerde iskân sınırlarından,
b) Yola cephesi olmayan parsel oluşturmamak kaydıyla iskân sahası içindeki yollardan,
c) Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları olsa dahi; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalıpta başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde,
ç) Park, meydan, yeşil alan, rekreasyon alanı, ağaçlandırılacak alan, mezarlık ve otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranına göre uygun görülecek yerinden geçirilir.
(3) Düzenleme sınırı; gerek görülmesi halinde kentsel dönüşüm alanı, orman, mera ve sit alanı gibi özel kanunlarla korunan alanların dış sınırından ve kıyı kenar çizgisinden geçirilebilir. (4) Düzenleme ortaklık payı oranını aşmamak kaydı ile düzenleme sahasına bitişik ancak başkaca bir düzenleme sahasına dâhil edilmesi ya da müstakil bir düzenleme sahası oluşturması mümkün olmayan parsel ya da parseller, imar planında düzenleme sınırı bulunsa dahi, imar planı varsa düzenleme sahası dışında bırakılamaz." hükmüne,
"Düzenleme ortaklık payına ait esaslar" başlıklı 14.maddesinde; "(1) Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez. (2) Düzenleme ortaklık paylarının aşağıdaki öncelik sırasına göre alınması esastır:
a) Yol, su yolu, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı ve yeşil alan.
b) İbadet yeri, karakol ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş alanları.
c) Pazar yeri, semt spor alanı ve şehir içi toplu taşıma istasyonları ve durakları.
ç) Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları.
d) Otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol.
e) Kent meydanı, kent parkı, spor alanı.
f) Belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı.
g) Teknik altyapı alanı, kamuya ait trafo alanı.
ğ) Rekreasyon alanı, mesire alanları ve özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan.
h) Resmî kurum alanı.
ı) Diğer umumi ve kamu hizmet alanları.
i) Mezarlık, otogar alanı.
(3) Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının öncelikle düzenleme sahasındaki Hazine taşınmazlarından karşılanması esastır. Yetmemesi halinde, ikinci fıkrada yer alan umumi ve kamu hizmet alanları için düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra yüzde kırk beşe (%45) tamamlayan fark kadar alan düzenleme ortaklık payından karşılanır. (...)" hükmüne,
"Parselasyon planlarının yapımı ve dağıtım esasları" başlıklı 17. maddesinde; "(1) İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
a) Düzenlemeye giren parsellerin tahsisi, uygulama sonucunda mümkün olduğunca düzenleme öncesi parselin bulunduğu yerden yapılır. Düzenlemeye alınan parsellerin imar planında umumi ve kamu hizmet alanlarına denk gelmesi halinde ise, diğer parsellerin bulunduğu yerden tahsisinin yapılmasından sonra, teknik zorunluluklar da dikkate alınarak en yakın ve tahsise uygun olabilecek imar parsellerine tahsisi sağlanır.
b) Parselasyon planıyla; imar planına, imar planında aksine bir hüküm yoksa, imar mevzuatında belirtilen minimum parsel büyüklüklerinin altında parsel oluşturulamaz.
c) İmar plânı ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların, asgari parsel büyüklüğünü sağlaması kaydıyla, tam ve hissesiz bir imar parseline denk gelmesi sağlanır. Asgari parsel büyüklüğünün sağlanamaması halinde, 16 ncı maddede belirtilen hükümlere göre tahsis ve bedele dönüştürme işlemleri yapılabilir. (...)
d) Düzenleme sahasında kalan hisseli arazi ve arsalar, hisse sahiplerinin muvafakatı halinde veya ilgili idarece arazideki fiili kullanım durumunun tespit edilmesi halinde muvafakat aranmaksızın; imar planında aksine bir hüküm yoksa imar mevzuatında belirtilen asgari parsel büyüklüğünü sağlamak kaydıyla müstakil hale getirilebilir. İlgili idarece fiili durumun oluştuğuna dair mahallinde yapılan tespit, özel parselasyon krokileri, emlak vergisi kayıtları, belediyesince hazırlanmış çap ve benzeri diğer belgelerin değerlendirilmesiyle hazırlanan ve imza altına alınan tutanak belediyesinde belediye başkanınca, diğer yerlerde ilgili birim amirince onaylanır. Bu durumun belediye encümen kararı, il idare kurulu kararı veya ilgili idare onayında belirtilmesi durumunda, müstakil parseller oluşturulabilir.
e) Taşınmaz sahibine tahsis edilen miktarın asgari imar parsel alanından küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilememesi halinde, bu miktar mümkün mertebe tek bir imar parseline hisselendirilir.
f) İmar planına ve mevzuatına uygun olması kaydıyla arazideki mevcut yapılaşmalar dikkate alınarak imar parselleri oluşturulur.
(2) Düzenlemeye tâbi tutulması gerektiği halde, 7 nci maddenin ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen istisnalardan dolayı İmar Kanununun 18 inci maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı hallerde veya 7 nci maddenin ikinci fıkrasının (a) ve (ç) bentlerine istinaden İmar Kanunu ve bu Yönetmelik hükümlerine göre ifraz, tevhit ve cins değişikliği yoluyla; imar planına uygun, müstakil ve inşaata elverişli hale getirilen parsellere inşaat ruhsatı verilebilir. (...)" hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taleple Bağlılık İlkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında: "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Usul hukukunun en temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda; İdare Mahkemelerinin, davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar verilemeyeceği açıktır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Öncelikle davacılar tarafından 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin de iptali istendiği ve bu nedenle ilk İdare Mahkemesi kararının dilekçe ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge İdare Mahkemesince kaldırıldığı ve dava dosyasının iadesi üzerine yapılan dilekçe ret kararı sonrasında 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin dava konusu olarak alındığı ve İdare Mahkemesince dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin, dava konusu taşınmaz yönünden imar mevzuatına, şehircilik ilke ve esaslarına, kamu yararına uygun olup olmadığı bilirkişilere sorulduğu halde bilirkişilerce bu plan değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına uygunluğu noktasında herhangi bir değerlendirme içermeyen ve dilekçe ret kararı öncesindeki raporu aynı şekilde ekleme yapmaksızın tekrar Mahkemeye sunmaları üzerine söz konusu raporun İdare Mahkemesince hükme esas alındığı görüldüğünden temyize konu kararda bu yönüyle isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan davacılara ait taşınmazın tarımsal niteliği korunacak alan olan kullanım kararının davaya konu plan değişiklikleri ile 1/50.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel yerleşik alana, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında ticaret alanına, 1/5000 ölçekli nazım imar planında genel otopark alanına, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da büyük oranda otopark alanına kısmen de ticaret alanına dönüştürüldüğü görülmektedir.
Bu kapsamda, öncelikle davacılara ait taşınmazın tarım dışı kullanım izni alınması gereken taşınmaz niteliğinde olup olmadığının ve tarım dışı kullanım izni alınması gereken taşınmaz niteliğinde olması durumunda, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca tarım dışı kullanım izni alınıp alınmadığının ve şayet alınmış ise tarım dışı kullanım iznine karşı dava açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekirken İdare Mahkemesince bu yönde bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Ayrıca hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, plan açıklama raporunda planlama alanına yönelik asgari ihtiyaç ve standartların belirtilmediği ve kentsel teknik altyapı etki değerlendirme raporunun hazırlanmadığı tespitine yer verildiği görüldüğünden yeniden yapılacak yargılamada bu konuda da araştırma yapılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta planlar yönünden, davacılar tarafından otoparka ihtiyaç bulunmadığı öne sürülürken davalı idarelerce, davacılara ait taşınmazın yoğun ziyarete konu olan Uzuntarla Tabiat Parkı içerisinde yer alan Ormanya Doğal Yaşam Parkı'nın komşuluğunda bulunduğu ve alanda doğal yaşam parkının içerisinde otopark alanı bulunmadığı, otopark sıkıntısı yaşandığı, yol kenarı parklanmaların yaşandığı belirtildiğinden alanında uzman yeni bilirkişi heyeti marifetiyle taşınmaz mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
Parselasyon işlemi yönünden ise, imar planları hakkında yapılacak değerlendirme üzerine verilen karara göre yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Öte yandan, bilirkişi raporu davacıların kadastro parsellerine daha yakın ve eşdeğer nitelikte müstakil bir imar parseli tahsis edilmesinin önünde teknik ya da hukuki imkansızlık bulunup bulunmadığı, parselasyon işleminin davacının taşınmazı bakımından dağıtım ilkelerine, parselasyon tekniklerine uygun olup olmadığı konusunda detaylı bir inceleme içermediğinden bozma kararı üzerine yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesinde bu hususların da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu durumda, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/06/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.