SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/3347 E. 2025/3815 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/3347

Karar No

2025/3815

Karar Tarihi

30 Haziran 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/3347 E. , 2025/3815 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/3347
Karar No : 2025/3815

DAVACILAR : 1- ... 2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... ( Temsilen ... Bakanlığı) - ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... A.Ş (...)

İSTEMİN KONUSU : Ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14/04/2023 tarih ve 32163 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/04/2023 tarih ve 7092 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, karar eki listede yer alan İM-4 Karasu-Güzelcehisar ENH Bartın hattına yönelik olarak, Bartın ili, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmektedir.

DAVACILARIN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu işlemin uygulanmasına dayanak olan 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırma şartlarının oluşmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyetlerde bulunulmakta olduğu dikkate alınmadan kamu yararına ve hukuka aykırı şekilde tesis edildiği ileri sürülen işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

DAVALILARIN SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı idareler tarafından, uyuşmazlıkta acele kamulaştırmanın yasal şartlarının gerçekleştiği, imara açılan bölgelerin enerji ihtiyaçlarının karşılanamaması, mevcut enerji nakil hatlarının yaşanan afetler sonucunda zarar görmesi ve iletimin devamlılığının sağlanması gibi teknik nedenlerle faaliyetlerin sürdürülmesinde acele kamulaştırma usulünün tercih edildiği, dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, ekli liste ile haritalarda kamulaştırma bilgileri ve güzergahları gösterilen enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 14.04.2023 günlü, 32163 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13.04.2023 günlü, 7092 sayılı Cumhurbaşkanı kararının, karar eki listede yer alan İM-4 Karasu-Güzelcehisar ENH Bartın hattına yönelik olarak, Bartın ili, Merkez İlçesi, ... Köyü, ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarelerin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. madde hükümleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasa'ya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Ancak buna ilişkin düzenlemeler öncelikle kamu yararına dayanmalıdır.Ülkemizin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolüyle de mülkiyet hakkı bir insan hakkı olarak kabul edilmiş ve bu hakkın orantılılık ilkesi çerçevesinde kamu yararı gözetilerek sınırlandırılabileceği ifade edilmiştir. Buna göre, bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır. Bu çerçevede, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilmiş olup, tarım arazilerinin tarım dışı amaçla kullanılabilmesi için 5403 sayılı Kanun hükümleri gereğince tarım dışı amaçla kullanım izni alınması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, TEDAŞ Yönetim Kurulunun .. günlü, ... sayılı kararı ile, Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş'nin faaliyetleri kapsamında bulunan, Bartın il sınırları içerisindeki 17+736,48 km uzunluğundaki İM-4 Karasu-Güzelcehisar ENH güzergahına isabet eden taşınmazlardan bir kısmının mülkiyetinin tescil edilebilmesi ve hat emniyet sahasında kalan bir kısmında da irtifak hakkı tesis edilebilmesi için 6446 sayılı Kanunun 19. maddesinin 2/a fıkrası gereğince, 2942 sayılı Kanun uyarınca kamulaştırma kararı alındığı, Bartın ili, Merkez ilçesine hizmet vermekte olan mevcut enerji nakil hattının ekonomik ömrünü tamamladığı ve fiziki olarak işlevini yitirmiş olması nedeniyle elektrik kesintilerinin yaşandığı, imara açılan bölgelerdeki artan enerji taleplerinin mevcut durumda karşılanamadığı, mevcut enerji hatlarının yaşanan afetler sonucunda zarar görmesi nedeniyle yeni hattın tesis edilmesinin zorunluluk arz ettiğinden bahisle dava konusu acele kamulaştırma kararının alındığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş, K:... ve ... günlü, E:... D.İş, K:... sayılı kararlarıyla uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacılar tarafından uyuşmazlığa konu taşınmazların verimli tarım arazisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden, ... ada, .. parsel sayılı taşınmazın ... onay tarihli imar planı sınırları içerisinde kaldığı ve bu kapsamda yol, park alanı ve kısmen taşkın alanı sınırlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. ... ada, .. parsel sayılı taşınmazın ise imar planı sınırları içerisinde olup olmadığı, tarım dışı amaçlı kullanım izninin bulunup bulunmadığı yolunda herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır.
Bu durumda, enerji nakil hattı güzergahında kalan uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmının irtifak hakkı kurulmak suretiyle, bir kısmının da mülkiyet şeklinde kamulaştırılmasında kamu yararı bulunmakta ise de, uyuşmazlıkta 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinin uygulanabilmesi için gerekli olan koşulların gerçekleşmemiş olduğu anlaşılmakla dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu 13.04.2023 günlü, 7092 sayılı Cumhurbaşkanı kararının uyuşmazlığa konu taşınmazlara yönelik olarak iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :14/04/2023 tarihli, 32163 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan14/04/2023 tarihli, 7092 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla,enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... sayısına kayıtlı acele kamulaştırma nedeniyle el koyma dava dosyasına sunulan 23/01/2024 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, yola cepheli, güneş alır durumdaki kadastral parsel niteliğindeki dava konusu taşınmaz imar planında kısmen "park" ve "yol" alanına, kısmen de "dere taşkın" alanına isabet etmektedir.
Davacı tarafından, taşınmazlar üzerinde ceviz tarımı yapıldığı, ceviz ağaçlarının uzun zaman geçmesiyle ürün verebildiği, enerji nakil hattının tarım işçilerinin can güvenliğini olumsuz etkileyeceği, kısıtlı tarım arazilerinin bulunduğu bölgede olağan kamulaştırma yöntemleri uygulanması gerekirken acele kamulaştırma usulünün benimsenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinin birinci fıkrasında, idarelerin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını, bedellerini ödemek suretiyle kamulaştırabileceği düzenlenmiş; 5. maddesi ile kamulaştırma yapılabilmesi kamu yararı kararı alınması şartına bağlanmış; 5. maddede düzenlenen mercilerce verilen kamu yararı kararlarının onay mercilerinin düzenlendiği 6. maddesinin son fıkrasında da, onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için kamu yararı kararı alınmasına gerek olmaksızın, yetkili icra organınca kamulaştırma işlemine başlanıldığını gösteren bir kararın alınması yeterli görülmüştür.
Aynı Kanun'un 27. maddesinde ise, "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I. Usule ilişkin olarak;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde değildir. Söz konusu işlemlerin Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklerden olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olmaları nedeniyle, otuz gün içerisinde dava açılacak idarenin de gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasa'da güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde, dava konusu işlemin davacıya tebliğ edilmediği, 28/03/2024 tarihinde, davacıya ait taşınmazlara acele el koyulmasına ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin E:... D.İş, ve E:... D.İş, sayısına kayıtlı dava dosyaları üzerinden yapılan tebligatlar neticesinde işlemden haberdar olunduğu belirtilmiş; davalı idareler tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçeleri ve eklerinde de, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacı vekili tarafından öğrenme tarihinden itibaren 30 gün içinde, 26/04/2024 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

II. Esasa ilişkin olarak;
Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak, bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma usulünde, kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin başvurusu üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı, el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı sağlamakta, tescile ilişkin karar verilmediğinden tapuda mülkiyetin el değiştirmesi sonucunu doğurmamaktadır.
Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda; idare tarafından, taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, Mahkemece taşınmaz malikine gönderilen ve 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, malik tarafından kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; bu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve taşınmaz malikinin iddialarının incelenebileceği açıktır.
Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada, ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesidir.
Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır. (AYM; Ali Ekber Akyol ve diğerleri, 16/2/2017 tarihli, başvuru no: 2015/17451 kararı)
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır.
Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir.
Diğer taraftan, acelilik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir.
Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır.

09/12/2017 tarihli ve 30265 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmeliğin 23. maddesine dayanılarak hazırlanan, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 09/05/2023 tarih ve 2023/6 sayılı Genelgesinin 9. maddesinin 3. fıkrasında "Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergâhında kalan arazilerin "tarım dışı amaçlı" izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dolgu işlemi yapılan doğalgaz güzergâhında, kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumlu bir şekilde tekrar yerine konulması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir.
" ifadelerine yer verilmiştir.
Öte yandan, 5403 sayılı Kanun; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımının sağlanması amacıyla yürürlüğe konulmuş, arazi ve toprak kaynaklarının kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir. 5403 sayılı Kanun ile tarım arazileri koruma altına alınmış ve tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı belirtilerek tarım arazilerinin ancak 13. maddede sayılan koşulların varlığı halinde tarım dışı kullanımına olanak sağlanmıştır. 5403 sayılı Kanunda, tarım arazilerinin tarımsal üretim amacı dışında kullanılamayacağı, ancak alternatif alan bulunmaması ve sayma suretiyle belirtilen şartların bulunması durumunda; Toprak Koruma Kurulunun uygun görüşü üzerine, Tarım ve Orman Bakanlığınca tarım dışı kullanım izni verileceği düzenlenmişse de, bu durumun tarım arazilerinin tarımsal amaç dışında yani tarım dışı kullanımlarında söz konusu olacağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, bölge bir bütün olarak göz önünde bulundurularak elektrik tesislerinin yapımında gerekli teknik kriterler doğrultusunda planlamasının yapıldığı, bölgede mevcut olan eski enerji nakil hattının ekonomik ömrünü doldurmuş olması ve alternatif enerji kaynağı bulunmaması nedeniyle hat ihtiyacının karşılanması için TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından yapılacak tesise ilişkin ... tarih ve ... sayılı acele kamulaştırma kararı alındığı, mevcut hattan kaynaklı olarak son 1 yılı içerisinde 35 adet kaydedilen arızada 7736 adet abone olumsuz etkilenmesi nedeniyle yasal mevzuat uyarınca kamu hizmeti kabul edilen elektrik dağıtım faaliyetinin dolayısıyla kamu hizmetinin sürekliliğinin sağlanması amaçlandığı, enerji nakil hattının imara açılacak yeni yerleşimler ile birlikte yaklaşık olarak 5500 aboneye hizmet verecek olması ve enerji arzı kalitesinin arttırılması, bölgedeki mevcut tarım faaliyetlerine ve sanayi koluna katkı sağlayacağı için bölgenin sosyo-ekonomik faaliyetlerinin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulabilmesi ve kaliteli hizmet ve kesintisiz enerjinin sağlanması amacıyla yeni yapılacak yatırımın acele kamulaştırma yöntemiyle kamulaştırılmaları için 2942 sayılı Kanun'un 27. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanlığı'na TEDAŞ Genel Müdürlüğünün... tarihli ve ... sayılı yazısı ile başvurulması üzerine dava konusu Cumhurbaşkanı kararının tesis edildiği, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... günlü, E:... D.İş, K:... ve ... günlü, E:... D.İş, K:... sayılı kararlarıyla uyuşmazlığa konu taşınmazların bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği görülmüştür.
Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğüne ait yazıda "...Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından Başkent Elektrik Dağıtım Anonim Şirketine yaptırılan "İM-4 Karasu Güzelcehisar 3/0 Enerji Nakil Hattı (pilon yeri, kök, trafo, şalt)" amaçlı tarım dışı kullanım talebi, DSİ 23. Bölge Müdürlüğünün bila tarih ve ... sayılı yazısındaki hususlara uyulması şartıyla, 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu' nun 13'üncü maddesinin birinci fıkrası (d) bendi gereği, talep edilen amaç doğrultusunda kullanılmak üzere, Bakanlık izninin verilmesi..." ibarelerine yer verilmesi nedeniyle tarım dışı amaçlı kullanım izninin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bölgedeki enerji iletimindeki yaşanan sorunlar ve yetersizlikler göz önünde bulundurulduğunda, enerji nakil hizmetlerinin kesintisiz, devamlı ve istikrarlı sürdürülebilirliğinin sağlanması gerektiğinden, enerji yatırımlarında kamulaştırma ile ilgili diğer hususların yerine getirilmiş olması koşuluyla acelelik halinin bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Dava konusu işlemle de, en kısa sürede enerji nakil hizmetlerinin sağlanmasında acelelik hali oluşturması sebebiyle davacıya ait taşınmazların da içerisinde bulunduğu bir grup taşınmazın acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bu durumda; enerji nakil hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlarda elektrik dağıtım tesis yerlerinin mülkiyet şeklinde, hat emniyet sahalarının ise irtifak hakkı kurulmak suretiyle TEDAŞ Genel Müdürlüğü tarafından Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin Bartın ilinde planlanan İM-4 Karasu Güzelcehisar 3/0 Enerji Nakil Hattı Projesinin gerçekleştirilmesinde kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu; öte yandan, söz konusu proje güzergahına isabet eden taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, anılan işlemin davacının taşınmazlarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık bulunmamıştır

KARAR SONUCU:
1\. DAVANIN REDDİNE
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim