SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/1491 E. 2025/3855 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/1491

Karar No

2025/3855

Karar Tarihi

1 Temmuz 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2024/1491 E. , 2025/3855 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2024/1491
Karar No : 2025/3855

DAVACI : ... mirasçıları;
1- ...
2- ...
... mirascıları;
3- ...
...
11- ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Ankara ili, Nallıhan ilçesi, ... mevkiinde bulunan Aladağ çayı üzerinde kurulacak hidroelektrik santrali ile ilgili olarak ... Mühendislik Elektrik Üretim Makine İnşaat Proje Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine üretim lisansı verilmesine ilişin işlem ile anılan lisansın ... tarihli, ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile sonlandırılarak eskisinin devamı niteliğinde olan ... Elektrik Üretim ve Ticaret Limited Şirketine yeniden verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/05/2018 günlü, E:2016/1361, K:2018/2312 sayılı bozma kararı üzerine verilen işlemin iptali yolundaki 01/03/2022 tarihli, E:2020/164, K:2022/704 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/04/2023 tarihli, E:2022/2192, K:2023/788 sayılı kararı ile onanması ve karar düzeltme isteminin de reddedilerek kesinleşmesi üzerine lisans işlemi ve iptal edilen lisans işlemine dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işlemleri nedeniyle uğranıldığı iddia edilen her davacı için 1.000 TL olmak üzere 10.000 TL maddi ve her davacı için 1.000 TL olmak üzere 10.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemidir.

DAVACININ İDDİALARI :
Davacılar tarafından üretim lisansının iptaline ilişkin yargı kararı ile bu işleme dayalı olarak tesis edilen işlemlerin de hukuksuz hale geldiğinden bahisle lisans işlemi ve buna dayalı kamulaştırma işlemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI :
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüştür.
Esasa ilişkin olarak, davacı tarafından uğranıldığı iddia edilen zarar ile davalı idarenin verdiği üretim lisansı arasında illiyet bağı bulunmadığı, lisansların iptal edilmiş olmasının kamulaştırma kararlarının iptali sonucunu doğurmayacağı, kamulaştırma işlemleri sonucunda taşınmaz maliklerine kamulaştırma bedellerinin ödendiği, bu sebeple herhangi bir zararın da oluşmadığı savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ :
Uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu bölgede yapılması planlanan "Karaköy HES" projesi için verilen 09.06.2010 tarihli üretim lisansına dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işlemleri uyarınca yargı yerlerince verilen acele el koyma kararlarına dayanılarak davacıların taşınmazlarına el konulmuş ve el koyma tarihinden itibaren taşınmazlar kullanılamamış olup, davacılar tarafından açılan dava sonunda üretim lisansının iptaline karar verilerek işlemin hukuka aykırılığı yargı yerince ortaya konulmuşsa da, üretim lisansının iptali istemiyle açılan davada Danıştay 13. Dairesince ilk başta davanın reddine karar verildiği, bu süreçte taşınmazlara ilişkin kamulaştırma kararlarının alınarak acele el koyma kararlarının verildiği, her ne kadar acele kamulaştırmaya yönelik işlemlerin iptaline karar verilmişse de, olağan kamulaştırma prosedürünün devam etttiği ve taşınmazların tapu iptali ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, daha sonra üretim lisansına ilişkin davanın reddi yolundaki kararın bozulması üzerine proje için ÇED sürecine ilişkin karar alınmadığı gerekçesiyle 01/03/2022 tarihinde lisansın iptali yolunda verilen yargı kararı gereğince ÇED sürecinin tamamlanarak 02.06.2022 tarihinde yeniden üretim lisansı verildiği, iptal kararının 15.11.2023 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla yargılama devam etmekte iken iptal kararı uyarınca yeni üretim lisansı verilmesine yönelik sürecin de yürütüldüğü ve iptal kararı kesinleşmeden önce yeni lisansın alındığı, ayrıca davacılara kamulaştırma bedellerinin de ödenmiş olduğu anlaşılmakla, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle doğan bir zarardan söz edilemeyeceğinden, tazminat isteminin kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulması, ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş olması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, üretim lisansına dayalı olarak tesis edilen acele el koyma kararları nedeniyle davacılara ait tarla vasfındaki taşınmazlar kullanılamamış, acele kamulaştırma ve üretim lisansı işlemleri yargı yerince iptal edilmiş ise de, olağan kamulaştırma süreci sonucunda taşınmazların idare adına tescil edildiği ve proje için yeniden üretim lisansı verildiği dikkate alındığında, davacılara manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara ili, Nallıhan ilçesi, ... mevkiinde bulunan ... çayı üzerinde kurulacak hidroelektrik santrali ile ilgili olarak ... Mühendislik Elektrik Üretim Makine İnşaat Proje Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ne üretim lisansı verilmesine ilişin işlem ile anılan lisansın ... günlü, ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile sonlandırılarak eskisinin devamı mahiyetinde ... Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti'ne yeniden verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay 13. Dairesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/05/2018 günlü, E:2016/1361, K:2018/2312 sayılı bozma kararı üzerine verilen işlemin iptali yolundaki 01/03/2022 günlü, E:2020/164, K:2022/704 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/04/2023 günlü, E:2022/2192, K:2023/788 sayılı kararı ile onanması ve karar düzeltme isteminin de reddedilerek kesinleşmesi üzerine lisans işlemi ve iptal edilen lisans işlemine dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işlemleri nedeniyle uğranıldığı öne sürülen her davacı için 1.000 TL olmak üzere 10.000 TL maddi ve her davacı için 1.000 TL olmak üzere 10.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Anayasanın 125. maddesinin birinci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmış, "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
İdarenin hukuka aykırı eylemlerde bulunması veya işlem tesis etmesi kural olarak hizmet kusurudur. Hukuka aykırılığı yargı yerince saptanan işlemlerden dolayı kişilerin uğradığı zararların tazmini hukuk devleti ilkesinin gereğidir.
Dosyanın incelenmesinden, Ankara ili, Nallıhan ilçesinde, aralarında davacılara ait taşınmazların da bulunduğu bölgede kurulması planlanan Karaköy HES projesi için ... günlü, ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile ... Mühendislik Elektrik Üretim Makine İnşaat Proje Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti'ne üretim lisansı verilmesinin uygun bulunduğu, anılan şirket tarafından yapılan başvuru ile üretim lisansının sonlandırılarak ortaklık yapısı aynı olan ... Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti'ne eskisinin devamı niteliğinde yeni bir üretim lisansı verilmesinin istenilmesi üzerine ... günlü, ... sayılı kurul kararıyla, önceki üretim lisansı sona erdirilerek ... Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti'ne eski üretim lisansının devamı niteliğinde üretim lisansının verildiği, bu işlemin iptali istemiyle davacılar tarafından açılan davanın Danıştay 13. Dairesinin 17/12/2015 günlü, E:2011/2640, K:2015/4633 sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/05/2018 günlü, E:2016/1361, K:2018/2312 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine verilen işlemin iptali yolundaki Danıştay 13. Dairesinin 01/03/2022 günlü, E:2020/164, K:2022/704 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/04/2023 günlü, E:2022/2192, K:2023/788 sayılı kararı ile onandığı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2023 günlü, E:2023/25732, K:2023/2660 sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin kabul edilerek, işlemin iptali yolundaki Daire kararının onanmasına karar verilmesiyle kararın kesinleştiği, kararın davacılar vekiline 24.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, dosyada yer alan bilgiler doğrultusunda UYAP üzerinden yapılan araştırmadan, Bakanlar Kurulunun 14.9.2004 günlü, 2004/7892 sayılı, "Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca Yapılacak Kamulaştırmalarda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. Maddesinin Uygulanmasına Dair Karar"ın yürürlüğe konulması hakkındaki kararı uyarınca, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla; uyuşmazlığa taşınmazlar hakkında acele kamulaştırma kararı alındığı ve ... Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ... günlü, ... ve ... günlü, E:...-K:... sayılı kararlarla bu taşınmazlar için acele el koyma kararı verilmesinden sonra davacılar tarafından açılan iptal davasında Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 günlü, E.2011/8066 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar vermesi üzerine de EPDK tarafından 20.03.2013 tarihinde, sözü edilen taşınmazların kamulaştırma işleminden vazgeçildiği, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2014 günlü, E:2011/8066,K:2014/5425 ve E:2011/8067, K:2014/5426 sayılı kararlarıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptaline karar verildiği, ancak 17.12.2012 günlü, 2012/4072 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla aynı şekilde acele kamulaştırma kararı alındığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile de 2942 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiği, bu işlemlerin iptali istemiyle davacılar tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesince 23/06/2015 günlü, E:2014/4520, K:2015/4443 sayılı kararla, Bakanlar Kurulu Kararının iptaline, EPDK kararına yönelik olarak davanın reddine karar verildiği, bu arada, açılan bedel tespiti ve tescil davaları sonrasında davacılara ait taşınmazların tapularının iptal edildiği ve kamulaştırma bedellerinin davacılara ödendiği anlaşılmaktadır.
Lisans iptaline ilişkin Danıştay 13. Dairesinin 01/03/2022 günlü, E:2020/164, K:2022/704 sayılı kararından sonra ... Mühendislik Elektrik Üretim Makine İnşaat Proje Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 30.05.2022 günlü başvuru ile "Karaköy HES" projesi için yeniden lisans alma isteminde bulunulmuş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile eskisinin devamı mahiyetinde yeni üretim lisansı verilmiş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararı ile "Karaköy HES" üretim tesisinin ... Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti'ne devrine onay verilmesinden sonra da anılan şirkete ... günlü, ... numaralı eskisinin devamı niteliğinde üretim lisansı verilmiştir.
Davacılar tarafından lisans iptaline yönelik yargı kararı ile bu işleme dayalı olarak tesis edilen işlemlerin de hukuksuz hale geldiğinden bahisle lisans işlemi ve buna dayalı kamulaştırma işlemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenilmektedir.
Uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu bölgede yapılması planlanan "Karaköy HES" projesi için verilen 09.06.2010 tarihli üretim lisansına dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işlemleri uyarınca yargı yerlerince verilen acele el koyma kararlarına dayanılarak davacıların taşınmazlarına el konulmuş ve el koyma tarihinden itibaren taşınmazlar kullanılamamış olup, davacılar tarafından açılan dava sonunda üretim lisansının iptaline karar verilerek işlemin hukuka aykırılığı yargı yerince ortaya konulmuşsa da, üretim lisansının iptali istemiyle açılan davada Danıştay 13. Dairesince ilk başta davanın reddine karar verildiği, bu süreçte taşınmazlara ilişkin kamulaştırma kararlarının alınarak acele el koyma kararlarının verildiği, her ne kadar acele kamulaştırmaya yönelik işlemlerin iptaline karar verilmişse de, olağan kamulaştırma prosedürünün devam etttiği ve taşınmazların tapu iptali ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, daha sonra üretim lisansına ilişkin davanın reddi yolundaki kararın bozulması üzerine proje için ÇED sürecine ilişkin karar alınmadığı gerekçesiyle 01/03/2022 tarihinde lisansın iptali yolunda verilen yargı kararı gereğince ÇED sürecinin tamamlanarak 02.06.2022 tarihinde yeniden üretim lisansı verildiği, iptal kararının 15.11.2023 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla yargılama devam etmekte iken iptal kararı uyarınca yeni üretim lisansı verilmesine yönelik sürecin de yürütüldüğü ve iptal kararı kesinleşmeden önce yeni lisansın alındığı, ayrıca davacılara kamulaştırma bedellerinin de ödenmiş olduğu anlaşılmakla, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle doğan bir zarardan söz edilemeyeceğinden, tazminat isteminin kabulüne olanak bulunmamaktadır.
Manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır bir elem ve üzüntünün duyulmuş olması ya da ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmiş bulunması veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekmektedir. Olayda, üretim lisansına dayalı olarak tesis edilen acele el koyma kararları nedeniyle davacılara ait tarla vasfındaki taşınmazlar kullanılamamış, acele kamulaştırma ve üretim lisansı işlemleri yargı yerince iptal edilmişse de, olağan kamulaştırma süreci sonucunda taşınmazların idare adına tescil edildiği ve proje için yeniden üretim lisansı verildiği göz önünde bulundurulduğunda, davacılara manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dava, Ankara ili, Nallıhan ilçesi, ... mevkiinde bulunan ... çayı üzerinde kurulacak hidroelektrik santrali ile ilgili olarak ... Mühendislik Elektrik Üretim Makine İnşaat Proje Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine üretim lisansı verilmesine ilişkin işlem ile anılan lisansın ... tarihli, ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile sonlandırılarak eskisinin devamı niteliğinde olan ... Elektrik Üretim ve Ticaret Limited Şirketine yeniden verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/05/2018 tarihli, E:2016/1361, K:2018/2312 sayılı bozma kararı üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen işlemin iptali yolundaki 01/03/2022 tarihli, E:2020/164, K:2022/704 sayılı kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/04/2023 tarihli, E:2022/2192, K:2023/788 sayılı kararı ile onanması ve karar düzeltme isteminin de reddedilerek kesinleşmesi üzerine lisans işlemi ve iptal edilen lisans işlemine dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işlemleri nedeniyle uğranıldığı iddia edilen her davacı için 1.000 TL olmak üzere 10.000 TL maddi ve her davacı için 1.000 TL olmak üzere 10.000 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinin birinci fıkrasında, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmış, "İptal ve tam yargı davaları" başlıklı 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Uyuşmazlıkta, Ankara ili, Nallıhan ilçesinde, davacılara ait taşınmazların bulunduğu alanda kurulması planlanan Karaköy HES projesi için ... tarihli, ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararı ile ... Mühendislik Elektrik Üretim Makine İnşaat Proje Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne üretim lisansı verildiği, anılan şirket tarafından yapılan başvuru ile üretim lisansı sonlandırılarak ortaklık yapısı aynı olan ... Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti'ne eskisinin devamı niteliğinde yeni bir üretim lisansı verilmesi talebi üzerine ... tarihli, ... sayılı Kurul kararıyla, önceki üretim lisansı sona erdirilerek ... Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti'ne eski üretim lisansının devamı niteliğinde üretim lisansının verildiği, bu işlemin iptali istemiyle davacılar tarafından açılan davanın, Danıştay Onüçüncü Dairesinin 17/12/2015 tarihli, E:2011/2640, K:2015/4633 sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/05/2018 günlü, E:2016/1361, K:2018/2312 sayılı kararı ile bozulduğu, bozma kararı üzerine verilen işlemin iptali yolundaki Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/03/2022 tarihli, E:2020/164, K:2022/704 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/04/2023 tarihli, E:2022/2192, K:2023/788 sayılı kararı ile onandığı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 15/11/2023 günlü, E:2023/25732, K:2023/2660 sayılı kararı ile davalı idare ve davalı yanında müdahilin karar düzeltme isteminin kabul edilerek, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/04/2023 tarihli, E:2022/2192, K:2023/788 sayılı kararı kaldırılarak işlemin iptali yolundaki Daire kararının onanmasına karar verilerek kararın kesinleştiği, bu kararın davacılar vekiline 24.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar tarafından 22.02.2024 tarihinde bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden yapılan inceleme neticesinde, Bakanlar Kurulunun 14.9.2004 tarihli, 2004/7892 sayılı "Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca Yapılacak Kamulaştırmalarda 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. Maddesinin Uygulanmasına Dair Karar" ın yürürlüğe konulması hakkındaki kararı uyarınca, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile dava konusu taşınmazlar hakkında acele kamulaştırma kararı alındığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ... tarihli, E:... D.İş K:..., ... ve ... tarihli, E:... K:... sayılı kararlarla bu taşınmazlar için acele el koyma kararı verildiği, davacılar tarafından acele el koyma kararlarına karşı açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 26/12/2012 tarihli, E.2011/8066 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi üzerine EPDK tarafından 20.03.2013 tarihinde, bu taşınmazların kamulaştırma işleminden vazgeçildiği, Danıştay Altıncı Dairesinin 17/09/2014 tarihli, E:2011/8066,K:2014/5425 ve E:2011/8067, K:2014/5426 sayılı kararlarıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı acele kamulaştırma kararının iptaline karar verildiği, ancak 17.12.2012 tarihli, 2012/4072 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla aynı şekilde acele kamulaştırma kararı alındığı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile de 2942 sayılı Yasanın 7. maddesi uyarınca taşınmazların kamulaştırılmasına karar verildiği, bu işlemlerin iptali istemiyle davacılar tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesince verilen 23/06/2015 tarihli, E:2014/4520, K:2015/4443 sayılı kararla, Bakanlar Kurulu Kararının iptaline, kamulaştırmaya ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu kararına yönelik olarak davanın reddine karar verildiği, bu arada, açılan bedel tespiti ve tescil davaları sonrasında davacılara ait taşınmazların tapularının iptal edildiği ve kamulaştırma bedellerinin davacılara ödendiği anlaşılmaktadır.
Son olarak, lisans iptaline ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin 01/03/2022 tarihli, E:2020/164, K:2022/704 sayılı kararından sonra ... Mühendislik Elektrik Üretim Makine İnşaat Proje Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 30.05.2022 tarihinde Karaköy HES projesi için yeniden lisans başvurusunda bulunulmuş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile eskisinin devamı niteliğinde yeni üretim lisansı verilmiş, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile Karaköy HES üretim tesisinin ... Elektrik Üretim ve Ticaret Ltd. Şti'ne devri onaylanarak anılan şirkete ... tarihli, ... sayılı eskisinin devamı niteliğinde üretim lisansı verilmiştir.
Davacılar tarafından üretim lisansının iptaline yönelik yargı kararı sonucunda bu işleme dayalı olarak tesis edilen işlemlerin de hukuka aykırı hale geldiği, dava konusu taşınmazları uzun süredir de kullanamadıkları, bu nedenle maddi ve manevi zararlarının oluştuğu, bu nedenle lisans işlemi ve buna dayalı kamulaştırma işlemleri nedeniyle uğranılan zararların tazmini istenilmektedir.
Maddi tazminat talebine ilişkin olarak; uyuşmazlığa konu taşınmazların bulunduğu bölgede yapılması planlanan Karaköy HES projesi için verilen 09.06.2010 tarihli üretim lisansına dayanılarak tesis edilen kamulaştırma işlemleri uyarınca Mahkeme tarafından verilen acele el koyma kararlarına dayanılarak davacıların taşınmazlarına el konulmuş ve el koyma tarihinden itibaren taşınmazlar kullanılamamış olup, davacılar tarafından açılan dava sonunda üretim lisansının iptaline karar verilerek işlemin hukuka aykırılığı yargı yerince ortaya konulmuş ise de, üretim lisansının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Onüçüncü Dairesince ilk başta davanın reddine karar verildiği, bu süreçte taşınmazlara ilişkin kamulaştırma kararlarının alınarak acele el koyma kararlarının verildiği, her ne kadar acele kamulaştırmaya yönelik işlemlerin iptaline karar verilmişse de, olağan kamulaştırma prosedürünün devam etttiği ve taşınmazların tapu iptali ve tescil işlemlerinin gerçekleştirildiği, daha sonra üretim lisansına ilişkin davanın reddi yolundaki kararın bozulması üzerine bozma kararına uyularak proje için ÇED sürecine ilişkin karar alınmadığı gerekçesiyle 01/03/2022 tarihinde lisansın iptali yolunda verilen Mahkeme kararı uyarınca ÇED sürecinin tamamlanarak 02.06.2022 tarihinde yeniden üretim lisansı verildiği, iptal kararının 15.11.2023 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla yargılama devam etmekte iken iptal kararı uyarınca yeni üretim lisansı verilmesine yönelik sürecin de yürütüldüğü ve iptal kararı kesinleşmeden önce yeni lisansın alındığı, ayrıca davacılara kamulaştırma bedellerinin de ödenmiş olduğu dikkate alındığında, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan bir zarardan söz edilemeyeceği, bu nedenle davacıların maddi tazminat talebinin kabulüne olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Manevi tazminat talebine ilişkin olarak, manevi tazminata hükmedilebilmesi için idarenin hukuka aykırı bir işlemi veya eylemi sonucu ağır elem ve üzüntü duyulmuş olması, ilgilinin şeref ve onurunun zedelenmesi veya kişinin fiziki yapısını zedeleyen, yaşama ve kazanma gücünün azalması sonucunu doğuran olayların meydana gelmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda, üretim lisansına dayalı olarak tesis edilen acele el koyma kararları nedeniyle davacılara ait tarla vasfındaki taşınmazlar kullanılamamış, acele kamulaştırma ve üretim lisansı işlemleri yargı yerince iptal edilmişse de, olağan kamulaştırma süreci sonucunda taşınmazların idare adına tescil edildiği ve proje için yeniden üretim lisansı verildiği dikkate alındığında, davacılara manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şartların oluşmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...- TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/07/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim