SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/6734 E. 2025/3787 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/6734

Karar No

2025/3787

Karar Tarihi

30 Haziran 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6734 E. , 2025/3787 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/6734
Karar No : 2025/3787

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- .../...
VEKİLİ : Av....

2- ... Anonim Şirketi (...)
VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

DAVANIN KONUSU:Karar eki liste ve haritalarda bilgileri ve güzergahları yer alan doğal gaz boru hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlar ile buna ilişkin projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 8 Mart 2022 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 7 Mart 2022 tarih ve 5260 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının, Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada,..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde düzenlenen acele kamulaştırmanın şartlarının dava konusu olayda gerçekleşmediği, acelelik halinin bulunmadığı ve tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlar üzerindeki mülkiyet hakkının ihlal edildiği, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.

DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI :Davalı idareler tarafından usule ilişkin olarak, davanın süresi içinde açılıp açılmadığı re'sen araştırılarak süresinde açılmadığının tespit edilmesi halinde bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği; esasa lilişkin olarak, olayda acelelik halinin gerçekleştiği ve dava konusu işlemin usul ve yasaya uygun olarak tesis edildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, karar eki liste ve haritalarda bilgileri ve güzergahları yer alan doğal gaz boru hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlar ile buna ilişkin projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına ilişkin 8 Mart 2022 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 7 Mart 2022 tarih ve 5260 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açımıştır.
Davalı idarelerin usule ilişkin iddaları yerinde görülmemiştir.
Anayasa'nın 13. ve 35. maddeleri uyarınca mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla Anayasaya uygun olarak yasayla sınırlandırılması mümkündür. Bu hükümlerden hareketle bir taşınmaz üzerindeki mülkiyet hakkının kamulaştırma yolu ile kaldırılması (mülkiyetin el değiştirmesi) ancak kamu yararının karşılanması zorunluluğunun özel mülkiyet hakkının korunmasından üstün tutulması şartına bağlıdır.
Anayasa'nın "Milletlerarası andlaşmaları uygun bulma" başlıklı 90. maddenin 1. fıkrasında: "Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır." son fıkrasında ise: "Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 07.05.2004 günlü, 5170 sayılı Yasanın 7. maddesi) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır." kuralıyla usulüne göre yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaların iç hukuk sistemine yansıtılma yöntemi belirlenerek, bu andlaşmalardan temel hak ve özgürlüklere ilişkin olanlarla yasaların aynı konuda farklı hükümler içermesi durumunda uluslararası andlaşma kurallarının esas alınması anayasal gerekliliktir.
20.03.1952 günü kabul edilen İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye Ek 1 Nolu Protokol Türkiye tarafından 19.03.1954 tarihinde onaylanmıştır. Anılan Protokolun "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde ise: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." kuralı yer almıştır.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 3. maddesinde: “İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler” ve 6.maddesinin son fırkasında “Onaylı imar planına veya ilgili bakanlıklarca onaylı özel plan ve projesine göre yapılacak hizmetler için ayrıca kamu yararı kararı alınmasına ve onaylanmasına gerek yoktur.” kuralına yer verilmiştir.
2942 sayılı Yasa'nın 27. maddesinde: "3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca (Bakanlar Kurulunca) karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10 uncu madde esasları dairesinde ve 15 inci madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10 uncu maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir.
Mahkemece verilen taşınmaz mala el koyma kararı tapu müdürlüğüne bildirilir. Taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temlikinin yapılamayacağı hükmü tapu kütüğüne şerh edilir. El koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır.
Bu Kanun'un 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedelidir." kuralına yer verilmiştir.
4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun ( Elektrik Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılması ve Doğal Gaz Piyasası Hakkında Kanun) " Diğer Hükümler başlıklı 12/a maddesinde "Kamulaştırma; bu Kanunda öngörülen faaliyetlerin gerektirmesi halinde, 4.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dahilinde kamulaştırma yapılır. Bu konuda Kurulca verilecek lüzum kararı, kamu yararı kararı yerine geçer ve müteakip işlemler Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre yürütülür.
Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti Hazineye; kullanma hakkı kamulaştırma bedelini ödeyen tüzel kişiye ait olur. Kullanma hakları, ilgili lisans veya sertifikanın bir cüz’ü olup geçerliliği bunların geçerlilik süresi ile sınırlıdır.
Lisans veya sertifikanın sona ermesi veya iptali halinde, tüzel kişilerce ödenmiş bulunan kamulaştırma bedelleri iade edilmez."hükmüne yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13. maddesinde: ''Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.'' hükmü yer almaktadır.
2942 sayılı Yasa'nın 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Bu koşullardan ikisi Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya özel kanunlarda öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olması halleri şeklinde açıkça sayılmak suretiyle üstün kamu yararının ve kamu düzeninin korunmasının gerçekleştirilmesi amacıyla acele kamulaştırma yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Bu kapsamda üçüncü koşul olan aceleliğine Bakanlar Kurulunca karar verilebilmesi için de kamu yararı ve kamu düzenine ilişkin olma halinin maddede yer alan diğer iki koşula paralel nitelik taşıması gerekmektedir.
Hukuk devletinde idarenin, acele kamulaştırma işlemi tesis edebilmesi için, olağanüstü durumlar karşısında, kamulaştırmaya konu taşınmaza daha acil olarak ihtiyaç duyması, idarenin anılan taşınmazı bir an önce kullanmaya başlamaya muhtaç olması, bir başka ifadeyle, üstün kamu yararının gerçekleşebilmesi için olağan usulden ayrılmasının zorunlu olması gerekir.
Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Burada malik lehine olağan kamulaştırmada getirilen usule ilişkin güvenceler bertaraf edilmekte ve taşınmazın mülkiyeti geçmeden, idareye, taşınmazı el koyarak kullanma, ondan yararlanma ve üzerinde birtakım tasarrufta bulunma yetkisi verilmektedir. Bu işlem, malikin mülkiyet hakkını kısıtlayan bir sonuç doğuracağından, taşınmaza el konulmasında amaçlanan kamu yararı ile malikin mülkiyet hakkı arasındaki dengenin korunması ve bu kapsamda acelelik halinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Yani acele kamulaştırma, istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartların idarece ortaya konulup konulmadığı değerlendirilmelidir.
Dosyanın incelenmesinden; Manavgat-Alanya-Gazipaşa-Anamur İçeleri Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin isabet ettiği davacıya ait tapuda cinsi tarla olarak kaydedilen uyuşmazlık konusu Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların geçiçi ve/veya daimi irtifak haklarının kamulaştırılabilmesi amacıyla 4646 sayılı Kanun'un 12/a maddesi gereğince kamu yararı kararı yerine geçmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun... tarihli ve ... sayılı sayılı kararı ile Lüzum Kararı verildiği,... tarihli ve ... sayılı Genel Müdürlük Oluru ile taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiği, 8 Mart 2022 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 7 Mart 2022 tarih ve 5260 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'yla karar eki liste ve haritalarda bilgileri ve güzergahları yer alan doğal gaz boru hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlar ile buna ilişkin projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına karar verildiği,... ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli E..., K:...; E:..., K:... E:..., E:...sayılı kararları ile geçici ve daimi irtifak hakkı tesisi suretiyle uyuşmazlığa konu Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bir kısmına acele el konulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazların tapularında taşınmazların tarla olarak kayıtlı olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan acele el koyma davalarında yapılan keşif ve bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen içinde ziraatçi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetince düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazların sulanabilir tarım arazisi niteliğinde olduğu, taşınmazlar üzerinde tesis edilecek doğal gaz boru hattı makineli tarımı güçleştireceği, emniyet mesafeleri sebebiyle yapı,seranın yapılamayacağı,yüksek taçlı bitkilerin planlanamayacağı hususlarına yer verildiğinin görüldüğü, ... tarihli, E-... sayılı Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işleminde; Bakanlığın... tarihli ve E... sayılı yazısı " zemin altnda veya zemin üzerinden tarımsal faaliyetlerin devamında sakınca oluşturulmadan geçirilecek enerji , doğalgaz gibi hatların irtifak hakkı oluşturacak kısmı tarım dışı amaçlı kullanım olarak değerlendirilmemektedir.Bu kapsamda talep edilen alanın tamamı irtifak hakkı oluşturması durumunda, talebin Tad-portal üzerinden yapılması, etüt raporu hazırlanması ve tarım dışı amaçla kullanım olarak değerlendirilmeden valilikçe yalnız irtifak hakkı oluşturulmak üzere değerlendirilmesi gerekmektedir."gereğince Antalya ili, Gazipaşa - Alanya - Manavgat - Serik - Aksu - Kepez - Döşemealtı ilçeleri sınırları içerisinden geçen Doğal Gaz Boru Hattı Projesi için ekte bulunan Etüt Haritasında işaretli güzürgahta "irtifak hakkı" tesis edilmesi tarımsal faaliyetlerin devamında sakınca oluşturulmaması kayıt ve şartı ile uygun görüldüğü berirtilmiştir. Etüt raporunun hazırlandığı,Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün E-... sayılı işlemiyle yukarıda anılan Bakanlığın... tarihli ve E... sayılı yazısından bahsedilerek ,bu yazı gereğince dava konusu taşınmazlarda tarım dışı amaçla kullanım izni verilmeden, tarımsal faaliyetlerin devamında sakınca oluşturmaması kayıt ve şartıyla irtifak hakkı tesis edilmesinde sakınca bulunmadığı ilgili Bakanlığa ... tarih ve E... sayılı yazıyla bildirildiği, uyuşmazlık konusu taşınmazların 5403 sayılı Kanun kapsamında olduğu, bu taşınmazlarda tarım dışı amaçla kullanım izni alınmadan tarımsal üretim amacı dışında kullanılmaması gerektiği, anılan taşınmazlar için 5403 sayılı Kanun kapsamında herhangi bir tarım dışı amaçla kullanım iznine rastlanmadığı,tarımsal faaliyetin devamında sakınca oluşturmaması kayıt ve şartıyla, söz konusu taşınmazlarda irtifak hakkı tesis edilmesinde sakınca olmadığına yönelik Kurum görüşünün bildirildiğinin tespit edildiği belirtilmiştir.
Uyuşmazlık konusu taşınmazların cinsinin tarla olduğu ve irtifak hakkı tesis edilen alanda tarımsal faaliyetin sınırlı yapılabileceği dikkate alındığında yukarıda anılan yazıların 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesine aykırılık teşkil ettiği, anılan Yasa maddesi uyarınca tarım dışı kullanım izni alınmadığı sonucuna varılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu taşınmazların daimi/ geçici irtifak hakkı suretiyle kamulaştırma kapsamında kaldığı,talep ekinde acele kamulaştırmayı zorunlu kılan nedenlerin;
"-Hattın isabet ettiği parsellerde tapu maliklerinin fazla olması, mirasçıların tapuya intikal ettirilmemiş olması ve veraset davalarının açılma zorunluluğu, ad-soyad yanlışlıkları sebebiyle isim tashih davalarının açılmak zorunda olması, maliklerin ilçe dışında, ülkede yaygın vaziyette ikamet ediyor olması ve köy toplantılarına katılamayacak olmaları vb. sebeplerle Kamulaştırma Kanunu'nun 8.maddesinin uygulanmasının kısıtlı kalacağı ve açılacak 10.madde davalarının çok uzun sürmesi nedeniyle zamanında yer teslimi yapılamayacağından, inşaat çalışmalarına başlanamaması
-İlçelerin doğal gaz ihtiyacının karşılanarak, doğal gazın yeni yerleşim yerlerine ulaştırılması
-Çevreci ve ekonomik bir yakıt olan doğal gazın, bölgeye sağlayacağı sosyal ve ekonomik refah,
-Etüt ve mühendislik çalışmaları tamamlanmış olan boru hattı güzergahının, inşaat işini yapacak olan firmaya yer tesliminin yapılarak bir an evvel inşaat çalışmalarına başlanabilmesi, nedenleri ile güzergahın isabet ettiği parsellerde arazi edinimlerinin ivedilikle tamamlanmasına ihtiyaç duyulmaktadır." şeklinde belirtilmiştir.
Her ne kadar, Manavgat-Alanya-Gazipaşa-Anamur İçeleri Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin biran önce bitirilmesi ve faaliyete geçebilmesi amacıyla güzergahta kalan taşınmazların kamulaştırmasında kamu yararı bulunduğu açık ise de; 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi gereğince tarım dışı amaca tahsis izni alınmadığı ve hattın isabet ettiği parsellerde tapu maliklerinin çok fazla olması, parsel malikleriyle anlaşma ihtimalinin düşük olması, açılan davaların çok uzun sürmesi gibi hususların, acelelik halinin varlığına ilişkin bir dayanak oluşturmadığı, 2942 sayılı Yasanın 27. maddesinde öngörülen acele kamulaştırma prosedürünün uygulanabilmesi için gerekli olan olağanüstü durumların ve bu yönteme başvurulması ile amaçlanan kamu yararının somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından,dava konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nda 2942 sayılı Yasa'nın 27. maddesinin amacına, uygulanma koşullarına ve hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, 7 Mart 2022 tarih ve 5260 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı'nın, Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
8 Mart 2022 tarih ve 31772 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 7 Mart 2022 tarih ve 5260 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla, söz konusu karar eki liste ve haritalarda bilgileri ve güzergahları yer alan doğal gaz boru hatlarının yapımı amacıyla söz konusu güzergahlara isabet eden taşınmazlar ile buna ilişkin projeler kapsamında inşa edilecek sabit tesisler, ulaşım yolları, enerji nakil hatları, katodik koruma hatları ve anot yataklarının yapımı amacıyla ihtiyaç duyulan taşınmazların, Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi gereğince acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, söz konusu işlemin, Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi,...... Mevkii, ... ada, ..., ... ve... parsel sayılı taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. maddesinde, "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek 1 Nolu Protokolü'nün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde, "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "Kamulaştırma şartları" başlıklı 3. maddesinde, "İdareler, kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını; bedellerini nakden ve peşin olarak veya aşağıda belirtilen hallerde eşit taksitlerle ödemek suretiyle kamulaştırma yapabilirler." hükmüne yer verilmiş; "Kamu yararı kararı verecek merciler" başlıklı 5. maddesinde, kamu kurumları yararına kamulaştırmalarda yönetim kurulu veya idare meclisi, bunların olmaması halinde yetkili
idare organları tarafından kamu yararı kararı alınacağı düzenlenmiş; "Onay mercii" başlıklı 6. maddesinde kamu kurumları yönetim kurulu veya idare meclisleri veya yetkili idare organları tarafından alınmış olan kamu yararı kararlarının denetimine bağlı oldukları bakanın onayı ile tamamlanacağı kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un "Acele kamulaştırma" başlıklı 27. maddesinde ise, 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından, mal sahibi adına, 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği ve anılan Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktarın, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlenmiştir.
Boru Hatları İle Petrol Taşıma A.Ş. Genel Müdürlüğü (BOTAŞ) Ham Petrol ve Doğal Gaz Boru Hattı Tesislerinin Yapımı ve İşletilmesine Dair Teknik Emniyet ve Çevre Yönetmeliği'nin "Ham petrol boru hattı ve tesislerinde mecra ve emniyet şeridi, işaret levhaları ve hat vanaları" başlıklı 6. maddesinin 14. fıkrasında, "Ham petrol boru hatlarının Ek-2’de verilen güzergâh şeridi üzerinde boru hattına zarar verecek şekilde her türlü ağaç ve köklü bitki dikilmemesi koşulu ile ekin ve benzeri tarımsal faaliyet yapılmasına müsaade edilebilir. Ancak tarımsal alanlarda anız yakılmasına müsaade edilmez. Mevcut ağaçlandırılmış alandan boru hattı geçirilmesinin zorunlu olduğu durumlarda ağaç gövdesi ile boru hattı kanal kenarı arasındaki mesafe en az 5 metre olmalıdır." hükmü yer almaktadır.
Öte yandan, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nce çıkarılan 2023/6 sayılı, Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Genelge'nin 9. maddesinde, "(3) Zeminde tarımsal faaliyetlerin devamına izin verilen, arazinin üst veya alt kullanımı (irtifak tesisi) ile ilgili iletim hattı (sabit tesisler hariç) güzergahında kalan arazilerin tarım dışı amaçlı izinlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Ancak, hat geçirilmesi sırasında zorunlu olarak kazı-dolgu işlemi yapılan doğalgaz güzergahında, kazı ile elde edilen doğal malzemenin doğal yapı ile uyumlu bir şekilde tekrar yerine konulması işlemi için "toprak koruma projesi" istenecektir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
I. Usule ilişkin olarak;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete'de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasa'da yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı Kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2, K:2022/1 sayılı kararları da bu yöndedir.
Dairemizin 27/09/2023 tarihli, E:2023/6734 sayılı ara kararına istinaden davalı idareler tarafından dosyaya sunulan savunma dilekçeleri ve eklerinde ise, dava konusu Cumhurbaşkanı kararının davacıya tebliğ edildiğine ilişkin herhangi bir belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, 06/09/2023 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
II. Esasa ilişkin olarak;
Anayasa’nın 35. maddesinde mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin kanunda öngörülmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verilmiş ve mülkiyet hakkı korunması gereken temel insan hakları arasında sayılmıştır. Mülkiyet hakkına müdahalelerin de olabileceği hükme bağlanarak, bu müdahalelerde kamu yararı, kanuni düzenleme ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkının ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Bu bağlamda idarelerin, kanunlarla ve Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapmak yükümlülüğünde bulundukları kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan taşınmaz malları, kaynakları ve irtifak haklarını kamulaştırabileceği 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 3. maddesinde hükme bağlanmış ve devam eden maddelerinde kamulaştırmanın usul ve şartları düzenlenmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda, kamulaştırma işlemleri açısından olağan ve acele kamulaştırma olmak üzere iki ayrı usul düzenlenmiştir.
Olağan kamulaştırma usulünde; kamu yararının gerektirdiği hallerde gerçek ve özel hukuk tüzelkişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar kamulaştırılırken, öncelikle yeterli ödenek ayrıldıktan sonra, aynı Kanunun 5. ve 6. maddelerinde belirlenen mercilerce kamu yararı kararı alınır. Kamulaştırmayı gerçekleştirecek idarece, sırasıyla, aynı Kanunun 7. maddesinde ayrıntısı belirlendiği üzere taşınmaza ilişkin ölçekli plan yapılır, taşınmazın maliki belirlenir, vergi beyan ve değeri tespit edilir ve tapuya kamulaştırma şerhi verilmesinin ardından aynı Kanunun 8. maddesine göre idarenin uzlaşma yoluyla satın alma usulünün denenmesi gerekir. Bu yolla anlaşmaya varılamaması halinde, aynı Kanunun 10. maddesine göre idarenin ilgili belgelerle birlikte taşınmazın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesinde kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescilini sağlamak amacıyla dava açması gerekir ve ancak mahkemece tescil kararı verildikten sonra idare, kamulaştırmaya konu taşınmaz üzerinde tasarruf edebilir hale gelir. Diğer bir deyişle, olağan kamulaştırma usulünde, asliye hukuk mahkemesi, idare adına tescil hükmü kurmadığı sürece, idarenin taşınmaza el atma ve taşınmaz üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmamaktadır.
Acele kamulaştırma usulü ise, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesinde belirlenen “3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacında” veya “aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde” veya “özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda” başvurulabilen, olağan kamulaştırma usulünden farklı olarak, idareye kamulaştırma işlemlerine ilişkin prosedürün sonuçlanmasını beklemeden, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, ilgili idarenin başvurusu üzerine, mahkemece, yedi gün içinde o taşınmaz malın Kanun'da belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değerinin, idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılması şartıyla, taşınmaz mala el koyma imkanı tanıyan ayrı bir istisnai usul olarak öngörülmüştür. Diğer bir deyişle, Cumhurbaşkanınca acele kamulaştırma kararı alındıktan sonra makul süre içerisinde taşınmaza el konulması amacıyla Asliye Hukuk Mahkemesince ilgili idarenin başvurusu üzerine verilecek el koyma kararı, el konulan taşınmazdan yararlanma imkanı sağlamakta, tescile ilişkin karar verilmediğinden tapuda mülkiyetin el değiştirmesi sonucunu doğurmamaktadır.
Dolayısıyla, el koyma kararından sonra, idarenin taşınmazın mülkiyetinin devrini sağlayabilmesi için, kamulaştırma sürecinin diğer aşamalarını, yani olağan kamulaştırma prosedürünün gereklerini yerine getirme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu kapsamda; idare tarafından, taşınmazın uzlaşma yoluyla satın alınmasının denenmesi, uzlaşma sağlanamazsa, 2942 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca “kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil” davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında, Mahkemece taşınmaz malikine gönderilen ve 30 gün içerisinde idari yargıda dava açılabileceği ihtarını içeren meşruhatlı tebligat üzerine, malik tarafından kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının iptali istemiyle görevli ve yetkili İdare Mahkemesinde dava açılabileceği; bu davada, kamulaştırma ve/veya kamu yararı kararının hukuka uygunluk denetiminin yapılacağı ve taşınmaz malikinin iddialarının incelenebileceği açıktır.
Bu anlamda, acele kamulaştırma ile olağan kamulaştırma usulü arasındaki temel fark, olağan kamulaştırmada, ancak süreç sonunda mahkemece tescil hükmünün kurulmasıyla idarece kullanılabilir hale gelen taşınmazın, acele kamulaştırma usulünde, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere, sürecin en başında idarece kullanılabilir hale gelmesidir.
Görüldüğü üzere, acele kamulaştırma usulü, idareye taşınmazlara olağan kamulaştırma usulüne göre daha hızlı ve kolay biçimde el konulmasını sağladığından, bireyin mülkiyet hakkının korunması bakımından da temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına ilişkin anayasal ilkelere uygun işlem tesis edilmesi gerekmektedir. İdarelerin kamusal bir hizmetin görülmesinde gecikme yaşanması halinde daha fazla kayba uğramasının önüne geçilebilmesi amacıyla bu istisnai yola başvurması sonucunda, taşınmaz malikinin mülkiyet hakkından yoksun kalmasına yol açılacağından, hizmetin gerçekleştirilmesinde amaçlanan kamu yararı ile bireyin hakları arasında adil dengenin bozulmamasına özen gösterilmesi gerekmektedir.
Acele kamulaştırma işleminin mülkiyet hakkından yoksun bırakma sonucunu doğuracak olması nedeniyle kesin, açık, öngörülebilir, belirli koşullar altında usulüne uygun olarak tesis edilmesi gerekmekte olup, olağan kamulaştırma usulünün malike sağladığı tüm güvenceleri ortadan kaldırmadığı da gözden uzak tutulmamalıdır. (AYM; Ali Ekber Akyol ve diğerleri, 16/2/2017 tarihli, başvuru no: 2015/17451 kararı)
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının kamu yararı amacına ve hukuka uygun olup olmadığına yönelik hukuki denetiminin diğer idari işlemler gibi yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden incelenerek yapılması gerektiği de açıktır.
Bu kapsamda, acele kamulaştırma kararına yönelik yapılacak incelemede, nihai olarak taşınmazın kamuya devrinin gerçekleşmesi planlandığından, öncelikle acele kamulaştırma yoluyla el konulmak istenilen taşınmazın kamusal bir amaca -plan, proje ve bu konuda yetkili makamlarca alınan kamu yararı kararı gibi- özgülendiğinin ortaya konulması gerekmektedir. Burada acele kamulaştırma işleminin kurucu unsuru olan kamu yararının bulunup bulunmadığı hususu ile sınırlı olarak inceleme yapılacak olup, kamu yararının hukuka uygun olup olmadığına ilişkin incelemenin ise, olağan kamulaştırma sürecine ilişkin işlemlere -kamu yararı/kamulaştırma kararı, proje vb.- karşı ilk derece yargı yeri olarak İdare Mahkemesinde açılacak davalarda yapılacağı tabiidir.
Diğer taraftan, acelelik halinin varlığının ortaya konulması, işlemin temel dayanağını teşkil etmektedir. Acelelik halinin varlığından söz edilebilmesi için, idarenin acele kamulaştırmaya konu taşınmaza bir an önce fiilen müdahalede bulunması için olağan usulden ayrılmasının bir zorunluluktan kaynaklandığının, diğer bir ifadeyle gecikmesinde sakınca bulunan bir faaliyetin gerçekleştirilmesinde üstün kamu yararı bulunduğunun ortaya konulması gerekmektedir.
Acelelik halinin ve olağan kamulaştırma usulünden ayrılmasını gerektiren nedenlerin, kamu yararı ile özel mülkiyet hakkı arasındaki denge gözetilerek gerçekleşip gerçekleşmediğinin her somut olayda, projenin ve hizmetin niteliği, mahalli veya ulusal ihtiyacın ivedilikle karşılanması gerekliliği gibi hususlar da göz önünde bulundurularak yargı yerince değerlendirileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, Manavgat-Alanya-Gazipaşa-Anamur İçeleri Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin ... proje numaralı Konya-Isparta-Nazilli İletim Hattı ana projesinin bir parçası olduğu; söz konusu proje kapsamında ihtiyaç duyulan taşınmazların kamulaştırılabilmesi amacıyla 4646 sayılı Kanun'un 12/a maddesi gereğince kamu yararı kararı yerine geçmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'nun... tarihli, ... sayılı ve... tarihli,... sayılı lüzum kararlarının alındığı; bu kapsamda Antalya İli, Alanya İlçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı, mülkiyeti davacıya ait taşınmazların da içerisinde yer aldığı bir grup taşınmazın mülkiyet ve/veya irtifak hakkı kurulmak suretiyle acele kamulaştırılması amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği; ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... tarihli, E: ... E., K:... sayılı kararı ile ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın 378,02 m2'lik kısmına daimi irtifak hakkı; aynı Mahkemenin ...tarihli, E: ... E., K:... sayılı kararı ile ..., ada, ... parsel sayılı taşınmazın 383,14 m2'lik kısmına daimi, 265,63 m2'lik kısmına geçici irtifak hakkı; son olarak yine aynı Mahkemenin ... tarihli, E:... E., K:... sayılı kararı ile ..., ada,... parsel sayılı taşınmazın 995,94 m2'lik kısmına daimi, 262,90 m2'lik kısmına ise geçici irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle acele el konulmasına karar verildiği; proje kapsamındaki 5403 sayılı Kanuna tabi taşınmazlar için alınan tarım dışı amaçlı kullanım izninin ise Tarım ve Orman Bakanlığınca 27/06/2022 tarihinde onaylandığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, Manavgat-Alanya-Gazipaşa-Anamur İçeleri Doğal Gaz Boru Hattı Projesinin biran önce bitirilmesi ve faaliyete geçebilmesi amacıyla proje güzergahında kalan taşınmazların kamulaştırmasında kamu yararı ve acelelik halinin bulunduğu; öte yandan, proje güzergahına isabet eden taşınmazların acele kamulaştırılmasına ilişkin dava konusu işlemin, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun yukarıda yer verilen hükümlerine uygun olarak tesis edildiği sonucuna varıldığından, anılan işlemin davacının taşınmazlarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 20/A-2-(g) maddesi uyarınca, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 30/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim