Danıştay danistay 2023/6399 E. 2025/3665 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/6399
2025/3665
24 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/6399
Karar No : 2025/3665
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- ... Derneği
4- ...
5- ... Baro Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 16/10/2017 tarihli, E:2015/5820, K:2017/7772 sayılı bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Bursa ili, ... Mevkine ilişkin olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 18/10/2012 tarihinde onaylanarak 07/11/2012-07/12/2012 tarihleri arasında askıyı çıkarılan 1/5000 ölçekli Karabelen Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve plan notları ile 1/1000 ölçekli Karabalen Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı ve plan notlarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesince Bursa Barosu Başkanlığına ilişkin kısmı bakımından davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının onanmasına, diğer davacılar yönünden bozulması üzerine, uyuşmazlığın bozulan kısım yönünden incelenmesinden, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, milli park alanında orman amenajman planının 2016 yılında yenilendiği, bu plandaki verilere göre, orman alanları üzerindeki baskının arttığı ve orman alanlarının milli park alanındaki yapılaşma ve plan değişiklikleri ile tahrip edildiği, 2004 yılından 2020 yılına kadar dava konusu alan ve yakın çevresinde yeni bina yapımları ile orman alanlarının ve orman toprağı özelliği taşıyan alanların olumsuz etkilendiğinin açıkça görüldüğü, yeni yapılaşma çalışmaları ile birlikte insan yoğunluğunun alanda artmasının çevrede baskı yarattığı, imar planlarının yapılmasının zorunlu olduğu ancak davaya konu plan açıklama raporunun çevresel etkilerinin önlenmesi konusunda oldukça yetersiz olduğu, su kaynaklarının koruma-kullanma dengesi içerisinde sürdürülebilirliğinin sağlanması konusunda plan hükümlerinin yetersiz ele alındığı, davaya konu planlara ilişkin açıklama raporunda bu alanlarda koruma anlayışının nasıl olacağı hususuna girilmediği ve koruma- kullanma dengesinin alan özelinde oluşturulmadığı, uzun devreli gelişim planının davaya konu bölge özelinde detaylandırılmadığı, alandaki önerilen yaşama dair izlerin mimari yapı- doğal çevre ve kamusal alan yaklaşımları arasındaki ilişkilere yönelik kentsel tasarım konusuna hiç girilmediği, yine raporda planın gerçekleştirilmesini sağlayacak uygulama araçları ve denetim konularına dair ilkelerin belirlenmediği, plan açıklama raporunun çok yetersiz olduğu, dava konusu koruma amaçlı imar planı kapsamında üst ölçekli Uludağ Milli Parkı 1/25.000 ölçekli Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planı ile çelişen plan kullanım kararları bulunduğu ve üst ölçekli bu planın davaya konu imar planlarında detaylandırılmasını zorunlu tuttuğu kentsel tasarım ve peyzaj detay kararlarına hiç girilmediği, anılan planların üstün kamu yararına aykırılıklar gösterdiği, dava konusu planların Uludağ Milli Parkı 1/25.000 ölçekli Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planının ilke ve hedefleriyle çeliştiği, dava konusu imar planlarının koruma ve şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu karara esas alınan bilirkişi raporunda nesnel gerekçelere yer verildiği, dava konusu planların ilgili kurum görüşleri doğrultusunda yapıldığı, 728 sayılı ilke kararında 1. derece doğal sit alanlarında izin verilen kullanım kararlarından farklı bir kullanım getirilmediği, dava konusu planların uzun devreli gelişme planına uygun yapıldığı, bu plana aykırı bir kullanım kararı getirilmediği, bilirkişi raporunun çelişkili ve kendi içinde tutarsız olduğu iddiasıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Uludağ Milli Parkı ... Mevkinin içinde bulunduğu tüm alan Bayındırlık ve İskan
Bakanlığının 19.01.1998 tarihli kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2020 yılı Hedefli Bursa Çevre Düzeni
Planında; Alaçam Planlama Bölgesi içinde korunacak alanlar, orman alanları kullanımında ve turizm ve
rekreasyon alanları, mevcut rekreasyon alanı olarak belirlenmiştir.
Çevre ve Orman Bakanlığı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce 10.12.2009 tarihinde onaylanan
1/25000 ölçekli Uludağ Milli Parkı Uzun Devreli Gelişme Revizyon Planında planlama alanı orman (Milli Park) mülkiyetinde olup I. derece doğal sit alanı
niteliğindeki Karabelen Mevkii kontrollü kullanım alanı olarak belirlenmiştir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı kararıyla
Uludağ Milli Parkı Karabelen Mevkii 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar
Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planları onaylanmış, dava konusu alan 1 derece doğal sit sınırları içerisinde günübirlik kullanım alanı, yönetim merkezi ( giriş kontrol noktası), yönetim merkezi (idare ve ziyaretçi merkezi), doğal karakteri korunacak alan, özel peyzaj alanı ve 12 metrelik imar yolu olarak belirlenmiş bunun üzeirne bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 63. maddesi Devlet; tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlamak ve bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri almakla görevlendirmiştir.
Anayasanın bu kuralını yaşama geçirmek üzere; yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesi, özellik ve karakterleri bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek amacıyla 11.08.1983 günlü, 18132 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2873 sayılı Milli Parklar Kanunu yürürlüğe konulmuştur.
2873 sayılı Kanunun 1. maddesinde Kanunun amacının yurdumuzdaki milli ve milletlerarası düzeyde değerlere sahip milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanlarının seçilip belirlenmesine, özellik ve karakterleri bozulmadan korunmasına, geliştirilmesine ve yönetilmesine ilişkin esasları düzenlemek olduğu belirtilmiştir.
Anılan Kanununun 2. maddesinde; Kanun kapsamına giren tabiat parçaları tanımlanmış olup, aynı maddenin (a) bendinde "Milli park", bilimsel ve estetik bakımdan, milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak ve değerleriyle koruma, dinlenme ve turizm alanlarına sahip tabiat parçası olarak tanımlanmış; Kanunun 3. maddesinde, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca millî park karakterine sahip olduğu tespit edilen alanların Cumhurbaşkanı kararı ile millî park olarak belirleneceği hüküm altına alınmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun "Amaç" başlıklı 1. maddesinde: "Bu Kanunun amacı; korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili tanımları belirlemek, yapılacak işlem ve faaliyetleri düzenlemek, bu konuda gerekli ilke ve uygulama kararlarını alacak teşkilatın kuruluş ve görevlerini tespit etmektir." hükmü yer almış; "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 3. maddesinde "Doğal (tabii) sit"; "jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır." , "Koruma amaçlı imar plânı": "bu Kanun uyarınca belirlenen sit alanlarında, alanın etkileşim-geçiş sahasını da göz önünde bulundurarak, kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunması amacıyla arkeolojik, tarihi, doğal, mimarî, demografik, kültürel, sosyo-ekonomik, mülkiyet ve yapılaşma verilerini içeren alan araştırmasına dayalı olarak; halihazır haritalar üzerine, koruma alanı içinde yaşayan hane halkları ve faaliyet gösteren iş yerlerinin sosyal ve ekonomik yapılarını iyileştiren, istihdam ve katma değer yaratan stratejileri, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarını, sağlıklaştırma, yenileme alan ve projelerini, uygulama etap ve programlarını, açık alan sistemini, yaya dolaşımı ve taşıt ulaşımını, alt yapı tesislerinin tasarım esasları, yoğunluklar ve parsel tasarımlarını, yerel sahiplilik, uygulamanın finansmanı ilkeleri uyarınca katılımcı alan yönetimi modellerini de içerecek şekilde hazırlanan, hedefler, araçlar, stratejiler ile plânlama kararları, tutumları, plân notları ve açıklama raporu ile bir bütün olan nazım ve uygulama imar plânlarının gerektirdiği ölçekteki plânlardır." şeklinde tanımlanmıştır.
Milli Parklar Kanununun "İşletme" başlıklı 4. maddesinde, " Bu Kanun hükümlerine göre milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri gözönünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan gelişme planı, ilgili bakanlıkların olumlu görüşleri ve gerektiğinde fiili katkılarıyla, Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur. Gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olacak yerler için, imar mevzuatına göre imar uygulama planları, milli park gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak hazırlanır veya hazırlattırılarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onayı ile yürürlüğe konulur. Üçüncü madde hükümleri uyarınca tabiat parkı, tabiat anıtı ve tabiatı koruma alanı olarak belirlenen yerler için gerekli projeler, Kültür ve Turizm Bakanlığının görüşü alınarak Orman ve Su İşleri Bakanlığınca hazırlanır ve yürürlüğe konur. Bu Kanun kapsamına giren yerlerdeki turizm bölge, alan ve merkezlerinde, turizm yatırımlarına ilişkin plan kararları Çevre ve Şehircilik ile Orman ve Su İşleri Bakanlıklarının görüşü alınarak sonuçlandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
Milli Parklar Yönetmeliğinin 12. maddesinde, "Milli Park uzun devreli gelişme planı uyarınca iskan ve yapılaşmaya konu olan yerler için, mahalli gelişme planı karakterindeki, imar mevzuatına uygun imar uygulama planları, milli park uzun devreli gelişme planı hüküm ve kararlarına uygun olarak, hazırlanır veya hazırlattırılır, Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayı ile yürürlüğe girer." hükmü yer almaktadır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendinde ; Uzun devreli gelişme planı: Milli parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, sulak alanlar gibi korunan alanın sahip olduğu özellik ve nitelikleri göz önünde tutarak kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve uzun dönemde sürdürülebilirliğinin sağlanması için teknik, sosyal, ekonomik, eylem ve yönetim modellerinin belirlendiği, ilişkilerin kurulduğu, bölgelemeye dayalı ekosistem yaklaşımlı planı olarak tanımlanmış
ve aynı Yönetmeliğin 6. Maddesininin 7. fıkrasında, "Uzun devreli gelişme planı, ulaşım ana planı ve diğer özel amaçlı plan ve projeler; mekânsal planlama kademelenmesinde yer almayan, planlara girdi sağlayan ve imar planı kararlarına veri oluşturan veya gerektiğinde mekânsal planların uygulanmasına yönelik araç ve ayrıntıları da içerebilen, stratejik plan yaklaşımı ile gerektiğinde şematik ve grafik planlama dili kullanılarak yapılan, plan paftası, eylem planı ve planlama raporu ile bütün olan çalışmalardır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmeliğin 3. maddesinin 1. fıkrasının (s) bendinde; Uzun Devreli Gelişme Planı: Milli park olarak belirlenen yerlerin özellik ve nitelikleri göz önünde tutularak, koruma ve kullanma amaçlarını gerçekleştirmek üzere, kuruluş, geliştirme ve işletilmelerini kapsayan ve 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu kapsamı dışındaki gelişme planları olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; milli park sınırları içinde bulunan ... Mevkiinin 1/25000 ölçekli Uludağ Uzun Devreli Gelişme Planı"kontrollü kullanım" alanında kaldığı, 1/25000 ölçekli UDGP'nda ayrıntılı kararların alt ölçekli planlarda üretileceğinin belirtildiği ve dava konusu alanda plan kadamelenmesi yönünden planlama ilkelerine aykırılık olmadığı, dava konusu alanın bütün olarak 1.derece doğal sit alanında kaldığı, planda üç adet işlev getirildiği, ilki milli park giriş kapısı çevresinde yoğunlaşan "yönetim merkezi kullanımı", bu kullanım biçimlerinin de kendi arasında giriş kontrol noktası ve idari ziyaretçi merkezi olarak ayrıldığı, söz konusu alanların misafirhane, lojman gibi konaklama amacıyla kullanılmayacağı, ikinci kullanım biçiminin "günübirlik kullanım alanı" "olduğu, bu alandada gecelemeye yönelik tesis yapılamayacağı, üçüncü kullanım biçimi olarak "doğal karakteri korunacak alan" kullanımının getirildiği, bu alandada hiçbir şekilde yapılaşma ve kullanıma izin verilmediği ayrıca dava konusu planlarla mevcutta personel lojmanları olarak kullanılan alanın gecelemeye yönelik fonksiyonu kaldırılarak idare ve ziyartçi merkezi fonksiyonu getirildiği, mevcuttaki 5 yapı işaretlenerek yeni oluşturulacak fonksiyonların mevcut yapılar üzerinde oluşturulduğu, günübirlik yapıların tümünün toplam inşaat alanının 50 m2 yi geçmeyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, milli park ve 1. derece doğal sit alanı olarak belirlenen uyuşmazlık konusu alanın ilk defa yapılaşmaya açılmadığı, UDGP'den gelen hükümler çerçevesinde ve bu hükümlere uygun olarak kararlar üretildiği, Dairemizin 16/10/2017 tarih ve E:2015/5820, K:2017/7772 sayılı kararıyla; uyuşmazlık konusu alanda UDGP'nda belirlenen mevcut yapılaşmanın aşılıp aşılmadığı ve yapılaşma oranının artılıp artılmadığının dosya kapsamından anlaşılmadığından İdare Mahkemesince bu hususların araştırılarak açıklığa kavuşturulması ve ulaşılacak sonuca göre yeniden bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle iptal kararının bozulduğu, ancak bozma kararı üzerine yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen raporda mevcut yapılaşmanın dava konusu plan ile aşılıp aşılmadığı yönünde bir inceleme yapılmadığı, genel esaslar bakımından inceleme yapılıp getirilen kullanım kararlarının mevzuata ve uzun devreli gelişim planına uygun olmadığı, yine alan ilk defa yapılaşmaya açılıyormuş gibi tespit ve değerlendirmeler yapıldığı, alana dava konusu planlar ile getirilen kullanım kararlarının uzun devreli gelişim planında da yer aldığı, dava konusu alanın günübirlik alan olarak önerildiği, alana farklı bir fonksiyon ve yapılaşma getirilip getirilmediğinin açıklığa kavuşturulmadığı bozma kararının tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulması yönünde karar verilmesi üzerine, dava dosyasının, Danıştayca verilen bozma kararındaki yazılı gerekçeye uygun olarak incelenmek suretiyle, karar verilmesi gerekirken; anılan hususlar dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 24/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.