Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/6316
2025/5171
21 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/6316
Karar No : 2025/5171
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediyesi Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av....
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Yapı Denetim Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Mudanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda tespit edilen imara aykırılıklar sebebiyle yapının denetiminden sorumlu olan davacı şirkete, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca toplam 263.014,11-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Mudanya Belediye Encümenin... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dava konusu işlemde, davacı şirkete 3194 sayılı İmar Kanunun 42. maddesi uyarınca para cezası verildiği belirtilmesine karşın, davacı şirketin, 3194 sayılı Kanunun yapı denetim şirketleriyle ilgili düzenleme içeren hangi maddelerinde öngörülen yükümlülükleri yerine getirmediğinin açık ve net olarak belirtilmediği, davalı idarenin savunma dilekçesinde, davacı şirketin 3194 sayılı Kanunun 28. maddesinde öngörülen yükümlülüğü yerine getirmemesi sebebiyle aynı Kanunun 42. maddesinin 3. fıkrası uyarınca dava konusu para cezasının verildiği belirtilmesine karşın, 42. maddenin 3. fıkrası uyarınca maktu olarak verilebilecek ceza miktarının, dava konusu işlemle 42. maddenin 2. fıkrası uyarınca verilen yüksek miktarlı ceza miktarı ile örtüşmemesi nedenleriyle davacı şirketin fenni mesul olarak hangi yükümlülüğünü yerine getirmediğinin idarece ortaya konulmadığından dava konusu para cezasının "belirlilik ilkesine" uygun tesis edilmediği ve bu nedenle yargısal denetime açık olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, Dairemiz kararında belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı şirket tarafından, Bursa ili, Mudanya ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın yapı denetim işi üstlenilmiştir.
Uyuşmazlıkta, söz konusu taşınmazda davalı idarece yapılan inceleme neticesinde düzenlenen ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağında; "... tarih ve ... sayılı ruhsat eki projesine göre temel kotunun yaklaşık 50 cm, subasman kotunun yaklaşık 30 cm düşük yapıldığı, arka bahçeye ilave yaklaşık 79 m² kapalı alan oluşturduğu tespit edilerek mühürlendiği " belirtilmiştir.
Mudanya Belediye Encümeninin ... tarih ve ... sayılı kararıyla; yapıların 3194 sayılı İmar Kanununa aykırı yapıldığı ve yapı denetim kuruluşu olan davacı şirketin de bu kapsamda sorumluluğunu yerine getirmediğinden bahisle davacı şirkete, 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 263.014,11-TL idari para cezası verilmiştir. Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 3194 sayılı İmar Kanununun 28. maddesinin 2. fıkrasında “Yapıda inşaat ve tesisat işleri ile kullanılan malzemelerin kamu adına denetimine ilişkin fenni mesuliyet, ruhsat eki etüt ve projelerin gerektirdiği uzmanlığı haiz meslek mensupları tarafından ayrı ayrı üstlenilmek zorundadır. Fenni mesul mimar ve mühendisler uzmanlık alanlarına göre; yapının, tesisatı ve malzemeleri ile birlikte, bu Kanuna, ilgili diğer mevzuata, uygulama imar planına, ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun olarak inşa edilmesini denetlemekle görevlidir. Yapı sahibine ve idareye karşı sorumlu olan fenni mesuller, uzmanlık alanına uygun olarak yapıda yetki belgesi olmayan usta çalıştırılması veya şantiye şefi bulundurulmaksızın yapım işinin sürdürülmesi veya yapının mevzuata aykırı yapılması veya istifaları halinde, bu durumları altı iş günü içinde ilgili idareye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Aksi takdirde, fenni mesuller kanuni mesuliyetten kurtulamaz. Bildirim üzerine, en geç üç iş günü içinde 32 nci maddeye göre işlem yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun 42. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddede belirtilen ve imar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin tespit edildiği tarihten itibaren on iş günü içinde ilgili idare encümenince sorumlular hakkında, üstlenilen her bir sorumluluk için ayrı ayrı olarak bu maddede belirtilen idari müeyyielerin uygulanacağı, 2. fıkrasında; ruhsat almaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, beşyüz Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede öngörülen şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanacağı belirtilmiştir.
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu Kanunun amacının, can ve mal güvenliğini teminen, imar plânına, fen, sanat ve sağlık kurallarına, standartlara uygun kaliteli yapı yapılması için proje ve yapı denetimini sağlamak ve yapı denetimine ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğu, 2. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde; yapı denetim kuruluşlarının yapının, ruhsat ve ekleri ile mevzuata uygun olarak yapılmasını denetleme, (g) bendinde; ruhsat ve eklerine aykırı uygulama yapılması halinde durumu üç iş günü içinde ilgili idareye bildirme görevlerini yerine getirmekle yükümlü oldukları, 3.maddesinin 1.fıkrasında; bu Kanunun uygulanmasında, yapı denetim kuruluşlarının imar mevzuatı uyarınca öngörülen fennî mesuliyeti ilgili idareye karşı üstleneceği, 8. maddesinde; yapı denetim kuruluşlarından bu Kanunda ve ilgili mevzuatta öngörülen esaslara göre denetim görevini yerine getirmedikleri tespit edilenlere, tespit edilen fiil ve hâllerin durumuna göre idari yaptırımlar uygulanacağı, 8. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; ... 2 nci maddenin dördüncü fıkrasının (c) ve (g) bentlerinde belirtilen görevlerin yerine getirilmediğinin tespiti hâlinde, tespite konu olan yapı denetimi hizmet sözleşmesi bedelinin %20’si kadar idari para cezası verileceği, 14/02/2020 tarih ve 7221 sayılı Kanunun 25. maddesi ile 4708 sayılı Kanunun 8. maddesine eklenen fıkrada; bu Kanun ve ilgili mevzuata göre görevini yerine getirmeyen yapı denetim kuruluşları hakkında bu madde uyarınca idari para cezası uygulanmasını gerektiren fiillerin tespiti halinde ayrıca 3194 sayılı Kanun uyarınca idari para cezası uygulanmayacağı, hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun, yapıların imar planına, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olarak yapılmasının denetlenmesi amacıyla kabul edildiği, anılan Kanuna göre yapı denetim kuruluşlarının imar mevzuatı uyarınca fenni mesuliyeti idareye karşı üstlendiği, söz konusu fiile karşılık yapı denetim faaliyetinde bulunacakların ve sorumluluğun kapsam ve mahiyetinin ve yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımların ise açıkça düzenlendiği, ruhsat ve eklerine veya mevzuata aykırı yapı yapılması halinde bu durumu idareye bildirmeyen yapı denetim kuruluşlarına duruma göre idari para cezası verilmesinin öngörüldüğü dikkate alındığında artık bu Kanun uyarınca yaptırım uygulanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, uyuşmazlık konusu olayda yapı denetim kuruluşunun görev ve sorumlulukları ile uygulanacak idari yaptırımların düzenlendiği 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun maddeleri uyarınca davacı hakkında yaptırım uygulanabileceği anlaşıldığından dava konusu inşaatın ruhsat ve eklerine aykırı yapılmasından dolayı davacı yapı denetim kuruluşunun 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi kapsamında para cezasıyla cezalandırılamayacağı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, dava konusu idari para cezasının 217.479,81-TL'lik kısmı 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca hesaplanmış olup, anılan fıkranın (ç) bendinde yer alan "Bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezası yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edilir..." şeklindeki hüküm uyarınca yapı denetim şirketine bu bentten dolayı para cezası verilemeyeceği de açıktır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.