Danıştay danistay 2023/5766 E. 2025/4221 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/5766
2025/4221
18 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/5766
Karar No : 2025/4221
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda parselasyon yapılmasına ilişkin Denizli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu uygulama işleminin yapılmasını zorunlu kılan nedenlerin bulunduğu, düzenleme sahasındaki umumi hizmet alanlarının karşılığı olarak yasal sınırlar içerisinde düzenleme ortaklık payı hesap edilmek suretiyle her parselden kesinti yapıldığı, dava konusu parselin 3204,00 m² yüzölçümü ile uygulamaya girdiği, 1441,55 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra kalan 1762,45 m²'nin imar parseli olarak tahsis edildiği, davacıya tahsisi yapılan parselin konum ve ekonomik değer bakımından eşdeğer olduğu, uygulama imar planında en küçük parsel büyüklüğü şartı 10.000,00 m² olduğundan müstakil imar parseli oluşturulacak büyüklüğe sahip olmayan parselin teknik zorunluluk nedeniyle müstakilen tahsisi mümkün olmadığı, fiili zorunluluk nedeniyle de kadastral yerinde bırakıldığı, davaya konu imar uygulaması işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Düzenleme ortaklık payı kesintisinin yasal sınırın üzerinde olduğu, parselasyon sonucu tahsisi yapılan taşınmazın eşdeğer olmadığı ve hisseli olduğu, dava konusu işlemin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının maliki olduğu Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Denizli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla parselasyon planı onaylanmıştır.
Askıda yapılan itirazlar üzerine Denizli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla değişikliğe gidilerek düzenleme sınırı, yeni oluşan ada dağıtım cetveli ve parselasyon planı onanarak 03/05/2021-03/06/2021 tarihleri arasında parselasyon planının tamamı yeniden askıya çıkarılmıştır.
Davacı tarafından, askı süresi içerisinde yapılan itiraz Denizli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanunun 18. maddesinin ilk fıkrasında; "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.", 3. Fıkrasında Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi/parkı, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, kamuya ait kreş ve gündüz bakım evleri, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, bölgenin geneline hizmet veren spor alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, kamu hizmeti için planlanan teknik altyapı ve trafo alanları, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyon alanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları, resmî kurum alanı, uygulama imar planı kararı ile getirilen diğer umumi ve kamu hizmet alanları, otogar alanından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Arazi ve Arsa Düzenlemeleri hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek, parselasyon planı yapılmasına karar verilen saha olduğu, (b) bendinde, düzenleme sınırının, parselasyon planı yapılacak alanın dış sınırı olduğu belirtilmiş, aynı Yönetmeliğin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 9. maddesinde, "Belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında ise valilikler, il idare kurulu kararı ile 5 yıllık imar programlarına öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, imar planları ile getirilen tüm kullanım alanlarını hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve kesinleşen uygulama imar planlarına göre parselasyon planlarını yaparak yeterli miktarda parseli oluşturmak mecburiyetindedir." kuralına; "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlığını taşıyan 10. maddesinde ise: (1) İmar plânlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. (2) İmar planlarında düzenleme sınırı ile ilgili herhangi bir belirtme olmaması durumunda, düzenleme sınırı; a) İskân sahasının bittiği yerlerde iskân sınırlarından, b) Yola cephesi olmayan parsel oluşturmamak kaydıyla iskân sahası içindeki yollardan, c) Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları olsa dahi; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalıpta başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde, ç) Park, meydan, yeşil alan, rekreasyon alanı, ağaçlandırılacak alan, mezarlık ve otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranına göre uygun görülecek yerinden, geçirilir." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Düzenleme ortaklık payına ait esaslar" başlıklı 14. maddesinin 1. fıkrasında "Düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan umumi ve kamu hizmet alanları için, İmar Kanununun 18 inci maddesine göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırk beşini (%45) geçemez.
" düzenlemesine yer verilmiş, ikinci fıkrasında "düzenleme ortaklık payına konu alanlar" içerisinde rekreasyon alanı da sayılmıştır. Danıştay Altıncı Dairesinin 13/5/2024 tarihli ve E:2020/5904; K:2024/2887 sayılı kararı ile iptaline karar verilen 9. fıkrasında ise "İçme suyu havzasında kalması nedeniyle 28/10/2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İçme-Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik kapsamında yerleşime konu edilemeyen ve rekreasyon amaçlı imar planı bulunup, plan kararı ile özel tesis yapılmasına imkan verilen alanlarda; etrafını sınırlayan alanların yerleşim durumu, yapı yoğunluğu ve daha önce imar uygulaması görmesi gibi nedenlerden ötürü bu alanlarla birleştirilerek imar uygulaması yapılamaması halinde, rekreasyon alanı kullanımındaki imar parsellerine özel mülkiyetten tahsis yapılmak suretiyle parselasyon planları yapılabilir, imar mevzuatındaki yapılaşma koşullarını aşmamak kaydıyla özel tesis yapımına izin verilebilir."düzenlemesine yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin birinci fıkrasınıın (i) bendinde:" Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir." düzenlemesi yer almaktadır.
Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Tanımlar" başılığını taşıyan 4. maddesinde "Yeşil alanlar: Toplumun yararlanması için ayrılan oyun bahçesi, çocuk bahçesi, dinlenme, gezinti, piknik, eğlence, rekreasyon ve rekreaktif alanları toplamını (Metropol ölçekteki fuar, botanik ve hayvan bahçeleri ile bölgesel parklar bu alanlar kapsamındadır.), 19 uncu maddede yer alan işlevleri ve yapılaşma koşullarını içeren yeşilalanlar;
1) Çocuk bahçeleri: Çocukların oyun ve dinlenme ihtiyaçlarını karşılayan, bitki örtüsü ile çocukların oyun için gerekli araç gereçleri, toplamda 6 m2’yi geçmeyen büfe ile süs havuzu, pergola ve genel tuvalet dışında başka tesis yapılamayan alanları,
2) Parklar: Kentte yaşayanların yeşil bitki örtüsü ile dinlenme ihtiyaçları için ayrılan, 19 uncu maddedeki kullanımlara da yer verilebilen alanları,
3) Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabildiği, kent içinde ve çevresinde günübirlik kullanıma yönelik olarak imar planı ile belirlenmiş yerleri" şeklinde tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Parselasyon işleminin amacı; imar planı, plan raporu ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre, imar adasının biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanılma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmaktır. Düzenleme sınırı içerisinde bulunan yol, yeşil alan gibi kamusal alanların bedelsiz olarak kamuya kazandırılması için imar parsellerinde oluşacak değer artışı karşılığında düzenleme ortaklık payı alınması mümkün olmakla birlikte, asıl amaç plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmaktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının maliki olduğu 3204 m² yüzölçümüne sahip ... ada, ... parsel sayılı kadastral parselin uygulama imar planında rekreasyon alanı ve imar yolunda kaldığı, dava konusu parselasyon işlemi sonucunda 1441,55 m² düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldıktan sonra kalan 1762,45 m²'lik kısmın kadastral parselin bulunduğu yerde oluşturulan ... ada, ... sayılı parselden (rekreasyon alanı) hisseli olarak tahsis edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda anılan Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmelik, Mekansal Planlar Yönetmeliği ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde yer alan tanımlamalara göre rekreasyon alanının sosyal donatı alanı niteliğinde bulunduğu ve düzenleme ortaklık payından karşılanması gereken bir alan olduğu, dolayısıyla yapılaşmaya uygun imar parseli olmadığı açıktır.
Parselasyon işleminin amacının plana uygun yapı yapmaya elverişli imar parselleri oluşturmak olduğu dikkate alındığında, rekreasyon alanında imar parseli oluşturularak davacıya tahsis edilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk görülmemiştir.
Öte yandan; davalı idare tarafından dava konusu parselasyon işleminin Arazi ve Arsa Düzenlemeleri Hakkında Yönetmeliğin 14. maddesinin 9. fıkrası uyarınca yapıldığı, dolayısıyla imar uygulamasının mevzuata uygun olduğu ileri sürülmüşse de Danıştay Altıncı Dairesinin 13/05/2024 tarih ve E:2020/5904, K:2024/2887 sayılı kararıyla anılan Yönetmelik hükmünün iptaline karar verilmiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.