Danıştay danistay 2023/3921 E. 2025/4824 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/3921
2025/4824
9 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/3921
Karar No : 2025/4824
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tunceli ili, Merkez, ... Mahallesi ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Tunceli Belediye Meclisinin...tarih ve ... sayılı kararı kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar plânı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plânı değişikliğine karşı yapılan itirazın reddine dair Tunceli Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesinden; dava konusu taşınmazları kapsayan alanda yapılan plan değişikliği açıklama raporunda değiştirilen kullanımlara ilişkin herhangi bir analiz yapılmadığı, sosyal ve teknik altyapı değişikliğinde eş değer alan ayrılıp ayrılmadığı hakkında yeterli sayısal veriye yer verilmediği, değiştirilen fonksiyonlarla ilgili yoğunluk, ulaşım, çevresel etkiler, yapılaşma ve sosyal donatı gibi unsurlar açısından analize rastlanmadığı, dava konusu işlemin gerekçesinde, dava konusu alanın geçmiş yıllarda yapılan imar planları ile imar uygulaması gördüğü, mülkiyet dokusunun, yürürlükte olan ve planlanması yapılan imar yolları ile halihazırdaki yolların örtüşmediğinin tespit edildiği, bu durumun uygulama aşamasında teknik olarak sıkıntılar yaratacağı, dolayısıyla mevcutta kullanılan yol akslarının imar planlarıyla uyumunun sağlanması gerekliliğinin söz konusu olduğu ve kamu yararının gözetilmesi gerektiği belirtilmiş ise de revizyon imar planı yerine plan tadilatı ile işlem tesis edildiği ancak plan tadilatını zorunlu kılacak nedenlerin açıklanmadığı, planlamanın arazi kullanım kararlarının analiz ve sentez çalışmaları tamamlandıktan sonra halihazırdaki duruma göre planlamanın teknik bir zorunluluk olacağı, yolun teknik standartlara uygun olarak açılması halinde revizyon imar planındaki imar yolunun tek katlı evin olduğu kısımda sorun teşkil edeceği, sonrasında imar planı değişikliğine ihtiyaç duyulacağı, revizyon imar planı, plânlama tekniklerinin analiz ve sentez kısımları dikkate alınmadan plan sürecinin tamamlanmasının şehircilik ilkelerine uygun olmadığı anlaşıldığından, dava konusu Tunceli Belediye Meclisinin ... tarih ve ...sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tunceli Belediye Meclisinin ...tarih ve... sayılı işlemin dava konusu parsel yönünden hukuka ve kamu yararına, planlama esaslarına ve şehircilik ilkelerine uygun olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Tunceli ili, Merkez, ... Mahallesi,... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda Tunceli Belediye Meclisini... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında dava konusu taşınmazlar "konut alanı" olarak planlanmış, Tunceli Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planında taşınmazların bulunduğu bölgede ada formunda değişiklik yapılmış ve yollar topoğrafik yapı dikkate alınarak yeniden düzenlenmiş ve bu kapsamda ... ada, ... parsel kısmen "konut alanı", kısmen 12 metre enkesitli yol" olarak düzenlenmiş, anılan revizyon kararlarından sonra Tunceli Belediye Meclisinin...tarih ve ... sayılı kararıyla aynı bölgede yol ve yapı adalarında kısmi düzeltmeler içeren ilave- revizyon nazım ve uygulama imar planları yürürlüğe girmiş, bu revizyondan sonra ise Tunceli Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararı ile birkaç yapı adasını kapsayacak şekilde 1/5000 ölçekli nazım imar plânı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plânı değişikliği kabul edilmiş, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz kısmen "park alanı", kısmen "12 metre enkesitli yol" olarak, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ise "kısmen konut alanı" "kısmen 12 metre enkesitli yol" "olarak düzenlenmiştir.
Davacı tarafından, taşınmazlarının yol ve park olarak düzenlenmesi suretiyle hazine zararına sebep olunduğu iddialarıyla... tarih ve ... sayılı kararı kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar plânı değişikliği ve 1/1000 ölçekli uygulama imar plânı değişikliğine karşı yapılan itirazın reddine dair Tunceli Belediye Meclisinin...tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, dava konusu parselleri kapsayan alanda dava konusu işlemden önce Tunceli Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı, 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planında ... ada,...,...,...parsel sayılı taşınmazların kısmen "konut alanı", kısmen 12 metre enkesitli yol" olarak düzenlendiği, davacı tarafından, anılan plan revizyonlarının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:...sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, söz konusu karar karşı yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin 09/10/2025 tarih ve E:2022/854, K:2025/4823 sayılı kararıyla anılan kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlığı ile ilgili konular gözönüne alınarak hazırlanması gerekmektedir.
İmar planları, durağan, değişmeyen, statik belgeler değillerdir. İmar planlarının hazırlanmasında planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin, öngörülenden daha hızlı bir biçimde değişmesi mevcut imar planlarının bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara da bu değişimin yansıtılması gerekmektedir. Bu değişimin imar planlarına yansıtılması bakımından mevzuatta "revizyon imar planı", "ilave imar planı", "imar planı değişikliği" gibi araçlar geliştirilmiştir. Başka bir ifadeyle, bu düzenlemeler, imar planlarının ihtiyaçları karşılayamadığı ve uygulamasının sorun teşkil ettiği durumlarda başvurulacak yollar olarak gösterilmiştir. Sonuç olarak, üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkeleri, stratejileri ve kararlarına aykırı olmamak, onlarla uyum içinde kalmak koşulu ile, alt ölçekli planlarda değişen koşul ve gereksinimlere yanıt verecek değişikliklere gidilebileceği, planlama sürecinin dinamik yapısının kaçınılmaz bir sonucudur.
Yukarıda belirtilen ölçütlere göre hazırlanan imar planları zamanla planlanan alandaki koşulların zorunlu kıldığı biçimde ve yasalarda öngörülen yöntemlere uygun olarak değiştirilebilir. Yapılan plan değişikliklerinin amaç yönünden yargısal denetimi bu değişikliği zorunlu kılan nedenlerin irdelenmesi yoluyla yapılır. Bu irdelemeden sonra, sadece plan kapsamına alınan belirli bir yerin plan içindeki durumu incelenerek sonuca varılamayacağı, planlanan alanın özel niteliklerinin yanı sıra planın bütünlüğü içinde planlanan yörenin koşulları, taşınmazın bulunduğu bölgenin genel özellikleri, çevre, ulaşım, trafik gibi ilişkilerinin kapsamlı bir biçimde ele alınarak kamu yararına uyarlık bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu taşınmazları kapsayan alanda 1999 yılına ait planlama kararlarıyla alanın genel yapısının belirlendiği, dava konusu taşınmazların bu planda konut alanında kaldığı ancak alanın topoğrafik yapısı, ada formları ve aşırı engebeli yapısı nedeniyle eski plan kararlarının hayata geçirilmesinin teknik olarak mümkün olmadığı, bu neden 2017 yılında alanda kapsamlı bir revizyon çalışması yapıldığı, revizyon nazım ve uygulama imar planlarında alanın topoğrafik yapısı analizleri sonucu yollar ve yapı adalarının belirlendiği bu kapsamda dava konusu ... ada, ... parselin kısmen konut, kısmen 12 metre enkesitli yol olarak planlandığı, 12 metre enkesitli yolun doğu batı yönünde devam ettiği ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın güneyinden geçtiği, alanda daha sonra 2019 yılında ilave ve revizyon plan çalışmaları yapıldığı taşınmazların bulunduğu bölgenin ada formlarında, yollarda kısmi düzeltmeler yapıldığı, bu revizyonlardan sonra 2020 yılında dava konusu plan değişikliklerinin kabul edildiği, bir kaç yapı adasını kapsayan bu değişiklikte dava konusu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kısmen "park alanı", kısmen "12 metre enkesitli yol" olarak, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise "kısmen konut alanı" "kısmen 12 metre enkesitli yol" olarak planlandığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazları kapsayan alana yönelik Tunceli Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı, 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planında alanın topoğrafik yapısı da dikkate alınarak kapsamlı düzenlemeler yapıldığı, anılan plan revizyonuna karşı açılan davada; mevcut arazi kullanımı ve hâlihazır harita göz önünde bulundurulup planlama çalışması yapılarak yolların mevcut güzergahına göre açılmasının planlama ilkeleri açısından doğru bir yaklaşım olduğu, topoğrafik yapı, alanın ihtiyaçları, mülkiyet durumu dikkate alınarak oluşturulan ada formları ve yolların geçirilmesine ilişkin planlama kararlarının, kamu yararına ve şehircilik ilke ve planlama esaslarına uygun olduğu gerekçesiyle ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararında Danıştay Altıncı Dairesinin 09/10/2025 tarih ve E:2022/854, K:2025/4823 sayılı kararıyla onamasına karar verildiği, 2019 yılında da yine alanda yapılan ilave ve revizyon plan çalışmasıyla da yine ada formlarında ve yollarda bazı düzeltmeler yapıldığı görülmüş olup yukarıda özetle açıklanan Mahkeme kararıyla da ortaya konulduğu üzere alana dair yeterli analiz ve değerlendirmeler ile alandaki topografik yapı dikkate alınarak bütüncül bir yaklaşımla imar mevzuatına planlama ve şehircilik ilke ve esaslarına uygun biçimde plan revizyonlarının yapılması üzerine sonraki tarihte dava konusu plan değişiklikleriyle yalnızca birkaç yapı adasını kapsayacak şekilde küçük bir alanda yine yolların formu ve adaların formunu etkileyecek şekilde bir değişiklikle yapılmasının zorunlu ve teknik gerekçelerinin ortaya konulmadığı ve plan bütünlüğünü bozucu etki yaratacağı anlaşıldığından dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY (X):
Dava, Tunceli ili, Merkez, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın kısmen "park alanı", kısmen "12 metre enkesitli yol" olarak, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın ise "kısmen konut alanı" "kısmen 12 metre enkesitli yol" "olarak planlanmasına ilişkin Tunceli Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tunceli Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
Uyuşmazlıkta, hazine mülkiyetindeki dava konusu parsellere getirilen kısmen "park alanı”, kısmen “12 metre enkesitli yol” kullanımına ilişkin olarak idare mahkemesince plan değişikliği açıklama raporunda değiştirilen kullanımlara ilişkin herhangi bir analiz yapılmadığı, sosyal ve teknik altyapı değişikliğinde eş değer alan ayrılıp ayrılmadığı hakkında yeterli sayısal veriye yer verilmediği, değiştirilen fonksiyonlarla ilgili yoğunluk, ulaşım, çevresel etkiler, yapılaşma ve sosyal donatı gibi unsurlar açısından analize rastlanmadığı, dava konusu işlemin gerekçesinde, dava konusu alanın geçmiş yıllarda yapılan imar planları ile imar uygulaması gördüğü, mülkiyet dokusunun yürürlükte olan ve planlanması yapılan imar yolları ile halihazırdaki yolların örtüşmediğinin tespit edildiği, bu durumun uygulama aşamasında teknik olarak sıkıntılar yaratacağı, dolayısıyla mevcutta kullanılan yol akslarının imar planlarıyla uyumunun sağlanması gerekliliğinin söz konusu olduğu ve kamu yararının gözetilmesi gerektiği belirtilmiş ise de revizyon imar planı yerine plan tadilatı ile işlem tesis edildiği ancak plan tadilatını zorunlu kılacak nedenlerin açıklanmadığı gerekçeleriyle iptal kararı verildiği anlaşılmıştır.
Öte yandan; dava konusu parselleri kapsayan alanda dava konusu işlemden önce Tunceli Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli ilave ve revizyon nazım imar planı, 1/1000 ölçekli ilave ve revizyon uygulama imar planında ... ada, ...,...,... parsel sayılı taşınmazların kısmen "konut alanı", kısmen 12 metre enkesitli yol" olarak düzenlendiği, davacı tarafından, anılan plan revizyonlarının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; ''arazi kullanım paftası incelendiğinde, bahse konu... ve ... parsel sayılı taşınmazın kuzeyinin eğimli (960 m-970 m) tepe olduğu (doğal eşik ) parsellerin içinden yaklaşık 5 metre genişliğinde toprak yol geçtiği, yolun tepeyle birleştiği noktada şev üstü bir hâlihazıra sahip olduğu, bahse konu parsellerin güneybatısında ise 1 katlı yapıların bulunduğu ve ... sayılı parselin içinden de kuzeydeki toprak yolla birleşen ve yaklaşık genişliği 4 metre olan toprak yol geçtiğinin görüldüğü, bir diğer parsel olan ... sayılı parsel incelendiğinde ise parselin güneyinde dere bulunduğu derenin şev altı çizdiğinin görüldüğü, Yine ... sayılı parselin güneyinden kuzeybatı istikametine giden ve ...sayılı parselin ortasından geçen yaklaşık 4 metre genişliğindeki toprak yol bulunduğunun gözlemlendiği, önceki imar planına göre yolların açılmasının teknik olarak zor olduğu, yeni imar planında mevcut arazi kullanımı ve hâlihazır harita göz önünde bulundurulup planlama çalışması yapılarak yolların bu toprak yolların güzergahına göre açılmasının planlama ilkeleri açısından daha doğru bir yaklaşım olduğu, dava konusu planlama çalışmasının ilgili yönetmelik maddesine, kamu yararına ve şehircilik ilke ve planlama esaslarına uygun olduğu" yönünde tespitlere yer veridiği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu taşınmazları kapsayan alanda 2017 yılında yapılan ilave ve revizyon nazım ve uygulama imar planları ile bölgede ada formlarında ve yol güzergahlarında düzenlemeler yapıldığı, bu kapsamda dava konusu taşınmazların kısmen "konut alanı", kısmen "12 metre enkesitli yol" olarak düzenlendiği, anılan planlardan sonra yürürlüğe giren 2020 tarihli plan değişikliklerinde ise yine aynı bölgede ada bazlı değişiklikler yapıldığı parseller özelinde yol kararları kısmen davam ettirilirken yolda bazı kaydırmalar ve park kullanımı getirildiği görülmüş olup; söz konusu planlara karşı açılan davalarda ise; bir birinden bağımsız bir şekilde yapılan değerlendirmeler sonucu birbirinden farklı kararlar verildiği dikkate alındığında, aynı taşınmaza yönelik alınan planlama kararlarına karşı açılan davaların birarada ele alınıp bütüncül bir yaklaşım ile değerlendirilerek, anılan parsellere getirilen kullanım kararının, gerekli ve parsel ölçeğine uygun olup olmadığının saptanması suretiyle bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, yukarıda ayrıntılarına yer verilen iki dosya birlikte incelenerek, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması veya ek bilirkişi raporu alınması suretiyle, kapsamlı inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulması, elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.