Danıştay danistay 2023/3715 E. 2025/4699 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2023/3715
2025/4699
7 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/3715
Karar No : 2025/4699
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... sayılı parselde bulunan II. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli taşınmazın yıkılması nedeniyle 3194 İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya yapı sahibi sıfatıyla 283.952,77-TL idari para cezası verilmesine ilişkin alınan ... tarih ve ... sayılı Adalar Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; restorasyon yapı ruhsatı ve restorasyon projesine aykırı olarak rekonstrüksiyon şeklindeki müdahale nedeniyle tapuda malik olarak gözüken davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca imar para cezası verilmiş ise de, bu kapsamda davacı ile yapı müteahhidi arasında imzalanan ve Kartal 5. Noterliğince ... tarih ve ... yevmiye numarası ile onaylanan inşaat yapım sözleşmesinde yapı müteahhidinin davaya konu yapıyı yetkili makamlarca tasdik edilecek projelere ve inşaat ruhsatlarına uygun olarak inşa edeceğinin taahhüt edildiği, dolayısıyla bu sözleşme gereği yapının restorasyon yapı ruhsatı ve eki kurulca onaylı restorasyon projesine uygun şekilde restore edilmesinden müteahhidin sorumlu olduğu görüldüğünden, yapı sahibi olmayan davacı adına uygulanan para cezasında cezaların şahsiliği ilkesi bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesine göre uygulanacak olan para cezasına dayanak oluşturan ve yapının mühürlenerek durdurulmasına yol açan aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca düzenlenen yapı tatil tutanağının; ruhsat alınmadan yapıya başlanıldığını veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda ise projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığını ortaya koyacak şekilde düzenlenmesi gerektiği açık olup, ihtilaf konusu encümen kararına dayanak olan yapı tatil tutanağında ise ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığına ilişkin somut ve ayrıntılı tespitlere yer verilmediği, yapı sahibinin nasıl bir aykırılık yaptığının net bir şekilde ortaya konulmadığı anlaşıldığından, bu yapı tatil tutanağına dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda, para cezasının hesaplanmasının temel unsurlarından olan aykırılıktan etkilenen alan miktarı hakkında yapı tatil tutanağında tespit bulunmadığı gibi dava konusu para cezasına dayanak alınan yapı tatil tutanağında aykırı alanın 87,57 m² olduğu tespitine yer verildiği, davalı idare encümen kararında ve bu karara esas hesaplama raporunda ise para cezasının aykırılıktan etkilenen alan 400,08 m² kabul edilerek hesaplandığı, esasen 87,57 m² ruhsata aykırı alan tespiti bulunan yapı tatil tutanağı ile hesaplama raporu ve encümen kararı arasında bu haliyle çelişki bulunduğu, bu itibarla, dava konusu encümen kararının dayanağı yapı tatil tutanağının para cezası uygulanmasına elverişli bulunmamakla birlikte aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca tesis edilecek işlemden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğinden, ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı imalat yapıldığına ilişkin somut ve ayrıntılı tespitlere yer verilmediği, yapı sahibinin nasıl bir aykırılık yaptığının net bir şekilde ortaya konulmadığı anlaşıldığından işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bu gerekçesinde sonucu itibarıyla isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun değişik gerekçe ile reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul ili, Adalar ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ... sayılı parselde bulunan II. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli taşınmazda ... tarih ve ... sayılı (restorasyon) yapı ruhsatı ve eki ... tarih ve ... sayılı İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla onaylı restorasyon projesine aykırı olarak kültür varlığı olarak tescilli taşınmazın yıkıldığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür Varlıkları Daire Başkanlığı Koruma Uygulama ve Denetim Müdürlüğü elemanlarınca 22/06/2021 tarihinde yapılan denetimde tespit edilmiştir.
Davalı idare elemanlarınca ... tarih ve ... cilt/yaprak numaralı yapı tatil tutanağı düzenmiş ve yapı mühürlenmiştir.
Akabinde, 3194 İmar Kanununun 42. maddesi uyarınca davacıya 283.952,77-TL idari para cezası verilmesine ilişkin alınan ... tarih ve ... sayılı Adalar Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler olarak tanımlanmış, 21. maddesinin birinci fıkrasında; bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26. maddede belirtilen istisna dışında Belediye veya Valiliklerden yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu düzenlenmiş, 42. maddesinin 2. fıkrasında ise; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; aynı fıkranın (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (c) bendinde; (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapının niteliğine göre para cezasında uygulanacak artırım nedenleri (13) alt bent olarak sayılmış, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezası miktarına belirtilen alt bentlerdeki uygulanacak artırım nedenlerine göre ayrı ayrı hesap edilecek cezaların ilave olunacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı, (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde, "Kültür varlıkları; tarih öncesi ve tarihi devirlere ait bilim, kültür, din ve güzel sanatlarla ilgili bulunan veya tarih öncesi ya da tarihi devirlerde sosyal yaşama konu olmuş bilimsel ve kültürel açıdan özgün değer taşıyan yer üstünde, yer altında veya su altındaki bütün taşınır ve taşınmaz varlıklardır." tanımına yer verilmiş, korunma alanı; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar olarak tanımlanmış, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "... tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. ..." hükmüne, "İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9. maddesinde; "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmüne, "Ruhsatsız yapı yasağı" başlıklı 16. maddesinde; "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." hükmüne, "Cezalar" başlıklı 65. maddesinde ise, "Tescil edilen sit alanları ve korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarının bu Kanuna göre tebliğ veya ilan edilmiş olmasına rağmen yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine kasten sebebiyet verenler ile izin alınmaksızın inşaî ve fiziki müdahale yapanlar veya yaptıranlar, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Bu Kanuna aykırı olarak yıkma veya imar izni verenler, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen fiiller, korunması gerekli kültür ve tabiat varlığını yurt dışına kaçırmak amacıyla işlenmiş ise verilecek cezalar bir kat artırılır.
(Değişik dördüncü fıkra: 20/8/2016-6745/25 md.) Taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanları ve sit alanlarında, 3194 sayılı İmar Kanununun 21 inci maddesi kapsamına giren ruhsata tabi olmayan tadilat ve tamiratları, kültür varlıkları yönünden bünyesinde koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmuş yerlerde yetkili idarelerden, koruma, uygulama ve denetim büroları kurulmamış yerlerde koruma bölge kurulu müdürlüklerinden; tabiat varlıkları ve doğal sit alanları yönünden ise çevre ve şehircilik il müdürlüklerinden izin almaksızın ya da izne aykırı olarak yapanlar veya yaptıranlar, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar hukukuna ilişkin temel kuralların yer aldığı 3194 sayılı İmar Kanununda yapı tanımı yapılmış, yapıların imar planı, yönetmelikler, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği, kanun kapsamına giren yapılar için, kanunda belirtilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, ruhsatsız veya ruhsata ve/veya ruhsat eki projelere aykırı yapı yapılması halinde ise uygulanacak yaptırımlara yer verilmiştir.
2863 sayılı Kanunda ise, ikili bir ayrıma yer verilmiştir. Anılan Kanunun 9. maddesinde, Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamacağı; esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işlerin inşaî ve fizikî müdahale sayılacağı ve bunları yapanlar veya yaptıranlar hakkında Kanunun 65. maddesinde sayılan yaptırımların uygulanacağı düzenlenmiştir.
Aynı Kanunun 16. maddesinde ise, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılacağı düzenlenmiştir.
Dosyanın ve dosyada yer alan fotoğrafların incelenmesinden; uyuşmazlığa konu taşınmaz hakkındaki restorasyon projesinin ... tarih ve ... sayılı İstanbul V Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla onaylandığı ve ... tarih ve ... sayılı (restorasyon) yapı ruhsatının alındığı, ancak davacı tarafından esaslı onarım yapma yetkisi veren anılan ruhsata aykırı olarak rekonstrüksiyon (yeniden yapma) eyleminin gerçekleştirildiği, diğer bir deyişle kültür varlığı olarak tescilli taşınmazın onarılmayarak, yıkıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; rekonstrüksiyon ruhsatı alınmadan anılan taşınmazın yıkılması eylemine 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yer alan yaptırımların ilgili makamlarca uygulanması gerekirken, yıkılan taşınmaz kültür varlığı hakkında 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca idari para cezası verilmesine ilişkin dava konusu encümen kararında hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu İdari Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin reddine,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.