SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1456 E. 2025/1857 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1456

Karar No

2025/1857

Karar Tarihi

9 Nisan 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1456 E. , 2025/1857 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/1456
Karar No : 2025/1857

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1-... Bakanlığı-ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu ... tarih ve ... sayılı işleminin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu ... tarih ve ... sayılı işleminin, Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının ve Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, davaya konu taşınmazı 13.11.2018 tarihinde satın aldığı, 20.07.2020 tarihinde ise devrettiği, taşınmaz üzerindeki yapılar için yapı kayıt belgesi başvurusunda bulunduğu ve 4 ayrı yapı kayıt belgesi aldığı, ... ve ... sayılı parsellerin tevhidi sonucunda oluşan ... sayılı parsel için tekrar başvuru yapılarak yapı kayıt belgelerinin güncellenmesinin talep edildiği ve talebin kabul edilerek yapı kayıt belgelerinin güncellendiği, bu başvuruya verilen cevap ile birlikte yapı kayıt belgelerinin geçerliliğinin teyit edilmiş olduğu, yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemlerin 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından denetlenebileceğinin ifade edildiği, ancak bu denetimin nasıl, hangi birim tarafından icra edileceği konusunda düzenlemenin öngörülmediği, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi veya başka bir Kanun ile yapı kayıt belgesi iptalinin düzenlenmediği, herhangi bir kurumun da yetkilendirilmediği, buna rağmen dava konusu düzenleyici işlemlerle Valiliklerin yetkilendirildiği, ilgili mevzuatta iptale yetkili birimler açıkça tanımlanmadan Valilik Oluru ile işlem tesis edilmesinin Anayasanın 13. maddesine aykırı olduğu, yine Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonunun yapı kayıt belgelerini iptal yetkisinin bulunmadığı, yetkide ve usulde paralellik ilkesi gereği doğal sit alanı veya nitelikli doğal koruma alanlarında karar almaya yetkili organın Tabiat Varlıkları Koruma Bölge Komisyonlarının olduğu ve bu Komisyonun yetkisine giren bir konuda komisyon kararı alınmadan tesis edilen işlemin şekil ve yetki açısından hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMASI : 1-Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından, 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 98. maddesinde belirtildiği üzere, Bakanlıklarının merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu, bu kapsamda bahsedilen Kararname ve diğer kanunlar ile Bakanlıklarına verilen görevlerin, merkez ve illerde taşra teşkilatı eliyle yürütüldüğü, 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile yürürlüğe konulan düzenleme kapsamında yapılacak iş ve işlemlerin "Yapı Kayıt Belgesi Usul ve Esaslar" hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde Bakanlıklarınca yürütüldüğü, Bakanlığın merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu dikkate alınarak ve yapı kayıt belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık taşra teşkilatı tarafından, Valiliklere bağlı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüklerince, yürütülmesinin uygun görüldüğü, Bakanlıklarınca tüm Valiliklere 16.10.2023 tarih ve 184558 sayılı yazı ile gönderilerek, yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin işlemlerin Valiliklerce (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) yapılabilmesi adına Valiliklere sistem üzerinden yetki verildiği, belirtilen çerçevede yapı kayıt belgelerine yönelik ihbar, şikayet, inceleme ve iptal taleplerinin Valiliklerce (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) incelendiği ve neticelendirildiği, yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemin de 3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesi ve Geçici 16. maddesi kapsamında hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.
2-Muğla Valiliği tarafından, davaya konu taşınmazın tamamı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen 1.derece doğal sit alanı sınırları içerisinde iken Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescile esas sınırları uygun görülen ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Makam Oluru ile onaylanan ve 09.07.2022 tarih ve 31891 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak tescil işlemleri tamamlanan "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" sınırlarında kaldığı, bu alanlarda konut yapılmasının mümkün olmadığı ve dava konusu işlemlerin hukuka ve ilgili mevzuata uygun tesis edildiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu ... tarih ve ... sayılı işleminin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu ... tarih ve .... sayılı işleminin, Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının ve Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı "Vergi ve Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun"un 16. maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16. maddesinin dava konusu Genelge'nin yayımlandığı tarihte yürürlükte bulunan hükmünde "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir.
Yapının bulunduğu arsanın 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununa göre belirlenen emlak vergi değeri ile yapının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca belirlenen yaklaşık maliyet bedelinin toplamı üzerinden konutlarda yüzde üç, ticari kullanımlarda yüzde beş oranında alınacak kayıt bedeli başvuru sahibi tarafından genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilmek üzere merkez muhasebe birimi hesabına yatırılır. 6306 sayılı Kanun kapsamında kullanılmak üzere kaydedilen gelirler karşılığı Bakanlık bütçesine ödenek eklemeye Maliye Bakanı yetkilidir. Bu ödenek, dönüşüm projeleri özel hesabına aktarılarak kullanılır. Kayıt bedeline ilişkin oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar azaltmaya, yapının niteliğine ve bölgelere göre kademelendirmeye, ayrıca başvuru ve ödeme süresini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir.
Yapı ruhsatı alıp da yapı kullanma izin belgesi almamış veya yapı ruhsatı bulunmayan yapılarda, Yapı Kayıt Belgesi ile maliklerin tamamının muvafakatinin bulunması ve imar planlarında umumi hizmet alanlarına denk gelen alanların terk edilmesi halinde yapı kullanma izin belgesi aranmaksızın cins değişikliği ve kat mülkiyeti tesis edilebilir. Bu durumda, ikinci fıkrada belirtilen bedelin iki katı ödenir.
Beşinci fıkra uyarınca kat mülkiyetine geçilmiş olması 6306 sayılı Kanunun ek 1 inci maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmez.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların, Hazineye ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, bu taşınmazlar Bakanlığa tahsis edilir. Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazlar Bakanlıkça rayiç bedel üzerinden doğrudan satılır. Bu durumda elde edilen gelirler bu maddenin ikinci fıkrasına göre genel bütçeye gelir kaydedilir. Ayrıca bu gelirler hakkında 29/6/2001 tarihli ve 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin beşinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
Yapı Kayıt Belgesi alınan yapıların belediyelere ait taşınmazlar üzerine inşa edilmiş olması halinde, Yapı Kayıt Belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine bedeli ilgili belediyesine ödenmek kaydıyla taşınmazlar rayiç bedel üzerinden belediyelerce doğrudan satılır.
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır. Yapının depreme dayanıklılığı hususu malikin sorumluluğundadır.
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun geçici 16. maddesinin son fıkrasına dayanılarak hazırlanan ve 06/06/2018 tarihli, 30443 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğin "Denetim" başlığını taşıyan 10. maddesinde de, "Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmesi safhasında e-Devlet sistemi üzerinden veya kurum ve kuruluşlara yapılan müracaatta yalan beyanda bulunulması durumunda;
a) Yapı Kayıt Belgesi bedeli eksik olarak ödenmiş ise müracaat sahibince e-Devlet üzerinden gerekli düzeltme işlemi yapılması ve eksik olan meblağın ödenmesi sağlanarak, duruma uygun yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenir. Eksik olan meblağın ilgilisince ödenmemesi halinde verilmiş olan Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, daha önce yatırılmış olan bedel iade edilmez ve yalan beyanda bulunan hakkında 5237 sayılı Kanunun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur.
b) Yapı Kayıt Belgesi bedeli fazla ödenmiş ise, fazla ödenen kısmın iadesi için Müdürlüğe başvurulur. Müdürlükçe yapı mahallinde inceleme yapılarak Bakanlık resmi internet sitesinden yayımlanan düzeltme formu iki nüsha olarak doldurulmak suretiyle müracaat sahibine iade edilecek tutar belirlenir. Düzeltme formunun bir nüshası müracaat sahibinin talep dilekçesi ile birlikte resmi yazı ekinde iade işlemi yapılmak üzere il defterdarlık muhasebe müdürlüğüne gönderilir. İade işleminden sonra yeni Yapı Kayıt Belgesi düzenlenmez. Düzeltme formunun onaylı ikinci nüshası, fazla ödenen bedele göre verilen Yapı Kayıt Belgesinin ayrılmaz parçası kabul edilir ve Yapı Kayıt Belgesi bu form ile birlikte hüküm ifade eder." hükmü getirilmiştir.
2863 sayılı Kültür ve Yabiat Varlıklarını koruma Kanununun İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı başlıklı 9. Maddesinde " (Değişik: 14/7/2004 - 5226/3 md.)Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj,kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." kuralı yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden ... tarihli, ... sayılı işlemle yapı kayıt belgelerinin iptali konusunda Valiliklerin görevlendirildiği, ... tarihli, ... sayılı işlemle yapı kayıt belgelerinin iptali için Valiliklere yetki verildiği ,dava konusu alanın "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" sınırları içerisinde yer aldığı, 728 sayılı İlke kararına göre 1.derece doğal sit alanlarında konut yapılmasının mümkün olmadığı, 01/07/2022 tarih, 113 sayılı doğal sit alanları koruma ve kullanma koşulları ilke kararına göre de "Nitelikli Doğal Koruma Alanı"sınırlarında konut yapılmasının mümkün olmadığı, söz konusu parselin bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında olduğu,bu Kanuna göre de konut yapılamyacağı, 2863 sayılı Kanunun 9. maddesine göre izinsiz faaliyet yapıldığından bahisle dava konusu işlemlerle yapı kayıt belgelerinin iptal edildiği anlaşılmaktadır. 1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 98. maddesinde belirtildiği üzere,davalı Bakanlık merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşmaktadır. Bu kapsamda bahsedilen Kararname ve diğer kanunlar ile davalı Bakanlığa verilen görevler, merkez ve illerde taşra teşkilatı eliyle yürütülmektedir. 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile yürürlüğe konulan düzenleme kapsamında yapılacak iş ve işlemlerin "Yapı Kayıt Belgesi Usul ve Esaslar" hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde davalı Bakanlıkça yürütülmektedir. Bakanlığın merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu dikkate alınarak ve yapı kayıt belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık taşra teşkilatı tarafından, Valiliklere bağlı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüklerince, yürütülmesi uygun görülerek, davalı Bakanlıkça tüm Valiliklere 16.10.2018 tarih ve 184558 sayılı yazı ile gönderilerek ve yapı kayıt belgesinin iptaline ilişkin işlemlerin Valiliklerce (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) yapılabilmesi adına Valiliklere sistem üzerinden yetki verildiği, belirtilen çerçevede yapı kayıt belgelerine yönelik ihbar, şikayet, inceleme ve iptal taleplerinin Valiliklerce (Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü) incelendiği ve neticelendirildiği ,bu haliyle dava konusu düzenleyici işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
"Nitelikli Doğal Koruma Alanı"sınırları içerisinde kalan alanda ilke kararı uyarınca yapı yapılmasına olanak bulunmadığında yapı kayıt belgelerinin iptali de hukuka uygundur.
Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince duruşma için taraflara önceden bildirilen 09/04/2025 tarihinde, davacı vekili Av. ...'in ve davalı idare Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekili Av....'ün geldiği, davalı idare Muğla Valiliğinin vekili gelmediği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı. Taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı. Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu ... tarih ve ... sayılı yazısıyla "İmar barışına aykırı uygulamaların önüne geçilmesi, başvuruların devam ettiği, bu aşamada Bakanlığımızın öncelikli hedeflerinden birisi olup, Valiliğinize (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) ulaşan imar barışına aykırı uygulamalara ilişkin şikayetler hakkında, öncelikle Valiliğinizce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) gerekli inceleme ve tespitlerin yapılması, sonrasında gereği için ilgili kuruma (belediyeler, il özel idareleri b) ve yetkili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulması, sonucunun takip edilmesi..." hususunda gereğinin yapılması için Bakanlık Taşra Teşkilatına talimat verilmiştir.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu ... tarih ve ... sayılı yazısı ile de; "...Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8. maddesinin 2. fıkrasında; Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır, Yapı Kayıt Belgesi bedeli olarak yatırılmış olan bedel iade edilmez ve belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmü yer almakta olup, iptal edilmesi gereken yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin işlemlerin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yapılabilmesi için Coğrafi Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğünce bütün Valiliklere (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) sistem üzerinden yetki verilmiştir. Belirtilen sebeplerle, Yapı Kayıt Belgesinin usulsüz olarak alındığının tespit edilmesi durumunda Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esasların 8. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yapı Kayıt Belgesinin sistem üzerinden iptal edilerek, müracaat sahibi hakkında Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması işlemlerinin Valiliklerce (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) yürütülmesi" gereğinin yapılması için Bakanlık Taşra Teşkilatına talimat verilmiştir.
Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki yapılar için 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi kapsamında ... tarafından yapılan başvuru üzerine ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı (eski ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı), ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı (eski ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı), ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı (eski ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı), ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı (eski ... düzenleme tarihli ve ... belge numaralı) toplam 4 adet yapı kayıt belgesi düzenlendiği, Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme neticesinde ... tarih ve ... sayılı Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararı ile; ... sayılı parselin bulunduğu alana ait yürürlükte olan uygulama imar planı bulunmadığı, söz konusu parselin tamamı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen I.Derece Doğal Sit Alanı sınırları içerisinde iken Muğla TVK Bölge Komisyonunun .... tarih ve ... sayılı kararı ile tescile esas sınırları uygun görülen, ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Makam Oluru ile onaylanan ve 09/07/2022 tarih ve 31891 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak tescil işlemleri tamamlanan "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" sınırları içerisinde yer aldığı, mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Doğal Sitler, Koruma ve Kullanma Koşulları ile ilgili 728 sayılı İlke Kararına göre I.Derece Doğal Sit Alanlarında konut yapılmasının mümkün olmadığı, bununla birlikte söz konusu parselin bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında olduğu ve bu kanun kapsamında da konut yapılmasının mümkün olmadığı, bu yapı kayıt belgelerine konu yapıların Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünün 15703/2021 tarih ve 156865 sayılı yazısında bahsi geçen "yapılması mümkün olmayan izinsiz yapılaşma" olduğu anlaşıldığından 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ve "Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı Tebliğin 4., 8., ve 10. maddeleri kapsamında iptal edilmesine karar verildiği ve bu kararın ... tarih ve E-... sayılı Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işlemi ile bildirildiği, bunun üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43. maddesinde: "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü yer almış, “Tarih kültür ve tabiat varlıklarının korunması” başlıklı 63. maddesinde; Devletin, tarih kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlama ve bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alma ödevine yer verilmiş ve özel mülkiyet konusu olan varlık ve değerlere getirilecek sınırlamaların ve bu nedenle hak sahiplerine yapılacak yardımların ve tanınacak muafiyetlerin kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
3621 sayılı Kıyı Kanununun 6. maddesinde kıyıların, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olduğu, 8. maddesinde, uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4. maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağı ve moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemeyeceği, kazı yapılamayacağı belirtilmiş, ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günübirlik turizm yapı ve tesislerinin yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3. maddesinde, "Sit, tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlardır." tanımına yer verilmiş, korunma alanı; taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar olarak tanımlanmış, "Korunma alanı ile ilgili karar alma yetkisi" başlıklı 8. maddesinde, "... tescil edilen korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının korunma alanlarının tesbiti ve bu alanlar içinde inşaat ve tesisat yapılıp yapılamayacağı konusunda karar alma yetkisi Koruma Kurullarına aittir. ..." hükmüne, "İzinsiz müdahale ve kullanma yasağı" başlıklı 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz, bunlar yeniden kullanıma açılamaz veya kullanımları değiştirilemez. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır." hükmüne, "Ruhsatsız yapı yasağı" başlıklı 16. maddesinde, "Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak inşaat yapmak yasaktır. Buralarda ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılır." hükmüne, "Kararlara uyma zorunluluğu" başlıklı 61. maddesinde de, "Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve koruma bölge kurullarının kararlarına uymak zorundadır. Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları Resmî Gazetede yayımlanır." hükmüne yer verilmiştir.
19/07/2012 tarih ve 28358 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğin "Doğal sitlerin tespit ilke ve kriterleri" başlıklı 6. maddesinde; "(1) Doğal sit alanları, aşağıdaki özelliklerden bir ya da birkaçını ihtiva eden alanlardır... (2) Doğal sit alanları; kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak üç kategoriye ayrılır." düzenlemesine, "Nitelikli doğal koruma alanlarının ayırt edici özellikleri" başlıklı 8. maddesinde; "(1) Doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanlarıdır. (2) (Değişik:RG-5/3/2022-31769) Nitelikli doğal koruma alanları; bölgenin doğal yapısı, ekolojik değerleri, silueti, doğal peyzajı ve benzeri ayırt edici özellikleri göz önünde bulundurularak faaliyetlerin niteliğine, içeriğine ve zorunluluk haline ilişkin Bölge Komisyonları tarafından yapılacak değerlendirmeye göre; ...i) Alanın doğal yapısıyla uyumlu, beton, asfalt gibi malzemelerin kullanılmadığı açık spor alanları, çadırlı kamp ve karavan ile günübirlik faaliyetlerin, yapılabildiği alanlardır. Alanın ve doğal özelliklerin devamlılığı için halkın bu alanlara erişiminin uygun seviye ve şekilde tutulması esastır..." düzenlemesine yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun “İstisnalar” başlıklı 4. maddesinde, "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." hükmü yer almaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununa 11/05/2018 tarih ve 7143 sayılı Kanunun 16. maddesiyle eklenen Geçici 16. maddede, "Afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebilir. Başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususlar Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedilir. ...
Yapı Kayıt Belgesi yapının kullanım amacına yöneliktir. Yapı Kayıt Belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabilir.
Yapı Kayıt Belgesi verilen yapılarla ilgili bu Kanun (İptal ibare: Anayasa Mahkemesinin 24/9/2020 tarihli ve E.:2019/21; K.:2020/51 sayılı Kararı ile) (…) uyarınca alınmış yıkım kararları ile tahsil edilemeyen idari para cezaları iptal edilir. ...
Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapılar bu madde hükümlerinden yararlandırılmaz.
Yapı Kayıt Belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerlidir. Yapı Kayıt Belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümleri uygulanır...
Bu madde hükümleri, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmaz.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirlenir." hükmü yer almıştır.
Anılan maddenin son fıkrası uyarınca düzenlenen ve 06/06/2018 tarih ve 30443 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında "(1) Yapı Kayıt Belgesi; a) 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde, 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanda, b) İstanbul tarihi yarımada içinde 3194 sayılı Kanunun geçici 16 ncı maddesi uyarınca adı geçen Kanuna eklenmiş olan kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda, c) 19/5/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda, ç) Üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlar üzerinde, d) Kesinleşmiş planlar neticesinde sosyal donatı alanı olarak belirlenmiş ve Maliye Bakanlığınca aynı amaçla değerlendirilmek üzere ilgili kurumlara tahsis edilmiş Hazineye ait taşınmazlar üzerinde, bulunan yapılar hakkında Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemez. 2. fıkrasında; "(Değişik:RG-20/9/2018-30541) Yapı Kayıt Belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, Yapı Kayıt Belgesi iptal edilir, bu belgenin sağlamış olduğu haklar geri alınır,...belge düzenlenmesi safhasında yalan beyanda bulunan müracaat sahibi hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 206 ncı maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulur." hükmüne, "Denetim" başlıklı 10. maddesinde; "Yapı Kayıt Belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemler Bakanlık tarafından denetlenebilir." hükmüne yer verilmiştir.
1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin "Teşkilat" başlıklı 98. maddesinde, (Değişik:RG-10/1/2019-30651-CK-27/27 md.) (1) "Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı; merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşur. " düzenlemesi yer almaktadır.
Aynı Kararnamenin 506. maddesinde; "Bakan ve her kademedeki Bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İmar hukukuna ilişkin temel kuralların yer aldığı 3194 sayılı İmar Kanununda yapı tanımı yapılmış, yapıların imar planı, yönetmelikler, ruhsat ve eklerine uygun olarak yapılabileceği, kanun kapsamına giren yapılar için, kanunda belirtilen istisnalar dışında yapı ruhsatı alınmasının zorunlu olduğu, ruhsatsız veya ruhsat/ruhsat eki projelere aykırı hareket edilmesi halinde de uygulanacak yaptırımlara yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla, 31/12/2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31/10/2018 tarihine kadar başvurulması (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, başvuru süresi 15/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.), bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31/12/2018 tarihine kadar, kayıt bedelinin ödenmesi halinde (31/12/2018 tarih ve 538 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, yapı kayıt bedeli ödeme süresi 30/6/2019 tarihine kadar uzatılmıştır.) yapı kayıt belgesi verilebileceği, başvuruya konu yapının ve arsasının mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ve diğer hususların Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Kayıt Sistemine yapı sahibinin beyanına göre kaydedileceği, başvuruda tahsil edilecek bedellerin dönüşüm projelerinde kullanılacağı, bu kapsamda yapı kayıt belgesi alan yapılara ilişkin alınmış yıkım kararları ile tahsil edilmeyen idari para cezalarının iptal edileceği, yapı kayıt belgesinin, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar geçerli olduğu, yapı kayıt belgesi düzenlenen yapıların yenilenmesi durumunda yürürlükte olan imar mevzuatı hükümlerinin uygulanacağı, yapı kayıt belgesi alan yapılara, talep halinde ilgili mevzuatta tanımlanan ait olduğu abone grubu dikkate alınarak geçici olarak su, elektrik ve doğalgaz bağlanabileceği, yapı kayıt belgesi alınan yapıların hazineye veya belediyelere ait taşınmazlar üzerinde inşa edilmiş olmaları halinde yapı kayıt belgesi sahipleri ile bunların kanuni veya akdi haleflerinin talepleri üzerine taşınmazların rayiç bedel üzerinden belediyelerce/Bakanlıkça doğrudan satılabileceği, üçüncü kişilere ait özel mülkiyete konu taşınmazlarda bulunan yapılar ile Hazineye ait sosyal donatı için tahsisli araziler üzerinde bulunan yapıların bu madde hükümlerinden yararlandırılmayacağı, Geçici 16. madde hükümlerinin, 18/11/1983 tarihli ve 2960 sayılı Boğaziçi Kanununda tanımlanan Boğaziçi sahil şeridi ve öngörünüm bölgesi içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan ile İstanbul tarihi yarımada içinde ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanlarda ve ayrıca 19/6/2014 tarihli ve 6546 sayılı Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Kurulması Hakkında Kanunun 2. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde belirlenmiş Tarihi Alanda uygulanmayacağı, bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların Bakanlık ve Maliye Bakanlığı tarafından müştereken belirleneceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda metnine yer verilen 3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile bu madde uyarınca yürürlüğe konulan Tebliğ kapsamında başvuranların beyanına göre Bakanlık veya yetkilendireceği kurum ve kuruluşlarca düzenlenen yapı kayıt belgelerinin, imar mevzuatına aykırı yapıların kullanımına imkân sağladığı, yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşüm uygulamasına kadar hüküm ifade ettiği ve ilgililere geçici süreliğine bazı haklar tanıdığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan anılan maddede açıkça zikredilmemiş olsa da, aynı Kanunun 4. maddesinde yer alan "2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, bu Kanunun ilgili maddelerine uyulmak kaydı ile 2960 sayılı İstanbul Boğaziçi Kanunu ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun ile diğer özel kanunlar ile belirlenen veya belirlenecek olan yerlerde, bu Kanunun özel kanunlara aykırı olmayan hükümleri uygulanır." kuralı dikkate alındığında doğal, tarihi ve arkeolojik sit alanları, kültür varlıkları, ormanlar, meralar ve kıyılar gibi korunması gereken alanlar, ilgili özel kanunlar ve düzenlemeler ile korunduklarından, özel kanunlarında ve bu kanunlar uyarınca çıkarılan ilgili mevzuatta yer alan hükümlerin öncelikle uygulanması gerektiği, başka bir ifadeyle anılan 4. madde çerçevesinde 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen hükümlerin özel kanunlara tabi alanlarda ancak söz konusu özel kanunlarda getirilen düzenlemelere aykırılık içermemesi kaydı ile uygulama alanı bulabileceği, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile söz konusu Kanuna tabi alanlarda yapı inşasının, alanın niteliğine göre ya tamamen yasaklandığı ya da anılan Kanunda getirilen koşulları taşımak kaydı ile yetkili koruma bölge kurullarının iznine veya uygun görüşüne tabi kılındığı, benzer biçimde söz konusu yapı kayıt belgesi alınan yapıların aynı zamanda 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında kalan yerlere isabet etmesi halinde de bu değerlendirmenin yapılması gerektiği açıktır.
Korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile ilgili işlem ve faaliyetler açısından uygulanacak olan ve özel Kanun niteliğindeki 2863 sayılı Kanun ve bu Kanun uyarınca yürürlüğe konulan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğe göre;
Sit, tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, kültür varlıklarının yoğun olarak bulunduğu sosyal yaşama konu olmuş veya önemli tarihi hadiselerin cereyan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alanlar olarak, korunma alanı ise taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının muhafazaları veya tarihi çevre içinde korunmalarında etkinlik taşıyan korunması zorunlu olan alanlar olarak tanımlanmıştır.
Doğal sit alanları; kesin korunacak hassas alanlar, nitelikli doğal koruma alanları ve sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanları olarak üç kategoriye ayrılmış, "Nitelikli doğal koruma alanları, doğal yapısı değişmemiş veya az değişmiş, modern yaşam ve önemli ölçüde insan faaliyetleri tarafından etkilenmemiş, doğal süreçlerin hakim olduğu, koruma amaçlarına uygun olarak yörede yaşayanların alanın mevcut kaynaklarını kullanmasını sağlayarak doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin korunduğu kara, su, deniz alanlar olarak nitelendirilmiş ve bu alanlarda ancak alanın doğal yapısıyla uyumlu, beton, asfalt gibi malzemelerin kullanılmadığı açık spor alanları, çadırlı kamp ve karavan ile günübirlik faaliyetlerin, yapılabildiği vurgulanmıştır.
Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma bölge kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile sit alanlarında inşaî ve fizikî müdahalede bulunulamaz. Esaslı onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, yakma, kazı veya benzeri işler inşaî ve fizikî müdahale sayılır. Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile bunların korunma alanlarında ruhsatsız olarak yapılacak inşaatlar ile, koruma amaçlı imar planlarında, plana; sitlerde, sit şartlarına aykırı olarak inşa edilen yapılar hakkında imar mevzuatına göre işlem yapılacaktır.
Deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla yürürlüğe giren özel Kanun niteliğindeki 3621 sayılı Kıyı Kanununun 8. maddesine göre uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4. maddede belirtilen mesafeler içinde hiçbir yapı ve tesis yapılamayacağı, uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamayacağı ve moloz, toprak, curuf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemeyeceği, kazı yapılamayacağı açıktır.
Tüm bu açıklamalar ışığında ve davacının iddiaları üzerinden dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun irdelenmesi gerekmektedir.
Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının "İmar barışına aykırı uygulamalar" konulu ... tarih ve ... sayılı işlemi ve Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün "Yapı Kayıt Belgelerinin iptali" konulu ... tarih ve ... sayılı işlemleri yönünden;
Davacı tarafından, yapı kayıt belgesi verilmesine ilişkin iş ve işlemlerin 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından denetlenebileceğinin ifade edildiği, ancak bu denetimin nasıl, hangi birim tarafından icra edileceği konusunda düzenlemenin olmadığı, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesi veya başka bir Kanun ile yapı kayıt belgesi iptalinin düzenlenmediği, herhangi bir kurumun da yetkilendirilmediği, buna rağmen dava konusu düzenleyici işlemlerle Valiliklerin yetkilendirildiği, ilgili mevzuatta iptale yetkili birimler açıkça tanımlanmadan Valilik Oluru ile işlem tesis edilmesinin Anayasanın 13. maddesine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabileceği hükmüne yer verilmiş, buna göre, idari teşkilat yapısı içinde yer alan Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, görev alanlarına ilişkin olarak ve yönetmelik, yönerge, tebliğ, genelge ve talimat gibi çeşitli adlar altında düzenleme yapabilmektedirler. Normlar hiyerarşisine göre kanundan sonra gelen yönetmelik, genelge, tebliğ, talimat gibi düzenlemelerin ancak kanunda verilmiş olan hakkın kullanılmasının açıklanması ile ilgili olacağı, bu metinlerde kanun ile verilmiş olan hakkı genişletici veya daraltıcı mahiyette ve bu normları aşar nitelikte hükümlere yer verilemeyeceği hukukun genel ilkelerindendir.
3194 sayılı İmar Kanununun Geçici 16. maddesi ile yürürlüğe konulan düzenleme kapsamında yapılacak iş ve işlemlerin "Yapı Kayıt Belgesi Usul ve Esaslar" hakkında Tebliğ hükümleri çerçevesinde davalı Bakanlıkça yürütülmektedir.
Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı Tebliğin "Yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar" başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasında; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16. maddesinin 9. ve 11. fıkralarında belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; anılan Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında ise, Geçici 16. maddenin 1. fıkrası uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı görülmektedir.
Söz konusu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 11.12.2024 tarih, E:2018/5259 ve K:2024/7589 sayılı kararında "...anılan Tebliğin 8. maddesinin 1. fıkrasında; 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/9 ve 16/11 maddelerinde belirlenen ve anılan Kanun hükmünden yararlanması açıkça yasaklanan yapı veya alanların, kanunda öngörülen düzenleme ile aynı doğrultuda sınırlandığı; Tebliğin 8. maddesinin 2. fıkrasında ise, 3194 sayılı Kanunun Geçici 16/1 maddesi uyarınca "yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapılar için bu belgenin düzenlendiğinin tespit edilmesi durumunda, "yapı kayıt belgesinin iptal edileceği ve bu belgenin sağlamış olduğu hakların geri alınacağı" yolunda düzenleme yapıldığı; bu bağlamda, yapı kayıt belgesi düzenlenemeyecek yapıların kanunla belirlenmesi suretiyle bunun doğal sonucu olarak belge düzenlenmemesi gereken yapılar için düzenlendiğinin tespiti halinde iptali gerektiği, dolayısıyla bu hususun kanunda açıkça belirtilmiş olmasına gerek bulunmadığından, belgenin iptal edileceği ve sağlamış olduğu hakların geri alınacağına ilişkin Tebliğ kuralının dayanak Kanun maddesinde verilen yetkiye dayalı olarak hazırlanan ve bu kapsamda ilgili Kanunda yapılan düzenlemenin ayrıntılandırılması niteliğinde olduğu, kanun koyucu tarafından idareye tanınan düzenleme yetkisine dayalı olarak hazırlandığı; söz konusu kural ile getirilen düzenlemenin, normlar hiyerarşisine ve dayanağı Kanun maddesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
3194 sayılı Kanunda yapı kayıt belgesi verilemeyecek yapıların düzenlendiği; bunun sonucu olarak da ilgililerin beyanına göre düzenlenen yapı kayıt belgelerinin kanunen izin verilmeyen bir taşınmaza ilişkin olduğunun tespiti halinde iptal edilmesinin kanun hükmüne aykırılık teşkil etmeyeceği açıktır.
Zira Kanunda, yapı kayıt belgesinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara başvurulması üzerine düzenleneceği belirtilmiş olduğundan, "yetki ve usûlde paralellik" ilkesi gereğince söz konusu yapı kayıt belgesinin yine Bakanlıkça iptal edilmesi gerekmektedir.
1 Nolu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 98. maddesinde belirtildiği üzere, davalı Bakanlık merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluşmaktadır. Bu kapsamda bahsedilen Kararname ve diğer kanunlar ile davalı Bakanlığa verilen görevler, merkez ve illerde taşra teşkilatı eliyle yürütülmektedir.
Aynı Kararnamenin 506. maddesinde; "Bakan ve her kademedeki Bakanlık yöneticileri sınırlarını açıkça belirtmek ve yazılı olmak kaydıyla, yetkilerinden bir kısmını alt kademelere devredebilir. Yetki devri, uygun araçlarla ilgililere duyurulur." hükmüne yer verilmiş olup, anılan hükme istinaden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28/08/2018 tarih ve 146669 sayılı, 16/10/2018 tarih ve 184558 sayılı, 29/01/2020 tarih ve 25068 sayılı yazılarıyla, yapı kayıt belgelerinin iptali hususunda Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüklerine yetki devri yapıldığı görüldüğünden, yapı kayıt belgelerinin Bakanlığın yetkilendirildiği Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu kararıyla iptal edilmesinde "yetki" unsuru yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının, merkez, taşra ve yurtdışı teşkilatından oluştuğu dikkate alınarak ve yapı kayıt belgelerinin incelenmesi ve iptaline ilişkin iş ve işlemlerin Bakanlık taşra teşkilatı tarafından Valiliklere bağlı Çevre, Şehircilik İl Müdürlüklerince yürütülmesi uygun görülerek, tüm taşra teşkilatının talimatlandırılması ve Coğrafi Bilgi Sistemleri üzerinden de yetkilendirilmesi yönündeki dava konusu düzenleyici işlemlerde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Muğla Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararının ve ... tarih ve ... sayılı Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminin iptali istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; Muğla ili, Marmaris ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı davaya konu taşınmazın tamamı Muğla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescil edilen I.Derece Doğal Sit Alanı sınırları içerisinde iken Muğla TVK Bölge Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile tescile esas sınırları uygun görülen, ... tarih ve ... sayılı Bakanlık Makam Oluru ile onaylanan ve 09/07/2022 tarih ve 31891 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak tescil işlemleri tamamlanan "nitelikli doğal koruma alanı" sınırları içerisine alındığı, yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine göre nitelikli doğal koruma alanlarında, ilgili Yönetmelikte veya İlke Kararında sayılanlar dışında hiçbir yapılaşmaya izin verilmeyeceğinin kural altına alındığı, ayrıca söz konusu parselin bir kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında sahil şeridinde kaldığı ve bu Kanun kapsamında da konut yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Taşınmazda yer alan yapılar hakkında yapı kayıt belgeleri düzenlenmiş ise de; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu kapsamında yapı yasaklı alanda kalan taşınmazların 3194 sayılı İmar Kanununun 4. maddesinin 1. fıkrasında yer alan hüküm gereği aynı Kanunun Geçici 16. maddesi uyarınca düzenlenen yapı kayıt belgelerinin sağladığı haklardan yararlanamayacağı açık olup tüm bu nedenlerle yapı kayıt belgelerinin iptaline ilişkin Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü Yapı Kayıt Belgesi Değerlendirme Komisyonu’nun ... tarih ve ... sayılı kararında ve komisyon kararına bağlı olarak yapılacak iş ve işlemlerin ilgili birimlere gönderilmesi yönünde tesis edilen ... tarih ve ... sayılı Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim