SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2023/1404 E. 2025/3707 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2023/1404

Karar No

2025/3707

Karar Tarihi

25 Haziran 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/1404 E. , 2025/3707 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2023/1404
Karar No : 2025/3707

TEMYİZ EDENLER : I- DAVACI
...
II- DAVALI
... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- DAVALI
... Belediye Başkanlığı
II- DAVACI
...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 17/05/2016 tarih ve E:2015/983, K:2016/2800 sayılı sayılı bozma kararına uyularak verilen ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, .. Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazlarda bulunan 200 adet yetişmiş fındık ağacının parselasyon işlemi sonucunda mülkiyetinin kaybedildiğinden bahisle fındık ağaçlarının bedeli olarak 100.000 TL'nin yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; mahkemece yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon öncesinde ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 74 adet fındık ağacının davacının 27/336 hissesine düşen bedelin 1.198,80TL, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 209 adet fındık ağacının bedelinin 42.134,40 TL, parselasyon öncesinde ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda davacının hisse değerinin 11.561,20 TL, parselasyon sonrasında davacının hissesinin değerinin 16.068,91 TL olduğu, anılan taşınmazda 4.507,71 TL değer artışı gerçekleştiği, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın parselasyon öncesinde değerinin 402.452,45 TL, parselasyon sonrasında değerinin 587.703,38 TL olduğu, anılan taşınmazda 185.250,93 TL değer artışı gerçekleştiği, davacının parselasyon işlemi sonucu herhangi bir zarara uğramadığı gibi, üzerindeki muhdesat da hesaba katılmak suretiyle yapılan değerlendirmede uygulama işlemi sonucunda davacıya tahsis edilen taşınmazın uygulama öncesindeki davacı taşınmazından daha değerli olduğu, nitekim davacı tarafından parselasyon işleminin iptali istemiyle dava açılmadığı ve işbu dava dilekçesinde parselasyon işlemine itirazının olmadığının beyan edildiği, dolayısıyla ortada bir zarardan söz edilemeyeceği, ayrıca anılan parselasyon işleminin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına, İmar Kanununa ve ilgili diğer mevzuatlara uygun olduğu, dolayısıyla idarenin hukuka aykırı bir işleminin de söz konusu olmadığı, öte yandan davacının tazminat talebinin 3194 sayılı Kanun'un 18. maddesinde öngörülen ödemeler ve tazminatlar kapsamında incelenemeyeceği ve bu kapsamda davacıya tazminat ödenmesinin olanaklı olmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararların tazmini ile sorumlu tutulabilmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmış, belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :
Davacı ... tarafından, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
... Belediye Başkanlığı tarafından, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı olan işbu davanın görüm yerinin adli yargı olduğu gerekçesiyle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :
Davacı ... tarafından, savunma verilmemiştir.
... Belediye Başkanlığı tarafından, kararın davacı tarafça temyiz edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacın Sakarya İli, Adapazarı İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın müstakil maliki, aynı ada içerisindeki ... parsel sayılı taşınmazın ise paylı malikidir.
... tarihli, ... sayılı Adapazarı Belediye Encümeni kararı ile anılan taşınmazların bulunduğu alanda yapılan parselasyon işlemi ile davacıya kadastral parselinden tahsis yapılmıştır. Bununla birlikte kadastral parselin; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yolda kalan bölümü ile ve yine davacıdan mevzuat uyarınca kesilen düzenleme ortaklık payına karşılık 3. kişilere tahsis yapılan kısmında davacıya ait fındık ağaçlarının bulunmaktadır.
Davacı tarafından anılan parselasyona itiraz edilmemiş ve dava açılmamıştır. Taşınmazlarda kendisine ait fındık ağaçlarının olduğu, parselasyon sonrasında taşınmazlarla birlikte üzerindeki fındık ağaçlarının da mülkiyetinden çıktığı, yeni malik tarafından fındık ağaçlarının kesildiği ve bundan kaynaklı zararının tazmini ile yeni malik ile aralarında çıkabilecek tatsızlıklardan belediyenin mesul olacağından bahisle davalı idareye yapılan 02.05.2014 tarihli başvurunun reddi üzerine fındık ağaçlarının bedeli olan 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle 20.08.2014 tarihinde bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa’nın 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun yıkım tarihinde yürürlükte olan haliyle 18. maddesinin 10. fıkrasında, "Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçe kamulaştırılmadıkça yıktırılamaz." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kamu kurum ve kuruluşları mevzuatla uhdelerine tevdi kılınan kamu hizmetlerini gereği gibi yapmakla yükümlüdürler. İdarelerin bu yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi suretiyle hizmetin kötü veya geç işlemesi yahut hiç işlememesi sonucunda bir zararın meydana gelmesi durumunda idarenin hizmet kusuru ilkesi gereğince bu zararı tazmin yükümlülüğü bulunmaktadır.
İdarelerin bir zararı ödemekle yükümlü tutulabilmesi zararın varlığına, bu zararın idareye atfı kabil ve isnadının mümkün olabilmesine ve zararla idari işlem veya eylem arasında illiyet bağı bulunması şartlarının bir arada gerçekleşmesine bağlıdır.
Hizmet kusuru kavramı genel anlamıyla bir kamu hizmetinin kuruluş ve işleyişindeki aksaklık, eksiklik ve bozuklukları ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, Kanunlarla kendisine görev olarak verilen kamu hizmetinin işlemesini sağlayacak örgütü kurmak, gerekli organizasyonu sağlamak, denetimleri yapmak ve önlemleri almakla yükümlü olan idarelerin, bu yükümlülüklerini gereği gibi ve zamanında yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkan aksaklık, aykırılık, bozukluk, düzensizlik, eksiklik hallerinde idarenin hizmet kusurunun varlığı kabul edilmektedir. İdarenin hizmet kusurundan doğan sorumluluk halleri, uygulama süreci içinde giderek artmış ve yaygınlaşmışsa da bu haller günümüz öğreti ve içtihatlarında da hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi ve hiç işlememesi şeklinde üç ana başlık halinde toplanmaktadır. Hizmetin kötü işlemesi, hizmetin gereği gibi yapılmamış olması, hizmetin beklenen özen, dikkat ve kalitede yapılmaması, hizmetin geç işlemesi, hizmetin belli bir çabukluk içinde ve zamanında yerine getirilmemesi, beklenen ölçü ve süratin gösterilmemesi, hizmetin hiç işlememesi de idarenin yükümlü ve görevli kılındığı hizmeti yerine getirmemesi, hareketsiz kalması olarak tanımlanmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davalı idarece tesis edilen parselasyon işlemi ile davacı tarafça uğranıldığı iddia edilen zarar arasında bir ilgi bulunduğu kabul edilmekle birlikte, uyuşmazlıkta olduğu gibi 3. kişinin eylemlerinden kaynaklı olarak ortaya çıkan zararın davalı idareye yüklenmesine imkan bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının ve davalının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı temyize konu kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 25/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim