SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/9429 E. 2025/2238 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/9429

Karar No

2025/2238

Karar Tarihi

24 Nisan 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9429 E. , 2025/2238 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/9429
Karar No : 2025/2238

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 268.405,37-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Pamukkale Belediye Encümeni kararının ve bu kararın dayanağı ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Mahkemelerince mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle, 28/06/2011 tarihli uydu görüntüsünde taşınmazın çatı kaplamasının bulunmadığı, ancak 05/04/2013 tarihli görüntüde çatı kaplamasının bulunduğunun görüldüğü, yerinde yapılan incelemede binanın bodrum katındaki sıva, boya, doğrama, tesisat imalatlarının malzeme türü, mekanizma, yıpranma durumu gibi genel karakteristiklerinin bir bütünlük içinde olduğunun gözlemlendiği, yine bodrum kattaki sıva imalatlarının durumlarının ise renk tonları ve rutubet (su izolasyonu problemi) kaynaklı yıpranma durumları dikkate alındığında bodrum katta farklı tarihlerde imalatlar yapılmadığı, bodrum kat ön cephede yer alan yaya giriş rampası ve buna bağlı olarak giriş kapısı ile pencerenin konumlarının yer değiştirdiği, bu değişikliğin yakın bir zamanda gerçekleştirilmediği, bu değişikliğin yapıya ait atıksu tesisat borularının şehir kanalizasyona sistemine sağlıklı bağlantı kurulabilmesi adına yapıldığı ihtimalinin ön plana çıktığı, yapının bodrum katında yapılan tadilatlar ile bodrum kat brüt alanının, kullanım amacının ve niteliğinin değişmediği, bodrum kattaki tadilatlar betonarme karkas yapının taşıyıcı unsurunu etkilemediği, çatıda yapılan tadilat ile çatı örtüsü altındaki brüt alanın, kullanım amacının ve niteliğinin değişmediği, çatı örtüsünün yapının taşıyıcı unsurlarına bir etkisinin bulunmadığı, bu kapsamda yapının bodrum katında, giriş kapısı sahanlık bölümünde ve çatısında yapılmış olan tadilatların Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesi uyarınca “esaslı tadilat” kapsamında ve ruhsata tabi olmadığı, dosyada yer alan 2011 işletme gider kayıtları ve makbuzlar ile 2011 yılı Temmuz ayında çatının eğik bir örtü altına alındığının anlaşıldığı, söz konusu çatı örtüsü imalatına ait dosyada yer alan fotoğrafların da Haziran-Temmuz 2011 tarihli olduğu, yapının bodrum katındaki sıva, boya, doğrama, tesisat imalatlarının malzeme türü, mekanizma, yıpranma durumu gibi genel karakteristiklerinin bir bütünlük içinde olduğunun gözlemlendiği, bodrum kattaki tadilatların Temmuz 2011 tarihinden önce gerçekleştirilmiş olduğu değerlendirilmekle beraber atık su tesisat borularının konumu da dikkate alındığında bu tadilatların gerçekleşme tarihinin yapının inşa edildiği döneme yani 1989 yılına dayandığı ihtimalinin arttığı, sahanlık kotu ve merdiven konumlarındaki farklılaşmaların doğası gereği yapının inşası (1989) esnasında değişmiş bulunduğu sonucuna varıldığı, davacı ...’ın 21/04/2011 tarihinde 2 nolu bağımsız bölümü satın alma yoluyla davaya konu yapıda malik olduğu, çatı örtüsü imalatının davacının malik olmasından sonra (Temmuz 2011), bodrum kat ve giriş kapısındaki imalatların davacının malik olmasından önce gerçekleştirildiği sonucuna varıldığı görüş ve değerlendirmelerine yer verildiği, aykırılıkların, esaslı tadilat kapsamında olmayan, binanın taşıyıcı sistemi ile kullanım amacı ve niteliğini değiştirmeyen basit tamir ve tadiller kapsamında olduğu ve ruhsata tabi olmadığının bilirkişi raporu ile ortaya konulması karşısında, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen temyize konu kararda; İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği, uyuşmazlığa konu tadilatlardan, kapı girişi iptali ile kapı ve pencere açılması şeklindeki imalatların esaslı tadilat olmadığı şeklindeki bilirkişi raporuna itibar edilmemiş ise de; davalı idare tarafından yapı sahibinin somut olarak tespit edilmeksizin, ortak alanlarda yapılan imalatlar nedeniyle davacının diğer kat malikleri ile birlikte cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak dava konusu idari para cezasının tamamından müteselsil sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığından, istinafa konu mahkeme kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, aykırılıkların yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, İmar Kanunu'nun 32. ve 42. maddeleri uyarınca işlem yapıldığı, söz konusu yapıda çatı haricinde bulunan bodrum kattaki aykırılıklar giderilmediği için bu bent uyarınca verilen para cezasının iptal edilmediği, yapı tatil tutanağında yer alan ruhsata aykırılıkların tamamı giderilmediğinden söz konusu para cezasının iptalinin mümkün olmadığı, davacı tarafından 2011 yılında satın alındığı ve yapıların daha öncesinde yapıldığından bahisle kendisine herhangi bir ceza yükletilemeyeceği iddia edilmiş ise, tespit tarihi olan 21/07/2020 tarihi itibarıyla maliklere işlem uygulandığı belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemin kısmen kabulü ile yapı tatil tutanağına ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işleme dair kısmının bozulmasına, para cezasına ilişkin kısmının kararda belirtilen gerekçe ile onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Uyuşmazlığa konu yapıya ilişkin 08/08/1990 tarihli yapı kullanma izin belgesi bulunmaktadır.
Davacı, uyuşmazlığa konu taşınmaz üzerinde bulunan yapıdaki 2 nolu bağımsız bölümü 21/04/2011 tarihinde satın almıştır.
Dava konusu 21/07/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile, ruhsata ve projesine aykırı olarak bodrum katta giriş rampasının yerinin değiştirildiği (12,50 m²) ve kapı açıldığı (0,50 m²), pencere açıldığı (0,50 m²), arka cephesinde bodrum kata iniş merdiveni (2,60 m²) ve kapı girişinin (0,16 m²) iptal edilerek kapatıldığı, ön ve yan cephede pencere açıldığı (0,7 m²), bina ana merdiveni giriş kısmının projeye aykırı yapıldığı (10,12 m²) ve teras çatının üzerinin çatı örtüsü ile kapatıldığı (158,52 m²) ve aykırılıktan etkilenen alanın toplam 185,10 m² olduğu tespit edilmiştir.
Dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, söz konusu tespit esas alınarak Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca toplam 268.405,37-TL idari para cezası verilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
Davacı tarafından Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde ruhsata ve projesine aykırı yapı yapıldığının tespit edilmesi üzerine, proje değişikliğinin onaylanması ve proje değişikliği uyarınca tadilat yapı ruhsatı verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... tarih ve E:..., K:... sayılı ... İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla “davaya konu yapıdaki imalatların yapının ortak yerlerinde inşa edilen ruhsata tabi ilave ve tadilat niteliğini taşıdığı, yapının dış cephesinde ve kullanım amacında değişiklikler içeren bu imalatların basit tadilat ve tamirat niteliği taşımadığı, bu çerçevede mimari projede tadilat yapılmasının ve tadilat yapı ruhsatı alınmasının ilgili mevzuatın gereği olduğu, binanın yapı ruhsatındaki değişikliklerin ise Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin 55/8 maddesi uyarınca parsel maliklerinin tamamının muvafakatı ile yapılabileceği ve uyuşmazlığa konu olayda parsel maliklerinin tamamının onayı alınmadan başvuruda bulunulduğu açık olduğundan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 21. maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Bu durumda; bağımsız bölümlerin brüt alanı artmıyorsa ve nitelik değişmiyorsa ruhsat, hiçbir vergi, resim ve harca tabi olmaz. Ancak; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile çatı onarımı ve kiremit aktarılması ve yönetmeliğe uygun olarak mahallin hususiyetine göre belediyelerce hazırlanacak imar yönetmeliklerinde belirtilecek taşıyıcı unsuru etkilemeyen diğer tadilatlar ve tamiratlar ruhsata tabi değildir." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne, 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde ise bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. Maddesinin (ssss) bendinde "Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belgeyi,
" hükmüne, (i) bendinde "i) Basit tamir ve tadil: Yapılarda esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana, oluk dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi her türlü tamir ve tadil işlemlerini" hükmüne, aynı maddenin (y) bendinde "Esaslı tadilat: Yapılarda taşıyıcı unsuru etkileyen veya yapı inşaat alanını veya emsale konu alanını veya taban alanını veya bağımsız bölüm sayısını veya ortak alanların veya bağımsız bölümlerin alanını veya kullanım amacını veya ruhsat eki projelerini değiştiren işlemleri (Esaslı tadilat, ruhsata tabidir." hükmüne, 58. maddesinde "(1) Mevcut yapının esaslı tamir ve tadili, yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olmaması şartı ile imar planı, bu Yönetmelik hükümleri ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak yapılabilir. Ancak, ilave esaslı tamir ve tadil yapılabilmesi için ruhsat alınması zorunludur.
(2) Yapı ruhsatı alınmış olan yeni inşaat, ilave ve esaslı tadillerde, sonradan değişiklik yapılması istendiğinde mimari projenin yeniden tanzim edilmesi gereklidir. Bu değişiklik yapının statik ve tesisat esaslarında da değişiklik yapılmasını gerektirdiği takdirde istenen belgelerde de gerekli değişiklik yapılır. Yapı ruhsatına da bu projelerin tarihleri ve müelliflerin bilgileri yazılır." hükmüne, 59. maddesinde ise; "Basit tamir ve tadiller, balkonlarda yapılan açılır kapanır katlanır cam panel uygulamaları, korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bölme duvar, bahçe duvarı, duvar kaplamaları, baca, saçak, çatı ve benzeri elemanların tamiri ve pencere değişimi ruhsata tabi değildir. (Ek cümle:RG-25/2/2022-31761) Ayrıca iç mekânların tasarımına dair iç mekân projesi değişikliği ile taşıyıcı sistemi ve yangın güvenliğini etkilemeyen mahal listesi değişiklikleri de ruhsata tabi değildir." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Kararın; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca verilen toplam 268.405,37-TL para cezasına ilişkin kısmı ile ilgili olarak;
a) Kararın; yapının çatı örtüsüyle kapatılmasına (158,52 m²) dair aykırılık için 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmı ile ilgili olarak;
İdarenin işlemlerinin belirli, açık, kesin ve anlaşılır olması gerekmektedir. Bu nedenle bir idari işlem kim veya kimler hakkında tesis edilmiş ise, bu kişilerin açık ve kesin bir şekilde işlemde belirtilmesi zorunludur. Aksi takdirde, bu konudaki bir belirsizlik kişinin idari işlemin muhatabı olup olmadığı konusunda duraksamaya düşmesine, bunun akabinde bu işleme karşı yetkili mercilere itiraz hakkını ya da yargı mercileri önünde dava açma hakkını kullanamamasına neden olabilecektir. Böyle bir durumun hukuk devleti ilkesini, kişinin hak arama özgürlüğünü zedeleyeceği açıktır.
Cezaların şahsiliği ilkesi gereği ruhsatsız/ruhsata aykırı yapıyı yapanın açık ve kesin olarak belirlenmesinden sonra yapıyı yapana para cezası verilmesi ve birden fazla hissedarı bulunan bir taşınmaz üzerinde hissedarlar tarafından birlikte yapı yapılması halinde para cezası miktarının yapıyı yapanların hisseleri oranında bir saptama yapılması suretiyle hesaplanması gerekir.
Somut olayda; davacının yapıdaki 2 nolu bağımsız bölümü 21/04/2011 tarihinde satın aldığı, aykırılıkların dava konusu 21/07/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, bilirkişi raporunda çatı örtüsü imalatının davacının malik olmasından sonra 2011 yılı temmuz ayında, gerçekleştirildiğinin belirtildiği, dava konusu belediye encümeni kararında taşınmaz maliklerinin tamamı olan 5 malikin adına yer verilmek suretiyle para cezasının verildiği, ancak para cezasının maliklerin hisseleri oranında mı verildiği yoksa eşit olarak mı verildiği belirtilmeden bir bütün olarak tesis edildiği görülmektedir.
Bu durumda; birden fazla hissedarı bulunan bir taşınmaz üzerinde hissedarlar tarafından birlikte yapı yapılması halinde para cezası miktarının yapıyı yapanların hisseleri oranında bir saptama yapılması suretiyle her bir hissedarın hissine düşen miktarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, buna ilişkin bir belirleme yapılmaksızın, kimden hangi oranda tahsil edileceği belirtilmeden tesis edilen para cezasının çatı örtüsüyle kapatılmasına (158,52 m²) dair aykırılığa ilişkin kısmında hukuka uyarlık, dava konusu para cezasının anılan kısmının iptali yolundaki temyize konu idari dava dairesi kararının anılan kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

b) Kararın; yapının çatı örtüsüyle kapatılmasına (158,52 m²) dair aykırılık için 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmı ile ilgili olarak;
3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi hükmü ile, imar mevzuatına aykırılıkların yapı sahipleri tarafından giderilmesinin ve mevzuata uygun hale getirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığı, anılan "ç" bendi uyarınca verilen para cezasının, Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki uyarının ilgisine tebliğ edilmesi, dolayısıyla ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme imkanı, hem de anılan "ç" bendi uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması gerekmektedir. Yani, anılan "ç" bendi uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık bir sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davacının yapıdaki 2 nolu bağımsız bölümü 21/04/2011 tarihinde satın aldığı, aykırılıkların dava konusu 21/07/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, bilirkişi raporunda çatı örtüsü imalatının davacının malik olmasından sonra 2011 yılı temmuz ayında, gerçekleştirildiğinin belirtildiği, dava konusu belediye encümeni kararında taşınmaz maliklerinin tamamı olan 5 malikin adına yer verilmek suretiyle para cezasının verildiği, ancak para cezasının maliklerin hisseleri oranında mı verildiği yoksa eşit olarak mı verildiği belirtilmeden bir bütün olarak tesis edildiği, dava konusu işlem ile anılan uyarınca (ç) bendi uyarınca 232.539,28 TL para cezası ilave edildiği, ancak dava konusu işlemde idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği uyarısına yer verilmediği görülmektedir.
Bu durumda; birden fazla hissedarı bulunan bir taşınmaz üzerinde hissedarlar tarafından birlikte yapı yapılması halinde para cezası miktarının yapıyı yapanların hisseleri oranında bir saptama yapılması suretiyle her bir hissedarın hissine düşen miktarın ayrı ayrı belirlenmesi gerekirken, buna ilişkin bir belirleme yapılmaksızın, kimden hangi oranda tahsil edileceği belirtilmeden tesis edilen çatı örtüsüyle kapatılmasına (158,52 m²) dair aykırılık için (ç) bendi uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık, ayrıca dava konusu işlemde bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hususunun ihtar edilmediği dolayısıyla anılan hususta davacıya gerekli ikazın yapılmadığı görüldüğünden (ç) bendi uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmında bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu para cezasının anılan kısmının iptali yolundaki temyize konu idari dava dairesi kararının anılan kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan; davacı tarafından para cezasının tarafına tebliğinden itibaren bir ay içinde çatıya ilişkin aykırılığın giderilerek ruhsata uygun hale getirildiği, buna rağmen çatı ile ilgili davalı idarece idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu iddia edilmiş ise de; 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın ortadan kaldırılması durumunda, para cezasına bu bent uyarınca ilave edilen kısmın tahsilat aşamasında tahsil edilmeyeceği hükmüne yer verildiği, davacı tarafından çatıya ilişkin aykırılık tebliğ tarihinden itibaren bir aylık süre içinde giderilmiş ise de, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte ruhsata aykırılığın gerçekleştirildiği sabit olduğundan (ç) bendi uyarınca para cezası verilmesinin yasanın gereği olduğu, aykırılığın sonradan giderilmesinin (ç) bendi uyarınca verilen para cezasını hukuka aykırı hale getirmeyeceği, davacı tarafından bir aylık süre içerisinde aykırılığın giderilmiş olmasının sadece (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının tahsiline engel teşkil edeceği ve (ç) bendi uyarınca verilen para cezasının tahsil edilemeyeceği dikkate alındığında, davacının anılan iddiasına itibar edilmemiştir.

c) Kararın; yapının çatı örtüsüyle kapatılmasına (158,52 m²) dair aykırılık dışındaki 26,58 m² aykırılık için 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca verilen para cezasına ilişkin kısmına gelince;
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
Cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin ise her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olması zorunlu olmadığından ruhsatsız yapıyı yapan kişinin taşınmaz malikinden farklı bir kişi olduğunun anlaşılması durumunda, taşınmaz maliki adına değil yapıyı yapan adına para cezası verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının yapıdaki 2 nolu bağımsız bölümü 21/04/2011 tarihinde satın aldığı, aykırılıkların dava konusu 21/07/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile tespit edildiği, bilirkişi raporunda bodrum kat ve giriş, sahanlık kotu ve merdiven konumlarındaki aykırılıkların gerçekleşme tarihinin yapının inşa edildiği döneme yani 1989 yılına dayandığı, bodrum kat ve giriş kapısındaki imalatların davacının malik olmasından önce gerçekleştirildiği sonucuna varıldığı hususunun belirtildiği, dava konusu para cezasının iptali yolundaki idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun, temyize konu idari dava dairesi kararıyla imalatların esaslı tadilat olmadığı şeklindeki bilirkişi raporuna itibar edilmemiş ise de; davalı idare tarafından yapı sahibinin somut olarak tespit edilmeksizin, ortak alanlarda yapılan imalatlar nedeniyle davacının diğer kat malikleri ile birlikte cezaların şahsiliği ilkesine aykırı olarak dava konusu idari para cezasının tamamından müteselsil sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle gerekçeli reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; bilirkişi raporunda yapı tatil tutanağında belirlenen çatı örtüsüyle kapatılmasına (158,52 m²) dair aykırılık dışındaki 26,58 m² aykırılığın uyuşmazlığa konu yapının inşa edildiği 1989 yılında yapıldığı hususu ortaya konulduğundan, söz konusu 26,58 m² aykırılığın davacının taşınmazı satın aldığı tarihten önce, yani binanın ilk yapımı aşamasında yapıldığı ve davacı tarafından inşa edilmediği sonucuna varıldığından, davacının malik olduğu tarihten önce yapıldığı sabit olan anılan aykırılık nedeniyle cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca 26,58 m² aykırılık için 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (ç) bentleri uyarınca davacıya para cezası verilemeyeceğinden, dava konusu para cezasının anılan kısımlarının iptali yolundaki temyize konu idari dava dairesi kararının anılan kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.

Kararın; yapı tatil tutanağına ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işleme ilişkin kısmına gelince;
Yapılarda, esaslı tadilat kapsamında olmayan, taşıyıcı sistemi, bağımsız bölümün dış cephesini, ıslak hacimlerin yerini ve sayısını değiştirmeyen; derz, iç ve dış sıva, boya, badana oluk, dere, doğrama, döşeme ve tavan kaplamaları, elektrik ve sıhhi tesisat tamirleri ile korkuluk, pergola, çardak/kameriye ve benzerlerinin yapımı ile bahçe duvarı, duvar kaplamaları baca, saçak, çatı onarımı ve kiremit aktarılması gibi gibi her türlü tamir ve tadil işlemlerinin yeniden bir yapı ruhsatı gerektirmeyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; her ne kadar İdare Mahkemesince, aykırılıkların esaslı tadilat kapsamında olmayan, binanın taşıyıcı sistemi ile kullanım amacı ve niteliğini değiştirmeyen basit tamir ve tadiller kapsamında olduğu ve ruhsata tabi olmadığının bilirkişi raporu ile ortaya konulduğu gerekçesiyle dava konusu yapı tatil tutanağının ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işlemin iptaline karar verilmiş ise de, 21/07/2020 tarihli yapı tatil tutanağı ile, ruhsata ve projesine aykırı olarak bodrum katta giriş rampasının yerinin değiştirildiği, kapı ve pencere açıldığı, arka cephesinde bodrum kata iniş merdiveni ve kapı girişininin iptal edilerek kapatıldığı, ön ve yan cephede pencere açıldığı, bina ana merdiveni giriş kısmının projeye aykırı yapıldığı ve teras çatının üzerinin çatı örtüsü ile kapatıldığının tespit edildiği, yapı tatil tutanağında aykırılıkların ve ölçümlerinin somut ve ayrıntılı olarak tespit edildiği ve tutanakta aykırılıkların projesi üzerinde gösterildiğinin belirtildiği, aykırılıkların durumunun ayrıntılı bir şekilde ortaya konulduğu, dolayısıyla yapı tatil tutanağının 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; söz konusu aykırılıkların Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinde düzenlenen ruhsat gerektirmeyen basit tamir ve tadil niteliğinde olmadığı ve yapı tatil tutağının usulüne uygun olarak düzenlendiği hususları dikkate alındığında 3194 sayılı Kanun'un 32. maddesinde öngörülen usule uygun düzenlenen yapı tatil tutanağı ile tespit edilen söz konusu aykırılıkların ruhsat gerektiren yapı niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından dava konusu yapı tatil tutanağında ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işlemde hukuka aykırılık, anılan işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu idari dava dairesi kararının anılan kısmında isabet görülmemiştir.
Öte yandan; aynı dava konusu işlemlerin iptali istemiyle açılan başka bir davada; dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak yapı tatil tutanağı ile 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işlem yönünden davanın reddine, para cezasına ilişkin kısmının gerekçeli olarak iptaline karar verilmiş ve temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 24/04/2025 tarih ve E:2022/7825, K:2237 sayılı kararıyla dava konusu yapı tatil tutanağına ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işleme dair kısmının onanmasına karar verilmiştir.
Yine; aynı dava konusu işlemlerin iptali istemiyle açılan başka bir davada; dava konusu işlemlerin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik yapılan istinaf başvurusu üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılarak yapı tatil tutanağı ile 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işlem yönünden davanın reddine, para cezasına ilişkin kısmının iptaline karar verilmiş ve temyiz incelemesi sonucunda Dairemizin 24/04/2025 tarih ve E:2022/7828, K:2236 sayılı kararıyla dava konusu yapı tatil tutanağına ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işleme dair kısmının onanmasına karar verilmiştir.
Netice olarak; Dairemizin E:2022/7825 ve E:2022/7828 esasına kayıtlı dosyalarında iş bu davada da dava konusu olan yapı tatil tutanağı ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işlem davanın reddi yolundaki karar ile sonuçlanmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davalının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, para cezasına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. Kararın; yapı tatil tutanağına ve 3194 sayılı İmar Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesine yönelik işleme ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/04/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim