SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/9136 E. 2025/4690 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/9136

Karar No

2025/4690

Karar Tarihi

7 Ekim 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/9136 E. , 2025/4690 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/9136
Karar No : 2025/4690

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana yönelik Üsküdar Belediye Meclisi'nin... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilip İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla uygun bulunan 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Bölgesi Uygulama İmar Planı'nın iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarihli, E:... K:... sayılı kararda, imar planlarında dava açma süresinin askı ilan süresi ile başladığı, sonradan öğrenme üzerine dava açılamayacağı, istisnai olarak imar durumu verilmesi üzerine dava açılması mümkün olmakla birlikte olayda imar durumu istemeye yönelik bir başvurunun bulunmadığı, taşınmazın davacı tarafından sonradan satın alınmış olmasının da dava açma süresini ihya etmeyeceği, bu itibarla 16.06.2006 tarihinden itibaren askıya çıkarılarak bir ay süreyle ilan edilen ve askı süresi içinde itiraz edilmeyen 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Bölgesi Uygulama İmar Planına karşı, son ilan tarihini takip eden 60 gün içinde açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra, 05.11.2021 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının Daire kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ...parsel sayılı, mülkiyeti davacıya ait taşınmazı kapsayan alana yönelik hazırlanan 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Bölgesi Uygulama İmar Planı, Üsküdar Belediye Meclisi'nin... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilip İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi'nin... tarihli, ... sayılı kararıyla uygun bulunmuştur.
Bakılan dava, anılan planın iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde, "(1) Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. (2) Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. (3) Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde, “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve Çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer.Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde bir ay süre ile ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye Başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi on beş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar. Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.” hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve İdare Mahkemelerinde altmış gün olduğu, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmiş ve bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri hüküm altına alınarak, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine dava açma olanağı tanınmıştır.
Aynı Kanun'un "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinde ise, "(1) İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler..." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuatın değerlendirilmesinden, ilgililerin talebi ile tesis edilen uygulama işlemi üzerine sadece dayanağı düzenleyici işleme karşı dava açılabileceği gibi, uygulama işlemi ile düzenleyici işleme karşı birlikte veya ayrı ayrı da dava açılabileceği, uygulama işlemi ile düzenleyici işlemin birlikte dava konusu edilmesi zorunluluğunun bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunu'nda tanımı yer almayıp, Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde ise, "Bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren belge" olarak tanımlanan imar durum belgesi, taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığını, taşınmaz için planda öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren, imar planı ve/veya yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilen kat adedi, bina yüksekliği, bina derinliği, ön bahçe, arka bahçe ve yan bahçe mesafeleri, bina cephesi gibi hususların rakam ve kroki ile gösterildiği belgedir. O halde, yürürlükteki imar planlarının uygulanması niteliğinde bir işlem olduğu anlaşılan imar durum belgesinin düzenlenilmesi üzerine ilgilileri tarafından askı ilan sürelerine bağlı kalınmaksızın düzenleyici işlem mahiyetindeki imar planlarının iptali istemiyle yasal süresi içinde dava açılabilecektir.
Öte yandan, Anayasal güvence altındaki temel hak ve özgürlüklerden olan ve uluslararası hukuk ilkeleriyle kabul edildiği üzere zamanaşımına tabi olmayan mülkiyet hakkının kişiye tanıdığı kullanma, yararlanma ve tasarruf yetkilerinin kullanılması kapsamında ilgililerin gerekli bütün iş ve işlemlerin yapılmasını idarelerden her zaman isteyebilecekleri de açıktır. İşte imar planları da taşınmazların hangi amaçla (konut, ticaret vb..) ve ne şekilde (yapılaşma koşulları) kullanılabileceğine ilişkin olarak getirdiği özel kural ve kısıtlamalar itibarıyla mülkiyet hakkıyla yakından ilişkili olan düzenleyici işlemlerdir. Bununla birlikte, 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 10. maddesinin de yine mülkiyet hakkı sahiplerine bu hakla yakından ilişkili olan imar planlarıyla ilgili olarak her zaman idari makamlara başvuruda bulunup idari işlem tesis ettirme olanağı sağlayan bir düzenleme olduğuna değinmek gerekir.
Bu itibarla, bir taşınmazın askı ilan sürelerinden sonra o taşınmazı iktisap eden maliklerinin de, mülkiyet hakkının kişiye sağladığı yetkilerin kullanılması kapsamında planların tatbikine yönelik her türlü işlemin tesisini idareden isteyebilecekleri, sonrasında tesis edilen o uygulama işlemi (imar durum belgesi, plan değişikliği isteminin reddi vb.) veya düzenleyici işlem (imar planlarının kendisi) yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, İstanbul İli, Üsküdar İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 22.05.1973 tarihli yapı ruhsatına uygun olarak inşa edildiği İstanbul Belediyesi İmar ve Planlama Müdürlüğü İskan Şubesi'nin ... tarihli, ... sayılı yapı muayene ve kullanma izin raporu ile tespit edilen taşınmazın davacı tarafından 24.11.2020 tarihinde satın alındığı; 16.06.2006 - 17.07.2006 tarihleri arasında askıda ilan edilen 1/1000 ölçekli Üsküdar Merkez Bölgesi Uygulama İmar Planının, söz konusu planda taşınmazın kısmen park, kısmen yol olarak belirlenmiş olması sebebiyle iptali istemiyle davacı tarafından 05.11.2021 tarihinde açılan davada ... İdare Mahkemesi'nce verilen ... tarihli, E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararının tebliği üzerine 30 günlük yasal süre içerisinde, 26.01.2022 tarihinde, bu defa usulüne uygun olarak düzenlenen dava dilekçesiyle bakılan davanın açıldığı; Dairemizin 29.04.2025 tarihli, E: 2022/9136 sayılı ara kararına davalı idare vekili tarafından 24.07.2025 tarihinde verilen cevap ekinde sunulan ... tarihli, ... sayılı dilekçenin, davacı tarafından taşınmazına ait imar durum belgesi verilmesi istemiyle yenileme süresi içerisinde davalı idareye yapılan bir başvuru niteliğinde olduğu; bu başvuruya istinaden Üsküdar Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nce verilen ... tarihli, ... sayılı yazıda taşınmazın dava konusu planda kısmen park, kısmen imar yolunda kaldığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan 24/01/2022 tarihli başvuru üzerine verilen ... tarihli, ...sayılı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü cevabında her ne kadar sadece ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın dava konusu plandaki fonksiyonları belirtilmiş ise de davacının isteminin imar durum belgesi düzenlenmesine ilişkin olduğu, imar durum belgesinin ise yukarıda aktarıldığı üzere genel düzenleyici işlem olan imar planlarının uygulama işlemi mahiyetinde olduğu dikkate alındığında, söz konusu cevabın imar durum belgesi olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla da açılan davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süreaşımı nedeniyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim