Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/864
2025/5152
21 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/864
Karar No : 2025/5152
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL: ... AŞ
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sivas İli, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın hissedarı olan davacı tarafından, söz konusu taşınmazın komşuluğunda bulunan ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin ... tarih ve ... sayılı Sivas Belediye Meclis kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:... K:... sayılı kararda; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, her ne kadar davalı idare tarafından dava konusu plan değişikliği sonrasında alanda bulunan sağlık tesis alanının 10.000 m2 kısmı ... tarih ve ... sayılı Belediye Meclis kararı ile eğitim alanı olarak,... tarih ve ... sayılı Belediye Meclis kararı ile de Mahkemeye sunulan bilirkişi raporuna istinaden ... ada, ... parsel sayılı, konut alanında kalan taşınmazın bir kısmı Sosyal Tesis Alanı olarak ayrılmış ise de, yapılan plan değişikliğinin revizyon imar planı olarak belirtilmesine rağmen aslında parsel bazlı ve yoğunluk artıran bir plan değişikliği niteliğinde olduğu, buna rağmen gerekli sosyal donatı ihtiyacı hesaplanmadan parsel bazlı yoğunluk artışı yapıldığı anlaşıldığından, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin... tarihli ve ... sayılı belediye meclis kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planı değişikliğinin imar mevzuatına, şehircilik ilke ve esaslarına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen kararda, dosyada yer alan paftaların tümünün incelenmesinden, dava konusu 2015 planlama kararı öncesinde 2014 yılında yapılan revizyonda 30 metrelik yola cepheli çevre parsellere verilen yapılaşma koşullarının planda eşitlik ilkesi gereği 2015 tarihli planlama kararı ile ... sayılı parsele de sağlandığı, nitekim bilirkişi raporunda da bölgedeki mevcut bina yüksekliklerine uygun bir yapılaşma hakkının verilmiş olduğunun belirtildiği ve dava süreci devam ederken yapılan plan değişikliği ile donatı dengesinin sağlanması amacıyla ... sayılı parselin cephe aldığı 30 metrelik yola cepheli konut kullanımına açık ve planlama alanına yaklaşık 330 metre mesafede bulunan ... ada ... parsel sayılı taşınmazın 3550 metrekarelik kısmının sosyal tesis alanı olarak ayrıldığı, böylelikle artan nüfusa hizmet edecek donatı alanının hizmet etki alanı içerisinde ayrılmış olduğu görüldüğünden, kat ve emsal artışı getiren planlama işleminde ve davacının söz konusu planlama işleminin geri alınması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : 1.... Belediye Başkanlığı tarafından, temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
2\. Davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, davacının komşu parselde yapılan inşai faaliyetler üzerine, 22.12.2015-22.01.2016 tarihleri arasında askıya çıkarılmış olan ve Sivas Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli plan değişikliğinin geri alınması istemiyle 14.09.2018 tarihinde idareye başvurduğu anlaşıldığından, en geç bu tarih itibarıyla söz konusu plan değişikliğini öğrendiğinin ve 11.01.2019 tarihinde açılan davanın özü itibarıyla anılan değişikliğin iptaline yönelik olduğunun kabulü ile temyiz istemi kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Sivas İli, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz malikinin istemi üzerine, Sivas Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla, ticaret alanı lejantında kalan söz konusu taşınmaza ilişkin E:1,00, hmax: 9,50 metre şeklindeki yapılaşma koşullarının E:1,80, h: serbest olarak değiştirilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu taşınmazın komşuluğundaki ...parsel sayılı taşınmazda bağımsız bölüm maliki olan davacı tarafından, söz konusu plan değişikliğinin iptali istemiyle 14.09.2018 tarihinde Sivas Belediye Başkanlığı'na yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra aynı Kanun'un ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendinde dava dilekçelerinin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Yine aynı Kanun'un 10. maddesinin dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri, altmış gün içinde cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı, ilgililerin altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabileceği, altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgilinin bu cevabı, istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği, bu takdirde dava açma süresinin işlemeyeceği, ancak, bekleme süresinin başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği, dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açılabileceği hükme bağlanmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Planların sunulması'' başlıklı 31. maddesinin 4. fıkrasında, "İmar planı teklifleri, planın kapsadığı alanın maliki veya maliklerinin yasal vekilleri tarafından sunulabilir..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan birisi olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlali kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilmektedir.
İlgililerin plan değişikliği koşullarının oluştuğunu öne sürerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 10. maddesi uyarınca taşınmazları ile ilgili olarak mülkiyet hakkı kapsamında her zaman plan değişikliği isteminde bulunabilecekleri ve istemlerinin reddi üzerine dava açma süresi içinde bu istemlerinin reddine ilişkin işlem ile birlikte imar planına karşı dava açabilecekleri açıktır.
Öte yandan, Mekansal Planlar Yönetmeliği'nin 31. maddesinin yukarıda yer verilen 4. fıkrası uyarınca imar planı değişikliği istemleri sadece taşınmaz malikleri veya onlar adına yasal temsilcileri tarafından yapılabilir.
Uyuşmazlıkta, Sivas İli, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz malikinin istemi üzerine, Sivas Belediye Meclisi'nin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kararıyla kabul edilen ticaret alanı lejantında kalan söz konusu taşınmaza ilişkin E:1,00, hmax: 9,50 metre şeklindeki yapılaşma koşullarının E:1,80, h:Serbest olarak belirlenmesine yönelik plan değişikliğinin geri alınması istemiyle ... parsel sayılı taşınmazın maliki olan davacı tarafından davalı idareye başvuruda bulunulduğu, bir başka ifadeyle davacı tarafından, mülkiyeti kendisine ait olmayan komşu parsele yönelik imar planı değişikliği yapılmasının istenildiği; buna ilişkin başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı görülmüştür.
Mekansal Planlar Yönetmeliği'nin 31. maddesinin yukarıda yer verilen 4. fıkrası uyarınca imar planı değişikliği istemleri sadece taşınmaz malikleri tarafından yapılabileceği gibi 2577 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen 10. maddesinde de ilgililerin haklarında işlem tesis edilmesi amacıyla idareye başvuruda bulunabileceği düzenlendiğinden, davacının yalnızca kendi tasarrufunda bulunan taşınmaz ile ilgili olarak idari başvuru yapabileceği ve bu halde söz konusu işlemin uygulama işlemi olarak kabulü suretiyle dayanağı imar planının iptali istemiyle dava açılabileceği açık olup, uyuşmazlığa konu taşınmazın davacının komşuluğunda bulunan başkasına ait bir taşınmaz olduğu ve bu taşınmazla ilgili olarak idareye yapılan başvrunun 10. madde kapsamında ilgilisince yapılmış bir başvuru olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla, söz konusu başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, davacının yukarıda tanımlandığı şekilde kişisel, güncel ve meşru bir menfaat ilişkisinin olmadığı, bir başka ifadeyle, dava açma ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüyle, anılan kararın kaldırılması ve davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
(X)KARŞI OY : 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararın gerekçesini değiştirerek onayabileceği; 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında ise, bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinde de, İdari Dava Daireleri Kurulu'nun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda, davanın ehliyet bakımından reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, dolayısıyla, işin esası incelenmiş ve ehliyet hususunda bir hüküm tesis edilmemiştir.
Davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kararın, içeriği ve sonuçları itibarıyla davanın reddine ilişkin karardan farklı olması nedeniyle bu gerekçe ile kararın onanması halinde karar veren İdari Dava Dairesinin davacının ehliyetli olduğu gerekçesiyle ilk kararında ısrar etme imkanı ortadan kalkacağından, yargılama yetkisinin usulüne uygun kullanımının sağlanması amacıyla, temyize konu kararın bozulmasına, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, değişik gerekçe ile onanmasına yönelik olarak verilen karara katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.