Danıştay danistay 2022/8329 E. 2025/4305 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/8329
2025/4305
23 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8329
Karar No : 2025/4305
TEMYİZ EDENLER : 1- DAVACI ...
VEKİLİ : Av. ...
2- DAVALI ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : 1- DAVALI ... Belediye Başkanlığı
2- DAVACI ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ait yapı kayıt belgesinin iptali üzerine yapılan denetim neticesinde ruhsata aykırı olarak bodrum ve zemin katında arka bahçe mesafesini doldurulduğu ve asma kat oluşturulduğu, çatı katında ise yeni bağımsız bölümler oluşturulduğu ve çatı alanının tamamının kullanıldığından bahisle, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca 555.460,86-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Pamukkale Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu işlemin 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca tesis edilen kısmı yönünden, imalatların mevcut olduğu ve ruhsatlandırılamayacağı açıkça tespit edildiğinden işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine; dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmı yönünden ise, davalı idare tarafından aykırılıktan etkilenen alanın 491,32 m² olarak belirlendiği, bilirkişi raporunda aykırılıktan etkilenen alanın ise 279,84 m² olarak tespit edildiği ve bu haliyle imara aykırılıktan etkilenen alanın birbiriyle uyumlu olmadığı, öte yandan 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının c.4 alt bendi uyarınca uygulanan artırım sebebinin de hatalı olduğu, bu nedenle anılan yapılar hakkında yapı alanının ve artırım nedenlerinin değişmesi neticesinde ceza tutarının 300.712,88-TL olarak hesaplanmasının uygun olduğu, işlemin bu tutara isabet eden kısmında hukuka aykırılık, bu miktarı aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacıya 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi uyarınca verilen 555.460,86-TL para cezasının 300.712,88-TL'lik kısmı yönünden davanın reddine, 245.252,02-TL'lik kısmı yönünden ise işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararındaki gerekçelerle kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Denizli ili, Pamukkale ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz için davacı tarafından alınan ... tarihli, ... belge numaralı yapı kayıt belgesinin Denizli Valiliği Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğü tarafından 21/02/2020 tarihinde iptal edildiği ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, anılan iptal işlemine karşı dava açılmadığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazda davalı idare elemanlarınca yapı kayıt belgesinin iptali üzerine yapılan denetim neticesinde ruhsata aykırı olarak bodrum ve zemin katında arka bahçe mesafesinin doldurulduğu ve asma kat oluşturulduğu, çatı katında ise yeni bağımsız bölümler oluşturulduğu ve çatı alanının tamamının kullanıldığı ... tarih ve ... sayılı yapı tatil tutanağı ile tespit edilerek, mühürlenmiştir.
Bunun üzerine, anılan imalatlar hakkında 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 492,32 m² aykırılıktan etkilenen alan ve 3/B yapı sınıfı/grubu esas alınarak belirlenen temel para cezasına (c) bendinin 4., 5., 8. ve 11. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmak ve (ç) bendindeki aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel de ilave edilmek suretiyle toplam 555.460,86-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Pamukkale Belediye Encümeni kararının alınması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin çatı katında bulunan imalatlara yönelik 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca tesis edilen işleme ilişkin kısmında;
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu işlemin bodrum ve zemin katında bulunan imalatlara yönelik 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca tesis edilen işleme ilişkin kısmında ise;
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesinde; "
Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Yapının imar mevzuatına aykırı olduğuna dair bilgi, tapu kayıtlarının beyanlar hanesine kaydedilmek üzere ilgili idaresince tapu dairesine en geç yedi gün içinde yazılı olarak bildirilir. Aykırılığın giderildiğine dair ilgili idaresince tapu dairesine bildirim yapılmadan beyanlar hanesindeki kayıt kaldırılamaz.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. Bu tebligatın bir nüshası muhtara bırakılır, bir nüshası da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne gönderilir.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. Yapı tatil tutanağının düzenlendiği tarihten itibaren bir ay içinde yapı sahibi tarafından yapının ruhsata uygun hale getirilmediğinin veya ruhsat alınmadığının ilgili idaresince tespit edilmesine rağmen iki ay içinde hakkında yıkım kararı alınmayan yapılar ile hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen altı ay içinde ilgili idaresince yıkılmayan yapılar, yıkım maliyetleri döner sermaye işletmesi gelirlerinden karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım maliyetleri %100 fazlası ile ilgili idaresinden tahsil edilir. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde ilgili idarenin 5779 sayılı Kanun gereğince aktarılan paylarından kesilerek tahsil olunur. Tahsil olunan tutarlar, Bakanlığın döner sermaye işletmesi hesabına gelir olarak kaydedilir.
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükmünün değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapının mühürlenerek inşaatın durdurulmasından itibaren, yapı sahibine ruhsat almak veya yapısını ruhsata uygun hale getirmek için bir ayı geçmemek koşulu ile süre verilmesi durumunda bu sürenin; herhangi bir süre verilmemesi halinde ise tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda ruhsat alınmayan veya ruhsatına uygun hale getirilmeyen yapılara ilişkin 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınabileceği açıktır.
7153 sayılı Kanunun 15. maddesi ile 32. maddeye eklenen 6. fıkra ile ise, İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapılar hakkında bir aylık süre beklenilmeksizin 32. maddesi uyarınca yıkım kararı alınabileceği düzenlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; 11/02/2021 tarihli yapı tatil tutanağında, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu ruhsatsız yapının mühürlenerek durdurulduğu ve yapı sahibine, yapısını 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtildiği; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 27/09/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, uyuşmazlığa konu taşınmazın bodrum ve zemin kattaki ruhsata aykırı imalatların, yapı niteliğinde olduğu, yapı ruhsatı gerektirdiği, yapı ruhsatının bulunmadığı ve ruhsatsız olarak yapıldığının sabit olduğu, ancak yapı ruhsatı ve eki onaylı projesine uygun hale getirilmesinin mümkün olduğu tespitlerine yer verildiği; dava konusu encümen kararı ile ise, anılan imalatların ruhsata bağlanamayacağından bahisle, ruhsata uygun hale getirmesi veya kaldırılması için davacıya bir aylık süre verilmediği görülmektedir.
Bu durumda; bodrum ve zemin kattaki ruhsata aykırı imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına (yıkımına) ilişkin kısmı yönünden, tespit tarihinden itibaren bir aylık sürenin sonunda yıkım kararı alınması gerekirken, 11/02/2021 tarihli yapı tatil zaptının düzenlenmesinden itibaren bir aylık süre beklenilmeksizin, söz konusu imalatların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına yönelik tesis edilen 16/02/2021 tarihli dava konusu encümen kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Temyize konu İdari Dava Dairesi Kararının, dava konusu işlemin para cezasına ilişkin kısmına gelince;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin ikinci fıkrasında; idari yargı yetkisinin, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olduğu, idari mahkemelerin, yerindelik denetimi yapamayacakları, yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; aynı fıkranın (c) bendinde; (a) ve (b) bentlerine göre cezalandırmayı gerektiren aykırılığa konu yapının niteliğine göre para cezasında uygulanacak artırım nedenleri (13) alt bent olarak sayılmış, (a) ve (b) bentlerinde belirtilen şekilde tespit edilen para cezası miktarına belirtilen alt bentlerdeki uygulanacak artırım nedenlerine göre ayrı ayrı hesap edilecek cezaların ilave olunacağı, para cezalarına konu olan alanın hesaplanmasında, aykırılıktan etkilenen alanın dikkate alınacağı, (ç) bendinde ise, bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen 3194 sayılı Kanunun 42. maddesi hükmünün değerlendirilmesinden; ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı, temel ceza miktarı belirlendikten sonra maddede öngörülen arttırım sebeplerinin varlığı halinde arttırım sebeplerinin ayrı ayrı hesaplanacağı, bunların toplamlarının alınması suretiyle toplam ceza miktarının bulunacağı ve bulunan bu miktarın belediye encümeni tarafından imar para cezası olarak verileceği anlaşılmaktadır. İdare Mahkemesince, öncelikle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hesaplanan temel para cezasına ilişkin kısmın hukuki değerlendirmesinin yapılması, temel para cezasının hesaplanmasında, yapı inşaat alanı ve yapı sınıfı ve grubu temel kriterler olarak öngörüldüğünden, temel para cezasının bu kriterlere aykırı olarak hesaplandığının tespit edilmesi halinde, aykırılığı tespit edilen para cezası miktarına (c) bendinde öngörülen artırım oranları uygulanarak belirlenen toplam para cezasının tamamının iptal edilmesi gerektiği, temel para cezasında hukuka aykırılık bulunmaması halinde ise 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendinde öngörülen artırım sebeplerinin uygulanması koşulları yönünden inceleme yapılarak, hukuka uygun olmayan artırım nedenlerine ilişkin kısımlar var ise, sadece hukuka aykırılığı tespit edilen artırım sebeplerine isabet eden kısımları yönünden dava konusu para cezasının kısmen iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Yani İdare Mahkemesince öncelikle temel para cezası miktarının doğru belirlenip belirlenmediğinin incelenmesi, temel para cezası miktarının doğru olarak belirlendiğine karar verilmesi halinde ise, artırımların hukuka uygunluğu yönünden ayrıca inceleme yapılmak suretiyle para cezasının hukuka uygunluk denetiminin yapılması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, aykırılıktan etkilenen alan miktarının davalı idarece 491,32 m², yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 27/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise 279,84 m² olarak tespit edildiği, aykırılıktan etkilenen alan farklılığının temel cezayı etkileyen nitelikte olduğu dikkate alındığında, hatalı olarak hesaplanan alan üzerinden verilen para cezasında hukuka uyarlık bulunmamakta olup, para cezasının tamamen iptaline karar verilmesi gerektiğinden, aksi yöndeki temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında da hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan tarafların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle yıkım yönünden davanın reddine, para cezası yönünden ise kısmen işlemin iptaline, kısmen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; dava konusu işlemin çatı katında bulunan imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin kısmının ONANMASINA, dava konusu işlemin bodrum ve zemin katında bulunan imalatların 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca işlem yapılmasına ilişkin kısmının ve para cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, dava konusu işlemin bodrum ve zemin katta bulunan imalatlara yönelik 3194 sayılı Kanunun 32. maddesi uyarınca tesis edilen işleme ilişkin kısmı yönünden oybirliğiyle, dava konusu işlemin çatı katında bulunan imalatlara yönelik kısmı yönünden oyçokluğuyla, para cezası yönünden oybirliğiyle 23/09/2025 tarihinde, kesin olarak karar verildi.
KARŞI OY (X):
3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ...
(Ek fıkra:29/11/2018-7153/15 md.) İdare tarafından ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların ruhsatı üçüncü fıkrada düzenlenen bir aylık süre beklenmeden iptal edilir ve mevzuata aykırı imalatlar hakkında beşinci fıkra hükümleri uygulananır." hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda anılan 3194 sayılı Kanunun 32. maddesinin 6. fıkrasının uygulanabilmesi için yapı tatil tutanağının tutulması aşamasında ruhsata herhangi bir şekilde bağlanamayacağı tespit edilebiliyorsa bu hususun yapı tatil tutanağına yazılması, bilinemiyorsa yapı tatil tutanağında 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtilmesi yerine süre vermeme veya bu sürenin kısaltıldığının yapı tatil tutanağında açık bir şekilde yazılması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; 11/02/2021 tarihli yapı tatil tutanağında, 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca söz konusu ruhsata aykırı imalatların mühürlenerek durdurulduğu ve yapı sahibine, yapısını 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtildiği; söz konusu imalatların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına yönelik tesis edilen 16/02/2021 tarihli dava konusu encümen kararında yapıların ruhsata bağlanamayacağı tespitine yer verildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu encümen kararının dayanağı yapı tatil tutanağında hangi imalatların ruhsata bağlanabileceği hangilerinin bağlanamayacağı hususunda tespite yer verilmediği gibi yapı tatil tutanağında 1 ay içerisinde ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat ve eklerine aykırı olan kısımlarının yıktırılarak kaldırılmasının belirtilmesi yerine süre vermeme veya bu sürenin kısaltıldığınında belirtilmediği dikkate alındığında, 11/02/2021 tarihli yapı tatil zaptının düzenlenmesinden itibaren bir aylık süre beklenilmeksizin, tesis edilen 16/02/2021 tarihli dava konusu encümen kararının söz konusu imalatların 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca yıkımına ilişkin kısmının tamamı yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, aksi yöndeki Dairemiz kararının bu kısmına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.