SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2022/8004 E. 2025/4317 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/8004

Karar No

2025/4317

Karar Tarihi

23 Eylül 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/8004 E. , 2025/4317 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/8004
Karar No : 2025/4317

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Oto Kiralama ve Turizm Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan otelde ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca düzenlenen 26/06/2020 tarihli inşaat durdurma zaptı ile mühürlenen yapıda davacı şirketçe mühür fekki yapılarak ilave imalatlar yapıldığından bahisle aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih, ... cilt ve ... sayfa nolu inşaat durdurma zaptının, söz konusu ruhsata aykırı uygulamaların ruhsata bağlanabilmesi için mühür fekki tutanağının tanzim tarihi olan 14/07/2020 tarihinden itibaren yapı sahibine 15 (on beş) gün süre verilmesine, verilen süre içerisinde imar mevzuatına uygun hale getirilmediği takdirde ilgilisince yıkılmasına, aksi halde Belediye tarafından yıktırılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesi uyarınca davacıya toplam 3.351.519,60 TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının ve söz konusu ruhsata aykırı uygulamaların yıkılmadığının tespit edildiğinden bahisle 20/08/2020 tarihinde belediye tarafından söz konusu aykırı uygulamaların yıkımının yapılacağının bildirimine ilişkin ... tarih ve E.... sayılı Manavgat Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ve dosyada mevcut bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, encümen kararının idari para cezasına ilişkin kısmı ile yapı tatil zaptı yönünden, tespit edilen aykırı alanların yerinde olduğu, para cezasının doğru hesaplandığı anlaşıldığından hukuka aykırılık bulunmadığı; encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı ile bildirim işlemi yönünden ise, ruhsata aykırı imalatların ruhsata bağlanabilmesi için davacıya makul bir süre verilmeden yıkım işleminin tesis edildiği anlaşıldığından hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı ile yıkımın yapılacağının bildirimine ilişkin işlem yönünden iptaline, dava konusu encümen kararının idari para cezasına ilişkin kısmı ile yapı tatil zaptı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının Dairemiz kararı doğrultusunda kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Manavgat ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan otelde ruhsata aykırı imalatlar yapıldığından bahisle 3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi uyarınca düzenlenen 26/06/2020 tarihli inşaat durdurma zaptı ile mühürlenen yapıda davacı şirketçe mühür fekki yapılarak ilave ruhsata aykırı imalatlar (2.200 m²) yapıldığından bahisle aynı Kanunun 32. maddesi uyarınca düzenlenen ... tarih, ... cilt ve ... sayfa nolu inşaat durdurma zaptının, söz konusu ruhsata aykırı uygulamaların ruhsata bağlanabilmesi için mühür fekki tutanağının tanzim tarihi olan 14/07/2020 tarihinden itibaren yapı sahibine 15 (on beş) gün süre verilmesine, verilen süre içerisinde imar mevzuatına uygun hale getirilmediği takdirde ilgilisince yıkılmasına, aksi halde Belediye tarafından yıktırılmasına ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri (717.142,80-TL) ile aynı maddenin 6. fıkrası (717.142,80-TL) ve anılan 2. fıkranın (ç) bendi (1.917.234,00-TL) uyarınca davacıya toplam 3.351.519,60-TL idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının ve söz konusu ruhsata aykırı uygulamaların yıkılmadığının tespit edildiğinden bahisle 20/08/2020 tarihinde belediye tarafından söz konusu aykırı uygulamaların yıkımının yapılacağının bildirimine ilişkin ... tarih ve E... sayılı Manavgat Belediye Başkanlığı Yapı Kontrol Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT ve HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, ... tarih, ... cilt ve ... sayfa nolu inşaat durdurma zaptına ve dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca 717.142,80-TL para cezası verilmesine ilişkin kısımlarında;
Bölge İdare Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
İdare Mahkemesi kararının bu bölümüne karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararı hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmamaktadır.
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen 1.917.234,00-TL para cezasına ilişkin kısmında;
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendinde, anılan fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının (a), (b) ve (c) bentlerine göre verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği hükme bağlanmış; verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hâle getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği öngörülerek, ilgilisi açısından yeni bir imkan getirilmiş olup, anılan şartın yerine getirilmesi halinde ilgililere ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı sağlanmaktadır.
"Belirlilik ilkesi", düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmasını, ayrıca kamu otoritelerinin keyfi uygulamalarına karşı koruyucu önlemler içermesini ifade etmektedir. Bu bağlamda idari yaptırımların konusu ve sonuçları itibarıyla belirli, açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde düzenlenmesi belirlilik ilkesinin gereğidir.
Bu bağlamda, örneğin para cezasına muhatap olan kişinin, hangi fiili sebebiyle ve hangi yasaya dayanılarak yaptırım uygulandığını, para cezasının nasıl belirlendiğini, sonuçlarını ve varsa hangi hallerde para cezasının tahsilinden vazgeçileceği hususlarını, diğer bir ifadeyle para cezasının sebebini ve ne gibi sonuçları olduğunu bilmesi gerekir.
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin ikinci fıkrasına 25/3/2020 tarihli ve 7226 sayılı Kanunun 39. maddesiyle eklenen (ç) bendinin Anayasa’nın 2., 10. ve 35. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, 01/04/2022 tarihli, 31796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/01/2022 tarihli, E:2020/95, K:2022/3 sayılı kararıyla, anılan hükmün Anayasaya aykırı olmadığına ve itirazın reddine karar verilmiş olup, anılan kararda aşağıda açıklanan değerlendirmelere yer verilmiştir.
Hukuk devletinin temel unsurlarından biri de belirlilik ilkesidir. Bu ilkeye göre yasal düzenlemelerin hem kişiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde açık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olması, ayrıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalarına karşı koruyucu önlem içermesi gerekir. Belirlilik ilkesi, hukuksal güvenlikle bağlantılı olup kişinin kanundan belirli bir kesinlik içinde hangi somut eylem ve olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını, bunların idareye hangi müdahale yetkisini verdiğini bilmesini zorunlu kılmaktadır. Kişi ancak bu durumda kendisine düşen yükümlülükleri öngörebilir ve davranışlarını ayarlayabilir. Hukuki güvenlik ilkesi bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. (AYM, E.2020/95, K.2022/3, 26/01/2022, s.13)
İtiraz konusu kuralda hangi durumlarda ilave para cezasının verileceği, bu cezanın belirleneceği ve hangi hallerde cezanın tahsilinden vazgeçileceği hususlarının herhangi bir tereddüte yer verilmeyecek şekilde açık ve net olarak düzenlendiği gözetildiğinde kuralın belirli ve öngörülebilir olduğu anlaşılmaktadır. (AYM, s.14)
Düzenli, sağlıklı ve çevre koşullarına uygun yapılaşmanın temini ile imar mevzuatına aykırı yapıların bir an önce ortadan kaldırılmasının kişilerin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakları üzerindeki olumlu etki ve sonuçları gözetildiğinde kuralın imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi, cezai yaptırım öngörülmesi suretiyle caydırıcılığın sağlanması, gerçekleşmiş olan aykırılıkların ise bir an önce bizzat ilgilisi tarafından ortadan kaldırılmasının teşvik edilmesi amacıyla ihdas edildiği anlaşılmaktadır. (AYM, s.18)
Söz konusu kanun hükmünün belirlilik ilkesi yönünden Anayasaya aykırılığı tespit edilmemiş olmakla birlikte kanunun yaptırımın belirli sürede belirli şartların gerçekleşmesi halinde uygulanacağı öngörüldüğünden, cezanın muhatabı olan kişiye bu durumun bildirilmesi suretiyle yasada tanınan sürede imar mevzuatına aykırılığın giderilmesi için imkan verilmesi ve ancak giderilmemesi halinde yaptırımın uygulanması Kanun hükmünün lafzının ve amacının doğal sonucudur.
3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının söz konusu (ç) bendi ile, imar mevzuatına aykırılıkların yapı sahipleri tarafından giderilmesinin ve mevzuata uygun hale getirilmesinin amaçlandığı dikkate alındığında, anılan "ç" bendi uyarınca verilen para cezasının, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uygulanabilmesi için ilgilisine Yasa kuralı belirtilmek suretiyle, bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği yönündeki bilgilendirmenin ilgilisine yapılması, bu vesileyle ilgililere hem yapısını mevzuata uygun hale getirme imkanı, hem de anılan "ç" bendi uyarınca ilave edilen para cezasından kurtulma imkanı tanınması gerekmektedir. Diğer bir ifadeyle, anılan "ç" bendi uyarınca para cezasına muhatap olan kişinin, bir aylık bir sürede ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapısında aykırılığı mevzuata uygun hale getirmesi halinde söz konusu para cezasını ödemeyeceğini, aksi halde para cezasının ödenmesinden sorumlu olacağını bilmesi gerekmektedir.
Bu şekilde yapılacak bildirimin, yukarıda gerekçesinin bir kısmına yer verilen Anayasa Mahkemesi kararında da vurgulandığı üzere, cezai yaptırımdan kaçınmak için, ilgilisi tarafından aykırılığın bir an evvel ortadan kaldırılmasının teşvik edilmesi suretiyle esas itibarıyla söz konusu madde hükmü ile ulaşılmak istenen imar mevzuatına aykırı yapılaşmanın önlenmesi amacına hizmet edeceğinde duraksama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu işlem ile, anılan (ç) bendi uyarınca aykırılığa konu 2.200 m² alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değeri olan 871,47-TL'nin çarpımı ile bulunan 1.917.234,00-TL para cezası ilave edildiğinin belirtildiği, ancak gerek dava konusu işlemde gerekse, dava konusu işlemin tebliğine dair üst yazıda idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği uyarısına yer verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; davacıya gerek dava konusu işlemde, gerekse dava konusu işlemin tebliğine dair üst yazıda idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi durumunda ise (ç) bendi uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği hususunun bildirilmediği, dolayısıyla anılan hususta davacıya gerekli ikazın yapılmadığı görüldüğünden; temyize konu İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının, dava konusu dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 6. fıkrası uyarınca verilen 717.142,80-TL para cezasına ilişkin kısmına gelince;
3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinde para cezasıyla ilgili düzenlemelere yer verilmiş, söz konusu maddenin 2. fıkrasının (a) bendinde yapı sınıfı ve grubu dikkate alınmak suretiyle maddede belirtilen miktar ile yapının alanının çarpılması sonucu temel ceza miktarının hesaplanacağı ve bu miktar üzerinden (c) bendinin alt bentlerinde belirtilen artırım sebepleri için gösterilen oranlar uyarınca bulunan miktarların eklenmesi sonrasında toplam ceza miktarının bulunacağı belirtilmiş olup, söz konusu Kanunun 6. fıkrasında ise; yukarıdaki fıkralarda belirtilen fiil ve hallerin, yapının inşa edilmesi süreci içinde tekrarı halinde, idari para cezalarının bir kat artırılarak uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
Doktrinde genellikle kabul edilen tanıma göre tekerrür; bir ceza yaptırımına uğradıktan sonra yeniden suç işleyen kimsenin durumudur. Bu durumdaki kimselere "mükerrir" denilmektedir. Kanunlar, mükerrirlere, ilk suçludan daha fazla ceza verilmesini emrettiklerinden, onların işledikleri suçun cezası arttırılarak verilmektedir. Bu arttırmanın nedeni; o kimselerin evvelce de suç işlemiş olmalarıdır.
İmar mevzuatına aykırılık teşkil eden fiil ve hallerin, mevzuata aykırı yapının inşa süreci içerisinde tekrarı halinde, ilk yapılan tespitten sonra inşasına devam edilen kısım üzerinden yukarıdaki hükümlere göre hesaplanan para cezasının tekerrür hükümleri uygulanarak bir kat artırılarak verilmesi gerektiği sabit ise de, ilk verilen cezanın Mahkeme kararı ile iptal edilmesi durumunda tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı açıktır.
Bakılan dosya ile Dairemizin E.2023/2271 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; davalı idarece yapılan 26/06/2020 tarihli ilk tespit üzerine davacıya para cezası verildiği, 14/07/2020 tarihli ikinci tespit üzerine, dava konusu encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesinin ikinci fıkrasına göre hesaplanan para cezasının aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca bir kat arttırıldığı, ancak 26/06/2020 tarihli yapı tatil zaptının (ilk tespit) ve davacıya para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Manavgat Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle davacı tarafından açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile para cezası ile anılan yapı tatil zaptının iptaline karar verildiği istinafa başvurulmayarak kesinleştiği dikkate alındığında, ikinci tespit yapılarak hesaplanan para cezası miktarının bir kat artırılması suretiyle belirlenen dava konusu para cezasında hukuka uyarlık, temyize konu İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmında da hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu encümen kararının yıkıma ilişkin kısmı ile yıkımın yapılacağının bildirimine ilişkin işlem yönünden iptaline, dava konusu encümen kararının idari para cezasına ilişkin kısmı ile yapı tatil zaptı yönünden ise davanın reddine ilişkin Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının inşaat durdurma zaptına ve dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca ...-TL para cezası verilmesine ilişkin kısımlarının ONANMASINA, dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca verilen ...-TL para cezasına ve aynı Kanun 42. maddesinin 6. fıkrası uyarınca verilen ...-TL para cezasına ilişkin kısımlarının ise BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim