Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/7591
2025/4501
30 Eylül 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/7591
Karar No : 2025/4501
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı - ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca toplam 5.323.611,01-TL idari para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Nilüfer Belediye Encümeni kararının ve dayanağı ... tarih ve ... cilt/sahife numaralı yapı ruhsatı ve tatil zaptının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; ruhsatsız olarak yapımına devam edildiği iddia edilen A, B, F ve G Blokların her birinin denetim anındaki (çıkılan kat sayısı, alan ölçümleri vb.gibi) durumlarına ve 23.292,34 m² olarak gösterilen aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğünün ne şekilde hesaplandığına ilişkin verilere yer verilmemesi, bunun yerine nasıl hesaplandığı belli olmayan yapı seviyesinin yüzdelik oranlarla gösterilmesi, yine A ve B Blok seviyelerinde meydana gelen %1 oranındaki artışın ne şekilde olduğunun somut biçimde açık ve net olarak ortaya konulmaması nedenleriyle dava konusu yapı tatil tutanağının yasal kriterlere uygun düzenlenmediği ve bu haliyle para cezası hesabına dayanak oluşturamayacağı sonucuna varıldığı, öte yandan; davacının, taşınmazı sattığı 27/12/2018 tarihinden sonra yapı sahibi olunmadığı iddiasına karşılık olarak davalı idarenin savunma dilekçesinde; idari para cezasının taşınmazın tapu sahibi davacı iken yapılan imalatlara ilişkin olarak belirlendiği yolunda sav ileri sürülmüş ise de, dosyaya sunulan tapu senedine göre taşınmazın davacı tarafından ... tarihinde ... İnşaat Sanayi Anonim Şirketi'ne devredildiği ve davalı idarece, bu tarihten sonraki imalatların davacı tarafından yapıldığını ortaya koyacak herhangi bir tespitte de bulunulmadığı, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, bir başka ifade ile yapı sahibi adına verilmesi gerektiğinden, davacının söz konusu taşınmazı sattığı 27/12/2018 tarihinden sonraki imara aykırılıklarından sorumlu tutulmasının olanaklı olmadığı, kaldı ki, dava konusu taşınmaza ilişkin Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla iptaline karar verilmiş ise de, bu plana dayanılarak verilen ... tarih ve ... sayılı ruhsatın iptal edilmediği anlaşıldığından, bu tarihten sonraki imalatların ruhsatsız olduğundan söz etmeye de imkan bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İmar planı iptal edildikten sonra mevcut yapı ruhsatı ile imalatlara devam edilmesinin mümkün olmadığı zaman aralığında inşaatların mühürlenerek durdurulmuş olmasına rağmen, imalatlara devam edildiği, para cezasının usul ve yasaya uygun olduğu, hukuka uygun şekilde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, para cezasının yapı ruhsatlarında bulunan m² ler baz alınarak ilerledikleri seviyeler üzerinden verildiği, inşaat alanının büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda inşaatlardaki artışın oransal olarak tespit edilebildiği, yürürlükteki mevcut imar planına bağlı olarak verilmiş yapı ruhsatının, imar planının iptal olması neticesinde ayrıca dava konusu edilmeksizin kendiliğinden iptal olmayacağı açık ise de artık o yapı ruhsatına istinaden inşaata devam edilemeyeceği, zira dayanak olan imar planı iptal edilmekle birlikte, yapı ruhsatının dayanaksız kaldığı belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, uyuşmazlığa konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın maliki olup, taşınmaz davacı tarafından ... tarihinde ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ne satılmıştır.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından anılan yerde A, B, F ve G Bloktan müteşekkil yapılar için "konut +ticaret-avm" kullanım amaçlı yapı sahibi olarak davacının isminin, yapı müteahhidi olarak ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yazılı olduğu ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatı ve ... tarih ve ... sayılı tadilat yapı ruhsatı düzenlenmiştir.
... İdare Mahkemesinin E:... ve ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyalarında, söz konusu taşınmazı kapsayan 1/1000 öçekli uygulama imar planı değişikliğinin, yine ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatının iptali istemiyle açılan davalarda, işlemlerin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi üzerine Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli yapı tespit ve seviye tutanaklarıyla, yapıların inşaat seviyeleri A Blok için 15. kat ve %33,3, B Blok için 15. kat ve %34,80, F Blok için 11. kat ve % 32,60 ve G Blok için 14. kat ve %56 olarak tespit edilmiş, anılan seviyelerde inşai faaliyet durdurulmuştur.
... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmesi üzerine, 15/08/2018 tarihli yapı tatil tutanaklarıyla, yapıların inşaat seviyeleri A Blok için 28. kat ve %51, B Blok için 28. kat ve %54, F Blok için 11. kat ve % 32,60 ve G Blok için 14. kat ve %56 olarak tespit edilmiş ve anılan seviyelerde yapılar mühürlenmiştir.
Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla, uyuşmazlığa konu ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği yapılmış ve akabinde mimari projede yapılan değişiklikler neticesinde yapıların AVM niteliğini kaybettiğinden bahisle davalı Nilüfer Belediye Başkanlığınca yapılara yönelik ... tarih ve ... sayılı tadilat yapı ruhsatı düzenlenmiştir.
Bu arada, yapı denetim firması tarafından 31/12/2018 tarihli yıl sonu seviye tespit tutanaklarıyla, yapıların gerçekleşme oranları A Blok için %60, B Blok için %65, F Blok için % 37 ve G Blok için ise %73 olarak tespit edilmiştir.
... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiş ve bu karar üzerine davalı idarece düzenlenen 09/07/2019 tarihli seviye tespit tutanaklarıyla, tüm blokların gerçekleşme oranları %60 olarak tespit edilmiş, ancak 14/11/2019 tarihinde düzenlenen tutanakla, 09/07/2019 tarihli tespitlerin sehven yapıldığı belirtilerek fotoğraflar üzerinde yapılan inceleme sonucu anılan tutanaklardaki yapı seviyeleri A Blok için %76, B Blok için %78, F Blok için % 54 olarak güncellenmiştir.
Yapı denetim firması tarafından, görevinin sona ermesi nedeniyle düzenlenen 05/11/2019 tarihli seviye tespit tutanağında; A blok için %77, B blok için %79, C, D, E blok için %73, F Blok için %54 olarak fesih işlemi nedeniyle seviye tespitleri yapılmıştır.
Dava konusu ... tarih ve ... cilf/sahife numaralı yapı ruhsatı ve tatil zaptı ile; 15/08/2018 tarihli seviye tespit tutanağında, A Blok seviyesinin %51, B Blok seviyesinin %54, F Blok seviyesinin %32,60, G Blok seviyesinin %56 olduğu, ruhsat iptalinden sonra 31/12/2018 tarihinde düzenlenen yıl sonu seviyelerinde A Blok %60, B Blok %65, F Blok %37, G Blok seviyesinin %73 olduğunun tespit edildiği, ayrıca 14/11/2019 tarihli tutanakta A Blok ve B Blok seviyelerinin %1 arttığının tespit edildiği belirtilmiştir.
13/07/2020 tarihli yapı tatil tutanağına istinaden dava konusu ... tarih ve ... sayılı belediye encümeni kararı ile, taşınmaz üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca 23.292,34 m² aykırılıktan etkilenen alan ve yapı grubu olarak 5/B grubu esas alınarak c/5, 8 ve 9. alt bentleri uyarınca arttırım uygulanmak suretiyle yapı sahibi sıfatıyla taşınmaz maliki olan davacıya toplam 5.323.611,01-TL para cezası verilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.
Uyuşmazlık konusu yapıya ilişkin olarak Bursa İli, Nilüfer İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde imar mevzuatına aykırı yapı yapıldığının tespit edildiğinden bahisle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca düzenlenen 22/03/2018 tarihli yapı tespit ve seviye tutanaklarının, 22/03/2018 tarihli inşaat durdurma kararının, 15/08/2018 tarihli yapı tatil tutanaklarının ve aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi uyarınca yapı müteahhidine toplam 5.674.707,56-TL idari para cezası verilmesine dair ... tarih ve ... sayılı Bursa Büyükşehir Belediye Encümeni kararının iptali istemiyle açılan davanın, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla, 22/03/2018 tarihli yapı tespit ve seviye tutanakları, 15/08/2018 tarihli yapı tatil tutanakları ve 22/03/2018 tarihli inşaat durdurma kararı bakımından süre aşımı nedeniyle reddine, dava konusu ... tarih ve ... sayılı Bursa Büyükşehir Belediye Encümeni kararının 2.128.015,33-TL'lik kısmı bakımından reddine, 3.546.692,22-TL'lik kısmı yönünden dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve Bursa Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, anılan karar Dairemizin E:2022/8006 sayılı dosyasında temyizen incelenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun Kanununun 21. maddesinde; "Bu Kanunun kapsamına giren bütün yapılar için 26 ncı maddede belirtilen istisna dışında belediye veya valiliklerden (....) yapı ruhsatiyesi alınması mecburidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır." hükmüne, 32. maddesinde; "Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce (...) tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur.
Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır.
Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mühürün kaldırılmasını ister.
Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir.
Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masrafı yapı sahibinden tahsil edilir. ..." hükmüne yer verilmiş, aynı Kanunun 42. maddesinin 2. fıkrasında; ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere veya imar mevzuatına aykırı olarak yapılan yapının sahibine, yapı müteahhidine veya aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk Lirasından az olmamak üzere, maddede belirtilen şekilde hesaplanan idari para cezalarının uygulanacağı düzenlenmiş; (a) bendinde; Bakanlıkça belirlenen yapı sınıflarına ve gruplarına göre yapının inşaat alanı üzerinden hesaplanmak üzere, mevzuata aykırılığın her bir metrekaresi için idari para cezası verileceği, bu miktarların her takvim yılı başından geçerli olmak üzere o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında bir Türk Lirasının küsuru da dikkate alınmak suretiyle artırılaracağı; (b) bendinde ise; mevzuata aykırılığı yapı inşaat alanı üzerinden hesaplanması mümkün olmayan, yapının cephelerini ve diğer yapı elemanlarını değiştiren veya yapı malzemesi için öngörülen gereklere aykırı bulunan uygulamalar için, Bakanlıkça yayımlanan ve aykırılığa konu imalatın tespiti tarihinde yürürlükte bulunan birim fiyat listesine göre ilgili idarece belirlenen bedelin % 20’si kadar idari para cezası verileceği, (c) bendinde ise artırım sebepleri sayılmış, (ç) bendinde ise bu fıkra uyarınca idari para cezası verilmesini gerektiren aykırılığa konu alan ile bu alanın bulunduğu arsa veya arazinin emlak vergisine esas asgari metrekare birim değerinin çarpımı ile bulunan bedel kadar idari para cezasının yukarıdaki bentlere göre aykırılıktan sorumlu olan yapı sahibine ve yapı müteahhidine verilen para cezalarına ayrıca ilave edileceği, bu fıkraya göre verilen idari para cezasının ilgilisine tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın giderilmesi ve yapının mevzuata uygun hale getirilmesi halinde bu bent uyarınca ilave edilen para cezasının tahsil edilmeyeceği kurala bağlanmıştır.
03/07/2017 tarihli ve 30113 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin 4. maddesinin (ssss) bendinde "Yapı tatil tutanağı: Herhangi bir şekilde ruhsat alınmadan yapıya başlanılarak kaçak inşaat yapıldığı ya da ruhsatlı yapılarda ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı tespit edildiği takdirde, ilgili idaresince yetkilendirilmiş teknik elemanlarca, yapının o andaki durumu ile birlikte aykırılıkları resim, kroki ve yazı ile belirtilen ve inşai faaliyete devam edilemeyeceğini gösteren onaylı belge," olarak tanımlanmıştır.
Anayasa'nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” kenar başlıklı 38. maddesinin 7. fıkrasında, “Ceza sorumluluğu şahsidir” hükmü yer almaktadır. Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın, ... tarih ve ... cilt/sahife numaralı yapı ruhsatı ve tatil zaptına ilişkin kısmı ile ilgili olarak;
Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılara ilişkin olarak, idareler tarafından ilgililere 3194 sayılı İmar Kanununun 32. ve 42. maddelerinde düzenlenen yaptırımların uygulanabilmesi için, idarece yapının durumunu gösteren, aykırılıkların somut ve ayrıntılı olarak belirtildiği, Kanunda öngürülen usule uygun olarak düzenlenmiş bir yapı tatil tutanağının bulunması yani, imar mevzuatına aykırı yapılara, idarece uygulanacak yaptırım için ruhsatsız ya da ruhsat ve eki projeye aykırı imalatın açık bir şekilde saptanarak tutanağa bağlanması, yapı tatil tutanağının da, yapının ne olduğunu, özelliklerini ve ölçülerini tereddüde yer vermeyecek açıklıkta içermesi gerekmekte olup, yapının durumunu ve niteliğini, ölçüsünü, yapının 3194 sayılı İmar Kanunu'nda düzenlenen yapı tanımı kapsamında olup olmadığını tespit etmeye elverişli olması gerekmektedir. Aynı zamanda, ruhsat ve eklerine veya projeye aykırı bir imalat olması durumunda ise yapılan imalatların projenin hangi kısmına aykırılık oluşturduğu yaptırıma esas alınan yapı tatil tutanağında açık ve tereddüde yer bırakmayacak şekilde saptanarak tutanağa bağlanması önem arzetmektedir.
Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapılar nedeniyle verilecek para cezası miktarının belirlenmesinde dikkate alınacak temel ölçütün; yapı sınıfı ve grubu ile ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın katılması suretiyle bulunacak alan olduğu, bu nedenle, para cezasının miktarının belirlenebilmesi için öncelikle; bu hususların yapı tatil tutanağı ile tespitinin yapılması gerektiği, bunun için de, para cezasına esas alınan yapı tatil tutanağında, ruhsatsız veya ruhsata aykırı imalat alanının ve varsa aykırılıktan etkilenen alanın nasıl belirlendiğinin ortaya konulması, para cezasının yargısal denetiminin yapılabilmesi için ruhsata aykırılıkların neler olduğunun ve aykırılıkların ölçümünün yapı tatil tutanağında açık bir şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Diğer taraftan yapı tatil tutanağında yer verilen aykırılıklar ve ölçümleri dikkate alınarak toplam aykırılıktan etkilenen alanın yapının projesinin incelenmesi suretiyle sonradan dosya üzerinde yapılacak inceleme ile açıklığa kavuşturulmasının para cezasını sakatlamayacağı açıktır. Çok sayıda ruhsata aykırılığın bulunduğu yapılarda veya büyük inşatlara ilişkin aykırılıkların toplam aykırılıktan etkilenen alanın, ruhsata aykırılıkları neler olduğunun ve aykırılıkların ölçümünün yapı tatil tutanağında açık bir şekilde belirtilmesi kaydıyla mimari projesinden istifade edilmek suretiyle belirlenmesi yani aykırılıktan etkilenen toplam inşaat alanın mimari projeden tespitinin mümkün olması halinde sonradan proje üzerinden belirlenmesi hukuka aykırılık teşkil etmeyecektir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, A, B, F ve G Blokların her birinin denetim anındaki (çıkılan kat sayısı, alan ölçümleri vb.gibi) durumlarına ve 23.292,34 m² olarak gösterilen aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğünün ne şekilde hesaplandığına ilişkin verilere yer verilmemesi, bunun yerine nasıl hesaplandığı belli olmayan yapı seviyesinin yüzdelik oranlarla gösterilmesi, yine A ve B Blok seviyelerinde meydana gelen %1 oranındaki artışın ne şekilde olduğunun somut biçimde açık ve net olarak ortaya konulmaması nedenleriyle dava konusu yapı tatil tutanağının yasal kriterlere uygun düzenlenmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ise de; yapı tatil tutanağında yer verilen yüzdelik yapı seviyelerinin mimari projesine göre aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğünün tespitinin mümkün olması, yani mimari projesine bakılarak dava konusu yapı tatil tutanağındaki yapı seviyelerinden para cezasına esas alınan 23.292,34 m² aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğünün tespitinin teknik olarak yapılabilmesi halinde yapı tatil tutanağının usulüne uygun düzenlenmediğinden bahsedilemeyeceğinden, mimari projesine göre dava konusu yapı tatil tutanağında yer verilen yüzdelik yapı seviyelerinden para cezasına esas alınan aykırılıktan etkilenen alan büyüklüğünün tespitinin mümkün olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle karar verilmesi gerekirken, Mahkeme kararının dava konusu yapı tatil tutanağına ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu idari dava dairesi kararının anılan kısmında isabet görülmemiştir.
Öte yandan; usul ekonomisi gereğince uyuşmazlık konusu yapıya ilişkin olarak Dairemizin E:2022/8006 sayılı dosyasında temyizen incelenen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararına ilişkin dosyada yer alan yapı tatil tutanağı ile iş bu dosyada yer alan yapı tatil tutanağına ilişkin birlikte bilirkişi incelemesinin birlikte yaptırılacağı da tabiidir.
Kararın, 5.323.611,01-TL para cezasına ilişkin kısmına gelince;
Ceza sorumluluğunun şahsiliği ceza hukukunun temel ilkelerindendir. Cezaların şahsiliğinden amaç, bir kimsenin işlemediği bir fiilden dolayı cezalandırılamaması, başka bir anlatımla bir kimsenin başkasının fiilinden sorumlu tutulamamasıdır. Anayasanın 38. maddesinde idari ve adli cezalar arasında bir ayrım yapılmadığından idari para cezaları da bu maddede öngörülen ilkelere tabidir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 42. maddesindeki "yapı sahibi" ifadesinden fiilen ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı yapan kişinin anlaşılması gerekmekte olup, cezaların şahsiliği ilkesi uyarınca; 3194 sayılı İmar Kanununun 42. maddesine göre verilecek olan para cezasının ruhsatsız ya da ruhsata aykırı yapıyı fiilen yapan ya da yaptıran kişi adına, yani yapı sahibi adına verilmesi gerekmektedir. Yapı sahibinin her zaman taşınmaz maliki ile aynı kişi olmayabileceği, bu nedenle, suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu imar mevzuatına aykırı imalatın kim ya da kimler tarafından yapıldığının doğru tespit edilerek gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesi gerekmektedir.
"3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde yapı, karada ve suda, sürekli ya da geçici, resmi ve özel, yerüstü ve yeraltı inşaatı ile bunların eklerini, değişikliklerini, onarımlarını, sabit ve hareketli tesislerini içine alan bir kavram olarak tanımlanmaktadır. Görüldüğü üzere, ister sabit olsun, ister hareketli olsun sadece ana yapı değil, ana yapıya ek olarak yapılan yapılar (ilaveler), ana yapı üzerinde yapılan değişiklikler; onarımlar (tamirler) da yapı olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla 'yapının sahibi' ibaresiyle, yukarıda sayılan inşai faaliyetleri gerçekleştiren kişiler ifade edilmektedir. Başka bir deyişle 'yapının sahibi' ibaresinden ister yapının mülkiyetine sahip kişiler isterse kiracı, yapı malikinin yakını, intifa hakkı sahibi gibi üçüncü kişiler olsun inşai faaliyeti yapan kişiler anlaşılmaktadır.
Danıştay'ın istikrar kazanan içtihatlarında da yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılacağı belirtilmiş olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur.
Öte yandan, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilerek idari yaptırımın bu kişiye uygulanması gerektiğinden bu anlamda söz konusu ibare Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan 'Ceza sorumluluğu şahsidir.' hükmüne aykırı değildir." (AYM, E.2012/93, K.2013/8, 10/01/2013, § …)
Anayasa Mahkemesinin "Şevki Atasoy ve Yakup Atasoy" 12/11/2019 tarih ve B. No: 2016/866 sayılı bireysel başvuru kararında; "69. Anayasa Mahkemesinin somut olaydaki idari para cezasının kanuni dayanağı olan 3194 sayılı Kanun'un 42. maddesinin itiraz yoluyla iptali istemine ilişkin kararında ve Danıştayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere yapı sahibi ibaresinden anlaşılması gereken, yapıyı mevzuata aykırı inşa eden kişidir (bkz. §§ 28,29). Yine bu kararlarda, idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşaat yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesinin kanunun amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğuracağı vurgulanmıştır.
70\. Sonuç olarak yapıların imar mevzuatına uygun olarak inşası ve imara aykırı yapı nedeniyle yaptırım uygulanması ile caydırıcılığın sağlanmasında kamu yararına dayalı meşru bir amacın takip edildiği kuşkusuzdur. Bu kapsamda devletin idari para cezalarının düzenlenmesi ve uygulanması alanında geniş bir takdir yetkisine sahip olduğu da dikkate alınmalıdır. Bununla birlikte somut olayda idari para cezasına neden olan projeye aykırı inşa eylemi ile başvurucuların tutum ve davranışları arasındaki illiyet bağının Mahkeme tarafından makul bir şekilde değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Başvurucuların projeye aykırı eylemi gerçekleştirmedikleri ve sorumluluğunun yükleniciye ait olduğu iddialarının Mahkeme tarafından yeterince incelenmediği ve başvurucuların cezalandırılmalarının mevzuat gereğince zorunlu olduğunun belirtilmekle yetinildiği görülmüştür.
71\. Anayasa Mahkemesinin norm denetimi kapsamında verdiği karara ve Danıştayın yerleşik içtihatlarına rağmen idari para cezasının iptali istemine ilişkin olarak derece mahkemeleri kararlarında yapıyı inşa eden kişinin belirlenmesine dair bir değerlendirmede bulunulmamıştır. Bu yönüyle derece mahkemeleri kararının yerleşik içtihatlar ile olan tutarsızlığının belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerini zedelediğini de belirtmek gerekmektedir." yönünde değerlendirmeye yer verilmiştir.
Dairemizin istikrar kazanan kararları doğrultusunda, yapının sahibi ibaresinden, mevzuata aykırı yapıyı inşa eden kişinin anlaşılması gerekmekte olup, uygulamada idarelerce gerekli araştırma yapılarak mevzuata aykırı inşai faaliyeti yapan kişi tespit edilmeksizin doğrudan yapının mülkiyet sahibine para cezası verilmesi, yasanın amacı ve anlamı ile bağdaşmayan bir sonuç doğurur.
Dosyanın incelenmesinden; davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde davacının yapı sahibi olmadığı, yapının kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılmakta olduğu hususlarının ileri sürüldüğü, ayrıca ... tarih ve ... sayılı yapı ruhsatında yapı sahibi olarak davacının isminin, yapı müteahhidi olarak ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'nin yazılı olduğu, dolayısıyla yapının yapı müteahhidi ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından inşa edilmekte olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince, para cezasına konu yapıların kim ya da kimler tarafından yapıldığı tespit edilerek, gerçek yapı sahibi ya da sahipleri adına para cezası verilmesi gerektiği, uyuşmazlıkta ise davacı tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı ileri sürüldüğünden, uyuşmazlıkta öncelikle dosyada yer almayan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin araştırılarak, böyle bir sözleşme bulunması halinde sözleşmede yer alan yapının yapılmasındaki tarafların sorumluluğa ilişkin şartların incelenerek durumun açıklığa kavuşturulması suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu husus açıklığa kavuşturulmaksızın verilen temyize konu kararın anılan kısmında da isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemlerin iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.