Danıştay danistay 2022/5881 E. 2025/1885 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/5881
2025/1885
10 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/5881
Karar No : 2025/1885
DAVACI : 1- ... 2- ... 12- ... 13- ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 28.01.2022 tarihinde onaylanan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.
DAVACILARIN İDDİALARI : Dava konusu plan değişikliği öncesi mevzuat gereği alınması gereken kurum görüşlerinin alınmadığı, değişikliğin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 20. maddesinde belirtilen değişiklik koşullarını sağlamadığı, güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerinin kurulabilmesi için kurulumun yapılacağı arazinin marjinal tarım arazileri sınıfında olması gerektiği, değişikliğin tarımda sürdürülebilirlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI : Usule ilişkin, davanın süresinde açılmadığı, davacıların davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı, esasa ilişkin olarak; değişikliğin Söke Belediye Başkanlığı tarafından talep edildiği, değişiklik öncesi ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alındığı, projeye yönelik ekosistem değerlendirme raporu hazırlandığı, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2021 tarihli, E:2021/2376 sayılı Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 8.22. Enerji Üretim Alanları ve Enerji İletim Tesisleri hükmünün yürütmesinin durdurulmasına ilişkin kararı doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesisleri için gerçekleştirilecek olan imar planı çalışmaları öncesinde çevre düzeni planı değişikliği yapılması gerektiğinin değerlendirildiği, lisanssız elektrik üretim santraline yönelik çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir kararı olduğu, davaya konu işlemde mevzuata, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ile hizmetin gereklerine ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN SAVUNMASI : Taşınmazın mülkiyetinin belediyeye ait olduğu, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretim tesislerinin insan sağlığı ve çevrenin korunması açısından önemli olduğu, gerekli kurum görüşlerinin alındığı, davaya konu işlemde mevzuata, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ile hizmetin gereklerine ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda 1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ve santrala ait hizmet binaları yapılması amacıyla Çevre,Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca 28/01/2022 tarihinde onaylanan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin itirazlarına itibar edilmemiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 9. (b) maddesinde; "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 102 maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde," Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak", c) bendinde "Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak," ç) bendinde " Sektörel planların havza veya bölge düzeyindeki mekânsal strateji planlarına ve çevre düzeni planlarına uyumlu hazırlanmasını sağlamak," Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü'nün görevleri arasında sayılmıştır.
14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı, "mekansal kullanım tanımları ve esasları" başlıklı 5. maddesinin 1. fıkrasının c) bendinde ise "Endüstri bölgesi: Yatırımları teşvik etmek, yurt dışında çalışan Türk işçilerinin tasarruflarını Türkiye’de yatırıma yönlendirmek ve yabancı sermaye girişinin artırılmasını sağlamak üzere 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu uyarınca kurulacak üretim bölgeleridir." tanımı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine, 2. fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Çevre düzeni planı kararları, kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan veriler değerlendirilerek oluşturulması gerekmektedir. Dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına göre, yerleşim alanlarının belirlenmesi, bu doğrultuda, tarım alanları, orman alanları, meralar, jeolojik açıdan sakıncalı alanların korunması gerektiğinden bu tür alanlarda, münferit kentsel gelişme taleplerinin plan bütünlüğü göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çevre düzeni planları, bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları getirmekte olup, stratejik bir plan olması sebebiyle fiziksel gelişmenin yanı sıra, kentteki sosyal, kültürel, ekonomik, yerel örgütsel gelişime ilişkin stratejileri de içerir.
Planların kademeli birlikteliği ilkesi uyarınca alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, kararlarına uyumlu olması gerekmekle birlikte, 1/100.000 ölçekli planda leke niteliğinde öngörülen kullanım kararlarının, bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamayacağı, planla öngörülen ilke, strateji ve politikaların gerçekleştirilmesine yönelik olarak kurum/kuruluş görüşleri ve alanın özelliğinden kaynaklı veri ve bilimsel raporlar göz önünde bulundurularak alt ölçekli planlarda planlama kararlarının şekillendirileceği tabiidir.
Dosyanın ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden,Mülga Çevre ve Orman Bakanlığı'nın 09/03/2011 tarihli işlemiyle onaylanan Aydın- Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 15/06/2020 tarih ve E:2020/1449, K:2020/5369 sayılı kararıyla anılan planın "Enerji üretim alanlarında ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve/veya enerji piyasası düzenleme kurumunca verilecek lisans kapsamında, Çevre ve Orman Bakanlığı'nın uygun görüşünün alınması kaydı ile bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın, imar planlarının ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda, ilgili idaresince onaylanmasını müteakip uygulamaya geçileceği..." düzenlemesini içeren 8.30.1 sayılı plan hükmünün iptaline karar verildiği, bu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 05/04/2021 tarih ve E:2020/3178, K:2021/712 sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği,Danıştay Altıncı Dairesi'nin kesinleşen bu kararı üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 03/12/2020 tarihli işlemiyle onaylanan "8.22. Enerji Üretim Alanları ve Enerji İletim Tesisleri" başlıklı plan hükmünün yeniden düzenlenmesine ilişkin Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesi'nin 30/06/2021 tarih ve E:2021/2376 sayılı kararıyla anılan planın yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, bu karara karşı itirazda bulunulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23/12/2021 tarih ve E:2021/746 sayılı kararıyla itirazın gerekçeli olarak reddine karar verildiği, akabinde Danıştay Altıncı Dairesi'nin 07/12/2022 tarihli ve E:2021/2376, K:2022/10709 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/09/2023 tarih ve E:2023/1113, K:2023/1703 sayılı kararıyla onandığı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 23/12/2021 tarih ve E:2021/746 sayılı kararı üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 12/04/2022 tarihli işlemiyle onaylanan “8.22. Enerji Üretim Alanları ve Enerji İletim Tesisleri” başlıklı plan hükmünün yeniden düzenlendiği (plan hükmü) “8.22.1. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna uygun olarak yapılması planlanan yenilenebilir enerji tesislerinde, enerji piyasası düzenleme kurumundan alınacak izin kapsamında, ülke ve bölge ölçeğinde yatırım kararı niteliği taşıyan hidroelektrik santrallerde kurulu gücü 10 MW, rüzgar enerji santrallerinde türbin sayısı 20 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 50 MW, biyokütle enerji santrallerinde kurulu gücü 10 MW, jeotermal enerji santrallerinde ısıl kapasitesi 20 MW, güneş enerji santrallerinde proje alanı 20 hektar veya kurulu gücü 10 MW ve üzeri tesisler için çevre düzeni planında değişiklik yapılması zorunludur. Kurulu gücü bu değerlerin altındaki projelerde imar planı süreçleri, bu planda belirlenen kriterlere uygun olarak ilgili idaresince sonuçlandırılır."
8.22.2. Ülke ve bölge ölçeğinde yatırım kararı niteliği taşımayan yenilenebilir enerji üretim alanlarının yer seçiminde şu kriterlere uyulacaktır:
\- 6831 sayılı “Orman Kanunu" kapsamında kalan alanlardaki yatırımların gerekli izinler alınarak öncelikli olarak orman niteliğini kaybetmiş alanlarda gerçekleştirilmesi esastır.
\- Tarımsal üretim amaçlı korunması esas olan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kalan tarım arazilerinde yapılacak olan yatırımlarda 5403 sayılı Kanun hükümleri kapsamında “tarım dışı amaçla kullanım izni”nin alınması zorunludur.
\- ÇDP'de doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan, önemli doğa alanı, plaj-kumsal, sazlık-bataklık alan, jeolojik sakıncalı alan, sulak alanlar, sulak alan koruma bölgeleri, içme ve kullanma suyu koruma kuşakları ve yaban hayatı koruma geliştirme sahalarında kalan alanlarda yapılacak uygulamalarda imar planlarının hazırlanması aşamasında, üniversitelerin ilgili bölümlerince faaliyetin çevreye olabilecek olası etkilerinin ve alınacak önlemlerin açıklandığı ekosistem değerlendirme raporu hazırlanması zorunludur. Ekosistem değerlendirme raporu, planlama bölgesindeki üniversitelerin ilgili bölümlerince yatırıma konu alanın özelliklerine göre belirlenecek uzman kişilerce hazırlanır. Bu alanlarda ilgili mevzuat hükümleri ve ekosistem değerlendirme raporu doğrultusunda uygulama yapılacaktır.
\- İmar planı aşamasında, jeolojik etüt raporuna uyulacaktır.
Plan sınırı içerisinde bulunan kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi, özel çevre koruma bölgesi, milli park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı gibi özel kanunlara tabi alanlarda ilgili kanun hükümleri çerçevesinde ilgili kurumlardan uygun görüş alınacaktır." Bu plan hükmünün iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi'nin 27/10/2022 tarih ve E:2022/4427 sayılı kararıyla anılan plan hükmünün ilk iki bendi yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, plan hükmünün üçüncü bendi yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verildiği, davalı idarece bu kararın kabule ilişkin kısmına karşı itirazda bulunulduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 21/09/2023 tarih ve E:2023/614 sayılı kararıyla itirazın gerekçeli olarak reddine karar verildiği, 09/03/2011 onay tarihli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında arazi kullanım kararları bakımından orman alanı olarak tanımlı alanda ve içme ve kullanma suyu uzun mesafeli koruma alanı sınırı içerisinde kalan Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın bir kısmına 1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ve santrala ait hizmet binaları yapılması amacıyla yenilenebilir enerji gösteriminin eklenmesine yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 28.01.2022 tarihli kararıyla Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin onaylandığı,bu çevre düzeni planının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni plan değişikliği gerekçe raporunda Danıştay Altıncı Dairesi'nin 30/06/2021 tarihli, E:2021/2376 sayılı kararı doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için gerçekleştirilecek olan imar planı çalışmaları öncesinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılması gerektiği değerlendirilerek dava konusu işlemin gerçekleştirildiğinin belirtildiği ,uyuşmazlık konusu Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda 1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ve santrala ait hizmet binaları yapılması amacıyla 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hazırlıklarına başlanıldığı, bu kapsamda; Aydın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün ... tarih, ... sayılı kararıyla GES projesi için çevresel etki değerlendirmesi gerekli olmadığı kararı verildiği ve bu karara karşı herhangi bir dava açılmadığı, Orman Genel Müdürlüğü Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih, ... sayılı ve ... tarih, ... sayılı yazıları ile talebe konu alanın orman tahdit sınırları dışında kaldığından GES amaçlı imar planı yapılmasında sakınca bulunmadığı, Aydın Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün ... tarih, ... sayılı yazısı ile talebe konu alanın marjinal tarım arazisi niteliğinde olduğu ve Valilik Makamının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile tarım dışı amaçlı kullanımının uygun görüldüğünden ayrıca bildirilecek görüş bulunmadığı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 21. Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih, ... sayılı yazısı ile talebe konu alanın bir kısmının Davutlar Barajının Orta Mesafeli Koruma alanında kaldığı ve bu kısımda 28.10.2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İçme Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uyulması gerektiği yönünde görüşler verildiği, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararında plan değişikliğine konu alanın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği gösterdiğinden 27.02.2020 tarihinde 3. derece arkeolojik sit olarak tescil edilmesine karar verildiği, bu kapsamda alana ilişkin 2863 sayılı Kanun ve Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik kapsamında koruma amaçlı imar planının hazırlanarak Kurula gönderildikten sonra değerlendirilebileceğinin belirtildiği, Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmı ve Söke ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bir kısmına yönelik (1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ile santrala ait hizmet binalarını içeren belediye hizmet alanı, trafo alanı, yol, genel otopark alanı, doğal karakteri korunacak alan) 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının, plan açıklama raporunun ve araştırma raporunun sit sınırları içerisindeki kısmının uygun olduğuna karar verildiği, yukarıda aktarılan sürecin doğal sonucu olarak 3. derece arkeolojik sit alanlarında bulunan taşınmazlara güneş enerji santrali kullanımı getirilmesinde Koruma Kurulunca herhangi bir sakınca görülmediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, GES projelerinin çevre düzeni planlarında gösterilmesi gerektiği yönündeki yukarıda anılan yargı kararları ve de dava konusu GES projesine ilişkin gösterimin bölge ölçeğinde etkileri göz önünde bulundurulduğunda yatırım kararına dönüşen projenin çevre düzeni planında gösterilmesinde ilişkin dava konusu işlemde kamu yararına ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Söke Belediye Başkanlığı tarafından Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda 1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ve santrala ait hizmet binaları yapılması amacıyla Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında değişiklik yapılması talebiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına yapılan başvurunun Bakanlığın 28.01.2022 tarihli işlemiyle onaylanarak ...-... tarihleri arasında Aydın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde askıya çıkarıldığı, bu işleme karşı davacılar tarafından 18.03.2022 tarihinde yapılan itirazın zımnen reddi üzerine alanın tarımsal niteliği göz ardı edilerek yapılan plan değişikliğinin hukuka aykırı olduğu iddialarıyla görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2872 sayılı Çevre Kanununun 9. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, "Ülke fizikî mekânında, sürdürülebilir kalkınma ilkesi doğrultusunda, koruma-kullanma dengesi gözetilerek kentsel ve kırsal nüfusun barınma, çalışma, dinlenme, ulaşım gibi ihtiyaçların karşılanması sonucu oluşabilecek çevre kirliliğini önlemek amacıyla nazım ve uygulama imar plânlarına esas teşkil etmek üzere bölge ve havza bazında 1/50.000-1/100.000 ölçekli çevre düzeni plânları Bakanlıkça yapılır, yaptırılır ve onaylanır. Bölge ve havza bazında çevre düzeni plânlarının yapılmasına ilişkin usûl ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir." hükmü bulunmaktadır.
3194 sayılı İmar Kanunun imar planlarında Bakanlığın yetkisini düzenleyen 9. maddesinde "Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir" hükmüne yer verilmiştir.
1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, "Yerleşme, yapılaşma ve arazi kullanımına yön veren, her tür ve ölçekte fiziki planlara ve uygulamalara esas teşkil eden üst ölçekli mekânsal strateji planlarını ve çevre düzeni planlarını ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yaparak hazırlamak, hazırlatmak, onaylamak ve uygulamanın bu stratejilere göre yürütülmesini sağlamak", c) bendinde "Havza ve bölge bazındaki çevre düzeni planları da dâhil her tür ve ölçekteki çevre düzeni planlarının ve imar planlarının yapılmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek, havza veya bölge bazında çevre düzeni planlarını yapmak, yaptırmak, onaylamak ve bu planların uygulanmasını ve denetlenmesini sağlamak," ç) bendinde "Sektörel planların havza veya bölge düzeyindeki mekânsal strateji planlarına ve çevre düzeni planlarına uyumlu hazırlanmasını sağlamak," Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan ve 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18. maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına; "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Yönetmeliğin "Revizyon ve değişiklikler" başlıklı 20. maddesinin 1. fıkrasında, "Çevre düzeni planının ihtiyaca cevap vermediği hallerde veya planın vizyonu, amacı, hedefleri, stratejileri, ilke ve politikaları açısından plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü etkilemesi halinde çevre düzeni planı bütününde revizyon yapılır. Çevre düzeni planı revizyonu; a) Nüfusun yerleşim ihtiyaçlarının karşılanamaması, b) Planın temel strateji ve politikalarını değiştirecek bölgesel ölçekli yatırımların ortaya çıkması, c) Yeni verilere bağlı olarak, sonradan ortaya çıkabilecek ve bölgesel etkiye yol açabilecek arazi kullanım taleplerinin oluşması, ç) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerde değişiklik olması, durumunda yapılır." düzenlemesine; 2. fıkrasında da, "Çevre düzeni planı ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak nitelikte, plan değişikliği yapılabilir. Çevre düzeni planı değişikliklerinde; a) Kamu yatırımlarına, b) Çevrenin korunmasına, c) Çevre kirliliğinin önlenmesine, ç) Planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, d) Değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine, dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve talepler; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu çevre düzeni planının “8.22. Enerji Üretim Alanları ve Enerji İletim Tesisleri” başlıklı plan notu şu şekildedir:
“8.22.1. 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna uygun olarak yapılması planlanan yenilenebilir enerji tesislerinde, enerji piyasası düzenleme kurumundan alınacak izin kapsamında, ülke ve bölge ölçeğinde yatırım kararı niteliği taşıyan hidroelektrik santrallerde kurulu gücü 10 MW, rüzgar enerji santrallerinde türbin sayısı 20 adet ve üzerinde veya kurulu gücü 50 MW, biyokütle enerji santrallerinde kurulu gücü 10 MW, jeotermal enerji santrallerinde ısıl kapasitesi 20 MW, güneş enerji santrallerinde proje alanı 20 hektar veya kurulu gücü 10 MW ve üzeri tesisler için çevre düzeni planında değişiklik yapılması zorunludur. Kurulu gücü bu değerlerin altındaki projelerde imar planı süreçleri, bu planda belirlenen kriterlere uygun olarak ilgili idaresince sonuçlandırılır."
8.22.2. Ülke ve bölge ölçeğinde yatırım kararı niteliği taşımayan yenilenebilir enerji üretim alanlarının yer seçiminde şu kriterlere uyulacaktır:
\- 6831 sayılı “Orman Kanunu" kapsamında kalan alanlardaki yatırımların gerekli izinler alınarak öncelikli olarak orman niteliğini kaybetmiş alanlarda gerçekleştirilmesi esastır.
\- Tarımsal üretim amaçlı korunması esas olan 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında kalan tarım arazilerinde yapılacak olan yatırımlarda 5403 sayılı Kanun hükümleri kapsamında “tarım dışı amaçla kullanım izni”nin alınması zorunludur.
\- ÇDP'de doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan, önemli doğa alanı, plaj-kumsal, sazlık-bataklık alan, jeolojik sakıncalı alan, suluk alanlar, sulak alan koruma bölgeleri, içme ve kullanma suyu koruma kuşakları ve yaban hayatı koruma geliştirme sahalarında kalan alanlarda yapılacak uygulamalarda imar planlarının hazırlanması aşamasında, üniversitelerin ilgili bölümlerince faaliyetin çevreye olabilecek olası etkilerinin ve alınacak önlemlerin açıklandığı ekosistem değerlendirme raporu hazırlanması zorunludur. Ekosistem değerlendirme raporu, planlama bölgesindeki üniversitelerin ilgili bölümlerince yatırıma konu alanın özelliklerine göre belirlenecek uzman kişilerce hazırlanır. Bu alanlarda ilgili mevzuat hükümleri ve ekosistem değerlendirme raporu doğrultusunda uygulama yapılacaktır.
\- İmar planı aşamasında, jeolojik etüt raporuna uyulacaktır.
Plan sınırı içerisinde bulunan kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgesi, özel çevre koruma bölgesi, milli park, tabiat parkı, tabiatı koruma alanı gibi özel kanunlara tabi alanlarda ilgili kanun hükümleri çerçevesinde ilgili kurumlardan uygun görüş alınacaktır."
Bununla birlikte, dava konusu çevre düzeni planının 4.49 sayılı plan notunda tarım arazilerinin toprak, topografya ve diğer iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup halihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan alanlar olduğu, 5.3.9 sayılı plan notunda rüzgar, güneş ve jeotermal gibi doğal enerji kaynaklarının, altyapı yatırımlarında, tarım ve turizm sektörlerinde kullanılmasının desteklenmesinin planlama ilkeleri arasında sayıldığı, 8.3.1 sayılı plan notunda bu planda gösterilen tarım arazilerinin, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmeliğinde tanımlanan tarım arazileri sınıflarına ayrılmamış olup tarım arazilerinin sınıflamasının, ilgili kurum ya da kuruluşlarca yapılacağı, 8.3.4 sayılı plan notunda tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı taleplerinde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ve Tarım ve Orman Bakanlığı’nın izni çerçevesinde bu plan karar ve hükümlerine göre işlem yapılacağı, 8.7.1 sayılı plan notunda bu plan kapsamındaki arkeolojik, tarihi, kentsel ve kentselarkeolojik sit alanlarında (planda gösterilmiş ya da gösterilememiş), Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Bakanlığa bağlı kültür varlıklarını koruma bölge kurulu tarafından alınmış kararlar ile bu plandan önce onaylanmış koruma amaçlı imar planları yürürlükte olduğu, 8.7.4 sayılı plan notunda bu plan kapsamındaki doğal, arkeolojik, tarihi, kentsel ve kentsel-arkeolojik sit alanlarında (planda gösterilmiş ya da gösterilememiş) 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu ile 1 numaralı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve ilgili Yönetmelikleri uyarınca hazırlanan bilimsel araştırma raporuna uygun olarak değişiklik olması durumunda (sit alanlarının adlarının, derecelerinin veya sınırlarının değiştirilmesi); belirlenen yeni durum dikkate alınarak, ilgili koruma bölge kurulu veya tabiat varlıklarını koruma merkez ve bölge komisyonu tarafından alınan kararlar, ilke kararları ve bu planın ilke ve esasları çerçevesinde bu planda değişikliğe gerek olmaksızın koruma amaçlı imar planları hazırlanabileceği, bilimsel araştırma raporu sonucuna göre sit statüsünün tamamen kaldırılması durumunda, mevcut arazi kullanım kararlarına uygun olarak bu planın ilgili plan hükümlerinin uygulanacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Diğer yandan çevre düzeni planının 7.53 sayılı notunda "Bu planda sembol olarak gösterilen kullanım türlerinde, sembolün bulunduğu alan planın ölçeği gereği yer seçimi kararı verilmiş kesin alan olmayıp bu kullamma ilişkin yer seçimi ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda çevre imar bütünlüğü dikkate alınarak alt ölçekli planlarla yapılabilecektir. Ayrıca bu planın ölçeği gereği arazi kullanım türünün ve sınırlarının gösterim tekniği nedeniyle (sembol, yol vb.) algılanamadığı alanlarda, bu planın diğer hükümleri dikkate alınarak alt ölçekli planlarda yetkili idarelerce kullanım kararı belirlenir." kuralı uyarınca çevre düzeni planı ile yenilenebilir enerji sembolünün bulunduğu alanlarda yer seçimi kararı kesin olmayıp, bu kullanıma ilişkin yer seçiminin ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri doğrultusunda çevre imar bütünlüğü dikkate alınarak alt ölçekli planlarla kesinleştirileceği kuralı getirilmiştir.
Çevre düzeni planı bölgesel nitelikte genel arazi kullanım kararları üretmekte olup plan kararlarının kurumlardan ve arazi çalışmalarından elde edilen veriler, nüfus projeksiyonları ve yerel idarelerin imar planları, bölgesel yatırım kararları, koruma statülü alanlar, ulaşım ağları gibi plana girdi sağlayan verilerin değerlendirilmesi sonucunda oluşturulması gerekir.
Sit alanları mevzuatta öngörülen usül ve esaslar çerçevesinde konusuna göre yasal olarak yetkili idarelerin kararları doğrultusunda tespit edilerek tescil edilmektedir.
Alanın sit statüsününde değişiklik olması durumunda ise belirlenen koruma statüsü dikkate alınarak, ilgili koruma bölge kurulu veya tabiat varlıklarını koruma merkez ve bölge komisyonu tarafından alınan kararları, ilke kararları ve bu planın ilke ve esasları çerçevesinde bu planda değişikliğe gerek olmaksızın koruma amaçlı imar planlarının hazırlanabileceği, tarım arazilerinin ise 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve ilgili Yönetmelik uyarınca ilgili kurum ya da kuruluşlarca uygulama yapılacağı açıktır.
İncelenen dosyada, 09/03/2011 onay tarihli Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında arazi kullanım kararları bakımından orman alanı olarak tanımlı alanda ve içme ve kullanma suyu uzun mesafeli koruma alanı sınırı içerisinde kalan Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmına 1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ve santrala ait hizmet binaları yapılması amacıyla yenilenebilir enerji gösteriminin eklenmesine yönelik Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 28.01.2022 tarihli kararıyla Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliğinin onaylandığı görülmüştür.
Mülga Çevre ve Orman Bakanlığının 09/03/2011 tarihli işlemiyle onaylanan Aydın- Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Revizyon Çevre Düzeni Planının iptali istemiyle TMMOB Şehir Plancıları Odası (İzmir Şubesi) tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 15/06/2020 tarih ve E:2020/1449, K:2020/5369 sayılı kararıyla anılan planın "Enerji üretim alanlarında ilgili kurum ve kuruluşlardan alınan izinler ve/veya enerji piyasası düzenleme kurumunca verilecek lisans kapsamında, Çevre ve Orman Bakanlığının uygun görüşünün alınması kaydı ile bu planda değişikliğe gerek kalmaksızın, imar planlarının ilgili kurum ve kuruluş görüşleri doğrultusunda, ilgili idaresince onaylanmasını müteakip uygulamaya geçileceği..." düzenlemesini içeren 8.30.1 sayılı plan hükmünün iptaline karar verilmiş, bu karar Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/04/2021 tarih ve E:2020/3178, K:2021/712 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Danıştay Altıncı Dairesinin kesinleşen bu kararına binaen Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 03/12/2020 tarihli işlemiyle onaylanan "8.22. Enerji Üretim Alanları ve Enerji İletim Tesisleri" başlıklı plan hükmünün yeniden düzenlenmesine ilişkin Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle Bodrum Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 30/06/2021 tarih ve E:2021/2376 sayılı kararıyla anılan planın yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş, davalı idarece bu karara karşı itirazda bulunulmuş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/12/2021 tarih ve E:2021/746 sayılı kararıyla itirazın gerekçeli olarak reddine karar verilmiş, akabinde Danıştay Altıncı Dairesinin 07/12/2022 tarihli ve E:2021/2376, K:2022/10709 sayılı kararıyla iptaline karar verildiği, bu kararın da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/09/2023 tarih ve E:2023/1113, K:2023/1703 sayılı kararıyla onandığı görülmüştür.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun anılan 23/12/2021 tarihli kararı üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 12/04/2022 tarihli işlemiyle onaylanan “8.22. Enerji Üretim Alanları ve Enerji İletim Tesisleri” başlıklı plan hükmünün yeniden düzenlenmesine ilişkin Aydın–Muğla–Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Değişikliğinin iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle Bodrum Belediye Başkanlığı tarafından açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 27/10/2022 tarih ve E:2022/4427 sayılı kararıyla anılan plan hükmünün ilk iki bendi yönünden yürütmenin durdurulması isteminin reddine, plan hükmünün üçüncü bendi yönünden yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verilmiş, davalı idarece bu kararın kabule ilişkin kısmına karşı itirazda bulunulmuş, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 21/09/2023 tarih ve E:2023/614 sayılı kararıyla itirazın gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
Öte yandan, davalı idarenin 23.01.2023 tarihinde kayda giren savunma dilekçesinden, Dairemizin 30/06/2021 tarihli, E:2021/2376 sayılı kararı doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisleri için gerçekleştirilecek olan imar planı çalışmaları öncesinde 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında değişiklik yapılması gerektiği değerlendirilerek dava konusu işlemin gerçekleştirildiği belirtilmiştir.
Söke Belediye Başkanlığı tarafından Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazda 1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ve santrala ait hizmet binaları yapılması amacıyla 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hazırlıklarına başlanıldığı, bu kapsamda;
\- Aydın Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı kararıyla GES projesi için çevresel etki değerlendirmesi gerekli olmadığı kararı verildiği ve bu karara karşı herhangi bir dava açılmadığı,
\- Orman Genel Müdürlüğü Muğla Orman Bölge Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı ve ... tarih, ... sayılı yazıları ile talebe konu alanın orman tahdit sınırları dışında kaldığından GES amaçlı imar planı yapılmasında sakınca bulunmadığı yönünde görüş verildiği,
\- Aydın Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı yazısı ile talebe konu alanın marjinal tarım arazisi niteliğinde olduğu ve Valilik Makamının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile tarım dışı amaçlı kullanımının uygun görüldüğünden ayrıca bildirilecek görüş bulunmadığı yönünde görüş verildiği,
\- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ... Bölge Müdürlüğünün ... tarih, ... sayılı yazısı ile talebe konu alanın bir kısmının Davutlar Barajının Orta Mesafeli Koruma alamında kaldığı ve bu kısımda 28.10.2017 tarihli ve 30224 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İçme Kullanma Suyu Havzalarının Korunmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uyulması gerektiği yönünde görüş verildiği,
\- Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararında plan değişikliğine konu alanın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı özelliği gösterdiğinden 27.02.2020 tarihinde 3. derece arkeolojik sit olarak tescil edilmesine karar verildiği, bu kapsamda alana ilişkin 2863 sayılı Kanun ve Koruma Amaçlı İmar Planları ve Çevre Düzenleme Projelerinin Hazırlanması, Gösterimi, Uygulaması, Denetimi ve Müelliflerine İlişkin Usul ve Esaslara Ait Yönetmelik kapsamında koruma amaçlı imar planının hazırlanarak Kurula gönderildikten sonra değerlendirilebileceğinin belirtildiği,
\- Aydın Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla Aydın ili, Kuşadası ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bir kısmı ve Söke ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların bir kısmına yönelik (1,4 MW kurulu güce sahip Lisanssız Elektrik Üretim Santrali (GES) ile santrala ait hizmet binalarını içeren belediye hizmet alanı, trafo alanı, yol, genel otopark alanı, doğal karakteri korunacak alan) 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının, plan açıklama raporunun ve araştırma raporunun sit sınırları içerisindeki kısmının uygun olduğuna karar verildiği, yukarıda aktarılan sürecin doğal sonucu olarak 3. derece arkeolojik sit alanlarında bulunan taşınmazlara güneş enerji santrali kullanımı getirilmesinde Koruma Kurulunca herhangi bir sakınca görülmediği anlaşılmıştır.
Dava konusu GES projesine ilişkin gösterimin bölge ölçeğinde etkileri göz önünde bulundurulduğunda yatırım kararına dönüşen projenin çevre düzeni planında gösterilmesinde bir sakınca görülmemektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2021 tarihli, E:2020/2341, K:2021/973 sayılı kararında bölgesel, hatta ülkesel düzeyde etkileri olan enerji üretim alanlarına ilişkin kararların, koruma-kullanma dengesinin sağlanması amacıyla korunması gereken alanlara ilişkin politika ve stratejileri belirleyen üst ölçekli plan niteliğindeki çevre düzeni planı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Bu durumda, uyuşmazlığa konu işlemde hukuka ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ve davacı tarafından yapılan toplam ...-TL yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ....- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
6\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 10/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.