Danıştay danistay 2022/1274 E. 2025/5898 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2022/1274
2025/5898
18 Kasım 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1274
Karar No : 2025/5898
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Belediye Başkanlığı- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : 1-... Başkanlığı (...)
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel ve bir kısım yol alanını kapsayan alanda ... tarihli, E... sayılı Bakanlık oluru ile onaylanan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin dayanağı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına karşı açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı davanın reddine yönelik karar ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporundaki tespitler değerlendirildiğinde; dava konusu işlemin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına, parselasyon tekniğine ve dağıtım esaslarına uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu parselasyon işleminin dayanağı niteliğindeki 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan dava henüz sonuçlanmadan parselasyon işleminin tesis edilmesinin usule ve hukuka açık bir şekilde aykırı olduğu, bu nedenle iptaline karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
SAVUNMALARIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel, ... ada, ... parsel sayılı TOKİ mülkiyetinde bulunan iki adet taşınmazı ve bir kısım kadastral yol alanını kapsayan 10.11.2018 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ile ... ada, ... parsel, kısmen E: ..., Yençok: Z+2 Kat yapılaşma koşullu konut alanı, kısmen özel eğitim alanı, kısmen park alanı, kısmen cami alanı, kısmen yol alanı, ... ada, ... parsel ise; rekreasyon alanı olarak belirlenmiş, anılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğine dayalı olarak hazırlanıp 15/05/2019 tarihinde bakanlık tarafından onaylanarak 178.07.2019-16.08.2019 tarihleri arasında askıya çıkarılan dava konusu parselasyon işlemine 05.08.2019 tarihinde davacı tarafça itiraz edilmiş, anılan itirazın 19.09.2019 tarihinde reddedilmesi üzerine 06.11.2019 bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davası olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında; dilekçelerin Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından a) görev ve yetki, b) idari merci tecavüzü, c) ehliyet, d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) süre aşımı, f) husumet, g) 3 ve 5'inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırayla inceleneceği belirtilmiş, aynı maddenin 6. fıkrasında; yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı düzenlenmiş, 15. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, dilekçelerde 14. maddenin 3/c bendine aykırılık görülmesi halinde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır. Her olay ve davada, dava açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri yargı mercilerince yapılmaktadır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi; kişisel, meşru ve güncel olması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, davacının menfaatlerini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Bu ilişki, uyuşmazlığın niteliğine göre bazen mülkiyet hakkından, bazen de komşuluk hukukundan doğabilmektedir. Sonuç olarak; idari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan "dava açma ehliyeti" iptal davasına konu idari işlemin niteliğine ve dava açanın hukuken korunması gereken menfaatlerine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, 2 adet TOKİ parseli ve bir kısım yol alanıyla sınırlı olarak yapılan parselasyon işlemine, söz konusu alanda taşınmazı bulunmayan davacı belediye tarafından; imar planlarına karşı açılan davalar henüz sonuçlanmadan parselasyon işleminin tesis edilemeyeceği gerekçesiyle itirazda bulunulduğu, itirazın reddedilmesi üzerine bu kez aynı itirazla bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, parselasyon işlemine karşı öne sürülen iddiaların ancak parsel malikleri tarafından öne sürülebilecek iddialar olması ve düzenleme sahası içinde belediyeye ait parsel bulunmaması karşısında, davacı Bakırköy Belediye Başkanlığının parselasyon işlemiyle kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının dava açma ehliyeti olmadığından, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esasına girilmek suretiyle davanın reddi yolunda verilen kararda sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki idare mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda yer verilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/11/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
X-KARŞI OY :
Düzenleme alanında 2 adet TOKİ parseli ile birlikte belediyenin görev ve sorumluluk alanında olduğu görülen 12 metre enkesitli imar yolunun bulunduğu anlaşıldığından anılan dava konusu parselasyon işlemiyle davacı Bakırköy Belediye Başkanlığının kişisel, meşru ve güncel bir menfaatinin varlığının, dolayısıyla belediyenin işbu davayı açmada ehliyetli olduğunun kabulüyle, işin esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği oyuyla Dairemizin kararına katılmıyoruz.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.