SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2022/1271

Karar No

2025/4935

Karar Tarihi

13 Ekim 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/1271 E. , 2025/4935 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/1271
Karar No : 2025/4935

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı davacıya ait taşınmazları da kapsayan alanın düzenleme sahası olarak belirlenmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Narlıdere Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:..., sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, davacıya ait ... ada ... ve ... sayılı parsellerin tamamının imar planında yol ve yeşil alanda kaldığı, düzenleme sahasına her iki parselin kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımlarının alındığı, geriye kalan (düzenleme sahası dışında) kısmın kıyı kenar çizgisinin dışında kaldığı ve fiilen imar planında belirtildiği gibi park olarak düzenlendiği, mevcut parselasyon planının düzenleme ortaklık payı (DOP) oranının 0,3760 olduğu ve düzenleme sahasının kıyı kenar çizgisinin kıyı yönünde % 40 tamamlanacak şekilde belirlenmesi halinde ileride yapılacak olan kamulaştırma işleminde daha az kamulaştırma bedelinin ödenmesinin kamu yararına uygun olacağı değerlendirildiğinden düzenleme sahasının belirlenmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; parselasyon işlemlerinin imar planıyla belirlenen tahsis amacı ve yapılaşma koşulları da dikkate alınarak yapılaşmaya uygun parseller oluşturulması amacıyla tesis edilen işlemler olduğu, hukuki statüleri gereğince kesin yapı yasağı bulunan ve kullanım amaçları özel kanunlar ile belirlenen yapılaşmaya kapalı alanların parselasyon işlemlerinin sınırı içine alınmasının kural olarak, parselasyonun amacı ile bağdaşmayacağından, bu nitelikteki alanların parselasyon işleminin sınırları içine alınması gerektiğine ilişkin bir değerlendirmenin hukuki karşılığı bulunmadığı, kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğuna dair Anayasa hükmü ve Yasa hükümleri ile 3194 sayılı Yasanın 18. maddesinde düzenlen parselasyon işleminin amacı birlikte değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu bölgede kıyı kenar çizgisinin iskan sahasının bittiği yer olarak ele alınarak düzenleme sınırının belirlenmesinde ve kıyıda kalan taşınmazların düzenleme sınırı dışında bırakılmasında mevzuata aykırılık bulunmadığından ve ayrıca hukuka uygunluk incelemesi yargı yerlerince yapılacağından, bilirkişi raporunda yer alan konuya ilişkin değerlendirmeye itibar edilmediği, davacıya ait taşınmazların kıyıda kalması nedeniyle Hazine tarafından açılacak dava ile tapudan terkin edilebileceği ve Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 10/b maddesi gereği tapu iptal ve tescil işlemlerinin Hazine (Defterdarlık) tarafından yürütüleceği, bu durumda, düzenleme sınırının, iskan sahasının bittiği yer olan kıyı kenar çizgisinden geçirilmesi suretiyle davacıya ait taşınmazların (... parselin büyük kısmı ile ... parsel sayılı taşınmazın küçük bir kısmının) kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında "kıyı" tanımına giren alanda, kısaca Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kısımlarının düzenleme sınırı dışında bırakılmasında ve düzenleme ortaklık payı oranı da dikkate alınarak düzenleme sınırının belirlenmesinde, bu yönüyle mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Usul ve yasaya uygun idari dava dairesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :İzmir ili, Narlıdere ilçesi, ... Mahallesi, ... pafta, ... ada, ..., ... ve ... parsel sayılı davacıya ait taşınmazları da kapsayan alanın düzenleme sahası olarak belirlenmesine ilişkin ... tarihli, ... sayılı Narlıdere Belediye Encümeni kararının; taşınmazının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı belirtilerek imar uygulaması dışına çıkarılmış olmasının taşınmazdaki hak ve tasarruf olanağını ortadan kaldırdığı, kıyı kenar çizgisinde olduğu ileri sürülen taşınmaz ile ilgili olarak kamu idaresi tarafından açılmış bir davanın bulunmadığı dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Kıyılardan yararlanma" başlıklı 43. maddesinde, "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla, deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir.
Kıyılarla sahil şeritlerinin, kullanılış amaçlarına göre derinliği ve kişilerin bu yerlerden yararlanma imkân ve şartları kanunla düzenlenir." hükmü yer almaktadır.
3621 sayılı Kıyı Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 4. Maddesi; "Kıyı çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, taşkın durumları dışında, suyun karaya değdiği noktaların birleşmesinden oluşan çizgiyi; Kıyı Kenar çizgisi: Deniz, tabii ve suni göl ve akarsularda, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketlerinin oluşturulduğu kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık ve benzeri alanların doğal sınırını; Kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı kenar çizgisi arasındaki alanı; Sahil şeridi: Kıyı kenar çizgisinden itibaren kara yönünde yatay olarak en az 100 metre genişliğindeki alanı; Dar Kıyı: Kıyı kenar çizgisinin, kıyı çizgisi ile çakışmasını; Toplumun yararlanmasına açık yapı: Mevzuata göre tespit ya da tasdik edilmiş kural ve ücret tarifelerine uygun biçimde, getirdiği kullanımdan belirli kişi ya da topluluklara ayrıcalıklı kullanım hakkı tanımaksızın yararlanmak isteyen herkese eşit ve serbest olarak açık bulundurulan ve konut dokunulmazlığı olmayan yapıları, ifade eder." hükmünü; "Genel Esaslar" başlıklı 5. maddesinde; "Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır, Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur. Kıyı kenar çizgisinin tespit edilmediği bölgelerde talep vukuunda, talep tarihini takip eden üç ay içinde kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur. Sahil şeritlerinde yapılacak yapılar kıyı kenar çizgisine en fazla 50 metre yaklaşabilir. Yaklaşma mesafesi ve kıyı kenar çizgisi arasında kalan alanlar, ancak yaya yolu, gezinti, dinlenme, seyir ve rekreaktif amaçla kullanılmak üzere düzenlenebilir. Sahil şeritlerinin derinliği, 4. maddede belirtilen mesafeden az olmamak üzere, sahil şeridindeki ve sahil şeridi gerisindeki kullanımlar ve doğal eşikler de dikkate alınarak belirlenir. Taşıt yolları, sahil şeridinin kara yönünde yapı yaklaşma sınırı gerisinde kalan alanda düzenlenebilir. Sahil şeridinde yapılacak yapıların kullanım amacına bağlı olarak yapım koşulları yönetmelikte belirlenir." hükmünü; "Kıyı ve Sahil Şeridinde Planlar" başlıklı 10. maddesinde de; "Kıyıda ve sahil şeridindeki planlar bu Kanunun ve buna dayanılarak çıkarılacak yönetmeliğin hükümlerine aykırı olamaz. Bu yerlerde düzenlenen planlardan, imar mevzuatı veya yerin özelliği dolayısıyla 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamına girenler, anılan Kanunun 7 nci maddesine göre onaylanarak kesinleşir." hükmünü taşımaktadır.
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan şekliyle "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinde: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.
Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez.
Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tâbi tutulan yerlerin ihtiyacı olan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilk ve ortaöğretim kurumları, yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol gibi umumî hizmetlerden ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz.
Düzenleme ortaklık paylarının toplamı, yukarıdaki fıkrada sözü geçen umumi hizmetler için, yeniden ayrılması gereken yerlerin alanları toplamından az olduğu takdirde, eksik kalan miktar belediye veya valilikçe kamulaştırma yolu ile tamamlanır. Herhangi bir parselden bir miktar sahanın kamulaştırılmasının gerekmesi halinde düzenleme ortaklık payı, kamulaştırmadan arta kalan saha üzerinden ayrılır." hükmüne yer verilmiştir.
İşlem tarihinde yürülükte bulunan İmar Kanununun 18. maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile ilgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, düzenleme sahasının, sınırı tespit edilerek düzenlenmesine karar verilen saha olduğu, aynı fıkranın (b) bendinde, düzenleme sınırının, düzenlenecek imar adalarının imar planına göre yol, meydan, park, genel otopark, yeşil saha gibi umumi hizmetlere ayrılan ve tescile tabi olmayan alanlar ile cami ve karakol yerlerini çevreleyen sınır olduğu belirtilmiş; aynı Yönetmeliğin "Düzenleme sahalarının tespiti esasları" başlıklı 5. maddesinde, "Belediye ve mücavir alan sınırı içinde belediyeler, belediye encümeni kararı ile; dışında valilikler, il idare kurulu kararı ile; 5 yıllık imar programlarında öncelik tanımak ve beldenin inkişaf ve ihtiyaç durumuna göre, yeterli miktarda arsayı, konut yapımına hazır bulunduracak şekilde düzenleme sahalarını tespit etmek ve uygulamasını yapmak mecburiyetindedir. Konut yapımına hazır arsa sayısının, bir önceki yıl verilen inşaat ruhsatından az olmamasına dikkat edilir. Belirlenen düzenleme sahası bir müstakil imar adasından daha küçük olamaz. Ancak, imar adasının büyük bir kısmının imar mevzuatına uygun bir şekilde teşekkül etmiş olması nedeniyle, yeniden düzenlemesine ihtiyaç bulunmaması ve diğer kısmında birkaç taşınmaz malın tevhid ve ifraz yoluyla imar planı ve imar mevzuatına uygun imar parsellerinin elde edilmesinin mümkün olduğu hallerde, adanın geri kalan kadastro parselleri müstakil bir imar düzenlemesine konu teşkil edebilir. " kuralına; "Düzenleme sınırının geçirilmesi" başlığını taşıyan 6. maddesinde ise, "Düzenleme Sınırı; a) İskan sahasının bittiği yerlerde iskan sınırından, b) İskan sahası içindeki yollarda yol ekseninden, c) İbadet yeri ve karakol yerlerinin dış sınırından, yeşil alan ve genel otopark alanlarının düzenleme ortaklık payı oranı ve uygulamaya alınan parsel sınırına göre uygun görülecek yerinden geçirilir. Ancak, imar planlarında gösterilmiş düzenleme sınırları varsa bu durum dikkate alınır. Düzenleme sınırının herhangi bir parseli iki veya daha fazla parçaya bölmesi halinde; sınır, bu parçalardan düzenleme sahası dışında kalan başka bir imar adasına girmeyenleri varsa bunları da içine alacak şekilde geçirilir. Parsel büyük ise, ifraz yapılarak ifraz sınırından geçirilir." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anılan yasa ve yönetmelik hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, parselasyon işlemiyle amaçlananın; imar planı, plan raporu ve imar yönetmeliği hükümlerine göre, imar adasının tüm biçim ve boyutu, yapı düzeni, inşaat yaklaşma sınırı ve bahçe mesafeleri, yapı yüksekliği ve derinliği, yerleşme yoğunluğu, taban alanı ve kat alanı katsayısı, arazinin kullanma şekli, mülk sınırları, mevcut yapıların durumu göz önüne alınmak suretiyle üzerinde yapı yapmaya elverişli imar parseli oluşturmak olduğu, ayrıca imar planına uygun parsellerin oluşturulması ile birlikte yol, yeşil alan gibi kamu alanlarının imar parsellerinde oluşan değer artışı karşılığında düzenlemeye giren parsel maliklerinden bedelsiz olarak alınarak kamunun eline geçmesinin sağlanacağı anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda kamunun eline geçirilecek yol, yeşil alan gibi kamu alanlarının kazanımında düzenleme ortaklık payının düzenlemeye giren taşınmazlardan adil ve dengeli olarak alınabilmesi için düzenleme sınırının mevzuatta öngörülen kriterler çerçevesinde belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, mülkiyeti davacıya ait ... ada ... ve ... sayılı parsellerin tamamının imar planında yol ve yeşil alanda kaldığı, düzenleme sahasına her iki parselin kıyı kenar çizgisi içinde kalan kısımlarının alındığı, geriye kalan (düzenleme sahası dışında) kısmın kıyı kenar çizgisinin dışında kaldığı ve fiilen imar planında belirtildiği gibi park olarak düzenlendiği, davacının kıyı kenar çizgisinin tespiti amacıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı E:... sayılı dava dosyasına İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünce sunulan ... tarihli, ... sayılı yazıda MEGSIS sisteminden alınan verilere göre dava konusu taşınmazın kıyıda kalmadığının belirtildiği görülmüştür.
Her ne kadar dava konusu taşınmazların kıyı kenar çizgisinin deniz yönünde kalan kısımlarının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan hazine tarafından açılacak dava ile tapudan terkin edileceği açık ise de uyuşmazlık konusu taşınmazların tapuda davacılar adına kayıtlı olduğu, söz konusu taşınmazların imar planında kıyı kenar çizgisinin kıyı tarafında kalmasına rağmen plan sınırı içerisinde yer aldığı ve yol yeşil alan kullanımı getirildiği, bu durumda davacı tarafından kıyı kenar çizgisinin tespiti amacıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan E:... sayılı dosyada görülen davanın sonucuna göre uyuşmazlık konusu taşınmazların kıyıda kalıp kalmadığı, kıyıda kalmaları nedeniyle tapu kayıtlarında terkin yapılıp yapılmadığı araştırılarak düzenleme sınırının doğru geçirilip geçirilmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması, sonucuna göre yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, dava konusu işlemin iptaline ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile idare mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 13/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim