Danıştay danistay 2021/9405 E. 2025/4605 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/9405
2025/4605
2 Ekim 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/9405
Karar No : 2025/4605
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Gayrimenkul İnşaat San. Tic. A.Ş. (Eski Ünvanı ... Yatırım A.Ş.)
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı-...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla yapılan parselasyon işlemine askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine ilişkin ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar uygulamasının dayanağı olan imar planına ve mevzuata uygun olarak yapıldığı, DOP oranının yasal sınırlar içerisinde kaldığı, davacı şirkete hissedar olduğu ... parselin bulunduğu yerden 1866.08 m2 müstakil parsel tahsisi yapıldığı, hissedar olduğu ... kadastral parselin fiilen işgalli olması ve yeni oluşturulan ... sayılı adada teknik olarak tahsis imkanı kalmaması sebebi ile ... ada, ... parselin müstakil olarak davacı şirkete tahsis edildiği, tahsis edilen parsellerin ikisinin de konum olarak cadde cepheli ve ticaret alanı fonksiyonuna sahip olduğu, değer kaybı bulunmadığı dikkate alındığında, parselasyon işlemine yapılan itirazın reddine ilişkin Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli ve ... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu belediye encümeni kararıyla bir kısım itirazların kabul edilmesine rağmen yeniden askıya çıkarılmayarak tapuya tescil edildiği, parselasyon işleminin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının sonucu itibarıyla onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının maliki olduğu İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesi ve 2981 sayılı Kanunun Ek-1 maddesi uyarınca Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla kabul edilen, İstanbul Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla onaylanan parselasyon işlemi, 30/01/2017 - 01/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Davacı tarafından askı süresi içerisinde parselasyon işlemine itiraz edilmiştir.
Askıda yapılan itirazlar Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararıyla değerlendirilmiş olup davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Bunun üzerine; davacı tarafından, Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istemiyle 29/11/2017 tarihinde açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla "dava konusu imar uygulaması işleminin 30/01/2017 - 01/03/2017 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, parselasyon planına karşı askı süresi içinde davacılar tarafından itiraz edildiği, askı süresinin bitiminden itibaren idarece cevap verilmeyerek itirazın zımnen reddedildiği, bu nedenle itirazın zımnen reddedilmiş sayıldığı 30/04/2017 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açılması gerekirken dava açma süresini canlandırmayan itirazın reddine ilişkin encümen kararın 21/07/2017 tarihinde tebliği üzerine 27/11/2017 tarihinde açılan davanın süre aşımı nedeniyle esasının inceleme olanağı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı Danıştay Altıncı Dairesinin 09/03/2020 tarih ve E:2018/8118, K:2020/3396 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Akabinde; davacının ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararının mevzuata aykırı olması nedeniyle iptal edilerek geri dönüşüm işleminin yapılması talebiyle davalı idareye 29/01/2019 tarihinde yaptığı başvurunun zımnen reddi üzerine ... tarihli, ... sayılı belediye encümeni kararının iptali istemiyle 28/05/2019 tarihinde görülmekte olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “Dava Açma Süresi” başlıklı 7. maddesinde, dava açma süresinin özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştay’da ve İdare Mahkemelerinde altmış (60) gün olduğu; ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresinin, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabileceği kurala bağlanmış, yine aynı Yasanın “Üst Makamlara Başvurma” başlıklı 11.maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, ilgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılmasının üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebileceği, bu başvurunun işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durduracağı, altmış (60) gün içinde bir cevap verilmezse isteğin reddedilmiş sayılacağı kurala bağlanmıştır.
Aynı Kanunun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 10. maddesinde; "İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler, altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." hükmü yer almakatdır.
3194 sayılı İmar Kanununun 19.maddesinde, "İmar planlarına göre parselasyon planları yapılıp, belediye ve mücavir alan içinde belediye encümeni, dışında ise il idare kurulunun onayından sonra yürürlüğe girer. Bu planlar bir ay müddetle ilgili idarede asılır. Ayrıca mutat vasıtalarla duyurulur. Bu sürenin sonunda kesinleşir. Tashih edilecek planlar hakkında da bu hüküm uygulanır. "hükmün yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava süresi, kamu düzeni ile ilgili olup, hak düşürücü nitelik taşır. Nitekim, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; davanın süresinde açılmadığının tespiti halinde esasa girilmeden süre aşımı nedeniyle davanın reddine karar verileceği öngörülmüştür (Madde14/3-e ve 15/1-b). Ayrıca, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği de vurgulanmıştır (Madde14/6).
Parselasyon işlemleri, dağıtım cetvellerinde kapsadıkları alan içindeki her taşınmaza karşılık sahiplerine verilecek bağımsız ve şüyulu imar parsellerinin parsel büyüklükleri, hisse miktarı ve parsellerin konumu gibi hususları ayrı ayrı gösterdiğinden, düzenlemeye konu olan taşınmaz sahipleri için sübjektif ve kişisel işlemler olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla parselasyon işlemi niteliği itibarıyla subjektif ve doğrudan mülkiyet hakkına yönelik bir işlem olduğundan, dava açma süresinin başlaması için ilanen tebliğin yeterli olmadığı, bu sebeple parselasyon işleminin ilgili taşınmaz malikine tebliğ edilmesi ve yasal bildirimi üzerine dava açma süresinin başlaması esastır.
Parselasyon işleminin askı süresi içerisinde öğrenilmesi halinde ise İdari Yargılama Usulü Kanununun 11. maddesi kapsamında dava açma süresinin belirlenmesi gerekmektedir. Öte yandan birel işlem olan ve uygulamakla tükenen parselasyon işleminin kesinleşmesinden sonra ilgililerin hakkında işlem tesis edilmesine imkan tanıyan İdari Yargılama Usulü Kanunu 10. maddesi uyarınca idareye yapılacak başvurunun yeni dava açma süresi başlatabilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; parselasyon işleminin kabulüne ilişkin Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararına askı süresi içerisinde itiraz edildiği, zımni ret süresi dolduktan sonra itirazın reddine ilişkin Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı üzerine söz konusu parselasyon işleminin iptali istemiyle davacı tarafından açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği, bu kez davacı tarafından 29/01/2019 tarihinde davalı idareye yapılan yeni bir başvuru ile söz konusu ... tarihli, ... sayılı kararın mevzuata aykırı olması nedeniyle iptal edilerek geri dönüşüm işleminin yapılmasının talep edildiği, yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine anılan belediye encümeni kararının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; dava konusu parselasyon işlemine askı süresi içinde davacı tarafından itiraz edildiğine göre, dava açma süresinin 2577 sayılı Kanunun 11. maddesi kapsamında belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda da davacı tarafından açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği açıktır. Bu nedenle; davacı tarafından 29/01/2019 tarihinde bir başvuru yapılmış ise de 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında yapılan bu başvurunun yukarıda belirtildiği üzere dava açma süresini canlandırabilecek nitelikte bir başvuru olarak kabul edilmesi mümkün bulunmamakta olup açılan davanın süre aşımı nedeniyle incelenemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2025 tarihinde, kesin olarak, oyçokluğuyla karar verildi.
(X) - KARŞI OY:
Dava, İstanbul ili, Sultanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... kararıyla yapılan parselasyon işlemine askı süresi içerisinde yapılan itirazın reddine ilişkin Sultanbeyli Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararın gerekçesini değiştirerek onayabileceği, 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması, sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 50. maddesinin 3. fıkrasında; bölge idare mahkemesinin, Danıştayca verilen bozma kararına uymayarak kararında ısrar edebileceği belirtilmiş; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 38. maddesinde ise, İdari Dava Daireleri Kurulunun idare mahkemelerinden verilen ısrar kararları ile idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararları temyizen inceleyeceği kurala bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, davanın süresi konusunda temyize konu kararda herhangi bir gerekçe ve açıklama bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince süre hakkında bir hüküm tesis edilmediği görülmüştür.
Uyuşmazlık konusu olayda, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken Mahkemece davanın esası incelenmek suretiyle davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddine karar verilmiştir.
Davanın süre yönünden reddine ilişkin kararın ise içeriği ve sonuçları itibarıyla esasa ilişkin karardan farklı olması nedeniyle bu gerekçe ile esasa ilişkin bir kararın onanması halinde karar veren Mahkemenin davanın süresinde olduğu gerekçesiyle ilk kararında ısrar etme imkanı ortadan kalkacağından yargılama yetkisinin usulüne uygun kullanımının sağlanması amacıyla kararın bozulmasına Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, Mahkeme tarafından verilen davanın reddine ilişkin karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince reddi yolundaki kararın bozulması gerektiği oyuyla, anılan kararın değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.