Danıştay danistay 2021/7391 E. 2025/2010 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/7391
2025/2010
15 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7391
Karar No : 2025/2010
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) ...
VEKİLİ : Av. ...
II- (DAVALI) ... Bakanlığı/ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
III- (DAVALI) ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR)
1- ... Belediye BaşkanlığI
2- ... Bakanlığı
II- (DAVACI) ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının karşılıklı aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 10.06.2015 tarihli çaplı imar durum belgesinde yapılaşma koşulları arasında yer alan emsal oranının ve yapı yapabilmek için parselin imar planında kamu alanına isabet eden kısımlarının kamuya terk edilmesi şartının, Mavikent Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan Mavikent 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planının ... sayılı plan hükmünün hükmünün iptalleri istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu uygulama imar planı ile taşınmazın sahil şeridinin ikinci 50 metresi içinde kalan kısmın günübirlik alan, sahil şeridinin kuzeyindeki kısmın da tercihli kullanım alanı fonksiyonu olarak belirlendiği ve yapılaşma koşullarına ilişkin paftada bir düzenleme getirilmediği, onaya ilişkin meclis kararında önceki emsal değerlerinin aynen kabul edilmesine şeklinde ibareye verildiği, bu durumun Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelikteki uygulama imar planı tanımında açıkça yer almasına karşın, kullanım alanları için hiçbir yapılaşma koşulu belirtilmesinin mevzuatına uygun olmadığı, imar çapı bakımından ise davacının parselindeki emsal değerinin 1.00’den 0.45’e düşürülmesinin planlama tekniğine ve şehircilik ilkelerine aykırılık gösterdiği ve imar çapının dayanağı uygulama imar planın iptali gerektiğinden anılan imar durum belgesinin de iptali gerektiği, ayrıca taşınmazın terk oranın %56 olduğu bu alanın bedelsiz terk edilmesinin değil, kamulaştırılmasının daha doğru olacağı, anılan işlemlerin planlama ve şehircilik ilkelerine aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda, dava dilekçesinin incelenmesi sonucunda davacının bu davada, çaplı imar durum belgesindeki, yapı yapabilmek için parselin imar planında kamu alanına isabet eden kısımlarının kamuya terk edilmesi şartının, çaplı imar durum belgesi yapılaşma koşulları arasında yer alan emsal oranının, ... tarih ve ... sayılı belediye meclis kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunun ve Mavikent 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Planının 10.11.8 numaralı Plan Hükmünün iptali istemiyle bakılan davayı açtığı, üst ölçekli plan olan 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı hükümlerinden başlanarak dava konusu işlemlerin sırası ile hukuka uygunluk incelemesine tabi tutulması gerektiği;
1/25000 ölçekli çevre düzeni planı 10.11.8. sayılı plan hükmü bakımından;
Mahkeme tarafından herhangi bir hukuki değerlendirme ve gerekçelendirme yapılmadan dava konusu 1/25000 ölçekli plân notunun iptaline karar verildiği, 6360 sayılı Kanun ile birlikte il özel idarelerinin ilga edilerek bütün il mülkî sınırlarının büyükşehir belediyesi statüsüne dahil edilmesi üzerine, parçalanmış şekilde muhtelif alanlardaki mevzî nitelikli imar planlarının uyumlulaştırılması maksadıyla mevcut 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında revizyon yapıldığı, davacı tarafından turizm yerleşme alanlarına ilişkin hükümlerin yer aldığı 10.11 sayılı başlık altındaki 10.11.8 sayılı yapılaşma alt başlıklı plan hükmünün iptalinin talep edildiği, dava konusu çevre düzeni planın onaylandığı tarihte yürürlükte olan TR 61 Antalya - Isparta - Burdur 2010 - 2013 Bölge Planında kıyı mekansal arazi kullanımına yönelik olarak Strateji 2.1.6. maddesinde, "Antalya kıyı alanlarında bütünleşik planlama ve yönetim modelinin geliştirilmesi" hedefine yer verildiği; bu kapsamda kıyı kesiminin planlanmasında parsel özelinde değil, kıyı kesiminin topoğrafik ve jeolojik özellikleri ve doğal ve yapay eşikler dikkate alınarak kıyının bir bütün olarak planlamada ele alınması gerektiğinin ifade edildiği, plan hükümlerinin bir parsel özelinde uygulanacak hükümler olmadığı, çevre düzeni planı sınırları dahilindeki bütün tercihli turizm alanlarını kapsayan nitelikte olduğu, bu hüküm gereği alt ölçekteki planlamalarda, dava konusu çevre düzeni ile belirlenen maksimum yükseklik ve emsal değerlerini aşmayacak biçimde, yükseklik ve emsal değerlerinin belirlenmesinin mümkün olduğu, işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan mevzuatın çevre düzeni planının konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi yerleşme ve arazi kullanılması kararlarını belirlemesi hükmü ile uyumlu olduğu, planda, kıyı kesiminde denizin bakı ve rüzgâr etkisinden kara yönünde herkesin faydalanmasını temin etmek maksadıyla kat yüksekliklerinin düşük tutulduğu, bunun şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun olduğu, dava konusu edilen Mavikent 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Planının turizm yerleşme alanları ana başlığı altında yer alan 10.11.8. numaralı yapılaşma koşulu başlıklı plan hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
... tarihli, ... sayılı Mavikent Belediye Meclis kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu bakımından;
Dava konusu uygulama imar planı ile Kıyı Kanunu gereği sahil şeridi plana işlenerek, sahil şeridi kesiminin ilk 50 metresinin yeşil alan, ikinci 50 metresinin ise günübirlik tesis alanı olarak planlandığı, söz konusu düzenlemenin kıyı mevzuatına uygun olduğu, bu yönü ile işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak planın onayına dair meclis kararında "mevcut plân emsal değerlerinin aynı kalması koşulu-önceki plandaki değerler ile plânın onaylanmasına" karar verildiği; dolayısıyla 2005 öncesi emsallerin aynı şekilde uygulamaya devam edileceği kabul edildiği ama bu emsal oranlarının plan paftasına işlenmediği, bu itibarla ilk derece mahkemesi kararının dava konusu plan paftasına ilişkin kısım yönünden iptal kararının sonucu itibarıyla isabetli olduğu; diğer yönlerden ise ilk derece mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İmar durum belgesindeki yapılaşma koşulları arasında yer alan, "parsele yapı yapabilmek için imar planında kamuya isabet eden kısımların terki şartı" bakımından;
Davacı tarafından, kadastral parsele yapı yapabilmek için, parselin 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kamu alanlarına isabet eden kısımlarının kamuya terk edildikten sonra yapı yapılabileceğine ilişkin şartın iptalinin talep edildiği, uygulama imar planının mevcut olduğu durumunda, kadastral parselin uygulama imar planı hükümlerine göre imar parseline dönüştürülmeden yapı ruhsatı düzenlenmesinin hukuken mümkün olmadığı, uygulama imar planı sahasında yer alan kadastral parselin imar parseline dönüştürülmesinin ya parselasyon yada ifraz/tevhid/terk ile mümkün olduğu, uyuşmazlıkta imar durum belgesinde dava konusu edilen şartın bünyesinde ifraz işlemini içerdiği, işlem tarihinde yürürlükte olan Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin "Parselasyon Plânı, İfraz - Tevhid ve İstisnalar" başlıklı 19/1 inci maddesinde, "Her türlü imar adasında, parselasyon plânı yapılmadan bu adadaki parsellerde ifraz ve tevhid yapılamaz" hükmüne yer verildiği, bu durumda; 1/1000 ölçekli uygulama imar planı mevcut olan ancak parselasyon yapılmayan bu alanda ifraz yapılmasının hukuken mümkün olmadığı, ifraz yapılamayacak alanda terk yapılmasının da hukuken mümkün olmadığı, çaplı imar durum belgesinde iptali talep edilen terk şartının bu nedenle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Diğer taraftan; kadastral parsel imar parseline dönüşmeden dava konusu parsele yapı ruhsatı düzenlenmesi mümkün olmadığından, çaplı imar durum belgesinde yer alan terk şartının iptal edilmiş olmasının bu parsele yapı ruhsatı düzenleneceği anlamına gelmediği, öncelikle uyuşmazlık konusu alanda parselasyon yapılması gerektiği ve düzenleme sonucunda uygulama imar planına uygun şekilde oluşacak imar parseline yönelik yapı ruhsatı talebinde bulunulabileceği açıktır.
Bu itibarla; çaplı imar durum belgesinde yer alan "terk" şartına ilişkin ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
İmar durum belgesinde yazılan emsaller bakımından istinaf başvurusunun incelenmesi;
Dava konusu edilen imar durum belgesinde günübirlik turizm alanında emsalin 0.05, tercihli kullanım alanında konut amaçlı yapı için emsalin 0.45, tercihli kullanım alanında otel ve tatil köyü amaçlı yapı için emsalin 0.30, tercihli kullanım alanında turizm tesisi, tatil villası, apart ve pansiyon amaçlı yapı için emsalin 0.20, olarak gösterildiği, davacı tarafından ise taşınmazı 1978 yılında satın aldığı, o dönemde emsalin 1.00 olduğu, ve 1978 yılındaki emsalin uygulanması gerektiğinin ileri sürüldüğü, 1979 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar plânında taşınmazın emsalinin 0.40 olduğu, 1992 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar plânında emsalinin 1.00 olduğu, 07.09.2005 tarihli belediye meclis kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı paftasında emsalin gösterilmediği, planın onayına dair meclis kararında "mevcut plân emsal değerlerinin aynı kalması koşulu -önceki plandaki değerler ile- plânın onaylanmasına" karar verildiği, anılan karar ile 2005 tarihli plan paftasında emsal değerlerinin paftaya işlenmemekle birlikte, 2005 yılından önce yürürlükte olan uygulama imar planı emsal değerlerinin 2005 tarihli uygulama imar planı bakımından da geçerli olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla 2005 tarihli planın yürürlüğe girdiği tarihten sonra da davacı parseline önceki değeri olan 1.00 emsalinin uygulanması gerektiği, 2013 onay tarihli 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planının 10.1. numaralı hükmü ile 28.01.2013 tarihinden önce onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının yürürlüğünü devam ettirdiği; 28.01.2013 tarihinden önce onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının çelişmesi halinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hükümlerinin uygulanacağının ifade edildiği, bu durumda; davacının parselinin olduğu sahanın emsalinin işlem tarihi itibarıyla 1.00 olduğu, imar durum belgesinde emsal değerlerinin tamamının hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Öte yandan; meclis kararında sadece emsal bakımından bir devamlılığın olduğundan bahsedildiği, inşaat taban alanı ve yapı yüksekliği bakımından eski plan hükümlerinin devam edeceğine yönelik bir karar alınmadığı, inşaat taban alanı ve kat yüksekliği bakımından çevre düzeni planı hükümlerinin geçerli olacağı, inşaat taban alanı ve kat yüksekliği bakımından çaplı imar durum belgesindeki açıklamaların geçerli olacağı, çaplı imar durum belgesinde yer alan emsal hükümlerine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
Bu durumda, davalı idarelerin istinaf başvurularının Mavikent 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı Plan Hükümlerinin 10.11.8 numaralı hükmü bakımından kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, anılan kısım bakımından davanın reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının uygulama imar planı paftasında yapılaşma koşullarının gösterilmemesi bakımından gerekçeli reddine, kalan kısımları bakımından kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, anılan kısım bakımından davanın reddine, davalı idarelerin istinaf başvurularının imar durum belgesinde yer alan yapılaşma koşullarından olan emsal oranı ve terk şartı bakımından gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; dava konusu taşınmazın 11.09.2001 tarihinde satın alındığı, taşınmazın satın alındığı tarihte emsalinin 1 olduğu, kat adedinin belirtilmediği, bu dönemde kat adedi belirtilmeyen durumlarda Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine göre kat adedi belirlendiği ve anılan Yönetmelik uyarınca kat adedinin bodrum hariç 8 kat olması gerektiği, ancak davacı tarafından 5 kat otel ve 4 katlı ev olacak şekilde projelendirdiği, kıyı kenar çizgisinin ilk 50 metresinin kamunun kullanımında olduğu, ikinci elli metreyi kullanması gerektiği, ikinci 50 metrenin terk edilmemesi gerektiği, mülkiyet hakkının uzun yıllardır engellendiği ileri sürülmektedir.
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında yer alan meskun alanlarda onaylı imar planı hükümleri aynen geçerli olacağı bu imar planlarının ilelebet aynıyla muhafazası anlamına gelmediği, geçerli imar planlarında şartların oluşması durumunda revizyon veya değişiklik yapılabileceği, 2005 yılında onaylanan uygulama imar planı ile turizm tesis alanı olan kullanım kararı tercihli kullanım alanı kararı olarak değiştirildiği, kullanım kararı ile yapılaşma koşullarınında değişmesinin mevzuata uygun olduğu ileri sürülmektedir.
Davalı Kumluca Belediye Başkanlığı tarafından; uyuşmazlık konusu parsele ilişkin uygulama imar planının üst ölçekli çevre düzeni planına uygun onaylanmadığı, söz konusu alanın yerleşim modeli incelendiğinde söz konusu bölgede az yoğunluklu yapılaşma olduğu, dava konusu taşınmaz ile aynı imar durumuna sahip olan diğer parsellere verilen inşaat ruhsatlarında emsalin 0,45'i aşmadığı, imar çapında yer alan terk hükmünün plandan kaynaklandığı, dava konusu taşınmazın kadastral parsel olduğu ve imar durum belgesinde kadastral parselin imar planındaki durumunun gösterildiği, anılan imar durum belgesi ile yapı ruhsatının verilemeceği, ayrıca imar durum belgelerinin bir yıl boyunca geçerli olduğu ve gelinen aşamada geçerliliğini yitirdiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından; kararın davalı idareler tarafından temyiz edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan kısmın usul ve kanuna uygun olduğu kararın iptale ilişkin kısmının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Kumluca ilçesi, ... Mevkii, ... pafta, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz 03.01.1978 yılında Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca onaylanan imar planında büyük kısmı kamusal alan, kalan kısmı da 0.20/0.40 emsalli h:6 metre turistik tesisler alanı olarak belirlenmiş, üzerinde 29.08.1991 tarihine onaylandığı belirtilen ancak dosyada planın onayına ilişkin meclis kararı bulunmayan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise taşınmazın tamamı E:1 yapılaşma koşullu (TTA) turizm tesis alanı olarak belirlenmiş, ardından Kıyı Kanununun yürürlüğe girmesi ile Mavikent Belediye Meclisinin 07.06.2002 tarihli, 1714 sayılı kararı ile 1/1000 ölçekli nazım imar planları onaylanmış ve kıyı kenar çizgisinden ilk 50 metrelik kısım yeşil alan, sahil şeridinin ikinci 50 metrelik kısmı (KTA) konaklama tesis alanı E:1 olarak planlanmış, uyuşmazlık konusu taşınmazın komşuluğunda yer alan ... ada, ... parsel ve ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik anılan planın iptali istemiyle dava açılmış, ... İdare Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararıyla, sahil şeridinin ikinci bölümünde konaklamaya yönelik tesisler yapılamayacağı, halka açık günübirlik alan olarak planlanması gerektiği, alanda emsalin 1 olarak belirlendiği, bu yoğunluğun Antalya ilinin hiçbir yerinde bu kadar yüksek yoğunluk belirlenmediği, alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planı bulunmadığı bu nedenle dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptaline karar verilmiş, yargı kararının uygulanması amacıyla Mavikent Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı meclis kararı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı onaylanmış, taşınmazın güneyinde sahil şeridinde kalan alan günübirlik alan, kalan kısmı ise (TKA) tercihli kullanım alanı olarak belirlenmiş ve pafta üzerinde yapılaşma koşulları belirlenmemiş, planın onayına ilişkin meclis kararında önceki planda belirlenen emsal değerlerinin aynı kalması koşuluyla planın onaylanmasına karar verildiği belirtilmiştir.
Ayrıca dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının ... tarihli, ... sayılı işlemiyle onaylanan Mavikent 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planında taşınmaz kentsel yerleşik alan olarak belirlenmiş, planın "Genel Hükümler" başlıklı 7. maddesinde, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının onayından önce mevzuatına uygun olarak onaylanmış 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının geçerli olduğu, onaylı 1/1000 ölçekli planı olan alanlarda uygulamanın onaylı imar planına göre yapılacağı,10.11.8 sayılı plan hükmünde ise turizm yerleşme alanları ana başlığı altında yapılaşma şartlarına ilişkin genel ilkeler belirlerlendiği, tuzim alanı olarak ayrılan yerlerde otel ve tatil köyü yapılması durumunda maksimum emsalin 0.30, diğer turimz tesislerinde maksimum emsalin 0.20 olacağı düzenlenmiştir.
Davacı tarafından uyuşmazlık konusu taşınmaz için 28.05.2015 tarihinde imar durum belgesi düzenlenmesi talebinde bulunulmuş, bunun üzerine 10.06.2015 tarihli imar durum belgesi düzenlenmiş, anılan imar durum belgesinde 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yapılaşma koşulları plan paftası üzerinde gösterilmediği için 1/25.000 ölçekli plan notlarına dayanılarak alanın tercihli kullanım alanında kaldığı konut amaçlı yapılaşmada KAKS:0,45, turistlik tesis olarak yapılaşması durumunda KAKS:0,20 olarak belirtilmiş ve taşınmazın günübirlik alan olarak belirlenen kısmının kamuya terk edilmesi gerektiği belirtilmiş, anılan imar durum belgesi 11/06/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş, bunun üzerine davacı tarafından taşınmaza yönelik emsalin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre emsal verilmesi gerektiği, uygulama imar planına ilişkin meclis kararı gereği mevcut emsallerin uygulanması gerektiği ve taşınmazın emsalinin 1 olduğu iddiası ile görülmekte dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
İşlem tarihinden sonra 03/07/2017 tarihli, 30113 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliğinin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinde; imar durum belgesi; "Bir parselin; Kanun, uygulama imar planı, plan notlarını ve bu Yönetmelikte yer alan kullanım kararlarını ve yapılaşma şartlarını içeren, yapının inşa edileceği imar parselini sınır ve boyutlarıyla gösteren belgeyi ifade eder." şeklinde tanımlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyize konu kararın 1/25000 ölçekli çevre düzeni planı 10.11.8. sayılı plan hükmü ve ... tarihli, ... sayılı Mavikent Belediye Meclis kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonu ve imar durum belgesinde terke ilişkin kısmı bakımından;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın anılan kısmının usul ve hukuka uygun olup dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın imar durum belgesinde belirtilen yapılaşma koşullarına ilişkin kısmı bakımından;
3194 sayılı İmar Kanununda tanımı yer almayan imar durum belgesi; taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığını, taşınmaz için planda öngörülen arazi kullanım kararı ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren, imar planı ve/veya yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilen kat adedi, bina yüksekliği, bina derinliği, ön bahçe, arka bahçe ve yan bahçe mesafeleri, bina cephesi gibi hususların rakam ve kroki ile yer aldığı, varsa imar planı ve plan notları ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği ya da Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği uyarınca düzenlenen belgedir.
Buna göre, imar durum belgesinin uygulama işlemi niteliğinde olduğu ve uygulama işlemlerinin kural olarak 1/1000 ölçekli uygulama imar planına istinaden ve bu plana uygun olarak yapılması gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından imar durum belgesi düzenlenirken kullanım kararlarının 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre belirlendiği, ancak yapılaşma koşullarının 1/1000 ölçekli uygulama imar planı paftasına işlenmediği belirtilerek yapılaşma koşullarının 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına göre belirlendiği ve davacı tarafından yapılaşma koşullarına ilişkin kısmın iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta imar durum belgesinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına göre düzenlenmesi gerekirken 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planına göre düzenlendiği, bu durumda imar durum belgesinin hukuka uygun olmadığı, ayrıca alana yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar planınında plan paftasında yapılaşma koşullarının gösterilmediği, eski planlara atıf yapıldığı, önceki planların iptaline yönelik yargı kararlarının bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda uygulama imar planının belirsizlikler içerdiği ve gösterim tekniklerinin uygun olmadığı gerekçesiyle şehircilik ve planlama ilke ve tekniklerine uygun olmadığı sonucuna varıldığından imar durum belgesinin dayanağının kalmadığı açıktır.
Bu itibarla temyize konu bölge idare mahkemesi idari dava dairesi kararının anılan kısmında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davacının ve davalıların temyiz isteminin reddine,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun uygulama imar planı paftasında yapılaşma koşullarının gösterilmemesi ve imar durum belgesinde yer alan yapılaşma koşullarından olan emsal oranı ve terk şartı bakımından bakımından gerekçeli reddine, Mavikent 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planınının 10.11.8 numaralı plan hükmü, uygulama imar planında getirilen imar fonskiyonları bakımından kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının kaldırılmasına, anılan kısımlar bakımından davanın reddine dair temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının imar durum belgesindeki yapılaşma koşullarına ilişkin kısmının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, kalan kısımlar bakımından ONANMASINA
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 15/04/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.