SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/7353 E. 2025/2821 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/7353

Karar No

2025/2821

Karar Tarihi

20 Mayıs 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7353 E. , 2025/2821 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7353
Karar No : 2025/2821

TEMYİZ EDENLER: I- (DAVACI) ... Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av....

II- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF : I- (DAVALILAR)1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

2- ... Bölgesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av....

II- (DAVACI) ... Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bursa ili, Gürsu ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada,... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 30.03.2017 onay tarihli Uludağ OSB İlave Revizyon İmar Planı ile Uludağ OSB Yönetim Kurulunun... tarihli, ... sayılı kararı ile hazırlanan ve 23.11.2017 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanan 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uyarınca yapılan parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı tarafından ilk olarak 16/08/2018 tarihinde açılan davada ... İdare Mahkemesinin... tarihli, E:..., K:... sayılı karar ile ''Bursa İli, Gürsu İlçesi, ... Mahallesi, ... Bölgesi Mevkii, ... ada, ... parselde bulunan Akaryakıt LPG İstasyon alanında Uludağ Organize Sanayi Bölgesi tarafından dava dışı ... Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti'ye ait 32.71 m² hissenin şirket bilgisi olmadan tapu kaydı içerisine dahil edilmek suretiyle yapılan imar planının tarih ve sayı belirtilmeden iptali istemine yer verildiği, bu kapsamda iptali istenilen işlemin/işlemlerin açık ve net olarak belirtilmesi gerektiği'' gerekçesiyle dilekçenin reddine karar verildiği, anılan dilekçe ret kararından sonra hazırlanan yenileme dilekçesi üzerine ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla ''........ dava konusu işlemlerde iptali istenilen planlarda ölçeğin belirtilmediği, davalı idare tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden planların onay tarihinin 07/12/2017 tarihi olduğu ancak davacı tarafından 30/03/2017 tarihinin gösterildiği ve yine davacının ... ada, ... sayılı parselin maliki olduğu ancak davalı idarece dosyaya sunulan askı ilan tutanağında belirtilen taşınmazın plan revizyonunda yer almadığı hususları dikkate alındığında dava dilekçesinin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine uygun olmadığı'' gerekçeyle dilekçenin reddine karar verildiği, ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararından sonra hazırlanan yenileme dilekçesi üzerine E:... sayılı dava dosyasında yürütmenin durdurulması talebinin reddine dair karara itiraz üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ....İdari Dava Dairesinin ... tarih ve Y.D İtiraz No:... sayılı kararı ile ''davanın, uygulama imar planına karşı mı açıldığı yoksa parselasyon işlemine karşı mı açıldığının tespiti sonrasında işin esesasının incelenilerek karar verilmesi gerekirken, davanın konusu netleştirilmeden verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı'' gerekçesiyle yürütmenin durdurulması istemi hakkındaki kararın kaldırılarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesi üzerine ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile '' dava dilekçesinin başlangıç ve sonuç kısımlarında 1/1000 ölçekli ilave revizyon imar planının iptalinin istenildiği ancak dilekçe içeriğinin tamamen parselasyon işlemi sonucunda davacıya tahsis edilen parselin hisseli verilmesinin hukuka aykırı olduğuna yönelik itirazlara münhasır olduğu görülmüş olup dava dilekçesinin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı, bu durumda, davanın, uygulama imar planına karşı mı açıldığı yoksa parselasyon işlemine karşı mı açıldığı hususu bakımından belirsizlik oluştuğundan dava dilekçesinde hangi işlemlerin iptalinin istendiğinin açık ve net bir şekilde belirtilmek suretiyle sağlıklı yargılamayı olanak kılacak şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiği '' gerekçeyle dilekçenin reddine karar verildiği, anılan dilekçe ret kararından sonra verilen yenileme dilekçesi üzerine ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ''dava konusu Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 30.03.2017 onay tarihli 06.07.2017 kesinleştirme tarihli Uludağ OSB İlave Revizyon İmar Planının ölçeğinin belirtilmediği görüldüğünden belirsizliğe sebebiyet verildiği ve bu sebeple dava dilekçesinin yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine uygun bulunmadığı'' gerekçeyle dilekçenin reddine karar verildiği, anılan dilekçe ret kararı sonrası hazırlanan yenileme dilekçesinin dava kısmında ''Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 30.03.2017 onay tarihli 06.07.2017 kesinleştirme tarihli Uludağ OSB İlave Revizyon İmar Planı ile işbu ilave revizyon imar planına uygun olarak Uludağ OSB Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararı ile hazırlanan ve 23.11.2017 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanan 18.madde uygulamasının'' ifadesine yer verilmek suretiyle Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 30.03.2017 onay tarihli 06.07.2017 kesinleştirme tarihli Uludağ OSB İlave Revizyon İmar Planının dava konusu edildiğinin anlaşıldığı, davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan ...tarih ve...sayılı Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Sanayi Bölgeleri Genel Müdürlüğü'nce tesis edilen ''İmar Planı'' konulu yazı ile E:... sayılı dava dosyasında (daha önce dilekçe ret kararı verilen) yer alan bilirkişi raporu incelendiğinde de dava konusu parselin içinde bulunduğu Uludağ Organize Sanayi Bölgesinin 1/5000 ölçekli ilave- revizyon nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli ilave-revizyon uygulama imar planlarının 30.03.2017 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylandığının belirtildiği, müstakar Danıştay içtihatlarına göre davacı tarafından ölçek belirtilmediği durumda uyuşmazlığın konusunu 1/1000 ölçekli uygulama ve 1/5000 ölçekli nazım planlar olarak ele almak gerektiği, ancak, davacının dava dilekçesinde ''Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 30.03.2017 onay tarihli 06.07.2017 kesinleştirme tarihli Uludağ OSB İlave Revizyon İmar Planı'' ifadesine yer vermek suretiyle (planlar şeklinde çoğul bir ifadeye yer verilmediğinden) 1 adet planın dava konusu edildiği ve belirtilen tarihte iki ayrı planında onaylandığı anlaşıldığından bu planlardan hangisinin dava konusu edilmek istendiği hususu konusunda belirsizliğe sebebiyet verildiği, dava dilekçesinde hangi işlemlerin iptalinin istendiğinin açık ve net bir şekilde belirtilmediği ve bu konuda Mahkemelerince açıklık ve netliğin sağlanması için daha önce verilen dilekçe ret kararlarının gereğinin yerine getirilmediği ve nihayetinde verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararı üzerine yapılan yenilemede aynı dilekçenin düzeltilmeden sunulduğu, belirtilen belirsizliğin giderilmediği ve tekrar ettiği sonucuna ulaşıldığından davanın reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 5. fıkrası gereğince davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:Davacı vekili tarafından; dava dilekçesinde 18. madde uygulamasının da iptalini istedikleri, bu kısım için davanın devamına karar verilmesi gerektiği iddia edilerek yapılan istinaf başvurusu ve davalı idarelerden Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı vekili tarafından kararın vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin kısmının kaldırılması istemiyle yapılan istinaf başvurusu üzerine; ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının istinaf edilen kısımlarının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından, dilekçenin sadece düzeltilmesi talep edilen imar planı iptali kısmı için istinaf talep edilmediğini, bu kısım için verilen davanın reddi kararı kısmının kesinleştiğinin, fakat diğer talepleri olan İmar Kanunu 18.madde uyarınca yapılan parselasyon işlemi hakkında bir karar verilmediğini bu nedenle temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, Lehlerine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi sebebiyle temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Davacı şirket tarafından, Bursa ili, Gürsu ilçesi, ... Mahallesi,... Bölgesi Mevkii, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın bulunduğu alanda Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 30.03.2017 onay tarihli Uludağ OSB İlave Revizyon İmar Planı ile, Uludağ OSB Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile hazırlanan ve 23.11.2017 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanan 3194 sayılı İmar Kanununun 18.maddesi uyarınca kabul edilen parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde; Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu ifade edilmiş, "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde de: "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." üst hukuk normlarına yer verilmiştir.
Öte yandan; Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1. maddesinde: "Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... başvuru numaralı ve 14.10.2008 tarihli ... kararında özetle; mahkemeye erişim hakkının mutlak olmadığını, bazı sınırlamalara tabi olabildiğini, bununla birlikte getirilen kısıtlamaların, hakkın özünü ortadan kaldıracak ölçüde, kişinin mahkemeye erişimini engellememesi gerektiğini, mahkemeye erişim hakkına getirilen bu tür sınırlamaların ancak meşru bir amaç güdüldüğü takdirde ve hedeflenen amaç ile başvurulan araçlar arasında makul bir orantı olması halinde Sözleşmenin 6/1. maddesi ile bağdaşabileceğini, bu ilkelerden, dava açma hakkının doğal olarak yasayla belirlenen şartları mevcut olmakla birlikte, mahkemelerin yargılama usullerini uygularken bir yandan davanın hakkaniyetine halel getirecek kadar abartılı şekilcilikten, öte yandan, kanunla öngörülmüş olan usul şartlarının ortadan kalkmasına neden olacak kadar aşırı bir gevşeklikten kaçınmaları gerektiği belirtilmiştir.
Mahkeme kararının hukuki gerekçesi olan 2577 sayılı Kanunun 15. maddesinin 5. fıkrasında: "1 inci fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde dava reddedilir." hükmü yer almaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının İdare Mahkemesinin muhtelif tarih ve sayılı "dilekçe ret" kararları üzerine toplamda altı kez dava dilekçesi verdiği, anılan dava dilekçelerinin içeriklerine bakıldığında, davacının öncelikle Uludağ OSB Yönetim Kurulunun ... tarihli, ... sayılı kararı ile hazırlanan ve 23.11.2017 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanan parselasyon işleminin ve bu parselasyon işleminin dayanağı Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 30.03.2017 onay tarihli Uludağ OSB İlave Revizyon İmar Planının iptalini istediği, iptali istenilen imar planında ölçek belirtilmediği ve önce verilen dilekçe ret kararlarının gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 15. maddesinin 5. fıkrası gereğince davanın reddine karar verildiği ve anılan kararın imar planına ilişkin kısmı yönünden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve kararın anılan kısmının kesinleştiği ancak dava dilekçesinde açık ve net şekilde ifade edilen Uludağ OSB Yönetim Kurulunun ...tarihli, ... sayılı kararı ile hazırlanan ve 23.11.2017 tarihinde Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca onaylanan parselasyon işlemi hakkında bir karar verilmediği görülmüştür.
Bu durumda, uyuşmazlık konusu yapılan parselasyon işlemi incelenerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davalı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz başvurusuna gelince; bozma kararı üzerine dosya tekemmül ettirilerek verilecek kararın sonucuna göre vekalet ücreti ve yargılama gideri hakkında yeniden karar verileceği tabiidir.
Bu itibarla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanunun 5. maddesine uygun olmadığından bahisle yenilenen dava dilekçesinde de aynı yanlışlıkların yapıldığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair idari dava dairesi kararında, yukarıda yer verilen adil yargılanma ve mahkemeye ulaşım hakkının engellenemeyeceği yönündeki Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının ve davalının temyiz istemlerinin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/05/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim