Danıştay danistay 2021/7174 E. 2025/3381 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/7174
2025/3381
17 Haziran 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7174
Karar No : 2025/3381
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- .. Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 30/04/2019 tarihli ve E:2015/7098, K:2019/3366 sayılı bozma kararına uyularak, ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Hatay İli, Defne İlçesi, ... Mevkii, ... sayılı parsel sayılı taşınmazın kamulaştırılması ya da imar planı değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin ... gün ve ... sayılı yazı ile bildirilen (Mülga) Çekmece Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Temyize konu kararda; imar planı değişikliği talebinin reddine dair işlemin hukuka uygunluğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, yargı yetkisinin işlemlerin hukuka uygunluk denetimiyle sınırlı olduğu, yargı organlarınca idarenin takdir yetkisini kısıtlama sonucunu doğuracak nitelikte kararlar verilemeyeceği, mülkiyet hakkına yapılan müdahaleyi veya müdahalelerin sonuçlarını ortadan kaldırmak için idarenin kamulaştırma yapma seçeneğini kullanmaya yargı kararı ile zorlanamayacağı hususları dikkate alındığında dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN SAVUNMALARI: 1. ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından, Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
2\. ... Belediye Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi ile Mahkeme kararının, dava konusu işlemin davacının plan değişikliği isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden onanması, kamulaştırma isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden ise Daire kararında belirtilen gerekçeyle bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Hatay İli, Defne İlçesi, ... Mevkii, ... sayılı parsel sayılı taşınmazı üzerindeki mülkiyet hakkının, taşınmazın imar planında park alanı olarak belirlenmek suretiyle 1995 yılından itibaren kısıtlandığı belirtilerek, taşınmazın kamulaştırılması ya da imar planı değişikliği yapılması istemiyle davacı tarafından ... tarihli, ... sayılı dilekçeyle idareye yapılan başvuru, (Mülga) Çekmece Belediye Meclisinin ... tarihli, ... sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13.maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz." hükmüne, "Mülkiyet hakkı" başlıklı 35. maddesinde: "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmüne, "Yargı yolu" başlıklı 125.maddesinin 4.fıkrasında, "Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlı olup, hiçbir surette yerindelik denetimi şeklinde kullanılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez." hükmüne yer verilmiştir.
Anayasa’nın 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." kuralına yer verilmiş, temel hak ve özgürlüklerin sınırlandırılmasını düzenleyen 13. maddesinde ise, temel hak ve hürriyetlerin, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabileceği, bu sınırlamaların, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve laik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamayacağı belirtilmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesinde: "Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun "İmar programları, kamulaştırma ve kısıtlılık hali" başlıklı 10. maddesinde, "Belediyeler imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç 3 ay içinde bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlarlar. Beş yıllık imar programlarının görüşülmesi sırasında ilgili yatırımcı kamu kuruluşlarının temsilcileri görüşleri esas alınmak üzere Meclis toplantısına katılır. Bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanlar, ilgili kamu kuruluşlarına bildirilir. Beş yıllık imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerleri ilgili kamu kuruluşları, bu program süresi içinde kamulaştırırlar. Bu amaçla gerekli ödenek, kamu kuruluşlarının yıllık bütçelerine konulur.
İmar programlarında, umumi hizmetlere ayrılan yerler ile özel kanunları gereğince kısıtlama konulan gayrımenkuller kamulaştırılıncaya veya umumi hizmetlerle ilgili projeler gerçekleştirilinceye kadar bu yerlerle ilgili olarak diğer kanunlarla verilen haklar devam eder." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararının, dava konusu işlemin plan değişikliği isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin plan değişikliği isteminin reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı Kanun'un 49/1. Maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbiri bulunmamaktadır.
Kararın, işlemin kamulaştırma talebinin reddine ilişkin işlem kısmı yönünden incelenmesi:
Umumi hizmetlerin görülmesi için gerekli taşınmazların tedarik edilebilmesi için ilgili idarelere kanunlarla tanınan yetkiler bireylerin mülkiyet hakkını kısıtlamaktadır. Kamu yararı ile bireysel fayda arasındaki çatışma bulunduğundan demokratik toplumların hukuk sistemlerinin tümünde iki unsur arasında denge sağlanması amacı güdülmüştür. İmar işlemleri yönünden de ilgililerin mülkiyet haklarının kısıtlanması söz konusu olabilmektedir. Bu bağlamda ülkemizde anayasal güvence altına alınan mülkiyet hakkının sınırlanması yine aynı maddede öngörülen ilkelere bağlı kılınmıştır. İmar işleriyle ilgili olarak da, bu ilkelere uygun düzenlemeler içeren 3194 sayılı Kanunla, taşınmaz mülkiyetinin kısıtlanma şekilleri ve sınırları belirlenmiştir.
Ancak, imar plânlarının uygulamaya geçirilmesindeki kamusal yarar karşısında mülkiyet hakkının sınırlanmasının demokratik toplum düzeninin gerekleriyle çelişen bir yönü bulunmamakta ise de, bu kısıtlılığın süresi belirsiz bir şekilde devam ettirilmek suretiyle kişisel yarar ile kamu yararı arasındaki dengenin bozularak mülkiyet hakkının kullanılamaz hale getirmesinin, sınırlamayı aşan ve hakkın özüne dokunan bir nitelik taşıdığı açıktır.
Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da, özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük ya da orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı vurgulanmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, davacıya ait taşınmazın 1995 yılında onaylanan imar planında park alanında kaldığı halde, planın yürürlüğe girmesinin üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen davalı idarece imar programına alınmadığı ve bunun sonucu olarak kamulaştırılmadığı; davacı tarafından 2013 yılında kamulaştırma yahut da plan değişikliği yapılması istemiyle yapılan başvurunun idarece reddi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan bakılan davada alınan bilirkişi raporunda, dava konusu işlemin plan değişikliği isteminin reddine ilişkin kısmının kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama esasları yönünden uygun olduğunun ortaya konulduğu, ancak kamulaştırma yapılabileceğinin belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu işlemin, mülkiyet hakkı süresi belirsiz bir zaman diliminde kısıtlandığı açık olan davacının taşınmazının kamulaştırılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun reddine ilişkin kısmında ve işlemin bu kısmı yönünden de davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının dava konusu işlemin plan değişikliği isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden oybirliğiyle ONANMASINA, kamulaştırma isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden ise oyçokluğuyla BOZULMASINA,
3\. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4\. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17/06/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY : Davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe, dava konusu işlemin kamulaştırma yapılması isteminin reddine ilişkin kısmı yönünden de usul ve yasaya uygun olduğundan, Mahkeme kararının bu kısmının da onanması gerektiği oyuyla, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.