SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/7144 E. 2025/2569 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/7144

Karar No

2025/2569

Karar Tarihi

7 Mayıs 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/7144 E. , 2025/2569 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/7144
Karar No : 2025/2569


DAVACI : ... adına ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- .../...
2- ... Başkanlığı/...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellere yönelik 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğine ilişkin 23.04.2021 tarih ve 31463 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı imar planına ilişkin kısmının iptali ve yürütmenin durdurulması istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI :Davacı sitenin hemen bitişiğinde yer alan bölgelere Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılmış olan müdahalenin sitenin ve haliyle taşınmaz maliklerinin mülkiyet hakkını sınırladığı kamu yararı bulunmadığı, zira Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanmış olan 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına göre, sitenin mevcut yolunun iptal edildiği, buraya kısmen günübirlik tesis alanı, kısmen de park alanı yapıldığı, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesinde sayısız park alanı olduğu, yine civarda pek çok günübirlik tesis alanı bulunduğu göz önünde bulundurulduğunda, Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca mülkiyet hakkına yapılmış olan bu müdahalenin kamu yararı şartını taşımadığı sitede mülkiyet hakkına ölçüsüz bir müdahale olduğu bu nedenlerle dava konusu işlemin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Usule ilişkin olarak davanın süresinde açılmadığı, davacının davayı açmada hukuki yararı bulunmadığı, esasa ilişkin olarak; 20.08.2020 tarihli 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu planların revize edildiği, imar plan ve değişikliklerinin mevzuata uygun olarak hazırlandığı, doğal ve arkeolojik sit alanlarında özelleştirme kapsam ve programına alınan arsa ve arazilerin niteliğine göre bir ayırım yapılmadan imar planı yapmaya yetkili idarenin Özelleştirme idaresi olduğu, kaldı ki dava konusu imar planlarının gerek Muğla Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu gerekse Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu
tarafından uygun bulunduğu ve plan hükümleri ile planlama alanı içerisinde yapılacak her türlü faaliyette ilgili kurul ve komisyondan uygun görüş alınarak işlem yürütüleceğinin belirtildiği, uyuşmazlık konusu planlar ve degişiklikler ile bölgenin konumu, doğal kaynakları ve
potansiyeli, yapılaşma koşulları, sit alanları ve diğer koruma alanları, ekolojik açıdan hassas alanların yapılaşmaya
açılmadığı, plan hiyerarşisi dikkate alındığında ölçü alınabilecek plan kademesinin 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı olduğu, 1/1.000 ölçekli ilave ve koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğinde toplam 433.210,82 m2'lik lik planlama alanının 639,31m2' lik kısmının yapılaşmaya açılacağı, Mekânsal Planlar Yapım Yöretmeliğinin Ek-2 maddesinde yer alan Farklı Nüfus
Asgari Sosyal ve Teknik Altyapı Alanlarına İlişkin Standartlar ve Asgari Alan Büyüklükleri Tablosunda verilen standartlarının sağlandığı ve olması gereken standartların çok üzerinde
alanların donatı alanı olarak ayrıldığı, imar planı ve değişikliği ile 15 metre olarak planlanan yolun devamında yer alan ve mevcut planda yer alan yolun plan sınırı itibariyle 9 metre olarak devam edip 10 metre olarak ana yola bağlantısının yapıldığı, ancak 9 metrelik yolda taşıt izinin bazı noktalarda 3,5 metreye kadar daraldığı, cephe almayan parsellerin bulunduğu ve 9-10 metrelik yolların bu
alan için yeterli olmadığı hususlarının tespit edildiği, dolayısıyla bu alanda yolun genişletilmesinin gerek dava konusu planlar için gerekse belediyesince
onaylı plan için elzem olduğu, konuya ilişkin ilgili Bodrum Belediye Başkanlığı ile görüşüldüğü, plan müellifi bakımından mevzuat açısından herhangi bir
aykırılık bulunmadığı, özelleştirme kapsam ve programına alınan, kentsel bir kullanımı olmayan, kentin
içinde boş ve atıl durumda bulunan çeşitli şahıslarca işgalli, işlevsiz durumdaki söz konusu taşınmazların özelleştirme kapsam ve programına alınarak ilgili mevzuata, çevre ve imar bütünlüğüne, arkeolojik ve doğal sit alanı ile korunması gerekli kültür varlıklarına koruma kurulu/komisyonu kararları ve ilke kararlarına, yapılaşma kısıtlamalarına uyularak
değerlendirilmesinin amaçlandığı, çevre düzeni planı değişikliği ve imar planı değişikliklerinin İmar Kanununda öngörülen esaslara, mevzuata, planlamanın temel ilke ve esaslarına, çevre imar bütünlüğüne ve kamu yararına uygun olarak hazırlandığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellere yönelik 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğine ilişkin 23.04.2021 tarih ve 31463 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istemiyle açılmıştır.
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde "Bu Kanunun amacı; "bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. " hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı Kanunun Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı Kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanununun 5. Maddesinde nâzım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nâzım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Kanunun 6. Maddesinde: "Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nâzım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunun imar planlarında Bakanlığın yetkisini düzenleyen 9. maddesinin 2. fıkrasında; "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak Çevre İmar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir. " hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına yer verilmiştir.
20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen çevre düzeni planı değişikliği ve imar planlarının Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2022 tarih E:2020/10132 K: 2022/10427, 30.12.2022 tarih, E: 2020/9737 K:2022/10426, 30.12.2022 tarih E: 2020/9736 K: 2022/10428 sayılı kararları ile iptaline, anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10.04.2023 tarih ve E:2023/378 K:2023/716,10.04.2023 tarih ve E:2023/379 K:2023/717, 10.04.2023 tarih ve E: 2023/393 K:2023/718 sayılı kararları ile onanmasına karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden 20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına askı süresi içerisinde yapılan itirazların kısmen kabul kısmen reddi üzerine alınan 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı taşınmazlar 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı ve ağaçlandırılacak alan, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında kentsel gelişme alanı, ağaçlandırılacak alan ve teknik altyapı alanı (arıtma tesisi) olarak belirlenmiş, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında "gelişme konut alanı (E: 0,15; Yençok: 6,50 m. (2 Kat)), otel alanı (E: 0,30; Yençak: 10,50 m. (3 Kat)), ticaret alanı (E: 0,30; Yençok: 6,50 m. (2 Kat)),ticaret-turizm-konut alanı (ticaret kullanımı yer alması halinde E:0.30 Yençok: 6.50 m. (2Kat); turizm kullanımı olarak otel, butik otel ve tatil köyü yapılması halinde E: 0.30 Yençok:10.50 m. (3 Kat), apart otel ve pansiyon yapılması halinde E: 0,15 Yençok: 6.50 m. (2 Kat);konut kullanımı yer alması halinde E: 0.15 Yençok: 6.50 m. (2 Kat)), özel sağlık tesis alanı (E:1.00, Yençok:3 Kat), günübirlik tesis alanı (E: 0,05; Yençok: 4,50 m.), ilkokul alanı, ortaokul alanı, anaokulu alanı, pazar alanı, park alanı, doğal karakteri korunacak alan, ağaçlandırılacak alan, cami, atıksu tesisleri alanı, içme suyu tesisleri alanı, genel otopark ve yol” olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı parsellere yönelik 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği ile 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına ilişkin 21.08.2020 tarihli, 31220 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararının Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2022 tarihli, E:2020/10132 K:2022/10427, 30.12.2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426, 30.12.2022 tarihli E:2020/9736 K: 2022/10428 sayılı kararlar ile iptaline karar verildiği, anılan kararların Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10.04.2023 tarihli ve E:2023/378 K:2023/716, 10.04.2023 tarihli E:2023/379 K:2023/717, 10.04.2023 tarihli E:2023/393 K:2023/718 sayılı kararları ile onanmasına karar verildiği görülmektedir.
Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporlarda; hem 20.08.2020 tarihli 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı, hem de anılan planlara askı süresi içerisinde yapılan itirazların kısmen kabulü üzerine dava konusu olan 22/04/2021 tarihli 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının incelemesinin birlikte yapıldığı anlaşıldığından bilirkişi raporlarının dosya ile birlikte incelemesi yapılarak yargı kararlarının gereğinin yerine getirilip getirilmediği incelenmiştir .
Anayasanın 138. maddesinin 4. fıkrasında, "Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundadır; bu organlar ve idare, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez." hükmüne yer verilmiştir
Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı değişikliği yönünden,
Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2022 tarihli E:2020/10132 K:2022/10427, 30.12.2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426, 30.12.2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında " özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber; bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği; çevre düzeni değişikliklerinin plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğü bozmayacak şekilde yapılabileceği, çevre düzeni planı değişikliklerinde; kamu yatırımlarına, çevrenin korunmasına, çevre kirliliğinin önlenmesine, planın uygulanmasında karşılaşılan güçlükler ve maddi hataların giderilmesine, değişen verilere bağlı olarak planın güncellenmesine dair yeterli, geçerli ve gerekçeleri açık olan, altyapı etkilerini değerlendiren raporu içeren teklif ve taleplerin; idarece planın temel hedef, ilke, strateji ve politikaları kapsamında teknik ve yasal çerçevede değerlendirmeye alınarak sonuçlandırılacağı açıktır.
Bu açıklamalardan hareketle, anılan çevre düzeni planında arıtma tesis alanı, doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan, büyük bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan ve ağaçlandırılacak alan olarak belirlenen dava konusu alanın kentsel gelişme alanı ve ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmesinin, Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının Bodrum ilçesinin, Bitez ve ...-Yahşi Mahalleri için getirilen ağaçlandırma kararı ve diğer ekolojik koruma kararları ve tarım arazilerinin sürdürülmesi yaklaşımlarıyla yerleşmenin sınırlandırılması yönünde bir yeşil kuşak oluşturulması stratejisinden bilimsel, teknik ve nesnel bir gerekçe gösterilmeksizin ayrıldığı, plan açıklama raporunda bu yaklaşımdan uzaklaşma gerekçesinin 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının ana stratejileriyle çeliştiği, Bodrum-Bitez yoğun yerleşik alanından sonra, ...'te iç kısımda ve kıyıda gelişme öngörüldüğü ancak bunun dışında yeşil alan sürekliliği sağlayan ve yerleşimleri çevreleyerek yeşil kuşak biçiminde mekânsal gelişmeyi denetleyen bir yapısal plan kararından ayrılarak doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın tamamen, ağaçlandırılacak alan, bölge parkı / büyük kentsel yeşil alan olarak belirlenmiş bölgenin büyük kısmının kaldırılarak kentsel gelişme alanı olarak planlanmasının koruma-kullanma dengesini bozduğu, şehircilik ve planlama ilkeleriyle bağdaşmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinin çevre düzeni planlarına yönelik revizyon ve değişikliklere ilişkin hükümlerine aykırılık taşıdığı, aynı zamanda ülkenin genel ekonomik kalkınma stratejileri ile turizm sektörü stratejisini şekillendiren sürdürülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, doğal yapıyı tahrip ettiğinden çevreyi koruma hedefini güvence altına alan bir gelişme ve kalkınma ilkesiyle bağdaşmadığından şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır." gerekçesiyle 20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20.08.2020 tarihli çevre düzeni planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde doğal ve ekolojik yapısı korunacak alanın yani taşınmazların kuzeybatısındaki kısmın kentsel gelişme alanından çıkartıldığı ve bu özelliğiyle korunduğu, ancak bu ilavelere rağmen, mevcut çevre düzeni planında ağaçlandırılacak alan ve bölgesel park olarak planlanmış alanın kentsel gelişmeye açılmış olması yönündeki temel kararın devam ettiği, bu yönüyle, yukarıda anılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların giderilmediği anlaşılmıştır.
\- 1/25.000 ölçekli nazım imar planı yönünden,
Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2022 tarihli E:2020/10132 K: 2022/10427, 30.12.2022 tarihli, E: 2020/9737 K:2022/10426, 30.12.2022 tarihli E: 2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında "Üst ölçekli planda bu bölgenin koruma-kullanma dengesi içinde koruma ağırlıklı biçimde, doğal ve yeşil alan sistemi içinde değerlendirildiği, 1/100.000 ölçekli plan değişikliğinin bu ana kararı zedelediği, bu değişikliğe dayalı olarak tesis edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planının da üst ölçekli planın ana plan kararı ve stratejisine aykırı olduğu, 1/25.000 ölçekli bu nazım imar planında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planından farklılaşan bölümün son derece sınırlı olduğu, bu ayrıntı düzeyinin bir nazım imar planı için yeterli olmadığı ve çevre düzeni planından nazım imar plana, ölçek olarak ise 1/100.000 ölçekten 1/25.000 ölçeğe geçerken ilave ayrıntılandırma ve plan kararı üretme açısından bu planın yetersiz olduğu, bir nazım imar planı için 1/25.000 ölçekli nazım imar planının genel arazi kullanım kararlarına ilişkin olarak çevre düzeni planından daha yüksek ayrıntıda bilgi vermesi gerektiği, belli alt bölgelemeler yapılarak sosyal donatı alanı odaklarına ilişkin belirlemeler yapılmasının beklendiği,
genel olarak ilkesel anlamda merkez-çeper ilişkisine koşut bir yoğunluk kararı getirilmesi gerekirken bu gerekliliklerin hiçbirinin yer almadığı, 1/25.000 ölçeğinde olsa da bir nazım imar planı olduğundan ölçeği kapsamında nazım imar planının taşıması nitelikleri taşımadığından planlama esasları ve teknikleri açısından uygun olmadığı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer alan nazım imar planının tanımına da aykırılık taşıdığı, “kentsel gelişme alanlarında, plan notunun bu genellik düzeyinde belirlenmesinin nazım imar planı için doğru bir yaklaşım olmadığından şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı ve imar mevzuatına aykırı olduğu sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle 20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20.08.2020 tarihli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde daha fazla ayrıntı düzeyinin ve ana kullanım kararlarının plana yansıtılmış olduğu, bu durum plan hiyerarşisi ve planların kademeli birlikteliği ilkesi açısından olumlu olmakla birlikte, üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının bu bölgeye ilişkin ana plan stratejisi olan doğal ve yeşil alan sistemi içinde bu bölgeyi koruma ağırlıklı stratejiye aykırılık konusunun devam ettiği, bu yönüyle, yukarıda anılan Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/25.000 ölçekli nazım imar plan değişikliğinin iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıklar tamamen giderilmediği sonucuna varılmıştır.
\- 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planları yönünden,
Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2022 tarihli E:2020/10132 K:2022/10427, 30.12.2022 tarihli, E:2020/9737 K:2022/10426, 30.12.2022 tarihli E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararlarında" Aydın-Muğla-Denizli 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına göre doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan kararının üst ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planda bu alan tamamen kentsel gelişme alanına dönüştürülmesinin doğal yapının korunması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından zaten son derece olumsuz olduğu, alt ölçekli planların 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde belirlenen genel arazi kullanımı kararları doğrultusunda geliştirilmişse de 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği Dairemizce şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından bu değişikliğin alt ölçekli planlara yansıtılmasının uygun olmadığı, dava konusu alan, açık yeşil alana isabet etmekte iken bu kurgunun bozularak kentsel gelişme alanı öngörülmesinin çevre ve imar bütünlüğünü zedelediği, kentin bu noktasında 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği,
Davaya konu alanın güneyindeki deniz kıyısında yapılan planlama ile kıyıdan ilk 50 metrelik alan içinden taşıt yolu geçirilmesinin Kıyı Kanununa aykırı olduğu,
Plan, plan notu ve plan açıklama raporunda nüfus öngörü ve projeksiyonlarının bulunmamasının planlama esaslarına ve tekniğine aykırı bir yaklaşım olduğu,
Turizm tesis alanları ve turizm+ticaret+konut başlığıyla ayrı bir kullanım türünün planlanmasına rağmen plan notlarında ticaret alanı tanımı içinde, turizme yönelik olarak konaklama alanlarının da bulunmasının belirsizlik ve karışıklık yarattığı, turizm+ticaret+konut kullanımının da kendi içinde de çelişkiler barındırdığı, karma kullanım alanlarında konut, ticaret ve turizm alanlarının belirsiz olduğu, konut kullanımında ihtimalli olarak yapılaşma koşullarının belirlendiği, uygulamada belirsizlik oluşturacağı, diğer mekansal kullanımlar gibi konut, ticaret ve turizm alanlarının da planlama alanı içerisinde ayrılacağı mekan ve miktarın belirlenmesinin uygulama işlemlerinin değil, bu işlemlerin dayanağını oluşturan ve yönlendiren imar planlarının görevi olduğundan planlama alanı içerisinde barınma ihtiyacının karşılandığı ve günün her saati işlevini dinamik olarak muhafaza eden karma kullanım kararları içerisinde her bir kullanım kararının kapsayacağı alan ve emsal oranının henüz planlama aşamasında belirlenmesi gerektiği zira belirlenen kullanıma göre ihtiyaç duyulan sosyal ve teknik altyapı alanlarının miktarı ve konumunun belirlenmesi, ancak bu suretle mümkün olabileceğinden dava konusu alanda aşırı bir yoğunluk ve yapılaşma getirilmesine rağmen karma bir kullanım getirildiğinden ve bu kullanıma ilişkin yönlendirici planlama ilkelerinin eksikliğinden dolayı sosyal ve teknik altyapı alanlarının değişkenlik sebebiyle tespitinde belirsizlik yaratılması sebebiyle şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve imar mevzuatına aykırılık taşıdığı,
Özellikle turizm alanı ile ticaret+turizm+konut alanları için ada içi dolaşım sistemlerine ilişkin çözümün geliştirilmemesinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bakımından önemli bir eksiklik olduğu, parsellerin içinde kamuya ait ulaşım yollarının olması, taşıt ve yaya dolaşımının planlanması gerekirken 1/1000 ölçekli uygulama imar planında plan kademesinin içermesi gereken ayrıntı düzeyine ilişkin gereklerin yerine getirilmemesinin ulaşım kademelenmesi ve erişim açısından yetersiz bir plan oluşturduğu,
Davaya konu planların yapıldığı alan 3. derece doğal sit alanı olarak ilan edilmiş bir bölgenin içinde olup çeşitli arkeolojik sit alanları, kalıntılar ve tescilli yapıları da barındırdığından 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa uygun olması gerekirken davaya konu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planlarının plan açıklama raporunda doğal sit alanına ve alan içinde yer alan arkeolojik sit alanlarıyla tescilli kalıntı ve yapılara ilişkin alan araştırması yapıldığı ancak bu verinin plan kararlarını nasıl şekillendirdiğine, doğal ve arkeolojik alan koruma yaklaşımı olarak nasıl bir plan yaklaşımı benimsendiğine ilişkin hiçbir açıklamanın yer almadığı, orta ve kuzey bölgelerinde yer alan tüm arkeolojik sit alanlarının ve korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarının yeşil alanlar içine isabet edecek biçimde bir planlama yapıldığı, ancak en güneyde yer alan 3. derece arkeolojik sit alanının diğerlerinden farklı olarak ticaret+turizm+konut olarak belirlenen kullanımın içinde yer aldığı, hatta üzerinden taşıt yolu da geçtiği, 2863 sayılı Kanun gereği bir arkeolojik sit alanı ile ilişkili olarak etkileşim-geçiş sahalarının, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlamalarının planda belirtilmesi ve plan kararlarını yönlendirmesi, şekillendirmesi ve sınırlandırması gerekirken bu doğal sit ve arkeolojik alana ilişkin olarak plan paftasında bir koruma yaklaşımının benimsenmemiş olmasının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırılık taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır."gerekçesiyle 20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğinin iptaline karar verilmiştir.
Uyuşmazlıkta 20.08.2020 tarihli 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı değişikliğine askı süresi içerisinde yapılan itirazlar sonucu 2021 onaylı dava konusu 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında, kıyıdan 30-35 metre mesafede geçen taşıt yolunun düzeltildiği, bölgedeki kullanımın “otel” olarak değiştirildiği; bunun hemen gerisinde daha da büyük bir alan ticaret+turizm+konut kullanımı ile planlandığı, ilgili plan notunda ise bu alanlarda konut kullanımı yer alması halinde E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat), ticaret kullanımı yer alması halinde E:0,30 y.ençok:6,50 (2 kat), turizm kullanımlarından otel, butik otel ve tatil köyü yapılması durumunda E:0,30 y.ençok:10,50 (3 kat), turizm kullanımlarından apart otel ve pansiyon yapılması durumunda E:0,15 y.ençok:6,50 (2 kat)şeklinde yapılaşma koşullarının belirlendiği, bu kapsamda 20.08.2020 tarihli planlardaki aykırılıklar kısmen giderilmiş olmakla birlikte, alanda ticaret ile otel, butik otel ve tatil köyü yapılmasının teşvik edildiği, bölgede kıyıda çok büyük alanlarda turizm tesis alanlarının planlandığı, bu yaklaşımın, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının Bodrum yerleşmesine ilişkin olarak turizm gelişimindeki aşırı eğiliminin dengelenmesi ve denetlenmesi, doğal yapının tahrip edilmeden koruma-kullanma dengesinin kurulması gibi temel ilkeleriyle kesin biçimde çeliştiği, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının üst ölçekli planın ana plan stratejisine aykırı olduğu Danıştay Altıncı Dairesinin E:2020/10132, E:2020/9737, E:2020/9736 sayılı dosyalarındaki 1/5000 ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı nazım ve uygulama imar planlarının iptaline karar verilmesine gerekçe oluşturan aykırılıkların tamamen giderilmediği sonucuna ulaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen Anayasa ve Kanun hükmü birlikte değerlendirildiğinde, herhangi bir planın yargı kararıyla iptali üzerine yapılan planın yargısal denetiminde, planın öncelikle yargı kararına uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Bu itibarla, dava konusu işlemde imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri ile planlama esasları ve yargı kararlarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, dava konusu Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... sayılı parsellere ilişkin Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 22/04/2021 tarih ve 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5.000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı Yasanın 20/A maddesi uyarınca işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Maliye Hazinesi mülkiyetinde bulunan, Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı taşınmazlar ... tarihli, ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu (ÖYK) Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 26.12.2016 tarihinde onaylanan Aydın- Muğla- Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında dava konusu taşınmazlar arıtma tesis alanı, doğal ve ekolojik yapısı korunacak alan, büyük bölge parkı/büyük kentsel yeşil alan ve ağaçlandırılacak alan olarak belirlenmiş, Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından 10.03.2016 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli Muğla ili Nazım İmar Planında 3.derece doğal sit alanı sınırları içinde kalması nedeniyle plan kapsamı dışında tutulmuştur. Bu plan öncesinde planlama alanını kapsayan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bulunmamaktadır.
21.08.2020 tarihli, 31220 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı kabul edilmiş, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında anılan parseller kentsel gelişme alanı ve ağaçlandırılacak alan, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında kentsel gelişme alanı, ağaçlandırılacak alan ve teknik altyapı alanı (arıtma tesisi) olarak belirlenmiş, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında gelişme konut alanı, otel alanı, ticaret alanı, ticaret+turizm+konut alanı(TİCTK), özel sağlık tesis alanı, rekreasyon alanı, günübirlik tesis alanı, ilkokul alanı, ortaokul alanı, anaokulu alanı, kreş, gündüz bakımevi, park, ağaçlandırılacak alan, cami, atıksu tesisleri alanı, içme suyu tesisleri alanı, pazar alanı ve yol olarak planlanmıştır.
20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kabul edilen çevre düzeni planı değişikliği ve imar planlarının Danıştay Altıncı Dairesinin 30.12.2022 tarih E:2020/10132 K: 2022/10427 sayılı, 30.12.2022 tarih, E:2020/9737 K:2022/10426 sayılı, 30.12.2022 tarih E:2020/9736 K:2022/10428 sayılı kararları ile iptaline karar verilmiş anılan kararlar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 10.04.2023 tarih ve E:2023/378 K:2023/716 sayılı, 10.04.2023 tarih ve E:2023/379 K:2023/717 sayılı, 10.04.2023 tarih ve E:2023/393 K:2023/718 sayılı kararları ile onanmıştır.
Öte yandan 20.08.2020 tarihli, 2836 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına askı süresi içerisinde yapılan itirazların kısmen kabul kısmen reddi üzerine alınan 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile Muğla ili, Bodrum ilçesi, ... Mahallesi, ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... sayılı taşınmazlar 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında kentsel gelişme alanı ve ağaçlandırılacak alan, 1/25.000 ölçekli nazım imar planında kentsel gelişme alanı, ağaçlandırılacak alan ve teknik altyapı alanı (arıtma tesisi) olarak belirlenmiş, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planında "gelişme konut alanı (E: 0,15; Yençok: 6,50 m. (2 Kat)), otel alanı (E: 0,30; Yençak: 10,50 m. (3 Kat)), ticaret alanı (E: 0,30; Yençok: 6,50 m. (2 Kat)),ticaret-turizm-konut alanı (ticaret kullanımı yer alması halinde E:0.30 Yençok: 6.50 m. (2Kat); turizm kullanımı olarak otel, butik otel ve tatil köyü yapılması halinde E: 0.30 Yençok:10.50 m. (3 Kat), apart otel ve pansiyon yapılması halinde E: 0,15 Yençok: 6.50 m. (2 Kat);konut kullanımı yer alması halinde E: 0.15 Yençok: 6.50 m. (2 Kat)), özel sağlık tesis alanı (E:1.00, Yençok:3 Kat), günübirlik tesis alanı (E: 0,05; Yençok: 4,50 m.), ilkokul alanı, ortaokul alanı, anaokulu alanı, pazar alanı, park alanı, doğal karakteri korunacak alan, ağaçlandırılacak alan, cami, atıksu tesisleri alanı, içme suyu tesisleri alanı, genel otopark ve yol” olarak belirlenmiştir.


Davacı tarafından 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararının 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planına ilişkin kısmının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun "Amaç ve Kapsam" başlıklı 1. maddesinin 1. fıkrasının (A) bendinde "Bu Kanunun amacı; "bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan;
a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının,
b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının,
c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların,
d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının,
e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının,
f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir. " hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı Kanunun Ek-3. maddesinde: "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K. sayılı Kararı ile.) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (İptal ibare: Anayasa Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih ve 2008/87 E, 2011/95 K.sayılı Kararı ile.) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmü bulunmaktadır.

3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde Nâzım İmar Planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak Uygulama İmar Planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nâzım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.
3194 sayılı Kanunun 6. maddesinde: "Mekânsal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekânsal Strateji Planlarına uygun olarak; “Çevre Düzeni Planları” ve “İmar Planları” kademelerinden oluşur. İmar planları ise nâzım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunun imar planlarında Bakanlığın yetkisini düzenleyen 9. maddesinin 2. fıkrasında; "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak Çevre İmar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir. " hükmüne yer verilmiştir.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının c bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." tanımına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usül yönünden;
Süre itirazı incelendiğinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 6545 sayılı Kanununun 18. maddesiyle eklenen ve 28.06.2014 günü yürürlüğe giren "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 1. fıkrasında; İvedi yargılama usulünün acele kamulaştırma işlemleri ile Özelleştirme Yüksek Kurulu kararlarından doğan uyuşmazlıklar hakkında da uygulanacağı belirtilmiş 2. fıkrasında ise; "ivedi yargılama usulünde: a) Dava açma süresi otuz gündür. b) Bu Kanunun 11 inci maddesi hükümleri uygulanmaz." kuralı yer almıştır.
Dosyanın incelenmesinden, 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı 20.05.2021- 19.06.2021 tarihleri arasında askıya çıkarılmıştır.
Askı ilanı 19.06.2021 tarihinde tamamlanan uyuşmazlık konusu imar planlarına karşı son ilan tarihini izleyen otuz gün içinde 18.06.2021 tarihinde açılan dava süresinde olduğundan davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Ehliyet itirazı incelendiğinde;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyetinin Hukuk Devleti olduğu belirtilmekte olup; Hukuk Devletinin öğesi olan, idarece tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğu ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi, iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır.
Yine Anayasanın 135. maddesinde, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının; belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan ve organları kendi üyeleri tarafından kanunda gösterilen usullere göre yargı gözetimi altında gizli oyla seçilen kamu tüzelkişilikleri olduğu hükme bağlanmıştır.
İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesinin ön koşullardan biri olan "dava açma ehliyeti", her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idare ile işlemlerinde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin buna bağlı olarak olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçütler içinde menfaat ilişkisinin varlığını ifade etmektedir. Her olay ve davada, idari işlem ile dava açacak kişi arasında öngörülen subjektif ehliyet koşulu olarak menfaat ihlalinin kişisel, meşru ve güncel bir menfaat olması ölçütleri ekseninde yargı mercilerince değerlendirilerek takdir edilecektir.
Anayasanın Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler arasında yer verdiği "Çevrenin korunması" hususu, hem herkes için "sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını", hem de "çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek " ödevini tüm vatandaşlar için "hak ve ödev" olarak düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu bağlamda esasen çevre ve kültür varlıklarının korunması, kişilerin sağlıklı bir çevrede yaşamalarının sağlanması için idareye başvuruda bulunulması, kural olarak gerçek kişilerin ve amaçları doğrultusunda kurulan kamu ve özel hukuk tüzel kişilerinin görev ve yetki alanına girmektedir.
Uyuşmazlıkta şehir imar planı ana kararlarını bozucu nitelikte ve kamu yararına aykırı olarak taşınmazların yapılaşmaya açılmasının çevre ile ilgili uluslararası sözleşmelere aykırı olduğu iddiası ile bakılan dava açılmıştır.

Planlama yapılan taşınmazın bulunduğu il ve ilçede ikamet etmekte ve yaşamakta olan davacıların dava konusu işlem ile kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağlarının bulunduğu sonucuna ulaşıldığından davalı idarenin ehliyet itirazı yerinde görülmemiştir.

Esas yönünden;
Bakılan dava 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planının iptali istemiyle açılmış olup Danıştay Altıncı Dairesinin E:2021/6900, E:2021/7249, E:2021/6835, E:2021/7300 sayılı dosyalarında yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucu dava konusu 1/1000 ölçekli koruma amaçlı uygulama imar planı ile dayanağı 22.04.2021 tarihli, 3905 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli koruma amaçlı nazım imar planının iptaline karar verilmiştir. ( 07.05.2025 tarihli, E:2021/6900, K:2025/2567, E:2021/7249 K: 2025/2570, E:2021/6835, K:2025/2568 sayılı kararlar)
Bu itibarla, dava konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında hukuka uyarlık bulunmadığı, sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Dava konusu işlemin İPTALİNE,
3\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ....-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ....- TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 07/05/2025 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.


KARŞI OY(X) :Danıştay Altıncı Dairesi 07.05.2025 tarihli, E:2021/6900, K:2025/2567, E:2021/7249 K: 2025/2570, E:2021/6835, K:2025/2568 sayılı kararlarda yer alan karşı oyda belirtilen gerekçe ile dava konusu işlemin iptaline dair Dairemiz kararına katılmıyorum.


10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim