SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/5718 E. 2025/3732 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/5718

Karar No

2025/3732

Karar Tarihi

26 Haziran 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5718 E. , 2025/3732 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/5718
Karar No : 2025/3732

DAVACILAR : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ...
VEKİLİ : Av. ...

7- ...
VEKİLİ : Av....

DAVALI : ... Bakanlığı/...
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN KONUSU : Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin olarak ...tarihli, ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi kapsamında olduğu ve tapunun beyanlar hanesinde 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi uyarınca adlarına kullanıcı şerhi verildiği, yasal süre içinde doğrudan satın alma başvurusunda bulunulduğu, dikili tarım arazisinin turizm amaçlı kullanımına ayrılamayacağı, tarım dışı amaçla kullanılmasının yasal olarak mümkün olmadığı, tarım alanı olarak kullanılmasında yarar görülmesi nedeniyle 2/B maddesi kapsamında orman sınırları dışına çıkarılarak hazine adına tescil edildiği, mevcut durumda taşınmazın narenciye bahçesi olarak kullanıldığı, planlar ile emsal 0,40 belirlenerek alanın yapılaşmaya açıldığı, taşınmazın çevresinin tüm kıyı boyunca turizm tesisleri ile kaplı olduğu, uyuşmazlık konusu alanın bölgenin tek yeşil alanı olduğundan korunması gerektiği, tarım alanı olarak korunmasının ülke turizmine anılan özeliliği nedeniyle daha fazla katkı sunacağı, planla getirilen fonksiyonların mevzuata ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu taşınmazın tasarruf hakkının taraflarında bulunduğu, davacıların taşınmazda işgalci konumunda olduğu, geçmişten günümüze kadar hiçbir imar planında taşınmazın tarım alanı olarak ayrılmadığı, davacılar tarafından da taşınmazın turizm amacıyla kullanıldığı, üzerinde turistlik apartlar ve ticari işletmeler bulunduğu, davacıların satın alma başvurularının alanın turizm alanı olması nedeniyle reddedildiği, davacı tarafından plan değişikliği talebinin reddi işleminin iptali istemiyle açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 31/06/2021 tarihli E:2020/9038 sayılı kararıyla yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verildiği belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI...'IN DÜŞÜNCESİ : Dava, Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ... tarih ve ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmıştır.
Davalı idarenin usule ilişkin iddialarına itibar edilmemiştir.
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu'nun 7. maddesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya, yaptırmaya, re'sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu'nun 8. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde, "Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz." hükmüne yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir."; 2. maddesinde, "Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar."; 13. maddesinde de, "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.
Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.
Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'a 2019 yılında eklenen geçici 6. maddesinde de, "19/7/2005 tarihinden önce onaylanmış 1/5000 veya 1/1000 ölçekli imar planları veya arsa vasfı kazanmış parseller ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce belirlenen onaylı köy ve/veya mezraların yerleşik alanı ve civarı ile yerleşik alanlar izinli kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın 1941 yılında orman alanı olarak belirlendiği, 1980 yılında 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 2.maddesinin (b) bendi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 1996 ve 2008 yıllarında onaylanan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında, 15/04/2004 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 20/05/2005 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "eğlence merkezi" ile "günübirlik tesis alanı" kullanımlarına ayrıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Beydağları Sahil Milli Parkı sınırları dışında kalan kısmının, açılan davalarda iptaline yönelik verilen yargı kararları dikkate alınarak, taşınmazın kısmen "turizm tesis alanı", kısmen "günübirlik tesis alanı" belirlenmesine ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı'nca 30/07/2019 tarihinde, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylandığı ,anılan planların iptali istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; dava konusu edilen taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, bölgede yeni turizm alanlarına yönelik talep ya da ihtiyacın bulunup bulunmadığının bilimsel-somut verilerle ortaya konulamadığı, dava konusu taşınmazın tarım vasfıyla korunması yerine konaklama tesis alanı olarak planlanmasının kamu yararına uygun olmadığı, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında "2B Orman Alanı" olarak belirlenen dava konusu taşınmazın 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinde, "turizm alanı-konaklama tesis alanı" belirlenmesinin planlar arası kademeli birliktelik ilkesine aykırı olduğu, dava konusu taşınmaz için öngörülen konaklama tesis alanı ile günübirlik tesis alanı kullanımı arasında fonksiyon ayrım çizgisi bulunduğu, plan hükmü ile, taşınmazın sahil şeridindeki kısmında planlanan günübirlik tesis alanının, konaklama tesis alanının devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde planlandığı, bu haliyle günübirlik tesis alanının toplumun yararlanmasına değil, parselde yapılacak konaklama tesisinin kullanımına/yararlanmasına açık olacağı, bunun da Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçeleriyle imar planlarının iptaline karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile gerekçeli olarak reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusunun, Danıştay Altıncı Dairesinin E:2022/4931, K:2024/4318 sayılı kararı ile reddine karar verilerek, bölge idare mahkemesi kararının onandığı ,daha sonra, parselin "kamping alanı" belirlenmesine yönelik olarak 22/05/2020 tarihinde onaylanan 1/25000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, davanın reddine yönelik verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun açıklamalı olarak reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizi üzerine; Danıştay Altıncı Dairesinin E:2023/8417, K:2024/4319 sayılı kararı ile, uyuşmazlığa konu parselin, Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün 25/05/2021 tarihli yazısı uyarınca, sulu tarım arazisi, bahçe olduğu ve dava konusu parsel ile ilgili yapılan arşiv taramasında herhangi bir tarım dışı kullanıma ait talebe ve izine rastlanmadığı gibi toprak koruma kurulu görüşünün bulunmadığının belirtilmesi nedeniyle, taşınmazın narenciye bahçesi olarak kullanılan tarım alanı olduğunun ve tarım dışı gaye ile kullanılamayacağı iddiasının açıklığa kavuşturulması amacıyla tarımsal amaç dışında kullanımına yönelik herhangi bir izin alınıp alınmadığı hususu araştırılarak, dava konusu imar planının, şehircilik ilkeleri ile planlama esaslarına uygun olup olmadığının saptanması ve taşınmazın tarımsal vasfına yönelik teknik inceleme ve değerlendirme yapılması amacıyla gerekirse yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılarak kararın bozulduğu, görülmekte olan davada dava konusu edilen 08/03/2021 tarihli işlem ile, 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği ile beraber plansız kalan parsel açısından 1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının onaylandığı anlaşılmıştır.
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği açısından;
2015 yılında onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda; turizm bölgesi sınırı kapsamında ve aynı zamanda 2B orman alanı gösteriminde turizm tesis alanı ve günübirlik alan kullanımlarına isabet eden taşınmaz, dava konusu edilen değişiklik ile "turizm tesis alanı" olarak belirlenmiştir.
Plan açıklama raporu incelendiğinde, alanın halen 2B orman arazisi kapsamında olup olmadığına ilişkin bir araştırma yapılmadan dava konusu1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliğinin onaylandığı, ayrıca Danıştay Altıncı Dairesinin 13/10/2021 tarih ve E:2021/5718 sayılı ara kararına Orman Genel Müdürlüğü Kemer Orman İşletme Şefliği tarafından dosyaya ibraz edilen belgelerin incelenmesinden, parselin "2B orman arazisi" vasfının devam ettiği, ilgili kurumlardan alınan verilere göre 2B alanı gösterimi yapılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında, parsele ilişkin 2B orman arazisi gösteriminin kaldırılmasının gerekçesinin de bulunmadığı görüldüğünden dava konusu planda şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.
1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları açısından;
Yargı kararı sonucu plansız konumda bulunan uyuşmazlık konusu taşınmaz, dava konusu işlem ile 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında "turizm gelişme alanı ve günübirlik tesis alanı", 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında "konaklama tesis alanı ve günübirlik tesis alanı" olarak belirlenmiştir.
Dosyanın, mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporuyla birlikte incelenmesinden; tarım arazisi olduğu anlaşılan taşınmaza yönelik imar planları hazırlanırken 3194 sayılı Kanun'un 8. ve 5403 sayılı Kanun'un 13. maddesi uyarınca, tarım dışı kullanım izni alınması zorunlu olduğu halde, Tarım ve Orman Bakanlığından alınmış bir izin veya izinli kabul edilmesi gerektiğine ilişkin dosya kapsamında belge bulunmadığı, ayrıca,uyuşmazlık konusu taşınmazın turizm ve günübirlik tesis alanı olarak belirlenmesine ilişkin 2019 yılında onaylanan imar planlarının; taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, bölgede yeni turizm alanlarına yönelik talep ya da ihtiyacın bulunup bulunmadığının bilimsel-somut verilerle ortaya konulamadığı, dava konusu taşınmazın tarım vasfıyla korunması yerine konaklama tesis alanı olarak planlanmasının kamu yararına uygun olmadığı, dava konusu taşınmaz için öngörülen konaklama tesis alanı ile günübirlik tesis alanı kullanımı arasında fonksiyon ayrım çizgisi bulunduğu, plan hükmü ile, taşınmazın sahil şeridindeki kısmında planlanan günübirlik tesis alanının, konaklama tesis alanının devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde planlandığı, bu haliyle günübirlik tesis alanının toplumun yararlanmasına değil, parselde yapılacak konaklama tesisinin kullanımına/yararlanmasına açık olacağı, bunun da Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçeleriyle iptaline karar verildiği halde, dava konusu planlarla, iptaline karar verilen imar planlarında öngörülen kullanımların uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden yine belirlendiği, günübirlik tesis alanı kullanımı yönünden, önceki yargı kararının gerekçesinin uyuşmazlık konusu işlemde dikkate alınmadığı anlaşıldığından, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak ... tarih ve ...sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Daire since, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi, 1761 taşınmazın da bulunduğu alan 25.08.1982 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla "Güney Antalya Turizm Merkezi" olarak ilan edilmiş, 08.08.2008 onay tarihli 1/25.000 ölçekli Güney Batı Antalya Çevre Düzeni Planı Revizyonunda, 15.04.2004 onay tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planında ve 20.05.2005 onay tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planında E:0.03 yapılaşma koşuluyla eğlence merkezi ve E:0.05 yapılaşma koşuluyla günübirlik alan olarak planlanmış, dava konusu planların açıklama raporunda belirtildiği üzere bu planların yargı kararıyla iptal edilmesi üzerine Kültür ve Turizm Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişiklikleri onaylanmış, uyuşmazlık konusu taşınmaz E:0.40 yapılaşma koşuluyla turizm alanı- konaklama tesis alanı ve günübirlik tesis alanı olarak belirlenmiş, anılan planların iptali istemiyle aynı davacılar tarafından açılan davada ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla planların iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile reddedilmiş ve Danıştay Altıncı Dairesinin 27/06/2024 tarihli, E:2022/4931, K:2024/4318 sayılı kararı ile onanmış anılan planların iptal edilmiş olması nedeniyle Kültür Turizm Bakanlığının 22.05.2020 tarihli işlemi ile 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planları onaylanmış, anılan planlarda dava konusu taşınmaz E:0.30 yapılaşma koşuluyla kamping alanı olarak belirlenmiş, anılan planlar ... İdare Mahkemesinin... tarihli, E:... K:... sayılı kararı ile iptal edilmiş, bunun üzerine ... tarihli, ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla dava konusu 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği onaylanmış, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında turizm tesis alanı, günübirlik alan ve 2B alanı kullanım kararı turizm tesis alanı olarak değiştirilmiş, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planında turizm gelişme alanı ve günübirlik tesis alanı olarak değiştirilmiş, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında konaklama tesis alanı ve günübirlik tesis alanı kullanım kararı getirilmiş ve yapılaşma koşulları E:0.40 olarak belirlenmiş, anılan planların iptali istemiyle 2/B niteliği vasfında olan parselin lehine tapuda kullanıcı şerhi verilen davacılar tarafından bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan dava konusu taşınmazın 23.03.2015 tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında turizm tesis alanı, günübirlik alan ve 2B orman alanı olarak belirlenmesi üzerine davacılar tarafından uyuşmazlık konusu taşınmazın çevre düzeni planında tarım alanı olarak belirlenmesi istemiyle başvuruda bulunulmuş, anılan istemin reddi üzerine açılan davada Danıştay Altıncı Dairesinin 21/03/2022 tarihli, E:2020/9839, K:2022/3329 sayılı kararıyla çevre düzeni planının leke plan niteliğinde olduğu, dava konusu planın ölçeği (1/100.000) göz önünde bulundurulduğunda, parsel bazında kararların üretilmesinin mümkün olamayacağı gibi genel arazi kullanım kararlarının değerlendirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın temyizi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/10/2023 tarihli, E:2022/2809, K:2023/1888 kararı ile davanın süresinde açılmadığı, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Daire kararın gerekçesi değiştirilerek onanmasına karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununun 7. maddesinde Kültür ve Turizm Bakanlığının kültür ve turizm koruma ve gelişim bölgeleri ve turizm merkezleri içinde her ölçekteki planları yapmaya yaptırmaya, re'sen onaylamaya ve tadil etmeye yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanunun, 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak tanımlanmış, çevre düzeni planı, varsa mekansal strateji planlarının hedef ve stratejilerine uygun olarak yerleşim, gelişme alanları ve sektörlere ilişkin alt ölçekli planlarını yönlendiren genel arazi kullanım kararları çerçevesinde ilke ve kriterleri belirleyen bölge, havza veya il bütününde hazırlanan, plan hükümleri ve raporuyla bir bütün olan plan olarak tanımlanmış, 8. maddesinin 1. fıkrasında; planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
Aynı Kanunun 8. maddesinin birinci fıkrasına, 19/07/2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5403 sayılı Kanun'un 25. maddesiyle eklenen (c) bendinde, "Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz." hükmüne yer verilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemektir."; 2. maddesinde, "Bu Kanun; arazi ve toprak kaynaklarının bilimsel esaslara uygun olarak sınıflandırılması, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin asgari büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, arazi kullanım planlarının hazırlanması, koruma ve geliştirme sürecinde toplumsal, ekonomik ve çevresel boyutlarının katılımcı yöntemlerle değerlendirilmesi, amaç dışı ve yanlış kullanımların önlenmesi, korumayı sağlayacak yöntemlerin oluşturulması ile görev, yetki ve sorumluluklara ilişkin usul ve esasları kapsar."; 13. maddesinde de, "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. Ancak, alternatif alan bulunmaması ve Kurulun uygun görmesi şartıyla;
a) Savunmaya yönelik stratejik ihtiyaçlar,
b) Doğal afet sonrası ortaya çıkan geçici yerleşim yeri ihtiyacı,
c) Petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetleri,
ç) İlgili bakanlık tarafından kamu yararı kararı alınmış madencilik faaliyetleri,
d) Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış plân ve yatırımlar,
e) Kamu yararı gözetilerek yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinde bulunacak yatırımlar,
f) Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun talebi üzerine 20/2/2001 tarihli ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu uyarınca yenilenebilir enerji kaynak alanlarının kullanımı ile ilgili yatırımları,
g) Jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımları,
İçin bu arazilerin amaç dışı kullanım taleplerine, toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile Bakanlık tarafından izin verilebilir. Bakanlık bu yetkisini valiliklere devredebilir.
Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir.
Tarımsal amaçlı yapılar için, projesine uyulması şartıyla ihtiyaç duyulan miktarda her sınıf ve özellikteki tarım arazisi valilik izni ile kullanılır.
Birinci fıkranın (c) ve (ç) bentleri kapsamında izin alan işletmeciler, faaliyetlerini çevre ve tarım arazilerine zarar vermeyecek şekilde yürütmekle ve kendilerine tahsis edilen yerleri tahsis süresi bitiminde eski vasfına getirmekle yükümlüdürler.
Bu madde kapsamında valiliklerce verilen kararlara yapılan itirazlar, Bakanlık tarafından değerlendirilerek karara bağlanır." hükmüne yer verilmiştir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca çıkarılan 14.06.2014 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 4.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı ifade eder." kuralı yer almaktadır.
Yönetmeliğin "Planlama alanı" başlıklı 18.maddesinde, "Çevre düzeni planı; coğrafi, sosyal, ekonomik, idari, mekânsal ve fonksiyonel nitelikleri açısından benzerlik gösteren bölge, havza veya en az bir il düzeyinde yapılır." kuralına, "Plan ilke ve esasları" başlıklı 19. maddesinin 1.fıkrasında ise, "Çevre düzeni planları hazırlanırken; a) Varsa mekânsal strateji planlarına uygunluğun sağlanması, b) Yeni gelişmeler ve bölgesel dinamiklerin dikkate alınması, c) İlgili kamu kurum ve kuruluşlarının mekânsal kararları etkileyecek nitelikteki bölge planı, strateji planı ve belgesi, sektörel yatırım kararlarının dikkate alınarak değerlendirilmesi, ç) Sürdürülebilir kalkınma amacına uygun olarak ekolojik ve ekonomik kararların bir arada değerlendirilmesi, d) Tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ve geliştirilmesi, e) Doğal yapının, ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliliğinin korunması amacıyla arazi kullanım bütünlüğünün sağlanması, f) Ulaşım ağının arazi kullanım kararlarıyla birlikte ele alınması suretiyle imar planlarında güzergahı netleştirilecek yolların güzergah ve yönünün genel olarak belirlenmesi, g) Çevre sorunlarına neden olan kaynaklara yönelik önleyici strateji ve politikaların belirlenerek arazi kullanım kararlarının oluşturulması, ğ) İmar planlarına esas olacak şematik ve grafik dil kullanılarak arazi kullanım kararları ile koruma ve gelişmenin sağlanması, h) Afet tehlikelerine ilişkin mevcut raporlar ve jeolojik etütler dikkate alınarak afet risklerini azaltıcı önerilerin dikkate alınması esastır." kuralına yer verilmiştir.
Aynı Yönetmeliğin 19.maddesinin, 2.fıkrasında, "Çevre düzeni planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır: a) Sınırlar. b) İdari ve bölgesel yapı. c) Fiziksel ve doğal yapı. ç) Sit ve diğer koruma alanları, hassas alanlar, doğal karakteri korunacak alanlar. d) Ekonomik yapı. e) Sektörel gelişmeler ve istihdam. f) Demografik ve toplumsal yapı. g) Kentsel ve kırsal yerleşme alanları ve arazi kullanımı. ğ) Altyapı sistemleri. h) Yeşil ve açık alan kullanımları. ı) Ulaşım sistemleri. i) Afete maruz ve riskli alanlar. j) Askeri alanlar, askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri. k) Planlama alanına yönelik bölgesel ölçekli kamu projeleri ve yatırım kararları. l) Her tür ve ölçekteki plan, program ve stratejiler. m) Göller, barajlar, akarsular, taşkın alanları, yeraltı ve yüzeysel su kaynakları ve benzeri hidrolojik, hidrojeolojik alanlar. n) Çevre sorunları ve etkilenen alanlar." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı maddenin 3.fıkrasında, " Çevre Düzeni Planlarının hazırlanması sürecinde planlama alanı sınırları kapsamındaki tüm veriler 1/25.000 ölçekli harita hassasiyetinde hazırlanır." kuralı, 4.fıkrasında, "Plan hazırlık sürecinde ihtiyaç duyulan veri, bilgi ve belgeler; ilgili veriyi hazırlamakla sorumlu kurum ve kuruluşlardan, bilimsel çalışmalardan ve uzmanlarca arazide yapılacak çalışmalardan elde edilir." kuralı, 5.fıkrasında, "Planlama sürecinde coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama yöntemleri kullanılarak güncellenebilir ve sorgulanabilir sayısal veri tabanı oluşturulur." kuralı bulunmaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planının güncel plan notlarında;
"3.1.2 Planlama Bölgesindeki topografya ve iklimsel özellikleri tarımsal üretim için uygun olup, hâlihazırda tarımsal üretim yapılan veya yapılmaya uygun olan veya imar, ihya ıslah edilerek tarımsal üretim yapılmaya uygun hale dönüştürülebilecek tarım arazileri korunacaktır.
4.32 Turizm Alanları: Turizm amaçlı kullanım alanlarıdır.
4.33 Turizm Tesis Alanları: Turizm yatırımı kapsamında bulunan veya turizm işletmesi faaliyetlerinin yapıldığı ve yapılacağı tesislerin ve bunların ayrıntıları ile tamamlayıcı unsurlarının yer aldığı veya alacağı alanlardır.
...
4.35 Turizm Merkezi, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi: 2634/4957 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu” uyarınca Bakanlar Kurulu kararıyla ilân edilen/edilebilecek alanlardır.
...
5.1 Bu çevre düzeni planı, plan açıklama raporu ve plan hükümleriyle bir bütündür. Alt ölçekli planlar yapılırken bu belgelerin bütünü göz önünde bulundurulacaktır.
5.2 Bu planın ilke ve stratejileri doğrultusunda yapılacak alt ölçekli planlarda, ilgili kurum ve kuruluş görüşleri alınacaktır.
5.54 Bu planda Orman, 2B, Mera, Makilik Fundalık alan olarak gösterimi yapılan alanlara ilişkin veriler ilgili kurumlardan alınan verilerdir. Bu planda Orman, 2B, Mera, Makilik Fundalık alan olarak gösterimi yapılmakla beraber Orman, 2B, Mera, Makilik Fundalık alan arazi kullanımları dışında kaldığı ilgili idaresince/idarelerince tespit edilmiş olan alanlarda; varsa bu planın onayı öncesi onaylı imar planı koşulları geçerlidir, bu planın onayı öncesi onaylı imar planı olmayan alanlarda ise, arazi parçasının niteliğine göre, uygulamalarda plan hükümlerinin “Tarım Arazisi” veya “Orman Alanları” veya “2-B alanları” veya “Makilik-Fundalık Alanlar” maddelerinde yer alan hükümlere uyulur." düzenlemelerine yer verilmiştir.
Antalya ili, Kemer İlçesi, ... Mahallesi ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin olarak ... tarihli, ... sayılı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı doğrultusunda Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen tanımlara, çevre düzeni planının niteliğine, bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esaslara, çevre düzeni planı sınırları içinde kalan alanlarda uygulanacak temel esaslara, planların hazırlanması, hazırlattırılması ve incelenmesi ve değişikliğine ilişkin idari ve teknik usullere, alt ölçekli planlarla ilişkisine ve plan hiyerarşisine uygunluğuna, önemli doğa alanları, ekolojik açıdan hassas olan ve yasal mevzuat açısından koruma altına alınan alanlar ile gerekli koruma kullanma ilkelerine uygunluğuna, değişiklik öncesi 1/100.000 ölçekli Antalya-Isparta-Burdur Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında belirlenen genel ilke ve esaslara uygun olup olmadığına, bu çerçevede şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olarak hazırlanıp hazırlanmadığının belirlenmesi amacıyla Naip Üye ...tarafından resen seçilen Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ... ve Doç. Dr. ...'nın katılımıyla mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda özetle:
"- Dava konusu plan değişiklikleri tek bir parseli ilgilendiren işlemler olduğu için her ölçekte benzer kararların bulunması plan kademeleri ya da planların kademeli birlikteliği ilkesi kapsamında planın iptalini gerektirecek, esasa dair bir aykırılık olarak bulunmadığı,
-Dava konusu işlemler kapsamında üç farklı ölçekte plan değişikliği yapılmakta ve her ölçekte farklı detay düzeyinde kullanım kararlarına yer verilmekte ancak bunların hiçbiri ilgili ölçek kapsamında değerlendirilmediği, her bir plan değişikliğine özel nesnel gerekçeler ortaya konmadığı, plan ana kararları ve sürekliliği açısından bir değerlendirme yapılmadığı ve bu nedenlerle yapılan plan değişiklikleri imar mevzuatına aykırılık taşıdığı,
-Dava konusu ... parsel sayılı taşınmazda ve çevresinde yer alan kullanımlara ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı, konaklama tesisi için önerilen yatak kapasitesinin hangi ölçütlere göre belirlendiği açıklanmadığı, bununla birlikte yürürlükteki 1/5.000 ölçekli nazım imar planında, dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın içinde bulunduğu alanda kullanım kararının eğlence merkezi olarak yer aldığı, dava konusu 1/1.000 ölçekli uygulama imar planında ... parsel sayılı taşınmaz için konaklama tesisi kararı üretilirken çevresindeki parsellere ilişkin eğlence merkezi kullanımı kararının nasıl ele alınacağına dair bir değerlendirme de yapılmadığı, bu nedenlerle yapılan 1/1.000 ölçekli uygulama imar planının imar mevzuatına aykırılık taşıdığı,
-Davaya konu plan değişikliği ile 1/25.000 ölçekli ve 1/5000 ölçekli planlarda öngörülmüş olan eğlence merkezi kullanımı kararının kaldırılarak, turizm konaklama tesisi öngörüsünün getirildiği, eğlence merkezi kullanımı için alt ölçekli planlarda çok düşük bir inşaat alanı söz konusu iken, konaklama tesisinde çok daha fazla inşaat alanı söz konusu olacağı için, 1/25.000 ve 1/5000 ölçekli planlardaki koruma-kullanma dengesi, açık alan — yapılı çevre dengesi, ayrıca su kanalizasyon gibi altyapı hizmetlerinin yeterlilik düzeyinin olumsuz etkileneceği, bu durum plan değişikliği ile anılan planların plan bütünlüğünün ve sürekliliğinin olumsuz etkileyeceği, altyapı etkilerinin değerlendirilmesi de mevzuat gereği iken böyle bir etki analizi yapılmadığı,
-Dava konusu plan değişiklikleri ve plan ile öngörülen konaklama tesisi kullanımının yürürlükteki planlar kapsamında değerlendirildiğinde üst ölçekli planların plan bütünlüğünü zedelemekte diğer bir deyişle çevre ve imar bütünlüğünü bozmakta ve planlama ilkeleri ile imar mevzuatına aykırılık taşıdığı,
-Dava konusu 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı ile getirilen kullanım kararları kapsamında planın sosyal donatı dengesini bozucu nitelikte olmadığı, konaklama tesis alanı kullanım kararının mevcut altyapı sistemine ek bir yük getirmeyeceği öngörülse de bunu destekleyecek veriye dayalı bilimsel bir değerlendirme yapılmadığı,
-Planlama sürecindeki bu eksikliğin planlama ilkeleri ile imar mevzuatına aykırı olduğu,
-Çevre Düzeni Planlarında havza ve bölge bazında korunması gereken bölgeler, hassas bölgeler, ekosistemler ile ekolojik varlıkların korunması, imar yapılaşma ve yerleşme sonucu ortaya çıkabilecek çevre kirliliğinin önlenmesine yönelik ilkelerin olması gerekirken, yapılan plan değişikliği bu ilkelerle bağdaşmadığı, Akdeniz kıyısının da ekolojik bir değer olduğu ve dava konusu plan değişikliği ile bu değeri koruyan değil, daha fazla yapılaşma baskısı yaratan bir değişiklik yapıldığı,
-Konaklama tesis alanı kullanımı önerilmesi Antalya-Burdur-isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı kapsamında tarihi, kültürel yapı ile orman alanları, tarım arazileri, su kaynakları ve kıyı gibi doğal yapı ve peyzajın korunması ilkelerine aykırılık taşıdığı, bunun yanı sıra davaya konu planlar kapsamında önerilen günübirlik tesis alanı kullanımında Kıyı Kanunu kapsamında gerekli düzenlemeler yapılmadığı, ancak dava konusu işlemler doğrultusunda alanda 1000 yatak kapasiteli bir konaklama tesisinin yapılması, ... parsel sayılı taşınmazın ve yakın çevresinin mevcut durumu göz önünde bulundurulduğunda, arazi kullanım bütünlüğüne zarar verecek ve ekolojik dengenin ve ekosistemin sürekliğinin korunması mümkün olamayacağı,
-Dava konusu 1/1.000 ölçekli uygulama imar planı, Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliğinde yer alan tanım doğrultusunda, ulaşım sistemine yönelik kararlarla yapılaşma ve uygulamaya ilişkin kararları detaylı bir şekilde içermediği, bu durum hem ilgili yönetmeliğe hem de planlama esas ve tekniklerine aykırılık taşıdığı..." tespit ve değerlendirmelerine yer verilmiştir.
Bilirkişi raporunun tebliği üzerine davalı idarece bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, davalı idarenin itirazları raporu kusurlandıracak nitelikte olmayıp, rapor karar vermeye esas alınabilir nitelikte ve yeterlilikte görülmüştür.
Dairemizce yapılan değerlendirme:
Dosyadaki bilgi ve belgeler, davacının iddiaları ve davalının savunması bilirkişi raporu, rapora yapılan itirazlar birlikte ele alınarak uyuşmazlığın incelenmesinden;
1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği bakımından;
Çevre düzeni planları kentsel ve bölgesel gelişmenin yönlendirilmesinde genel sektörel yaklaşımları ortaya koyan, bu kapsamda genel arazi kullanım kararlarını belirleyen planlardır. Dolayısıyla ölçekleri gereği bu planların kendisinden sonra gelen nazım ve uygulama imar planları gibi ayrıntılı ve parsel ölçeğine inen kararlar üretmeleri beklenemez diğer bir anlatımla çevre düzeni planları ana kullanım kararlarını ortaya koyan daha soyut bir planlama diliyle ifadelendiren planlardır.
2015 yılında onaylanan Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı'nda; turizm bölgesi sınırı kapsamında ve aynı zamanda 2B orman alanı gösteriminde turizm tesis alanı ve günübirlik alan kullanımlarına isabet eden taşınmaz, dava konusu edilen değişiklik ile turizm tesis alanı olarak belirlenmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu işleme ilişkin plan açıklama raporu incelendiğinde, planlama esasları yönünden mevzuatta öngörülen bilimsel ve teknik gerekli analiz, sentez çalışmaları ile daha önce 2B arazisi taraması yapılan parsel açısından, alanın halen 2B orman arazisi kapsamında olup olmadığına ilişkin bir araştırma yapılmadan onaylanan uyuşmazlığa konu işlemde, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği yönünden şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık görülmemiştir.
Ayrıca Dairemizin 13/10/2021 tarih ve E:2021/5718 sayılı ara kararı uyarınca, Orman Genel Müdürlüğü Kemer Orman İşletme Şefliği tarafından dosyaya sunulan belgelerin incelenmesinden, parselin 2B orman arazisi vasfının devam ettiği anlaşıldığından, ilgili kurumlardan alınan verilere göre 2B alanı gösterimi yapılan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında, parsele ilişkin 2B orman arazisi gösteriminin kaldırılmasının gerekçesinin de bulunmadığı açıktır.
1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı bakımından;
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare tarafından sunulan plan açıklama raporunda belirtildiği üzere uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda 2005 yılında beri onaylanan planların yargı kararıyla iptal edildiği, alanın plansız kaldığı gerekçesiyle dava konusu planların yapıldığı, davacı tarafından dosyaya sunulan ayrıca Dairemizin E:2020/9839 sayılı dosyasında yapılan ara karar üzerine Antalya Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün ...tarihli yazısı ile dosyaya sunulan belgede dava konusu parsel ile ilgili yapılan arşiv taramasında herhangi bir tarım dışı kullanıma ait talebe ve izine rastlanmadığı, toprak koruma kurulu görüşü bulunmadığı, ayrıca taşınmazın TAD portal sisteminde yapılan sorgulamasında sulu, bahçe, 2. sınıf tarım arazisi olarak nitelendirildiğinin belirtildiği ancak dava konusu planlar ile turizm bölgesinde yer alan taşınmazın yapılaşmaya açılacak şekilde planlandığı anlaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; tarım arazisi olduğu anlaşılan taşınmaz açısından, imar planları hazırlanırken 3194 sayılı Kanun'un 8. ve 5403 sayılı Kanununun 13. maddesi uyarınca, tarım dışı kullanım izni alınması zorunlu olduğu halde, bu hususa ilişkin herhangi bir bilgi ve belge ile Tarım ve Orman Bakanlığından alınmış bir izne dosya kapsamında rastlanılmadığından, imar planlarında bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Her ne kadar, parseli kapsayan alanda 19/07/2005 tarihinden önce onaylanmış imar planları bulunduğundan, sulu tarım arazisi olan taşınmazın mevzuat gereği izinli kabul edilebileceği iddia edilebilir nitelikte ise de, bu hususa yönelik planlamanın hazırlık aşamasında ilgili kurum görüşleri alınırken İl Tarım Müdürülüğünden de taşınmazın izinli kabul edildiğine yönelik belgelerin alınması gerekmektedir.
Diğer yandan, yukarıda maddi olay kısmında yer verildiği üzere, taşınmazın turizm ve günübirlik tesis alanı olarak belirlenmesine ilişkin 2019 yılında onaylanan imar planlarının, iptali istemiyle açılan davada, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğu, bölgede yeni turizm alanlarına yönelik talep ya da ihtiyacın bulunup bulunmadığının bilimsel-somut verilerle ortaya konulamadığı, dava konusu taşınmazın tarım vasfıyla korunması yerine konaklama tesis alanı olarak planlanmasının kamu yararına uygun olmadığı, dava konusu taşınmaz için öngörülen konaklama tesis alanı ile günübirlik tesis alanı kullanımı arasında fonksiyon ayrım çizgisi bulunduğu, plan hükmü ile, taşınmazın sahil şeridindeki kısmında planlanan günübirlik tesis alanının, konaklama tesis alanının devamı ve tamamlayıcısı niteliğinde planlandığı, bu haliyle günübirlik tesis alanının toplumun yararlanmasına değil, parselde yapılacak konaklama tesisinin kullanımına açık olacağı, bunun da Kıyı Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe aykırı olduğu gerekçeleriyle iptaline karar verildiği halde, dava konusu edilen işlem ile, iptaline karar verilen imar planlarında öngörülen kullanımların uyuşmazlık konusu taşınmaz yönünden yine belirlendiği, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda yer alan tespitlere göre, günübirlik tesis alanı kullanımı yönünden, önceki yargı kararının gerekçesinin uyuşmazlık konusu işlemde dikkate alınmadığı anlaşıldığından, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında belirtilen gerekçeyle de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alana ilişkin olarak ... tarihli, ... sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Plan İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli Antalya-Burdur-Isparta Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin İPTALİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ....-TL yargılama giderinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ...-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 26/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim