SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2021/5615 E. 2025/1912 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2021/5615

Karar No

2025/1912

Karar Tarihi

11 Nisan 2025

Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/5615 E. , 2025/1912 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/5615
Karar No : 2025/1912

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ...
3- ... 4- ...
5- ...
6- ... 7- ...
8- ... 9- ...
10- ... 11- ...
VEKİLLERİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Karamürsel Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işlemine yapılan itirazlar sonucu Karamürsel Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, düzenleme sınırının Yönetmeliğe aykırı olmadığı, mevzuata aykırı şekilde hisse çözümlemesinin bulunmadığı, parselasyonun imar planına uygun olduğu, düzenleme ortaklık payı (DOP) hesabında ölçütlerin aşılmadığı ve hesabın mevzuata uygun olduğu, davacıya tahsiste parselasyon tekniklerine aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu parselasyon işlemi ile taşınmazların bir kısmının hukuki veya fiili bir zorunluluk bulunmamasına rağmen uzak yerlerden tahsis yapıldığı, karara esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığı, dava konusu taşınmazın bir kısmının düzenleme sahası dışında bırakıldığı, parsel kullanımında çok kayıplara yol açacak üçgen şeklinde tahsis yapılarak yapılaşmaya elverişsiz imar parseli oluşturulduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Kocaeli İli, Karamürsel İlçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Karamürsel Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işlemine yapılan itirazlar sonucu Karamürsel Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Encümeninin ... tarihli, ... sayılı kararı ile kabul edilen parselasyon işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, "Arazi ve arsa düzenlemesi" başlıklı 18. maddesinin 1. fıkrasında, imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri maliklerinin veya diğer hak sahiplerinin muvafakati aranmaksızın, birbirleri ile yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca çıkarılan ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan İmar Kanununun 18 inci Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlenmesi İle İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "İmar Parsellerinin Oluşturulması ve Dağıtımındaki Esaslar" başlıklı 10. maddesinde, "İmar parsellerinin oluşturulması ve dağıtımında aşağıdaki esaslar dikkate alınır:
a) Düzenlemeyle oluşacak imar parsellerinin mümkün mertebe aynı yerdeki veya yakınındaki eski parsellere tahsisi sağlanır,
b) Plân ve mevzuata göre korunması mümkün olan yapıların tam ve hissesiz bir imar parseline intibak ettirilmesi sağlanır,
c) Mal sahibine tahsis edilen miktarın bir imar parselinden küçük olması veya diğer teknik ve hukuki nedenlerle müstakil imar parseli verilmemesi halinde, İmar parselasyon plânları ve imar durumu belirlenmiş düzenleme alanlarında yapılacak binaların toplam inşaat alanı veya bağımsız bölüm adetleri belirtilen imar adaları veya parselleri, kat mülkiyetine esas olmak üzere hisselendirilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu parselasyon işlemi ile davacılara tahsis edilen parsellerden ikisinin (... ve ...) davacıların kök parseli ile aynı yerde olduğu, diğer parselin ise (...) yaklaşık 300 metre uzaktan tahsis edildiği görülmektedir.
Olayda, davacılar tarafından, düzenleme sonucunda kadastral taşınmazına uzak olan ... sayılı parselin tahsis edilmesinin dağıtım ilkelerine aykırı olduğu, kök parseli ile aynı yerden tahsis edilen taşınmazların ise (... ve ...) geometrik formundan dolayı yapılaşmaya elverişli parseller olmadığı ileri sürülmektedir. Diğer bir ifadeyle, davacıların dava konusu parselasyon işlemine yönelik temel itirazının, kök parsellerin bulunduğu yerde oluşturulan imar adasında kendi altlıklarından tahsis yapılmadığı ve aynı yerden tahsis edilen parsellerin yapılaşmaya elverişli olmadığı iddiası olduğu anlaşılmaktadır.
Parselasyonda, kök parsellerin bulunduğu yerde oluşturulan imar adalarına öncelikle kendi altlıklarından tahsis yapılması dağıtım ilkelerinin bir gereği olup şayet uygulama imar planında imar parseli oluşturulması mümkün olmayan alanlarda kalan taşınmaz malikleri bulunuyorsa bu hisselerin parselasyon işlemi ile mümkün olduğunca taşınmazların yakınında oluşturulan, eşdeğer nitelikteki imar parsellerinden tahsis edilmesi gerekmektedir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı parselinin yarısından fazlasının imar planı ile tanımlanan niteliğine bağlı olarak (AJE) imar planı onama sınırı dışında bırakıldığı, imar planı onama sınırı dışında kalması nedeniyle de parselin bu bölümünün düzenleme sahasına dâhil edilmediği, bu durum imar planı kararlarının bir sonucu olduğundan parselasyon işleminde değerlendirmenin söz konusu olmadığı, düzenleme sınırının Yönetmeliğe aykırı olmadığı, mevzuata aykırı şekilde hisse çözümlemesinin bulunmadığı, parselasyonun imar planına uygun olduğu, düzenleme ortaklık payı (DOP) hesabında ölçütlerin aşılmadığı ve hesabın mevzuata uygun olduğu, tahsisin %73 ‘ünden fazlasının kök parsel ile aynı yerden ve müstakilen yapıldığı, kalan %27 lik kısmın da yine müstakilen tahsis edildiği, arsa düzenlemelerinde mülkiyetin tümüyle korunmasının mümkün olmayacağı gibi aynı yerden tahsisin de her durumda ve tümüyle sağlanmasının mümkün olamayabileceği, davacıların tahsis hakkının ihlaline dair bir bulguya rastlanılmadığı, dolayısıyla davacılara yapılan tahsis işleminin mevzuata aykırı olmadığı şeklinde tespitlere yer verilmiş ise de; davacıların parsellerine en yakın eşdeğer nitelikte olandan öncelikle müstakil, veyahut hisseli olarak tahsis yapılıp yapılamayacağı, davacılar adına daha bütüncül ve imara elverişli (geometrik olarak daha düzgün) parsel tahsisi yapılmasının mümkün olup olmadığı, müstakil tahsis edilen ... ve ... sayılı parsellerin imara elverişli parseller olup olmadığının (parselin cephe genişliği, parsel derinliği vb. yönlerden) araştırılması suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, davacıların bu hususlardaki iddiaları yeteri kadar araştırılmadan eksik incelemeyle hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince bilirkişilerden ek rapor alınarak yukarıda açıklanan hususların açıklığa kavuşturulmasından sonra dava hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacıların temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/04/2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim