Danıştay danistay 2021/2528 E. 2025/1821 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2021/2528
2025/1821
8 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2021/2528
Karar No : 2025/1821
TEMYİZ EDENLER:1- (DAVALI) ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) 1- ... Elektrik Üretim A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
II- ... Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Muğla ili, Seydikemer ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... sayılı parselde 3 adet 500 Kw kurulu güce sahip güneş enerji santrali ve ... ada ... sayılı parselde söz konusu santrale ulaşımı sağlayan bağlantı yolu yapılması amacıyla 04/12/2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının ve anılan planlara yapılan itirazın reddine dair Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlar Genel Müdürlüğünün... tarihli, E:... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu 04/12/2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına konu parsellerin yakın çevresinin zeytin, makilik-fundalık ve çam ağaçlarından oluşan ormanlık arazi olduğu dolayısıyla hassas bir alan içerisinde kaldığı, dava konusu imar planının hazırlık aşamasında, proje tanıtım dosyasının hazırlanmadığı ve “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmadan imar planlarının onay süreçlerinin tamamlandığı, çevresel etki değerlendirme (ÇED) süreci tamamlanmamış olan dava konusu güneş enerji santrali (GES) projesinin imar planı onayı ile ilgili olarak gerekli olan tüm kurum görüşlerinin alınmamış olması sebebiyle üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli Aydın-Denizli-Muğla Çevre Düzeni Planının 7.43 ve 8.3 sayılı plan hükmüne ve 1/25.000 ölçekli Muğla Nazım İmar Planı 5.16.1 sayılı plan hükmüne uygunluk sağlamadığı, aynı şekilde, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 13. maddesi kapsamında Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden gerekli iznin alınmamış olduğu, güneş enerji santrali (GES) tesisi içerisinde erişimi sağlayan yol ya da yol izlerinin netleştirilmediği, bunun yanısıra tesis alanında gerçekleşecek diğer yapıların yapılaşma koşullarına yönelik plan hükümlerinin tanımlanmamış olduğu, planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka aykırı bulunarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti:Temyize konu kararda dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 2872 sayılı Çevre Kanunu ve Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği bir arada değerlendirildiğinde; proje alanı 2 hektar ve üzerinde veya kurulu gücü 1 MW ve üzerinde olan güneş enerji santrallerinin seçme eleme kriterlerine tabi olduğu, bu kriterler değerlendirilmek suretiyle idarelerce ÇED Olumlu veya ÇED Gerekli Değildir kararı verilmesi gerektiği, imar planlarının hazırlık aşamasında 3 ayrı şirket tarafından 3 adet 500 Kw kurulu güce sahip güneş enerji santralinin kurulacağı gerekçesiyle ÇED sürecinin işletilmediği görülmekte ise de, 46.648,34 m² alana sahip ... ada, ... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin tek bir şirkete ait olması ve bu alan üzerinde kurulacak güneş enerji santralinde toplamda 1,50 MW enerji üretimi gerçekleştiği hususu dikkate alındığında, Çevresel Etki Değerlendirilmesi Yönetmeliği hükümleri uyarınca bu tesisin çevre yerleşimlere ve çevreye yapacağı etkilerinin detaylı araştırmasının yapılarak proje tanıtım dosyasının hazırlanması ve ÇED gerekli değildir veya ÇED olumlu kararı alınması gerektiğinden, ÇED süreci tamamlanmadan onaylanan dava konusu planlarda ve bu planlara yapılan itirazın reddine ilişkin işlemde mevzuata, şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının yukarıda belirtilen açıklamayla reddine, karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve davalı yanında müdahil tarafından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığı, zira planın 3 adet şirket tarafından her biri 500 kW olarak kurulacak olan Güneş Enerji Santrallerine ilişkin olarak onaylandığını, her bir firma için verilmiş ÇED kapsam dışı yazısının, ... Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından 3 adet çağrı mektubunun, Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğünce hazırlanmış 3 adet olumlu teknik değerlendirme raporunun bulunduğunu, her bir firma için ayrı ayrı 500 kw güce sahip santrale ilişkin imar planı onama işleminin yapıldığını, her bir firmanın üretim gücünün 500 kw olması nedeniyle ÇED Yönetmeliği kapsamı dışında olduğunu, bu sebeple de iddia edildiği üzere ÇED Belgesi ve EPDK lisansı alınmasının gerekmediği, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY : Muğla ili, Seydikemer ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, ... ada, ... sayılı parselde 3 adet 500 Kw kurulu güce sahip güneş enerji santrali ve ... ada ... parselde söz konusu santrale ulaşımı sağlayan bağlantı yolu yapılması amacıyla; 04/12/2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarına davacı tarafından askı süresi içerisinde itiraz edildiği, yapılan itirazın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlar Genel Müdürlüğünün ... tarih ve E:... sayılı işlemi reddedildiği, bunun üzerine ret işlemi ile bu işleme konu 04/12/2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 Sayılı İmar Kanununun “tanımlar” başlıklı 5.maddesinde; "nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekana ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde; "Mekansal planlar, kapsadıkları alan ve amaçları açısından Mekansal Strateji Planlarına uygun olarak; "Çevre Düzeni Planları" ve "İmar Planları" kademelerinden oluşur. İmar planları ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanır. Her plan bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanır." hükmü yer almış, işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle "Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması" başlıklı 8.maddesinde; "Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur:a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır,b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Yeniden düzenleme dördüncü cümle: 12/7/2013-6495/73 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerle-rinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir.Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar." hükmü, 9. maddesinin 1.fıkrasında "Bakanlık gerekli görülen hallerde, kamu yapıları ve enerji tesisleriyle ilgili alt yapı, üst yapı ve iletim hatlarına ilişkin imar planı ve değişikliklerinin, umumi hayata müessir afetler dolayısıyla veya toplu konut uygulaması veya Gecekondu Kanununun uygulanması amacıyla yapılması gereken planların ve plan değişikliklerinin, birden fazla belediyeyi ilgilendiren metropoliten imar planlarının veya içerisinden veya civarından demiryolu veya karayolu geçen, hava meydanı bulunan veya havayolu veya denizyolu bağlantısı bulunan yerlerdeki imar ve yerleşme planlarının tamamını veya bir kısmını, ilgili belediyelere veya diğer idarelere bu yolda bilgi vererek ve gerektiğinde işbirliği sağlayarak yapmaya, yaptırmaya, değiştirmeye ve re'sen onaylamaya yetkilidir." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 102. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde, "Cumhurbaşkanınca yetkilendirilen alanlar ile merkezi idarenin yetkisi içindeki kamu yatırımları, mülkiyeti kamuya ait arsa ve araziler üzerinde yapılacak her türlü yapı, milli güvenliğe dair tesisler, askeri yasak bölgeler, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun hükümleri çerçevesinde yapılacak binalar, genel sığınak alanları, özel güvenlik bölgeleri, enerji ve telekomünikasyon tesisleri ile ilgili altyapı, üstyapı ve iletim hatları, yanıcı, parlayıcı ve patlayıcı madde üretim tesisleri ve depoları, akaryakıt ve sıvılaştırılmış petrol gazı istasyonları gibi alanlar ile ilgili her tür ve ölçekteki planların yapılmasına ilişkin esasları belirlemek, bunlara ilişkin her tür ve ölçekteki harita, etüt, plan ve parselasyon planlarını gerektiğinde yapmak, yaptırmak ve resen onaylamak." Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünün görevleri arasında sayılmıştır.
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin "Araştırma ve analiz" başlıklı 8.maddesinde; "1) Mekânsal planların, plan değişiklilerinin, revizyon ve ilavelerin hazırlanması sürecinde, kamu kurum ve kuruluşları veya plan müelliflerince planın türüne ve kademesine göre bu Yönetmelikte genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veri, görüş ve öneriler elde edilerek gerekli analiz, etüt, araştırma ve çalışmalar yapılacağı, 2) Kurum ve kuruluşlar, görüşlerini en geç otuz gün içerisinde bildirmek zorunda olduğu, görüş bildirilmesi için etüt ve analiz gibi uzun süreli çalışma yapılması gereken hallerde ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının talebi üzerine otuz günü geçmemek üzere ilave süre verileceği, bu süre içerisinde görüş bildirilmediği takdirde plan hakkında olumsuz bir görüşün bulunmadığı kabul edileceği....4) Nazım ve uygulama imar planlarının hazırlanması sürecinde birlikte veya eş zamanlı görüş istenebileceği, ancak, nazım imar planı hazırlanırken kurum ve kuruluş görüşlerinin veya verilerin uygulama imar planı ayrıntısında elde edilmesi halinde, bu görüş ve güncel veriler temin edilmek suretiyle plan onaylayan idareler farklı da olsa ayrıca uygulama imar planı için görüş veya veri istenmeyebileceği.." , "Plan raporu" başlıklı 9.maddesinde ise; "1) Mekânsal planlara ilişkin, kendi kademesine göre ve yapılış amacının gerektirdiği açıklamaları içeren bir plan raporu hazırlanacağı, 2) Plan raporunda, planın türü, ölçeği, kapsamı ve özelliğine göre; vizyon, amaç, hedefler ve stratejiler belirlenerek, koruma-kullanma esasları, alan kullanım kararları, yoğunluk ve yapılaşmaya ilişkin konularda planlama esasları ve uygulama ilkeleri, eylem planları, açık ve yeşil alan sistemi, ulaşım, erişilebilirlik ve mekânın etkin kullanılması, gerektiğinde koruma, sağlıklaştırma ve yenileme program, alan ve projelerinin etaplama esasları, alan kullanım dağılımı tablosu gibi hususlarda açıklamalara yer verileceği..." belirtilmiştir.
5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanununun "Tanımlar" başlıklı 3.maddesinde; "e) Mutlak tarım arazisi: Bitkisel üretimde; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin kombinasyonu yöre ortalamasında ürün alınabilmesi için sınırlayıcı olmayan, topografik sınırlamaları yok veya çok az olan; ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan, hâlihazır tarımsal üretimde kullanılan veya bu amaçla kullanıma elverişli olan arazileri, f) Özel ürün arazisi: Mutlak tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topografik sınırlamaları nedeniyle yöreye adapte olmuş bitki türlerinin tamamının tarımının yapılamadığı ancak özel bitkisel ürünlerin yetiştiriciliği ile su ürünleri yetiştiriciliğinin ve avcılığının yapılabildiği, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri, g) Dikili tarım arazisi: Mutlak ve özel ürün arazileri dışında kalan ve üzerinde yöre ekolojisine uygun çok yıllık ağaç, ağaççık ve çalı formundaki bitkilerin tarımı yapılan, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri, ğ) Marjinal tarım arazisi: Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topografik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak işlemeli tarımın yapıldığı arazileri," ifade ettiği belirtilmiş, "Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi" başlıklı 8.maddesinde; "Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri Bakanlık tarafından belirlenen mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılır. Ayrıca Bakanlık tarım arazilerinin korunması, geliştirilmesi ve kullanımı ile ilgili farklı sınıflandırmalar yapabilir." hükmü, "Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı" başlıklı 13.maddesinde; "Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri tarımsal üretim amacı dışında kullanılamaz. (...) Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ile sulu tarım arazileri dışında kalan tarım arazileri; toprak koruma projelerine uyulması kaydı ile valilikler tarafından tarım dışı kullanımlara tahsis edilebilir" hükmüne yer verilmiştir.
2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 1. maddesinde, Kanunun amacı, bütün canlıların ortak varlığı olan çevrenin, sürdürülebilir çevre ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda korunmasını sağlamak olarak kabul edilmiş; 2. maddesinde, "Çevresel etki değerlendirmesi", "Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmalar", "Proje Tanıtım Dosyası" "Gerçekleşmesi plânlanan projenin yerini, özelliklerini, olası olumsuz etkilerini ve öngörülen önlemleri içeren, projeyi genel boyutları ile tanıtan bilgi ve belgeleri içeren dosya" olarak tanımlanmış; 10. maddesinde ise, gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlü oldukları, Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemeyeceği, proje için yatırıma başlanamayacağı ve ihale edilemeyeceği, Çevresel Etki Değerlendirmesine tâbi projelerin ve Stratejik Çevresel Değerlendirmeye tâbi plân ve programların ve konuya ilişkin usûl ve esasların Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirtilmiştir.
25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik kapsamındaki bir projeyi gerçekleştirmeyi planlayan gerçek veya tüzel kişiler; Çevresel Etki Değerlendirmesine tabi projeleri için; ÇED Başvuru Dosyasını, ÇED Raporunu, Seçme Eleme Kriterleri uygulanacak projeler için ise Proje Tanıtım Dosyasını, Bakanlıkça yeterlik verilmiş kurum/kuruluşlara hazırlatmak, ilgili makama sunulmasını sağlamak ve proje kapsamında verdikleri taahhütlere uymakla yükümlüdürler..." kuralına yer verilmiş; 7. maddesinde, Bu Yönetmeliğin; a) Ek-1 listesinde yer alan projelere, b) "ÇED Gereklidir" kararı verilen projelere, c) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-1 listesinde belirtilen eşik değer veya üzerinde olan projelere, ÇED Raporu hazırlanması zorunludur." hükmüne, "Seçme, eleme kriterlerine tabi projeler" başlıklı 15. maddesinde, "(1) Bu Yönetmeliğin; a) Ek-2 listesinde yer alan projeler, b) Kapsam dışı değerlendirilen projelere ilişkin kapasite artırımı ve/veya genişletilmesinin planlanması halinde, mevcut proje kapasitesi ve kapasite artışları toplamı ile birlikte projenin yeni kapasitesi ek-2 listesinde belirtilen projeler, seçme, eleme kriterlerine tabidir." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmeliğe ekli EK-II Seçme, Eleme Kriterleri Uygulanacak Projeler Listesinin 45. maddesinde "Proje alanı 2 hektar ve üzerinde veya kurulu gücü 1 MW ve üzerinde olan güneş enerji santrallerinin" yer aldığı görülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Sağlıklı ve düzenli kentleşmenin sağlanması suretiyle kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla üretilmiş birer belge niteliğinde olan imar planları mevzuatta ve yargı içtihatlarında yöre halkının sağlığını ve çevreyi korumak, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını, iyi yaşama düzenini, çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve şehir verilerine göre oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel fonksiyonlar arasında mevcut ve sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için varsa kadastro durumu da işlenmiş, onaylı haritaların kopyaları üzerine nazım plan ve uygulama planı olarak düzenlenip onaylanmış metinler olarak tanımlanmaktadır.
Genel ilke olarak, plan kararları ile fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın korunma, kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amaçlanır.
3194 sayılı İmar Kanununun 1. maddesinde; bu Kanunun, yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak amacıyla düzenlendiği, 2. maddesinde; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak planlar ile inşa edilecek resmi ve özel bütün yapılar bu Kanun hükümlerine tabi olduğu; 3. maddesinde; herhangi bir sahanın, her ölçekteki plan esaslarına, bulunduğu bölgenin şartlarına ve yönetmelik hükümlerine aykırı maksatlar için kullanılmasının mümkün olmadığı; 5. maddenin son fıkrasında; bu Kanunda adı geçen diğer tanımların Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikte tarif edileceği; 8. maddesinde de; Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulmasına ilişkin usul ve esaslar ile planların yapımına dair ilkelere yer verilmiş plan kararları genel olarak bu ilkeler esas alınarak ilgili kurumlardan elde edilecek veriler, analiz, sentez ve araştırmalar sonucu geliştirilmektedir. Çevresel etki değerlendirmesi ise; gerçekleştirilmesi planlanan projenin, çevreye olabilecek olumlu ya da olumsuz etkilerinin belirlenmesi, olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin belirlenerek değerlendirilmesi amacıyla yapılmaktadır.
Bu bakımdan çevresel etki değerlendirme raporu süreci ile plan yapımı sürecinin birbirinden bağımsız süreçler olduğunu söylemek mümkündür. Öte yandan çevresel etki değerlendirmesi sürecinin plan yapımını hiç etkilemediği de söylenemez. Zira planlanan projenin çevreye olan etkilerinin değerlendirmesinde çevreye olan olumsuz etkileri nedeniyle hiç bir zaman gerçekleştirilemeyecek bir proje olması halinde anılan projeye yönelik plan kararının denetlenmesinde dikkate alınması gerekli bir husus olacaktır. Buna karşılık gerçekleştirilmesi düşünülen projenin çevreye olan olumsuz yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin alınması halinde projenin uygulamaya geçebileceği durumlarda ve uygulamaya yönelik eksik sorunlara ilişkin durumlarda projenin ruhsat aşamasında denetlenmesine yönelik olması nedeniyle planın yapım aşamasında plandan bağımsız olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu, güneş enerjisi santrali için yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarıdır. İdare Mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporda güneş enerji santralinin şehircilik ilkeleri planlama esasları kapsamında yer seçiminin doğru olmadığına dair bir tespit yer almamıştır. Anılan raporda uyuşmazlık konusu parsellerin yakın çevresinin zeytin, makilik-fundalık ve çam ağaçlarından oluşan ormanlık arazi olduğu dolayısıyla hassas bir alan içerisinde kalması nedeniyle “ÇED Gerekli Değildir” kararı alınmadan imar planlarının onay süreçlerinin tamamlandığı tespitine yer verilmiş ise de, çevresel etki değerlendirmesine ilişkin sürecin uyuşmazlığa konu güneş enerji santrali yönünden değerlendirilmesinin uygulama aşamasına ilişkin olduğu, güneş enerji santrali yapılması planlanan alanın yer seçimi bakımından hiçbir şekilde yapılamayacak bir alan olduğuna dair bir tespitin bilirkişi raporunda yer almadığı, ayrıca 3 adet şirket tarafından her biri 500 kW olarak kurulacak olan güneş enerji santrallerine ilişkin her bir firma için verilmiş ÇED kapsam dışı yazısına karşı açılmış bir dava bulunmaması nedeniyle çevresel etki değerlendirme süreci bakımından dava konusu imar planlarının iptalini gerektirir bir husus bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Ancak, işlem tarihi itibarıyla dava konusu güneş enerji santralinin 1/100.000 ölçekli Aydın-Denizli-Muğla Çevre Düzeni Planında tarım alanında kalması nedeniyle tüm kurum görüşlerinin alınmamış olması sebebiyle üst ölçekli plan olan 1/100.000 ölçekli Aydın-Denizli-Muğla Çevre Düzeni Planının 7.43 ve 8.3 sayılı plan hükmüne ve 1/25.000 ölçekli Muğla Nazım İmar Planı 5.16.1 sayılı plan hükmüne uygunluk sağlamadığı, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunun 13. maddesi kapsamında Muğla Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden gerekli iznin alınmamış olduğu, güneş enerji santrali (GES) tesisi içerisinde erişimi sağlayan yol ya da yol izlerinin netleştirilmediği, bunun yanısıra tesis alanında gerçekleşecek diğer yapıların yapılaşma koşullarına yönelik plan hükümlerinin tanımlanmamış olması nedenleriyle planlama ilkeleri, şehircilik esasları ve kamu yararı yönünden hukuka uyarlık bulunmadığı görülmüştür.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyiz istemlerinin reddine,
2\. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3\. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 08/04/2025 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.