SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/7656

Karar No

2025/6745

Karar Tarihi

12 Haziran 2025

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/7656 E. , 2025/6745 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/7656
Karar No : 2025/6745


DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU: 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararının iptaline ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazminine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu kararlar tesis edilirken, hiçbir aşamada savunmasının alınmadığı, bu sebeple savunma hakkının ihlal edildiği, görevini yerine getirirken bağımsız ve tarafsız olduğu, hakimlik teminatı dikkate alınmaksızın ve soruşturma yürütülmeksizin disiplin cezası verildiği, adil yargılanma hakkının, suç ve cezaların şahsiliği ve geriye yürümezliği ilkesinin, masumiyet karinesinin, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin ihlal edildiği,kararın tesisinde kişiselleştirme yapılmadığı, kararda özel olarak şahsıyla ilgili kriter bulunmadığı, davalı idarenin Anayasal ve kanuni olarak tanımış olduğu güvenceleri yok saydığı, davaya konu kararların gerekçesiz olduğu, Anayasa'ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve ilgili mevzuata aykırı olarak usule ilişkin işlemlere riayet edilmediği, terör örgütüyle hiçbir bağlantısının olmadığı ileri sürülerek dava konusu kararların hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 14/11/2022 tarih ve E:2016/58832, K:2022/8544 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI...'NIN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması mecburi olduğundan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı kararında belirtilen gerekçeyle bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen 14/11/2022 tarih ve E:2016/58832, K:2022/8544 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dairemizin 14/11/2022 tarih ve E:2016/58832, K:2022/8544 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;
Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebi ise aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tazminine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, anılan kararın Yargıtay... Ceza Dairesince onanarak 03/11/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dairemizin 14/11/2022 tarih ve E:2016/58832, K:2022/8544 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:
1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.

2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.
3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.
4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği
Dairemizin 14/11/2022 tarih ve E:2016/58832, K:2022/8544 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;
667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.
2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararın dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.
Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 14/11/2022 tarih ve E:2016/58832, K:2022/8544 sayılı kararda;
Davacı hakkında tanık beyanları ve davacının kendi beyanı yönünden, davacının kendi beyanı ile aleyhinde ifade veren K.Ç. ve A.B. isimli tanık beyanlarının davacının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
HTS Kayıtları yönünden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülen ve ByLock isimli programı kullanan bir kısım kişilerle görüşmelerinin örgütsel irtibat ve faaliyet kapsamında gerçekleştirildiği somut verilerle ispatlanamadığından, bahse konusu görüşmelerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Diğer Hususlar yönünden, davacının cep telefonunun incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporu ve 19/07/2016 tarihli tutanağın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan diğer delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerince 25/03/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığı,
Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve...sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Dairemizin 14/11/2022 tarih ve E:2016/58832, K:2022/8544 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı kararıyla;
"... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;
-Davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 19/07/2016 tarihli şüpheli ifade tutanağında; “..2014 yılında yapılacak olan HSYK seçimleri içerisinde yanlış hatırlamıyorsan Eylül ayında yanlış hatırlamıyorsan Anayasa Mahkemesinde raportör olarak görev yapan H.M.A. arayarak benim de akademide dersime girmesi nedeniyle tanıştığım Y.A.'nın HSYK ya aday olduğunu, bir gün gelerek çayımı içmek istediğini ve kendisinin geleceğini bütün arkadaşlara haber etmemi istemesi üzerine ben de aynı memleketli olmam hasebiyle tamamen almış olduğum terbiye, örf ve adet gereği gelen misafirin geri çevrilmeyeceği yazılı olmayan kuralla hareketle bu daveti olumlu karşıladım. Kendisi Ağrı il merkezine geldi. Kendisi gelmeden önce rezervasyon yaptığım Üniversite Konuk Evinde katılmak isteyen diğer meslektaşlarımın da katılımı ile kendisini karşıladım. Burada HSYK sürecinde aday olduğunu ve gerçekleştirmeyi düşündüğü projelerini anlattı, akabinde Ağrı ilinden hareketle Erzurum iline gitti...Bu toplantıya farklı fikir ve görüşte olduğunu bildiğim meslektaşlar da katıklılar. Bundaki amaç da nezaket gereğiydi...” şeklinde beyanlarına yer verilmiştir.
-Yargı mensubu olarak davacı ile aynı yerde görev yapmış ve ifadesine başvurulan K.Ç.'ye ait, Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 14/11/2016 tarihli sorgulama tutanağında; "...... isimli şahıs bana Bylock üzerinden seçimlerle ilgili yazışma yapıyordu. Oyları Ağrı'da kullanmamızı, seçim sonucunda sandık başında beklememizi, yukarıda belirtilen adayları desteklememiz yönünde telkinde bulunuyordu. Cemaat adaylarından Ağrı adliyesinde benim gördüğüm kadarıyla hakim ... karşılıyordu. Kendisi şuanda tutuklu olduğunu biliyorum..."
Aynı şahsın davacının beraatine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararında ise; "..ben huzurda bulunan sanı...'ı 2014 yılında ağrı iline atanmamdan sonra tanıdım. Kendisini ağrıda gördüm bu şekilde kendisi ile tanıştım,kendisi benim ile aynı kararnamede ağrı iline atandı. Bir zamanlar bu yapıya ait evlerde kaldığımı daha önce de söylemiştim. Ağrıya atandıktan sonra hsyk seçimleri yaklaşmıştı bir gün ... beni aradı benimle birlikte başsavcı ve reis dahil herkesi arayıp ağrıya seçim için gelecek hemşerisi olan bir adayın üniversitenin yemek hanesinde yapılacak bir toplantıda bizimle bir araya gelmek istediğini söyledi. Bu adayın ismi hatıladığım kadarıyla ismi Y.A.'dı. Y.A.'yı memleketlisi olması nedeniyle tanıdığı söyledi. Ben yemeğe katılacağımı söyledim ve düzenlenen bu yemeğe katıldım. Hatırladığım kadarıyla Y.A. ile birlikte başka bir bağımsız aday olan O.G. de katıldı. O yemekte başsavcı S.D. ve ağır ceza reisi K.T. ve yine adliyede olan 10-12 civarında hakim savcı katıldı. Yemeğe gittiğimizde bağımsız adaylar bekliyorlardı ... de ... bey in yanında duruyordu. Gelen gidenleri karşılamaya yönelik aktif bir eylemini görmedim. Bağımsız adaylar seçilmeleri halinde yapacakları çalışmalara ilişkin bir konuşma yaptılar sonrasında oradan ayrıldım. Bu yemeğe hatırladığım kadarıyla H.M.A. da gelmişti. Bu yemeğin hafta içi mi sonu mu düzenlendiğini hatırlamıyorum. Y.A. benim dersime gelmedi. Kendisinin başka sınıflarda derse girip girmediğni bilmiyorum. Sanığın seçimlere yönelik belli bir guruba yönelik çalışması yoktu. Sadece hemşerisi olduğu için Y.A. ile ilgili söylemi vardı. Ben bir zamanlar bunların sohbetlerine dini amaçlarla gittim o zamanlarda sohbet abisi ... isimini kullanan ancak gerçek ismi olup olmadığını bilmediğim şahıstı. Bir gün bu şahıs bana bana ... dan oy istenebileceğini söyledi bende o zaman...in cemaatten olmadığı kanısına vardım. Benim bu konuda verdiğim ifade çok seri bir şekilde gitti detaylı alınmadı benim şu anda verdiğim ifadem doğrudur. Ben izne gidene kadar bağımsız adaylardan sadece yukarıda belirttiğim şekilde sadece Y.A. ve O.G. geldi. Ben izne ayrıldıktan sonra başka bağımsız adaylarda gelmişle ancak onları kimin karşıladığı kimlerin toplantılara katıldığına dair bilgim yoktur. Yine ... in seçim çalışması yapıp yapmadığına ilişkin bir bilgim yoktur. Kendisi genelde belli bir guruba oy vermeyeceğini söylüyordu. Ben 2014 hsyk seçimlerinde oyumu tokat da kullandım. Bu sebeple seçim günü ağrı adliyesinde neler yaşandığını da bilmiyorum. Yanlış hatırlamıyorsam bu yemekten bir süre sonra kuşçubaşında çıkan bir haber adliyede herkesin diline düştü, kuşçubaşında... ın bu yapıyla ilişkisi olduğu yazıyordu bir çok hakim savcı ile birlikte ... in odasına gidip konuştuk kendisi de bu yapı ile alakası olmadığını söyledi. Benim sohbet gurubumda ... yoktu kendisinin örgüt ile bağlantısı olup olmadığını bilmiyorum duymadım. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir tanıklık ücreti talebim yoktur. Tanıktan sorulduğunda: Benim üniversite hayatında ...in fetöye yakın olup olmadığına ilişkin bir bilgim yoktur. Fetö evinde yurdunda kalıp kalmadığını sohbetine kampına gidip gitmediğini bilmiyorum. Ankara ilinde bu yapıya ait çalışma evinde kaldığına dair bir bilgim görgüm yoktur. Staj döneminde de bu kişinin fetö yapısı ile alakası olup olmadığına dair bilgim görgüm duyumum yoktur. Görev yaptığımız ağrı ilinde bu yapıyı ya da yapının liderini övdüğüne dair bilgim görgüm duyumum yoktur. Bende sanık da cumalara düzenli olarak giderdik. M.K. seçim çalışması için ağrıya geldiğinde kendisini karşılayıp karşılamadığını bilmiyorum çünkü az önce beyanımda da belirttiğim gibi ben izindeydim M.K. ve başka gelen adaylar ben izindeyke ağrıya gelmişler sonradan da bu konu ile ilgili detaylı bilgim yoktur. Ben sanığın seçim çalışması yapıp yapmadığını yada bağımsızlar için çalışıp çalışmadığını ademden ya da başkasından duymadım. Y.A. geldiği zaman sanık beni aradığımda kelime kalime ne dediğini hatırlamıyorum ancak Y.A.'nın hemşerisi olduğunu gelip kendisin tanıtacağını diğer hakim savcıları da arayacağını söyledi. H.M. ya da O.G. ile ilgili bir bahis geçip geçmediğini hatırlamıyorum. Seçim zamanı genel olarak adliyede bir guruplaşma vardı ancak sanık ... in bir guruba yakınlığı olup olmadığını hatırlamıyorum. Sanık başsavcı ile de görüşürdü diğer hakim savcılarlada görüşürdü kesin bir guruplaşma içerisinde yer almamıştı. Kesin olarak hükümet ya da yarsav yada bağımsızlara yönelik bir mensubiyet olup olmadığını bilmiyorum hatırlamıyorum. Hatta hatırladığım kadarıyla oyunu karışık vereceğini söyledi." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
-Yargı mensubu olarak davacı ile aynı yerde görev yapan ve ifadesine başvurulan A.B'ye ait, davacının beraatine ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan beyanı "Sanığın seçim dönemindeki davranışı haricinde FETÖ ile iltisaklı herhangi bir davranışına ya da hareketine şahit olmadım. Ağrı Adliyesinde çalışıp da ihraç edilen Hakim ve Savcılarla daha samimiydi, daha sık görüşüyordu." şeklindedir.
-Cumhuriyet Başsavcısı olarak davacı ile aynı yerde görev yapan ve ifadesine başvurulan S.S.'ye ait, davacının beraatine ilişkin... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan beyanı ".. Ben... Ağır ceza mahkemesinin talimatını okudum. Anladım. Halen ... Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapmaktayım. Daha önce Temmuz 2013 ile Ocak 2015 tarihleri arasında ... Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yaptım. Görev sürem sırasında ... isimli Ağrı hakimi ile bir süre birlikte görev yaptım.... hatırladığım kadarıyla 2014 yılı yaz kararnamesi ile Ağrı' ya atanmıştı. HSYK seçimleri sırasında bir çok kişi seçim çalışması yapmak üzere Ağrı Adliyesine ziyarete geldiler. Hatırladığım kadarıyla ilk iki grup Yargıda Birlik Derneği olarak adliyemizi ziyaret etmişti ve bizzat Cumhuriyet Başsavcısı olarak şahsımı ziyaret ederek çalışmalarına başladılar ve adliye içerisindeki ziyaretlerin bir kısmına bende refakat ettim. Başlangıçta Hakim Savcılarla konuşmalarımıda mümkün olduğunca seçim çalışmaları için gelen meslektaşları hep birlikte karşılayarak ağırlayalım şeklinde bir davranış oluşturmaya çalışıyordum ancak ilerleyen süreçte Yargıda Birlik (YBD) Derneği ile bağımsızlar adı verilen FETÖ' ye ait Hakim Savcıların oluşturduğu gruplar arasında ciddi tartışmalar yaşandığını ve bir çok ilde hoş olmayan tavırlar sergilendiğini duymaya başlamıştık. ...'ı çalışkan ve gayretli bir hakim olarak gözlemlediğim için HSYK seçimleri öncesinde de kendisinin kimlere destek olacağını öğrenmek için bir çok kez kendisini ziyaret etmiştim. Arkadaşlarını etkileme gücü de vardı. Bu nedenle onun tavrını önemsiyordum. Gittiğimde bu seçimlerde tek bir amacımızın olduğunu yargının tepesinde oluşan paralel yapının uzaklaştırılması gerektiğini, bu kliği yargıya zarar verdiğini anlatarak kendisi dahil bir çok meslektaştan seçimlerde YBD adına destek istiyordum. ... YBD' yi desteklediğini açıkça ifade etmedi ancak YBD adaylarından bir ya da iki tanesini olumlu yönde tanıdığını belki onlara oy verebileceğini ifade ettiğini hatırlıyorum. Hakim ... hatırladığım kadarıyla benim aracılığımla YBD için yaptığım her iki davete adliyede çalışan diğer hakim savcılar gibi katılmıştı. İlk YBD' nin bu iki seçim çalışmasından sonra hakim ... yanına ziyarete gittiğimde hemşehrisi olan bağımsız aday Y.A. isimli kişinin kendisini aradığını ve Ağrı Adliyesini ziyaret edeceğini bildirdiğini ifade etti. Ben de gelip elbette seçim çalışması yapabileceğini ifade ettim. Ben Y.A.'nın FETÖ' ye bağlı gruplarla birlikte hareket ettiğini baştan itibaren biliyordum bu nedenle ...' ın gerçekten böyle bir bağlantıyı bilmeksizin sadece hemşehrisi olduğu için mi yoksa kendisinin de onlarla birlikte hareket ettiği için mi Y.A.'yı karşıladığını anlamaya çalıştım. Kendisine sorular sordum . Ancak o ısrarla tanıdığı arkadaşlar aracılığıyla Y.A. isimli hemşehrisine seçim çalışmaları için aracılık etmesini istendiğini kendisinin de misafirperver ve hemşehrilerini kıramayan birisi olduğunu bu nedenle bu talebi reddetmediğini anlattı. ... diğer genç meslektaşlar gibi bazı olayların farkında olmayan bir kişilik değildi. Bu kadar net bilgileri bilmeden Y.A.'ya sadece hemşehrilik sıfatıyla destek olabileceğini, çalışmalarına aracılık edebileceğini değerlendiremiyordum. Bu konuşmadan bir süre sonra ... beni arayarak; bahsettiği Y.A.' nın bu akşam için geldiğini, mesai saati sonrası olduğu için üniversitenin yemekhanesini ayarladığını Hakim Savcıları davet ettiğini, benim de toplantıya katılıp katılmayacağımı sordu. Ben düşünüp döneceğimi bildirdim. Zira ben adliye içerisinde bir çalışma yapılacağını bekliyordum sadece mesai dışında bir davetle seçim çalışması yapılcağını beklemiyordum. Ağır Ceza Başkanı K. bey hakimlerden H.Y., M.S.K. ve savcı A. K. gibi YBD adına birlikte hareket ettiğimiz 5 arkadaşa da aynı davetlerin gittiğini öğrendim. Onlarla ve YBD derneği üyeleri ile istişare ederek bu davetin sadece Başsavcı ve Ağır Ceza Başkanı olarak katılalım diğer bize yakın arkadaşları çağırarak yüksek bir seçim atmosferi oluşturmayalım istedik ve diğer arkadaşların gelmemesini istedik. Bu şekilde davete Ağır Ceza Başkanı K. beyle birlikte gittik. Davete gittiğimizde bize orada olacağı bildirilmeyen O.G. isimli FETÖ' ye yakın bağımsız adayın da yemekhanede olduğunu gördük. Hatırladığım kadarıyla yemekte adliyeden 9 ya da 10 kişi vardı. O.G.konuşmasında sanki Y.A.' la herhangi bir bağlantısı yokmuş gibi tesadüfen Ağrı' da birrbirlerine rastgelmişler gibi anlatarak; seçim faaliyetlerini, seçimde yapmak istediklerini anlattı. Aynı şekilde Y.A.'da O.G.' le birlikte hareket etmediklerini, tesadüfen Ağrıda karşılaştıklarını tekrar Hakim Savcıları toplayarak yormamak adına seçim çalışmasını birlikte yaptıklarını aktardılar. Projelerinden bahsettiler. Yemek ve konuşmalardan sonra herkes ayrıldı. K. başkanla istişare ettiğimizde her iki adayın da aynı listeden aday olmalarına rağmen birbirlerini tanımıyormuş gibi davranmalarını birbirleriyle bağlantısızmış gibi bir görüntü sergilemeye çalışmalarını net bir şekilde FETÖ'nün yıllardır topluma kendilerini gizleyerek anlatmaya çalışmalarının bir tekrarı olduğunu, Hakim Savcıları bu durumu anlamayacak kadar saf zannettiklerini değerlendirdik. Bu toplantıdan bir süre sonra ... isimli bir twetter sitesinde bir kısım FETÖ'cülere ilişkin açıklamalar yapılmaya başlandığını ve bunların içerisinde Ağrı da görev yapan Cumhuriyet Savcısı H.A. ve Hakim ...' la ilgili haberler yapıldığını diğer meslektaşlar bana ilettiler. Ben de haberleri inceledim, yapılan paylaşımlarda hatırladığım kadarıyla Cumhuriyet Savcısı H. A.'nın FETÖ adayları için seçim çalışması yapmak üzere birçok il ve ilçeye gittiği ve o zaman ki tanımlama ile paralelci olduğu anlatılıyordu. ... ile ilgili ise; bu toplantı kastedilerek, paralelcilere destek olduğu, onların maşalığını yaptığı anlamında aşağılayıcı cümleler kullanılmıştı. Ben tweetter da çıkan bu paylaşımlardan sonra beraber hareket ettiğimiz meslektaşlarıma tekrar ısrarla ...' ın FETÖ' cü olup olmadığı, bir bağlantısının olup olmadığı hususunda gözlem yapmalarını istedim. Kendim de bu amaçla hem irtibatlarını gözlemledim hem de konuşmalarımızda hangi cümleleri kurmaya çalıştığına baktım. Kendisi ile bütün konuşmalarımızda kendisinin kesinlikle FETÖ'cü olmadığını Konya'da üniversite okurken tek başına bir evde kaldığını, köy çocuğu olduğunu, Y.A.'ya sadece hemşehrisi olduğu için toplantısına aracılık ettiğini sürekli olarak anlattı. diğer arkadaşlara da aynı şeyleri anlattı. Ancak ... seçim çalışmalarında YBD'ye destek vereceğine dair bizim seçim çalışmalarımızda herhangi bir beyanda bulunmadı. Bizimle birlikte seçim çalışmalarına katılmadı ve bize destek olmadı. Sadece YBD listesinden tanıdığı bir ya da iki kişi ile ilgili olumlu kanaatleri olduğunu ifade ettiğini hatırlıyorum. Özellikle tweetter sitesinde çıkan haberlerden sonra YBD olarak o günkü tanımlama ile paralelci olduğunu bildiğimiz arkadaşlarla daha çok teşriki mesaisinin olduğunu gözlemlemeye başladık. Özellikle aynı paylaşımlarda ismi geçen H. A.' la yakınlaşması dikkat çekiciydi. Daha sonra yine H.A.' la beraber hareket eden paralelci grubun ...' a olan yakınlığını ve yüksek ilgisini sürekli olarak gözlemledim. Hatta bu yakınlıkları nedeniyle YBD adına birlikte hareket ettiğimiz arkadaşlarla yaptığımız istişarede şöyle bir sonuca ulaştık. Hakim ... ya Ağrı' daki FETÖ'cu Hakim Savcıların abisi konumunda birisi ya da tweetter da çıkan haberler nedeniyle mağduriyet yaşadığını düşünen ve paralelci olduğunu düşündüğümüz Hakim Savcıların ona destek mahiyetindeki davranışlar olarak değerlendirdik ancak hangi düşüncemizin doğru olduğu konusunda kendisi ile ilgili başkaca bilgilerimiz olmadığı için net bir sonuca varamadık..... Sonuç olarak Hakim ... ile ilgili ben de dahil hiçbirimizde FETÖ'cü olduğuna ya da olmadığna dair tam bir kanaat oluşmamıştı. Sadece o dönemki tanımlamayla paralelci Hakim Savcılarla yakınlığı, Y.A.'yı karşılayıp ağırlaması, daveti organize etmesi ve tweetter sitesinde çıkan haberlerle sınırlı bilgilerim vardı. FETÖ' cülerin evlerinde yetiştiğine dair, onlarla özel toplantılar yaptığına dair, onların talimatları ile hareket ettiğine dair başkaca herhangi bir bilgi edinmedik. Kendisi ile ilgili bilgilerim bundan ibarettir." şeklindedir.
\- Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak davacı ile aynı yerde görev yapan ve ifadesine başvurulan K.T.'nin ait, davacının beraatine ilişkin... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan beyanı "2014 yılı temmuz ayında Ağrı Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak atandım. Adli tatilden sonra 1 Eylül 2014 tarihi itibariyle fiilen başkanlık görevine başladım. 27 haziran 2016 tarihine kadar da Ağrı'da görev yaptım. Bu dönemde sanık ..., Ağrı'da Kadastro hakimi olarak görev yapmıştır. 2014 yılı HSYK seçimlerinde Y.A. isimli şahsın seçim çalışması için Ağrı'ya gelmesi olayıyla ilgili bahis açıldığında sanık, Y.A.'nın hemşerisi olduğunu, bu nedenle kendisini karşıladığını söylemişti. Yine seçimlerle ilgili bu olaydan sonra kuşçubaşı eşref isimli kullanıcının sosyal medya hesabından sanık için hatırladığım kadarıyla bağımsızların uşağı veya fetönün uşağı diye bir paylaşım yapılmıştı. Bu olaydan sonra kendisi FETÖ ile ve bağımsızlarla bir ilgisinin olmadığını, milliyetçi muhafazakar yapıda birisi olduğunu, bu paylaşıma çok kızdığını söylemişti. Yine ya lise ya da üniversite aşamasında Alperen Ocakları'nın evlerinde kaldığını söylemişti. Sanığın birlikte görev yaptığımız dönemde benim adliyedeki odama ziyarete geldiği zamanlarda fetöyü veya bağımsızları övücü bir söylemine ben şahit olmadım. Sanığın Ağrı'dan önceki yaşamı ve çalışma hayatını, özel hayatını ve ilişkilerini bilmem. 17-25 Aralık sürecinde ben Düzce'de görev yapıyordum. Sanıkla birlikte görev yapmıyorduk. Bu döneme ilişkin bir bilgim yoktur. Sanığın iddianamede geçen FETÖ/PDY den soruşturma yürütülen kişilerle ilgili yaptığı telefon görüşmelerine ilişkin bir bilgim yoktur. Sanık görev yaptığı esnada Başsavcı A.R.S., Başkan olarak ben ve şuanda görevine devam eden diğer hakim ve savcıları da zaman zaman ziyaret ediyordu. Bunun yanı sıra açığa alınan ve haklarında FETÖ/PDY'den soruşturma yapılan hakim ve savcıları da ziyaret ediyordu. Ancak bu kişilerle ne konuştuklarını bilmiyorum. Benim tüm bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Başka bir diyeceğim yoktur." şeklindedir.
\- Davacının cep telefonuna ait 07/06/2017 tarihli HTS Görüşme Tutanağındaki kayıtların incelenmesinden; haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları isnadıyla işlem yapılan çok sayıda kişiyle görüşmelerinin olduğu tespit edilmiştir.
\- Yine, davacının cep telefonunun incelenmesi sonucu düzenlenen 19/07/2016 tarihli tutanakta da; ".....'ın geçmiş yıllarda Adliye personelinden Himmet adı altında para toplayan ve PDY'ye müzahir kurumlarda çalışan R.G. isimli şahıs ve aynı zamanda PDY'ye müzahir kurumlarda görev yapmış olan Z.T. isimli şahıs ile irtibatlı olabileceği.." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacının 2014 yılı HS(Y)K seçimlerinde sözde bağımsız FETÖ/PDY adayının Ağrı ilinde yaptığı seçim çalışmalarına destek olduğu, bu aday için yemek organizasyonu yaptığı, adliyede görev yapan hakim- savcıların bu yemeğe katılımını sağlamaya çalıştığı yönündeki kendi beyanları ve aynı doğrultudaki tanık ifadeleri ile davacının adliye içerisinde çoğunlukla sonradan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduklarından bahisle ihraç edilen hakim-savcılarla birlikte hareket ettiği yönündeki tanık ifadeleri ve diğer hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
.... dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 11/12/2024 tarih ve E:2023/2054, K:2024/3345 sayılı bozma kararında; davacının 2014 yılı HS(Y)K seçimlerinde sözde bağımsız FETÖ/PDY adayının Ağrı ilinde yaptığı seçim çalışmalarına destek olduğu, bu aday için yemek organizasyonu yaptığı, adliyede görev yapan hakim- savcıların bu yemeğe katılımını sağlamaya çalıştığı yönündeki kendi beyanları ve aynı doğrultudaki tanık ifadeleri ile davacının adliye içerisinde çoğunlukla sonradan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduklarından bahisle ihraç edilen hakim-savcılarla birlikte hareket ettiği yönündeki tanık ifadeleri ve diğer hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,
1\. DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ...TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3\. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 12/06/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim