Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2025/2963
2025/4743
29 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/2963
Karar No : 2025/4743
DAVACI : ...
DAVALI : ...Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ...tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Disiplin cezasına konu fiillerinin yargısal takdir kapsamında verilen kararlar olduğu, söz konusu kararların temyiz ve itiraz kanun yoluna tabi olduğu ve herhangi bir suç teşkil eden yönünün bulunmadığı, bu nedenle hakkında disiplin soruşturması açılıp ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğu, dava konusu işlemle savunma hakkının kısıtlandığı, adil yargılanma hakkının, masumiyet karinesinin, soruşturmacının tarafsızlığı ve bağımsızlığı ilkelerinin ihlal edildiği, yargısal kararlar ile ilgili şikayetlerin yasaya aykırı şekilde temyiz, itiraz süreçleri dikkate alınmadan değerlendirildiği, suçlama ile verilen ceza arasında uyum ve orantılılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
DAVALININ SAVUNMASI :Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda, mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiiller işlediği sübuta erdiğinden, davacının, eylemlerine uyan 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, disiplin soruşturması sürecinde davacıya savunma yapması için hakkındaki tüm isnatların açık ve net bir şekilde bildirildiği, savunma hakkı konusunda mevzuatın öngördüğü bütün olanakların sağlandığı ve yeterli sürenin tanındığı, davacı hakkında verilen meslekten çıkarma cezasının, davacının verdiği yargısal kararlara ilişkin olmadığı, davacının eylemlerinin plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/02/2023 tarih ve E:2021/2423, K:2023/1439 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/2489, K:2024/2478 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, İdare Mahkemesi Üyesi olarak görev yapmakta iken, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarına karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabileceği, 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda Danıştayın; görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması sebeplerinden dolayı incelenen kararı bozacağı; 4. fıkrasında, Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümlerinin kıyasen uygulanacağı hükme bağlandığından; ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakılan davaların temyiz incelemesi sonucu ilgili dava daireleri kurulunca; usul veya esas bakımından yeniden bir araştırma, inceleme yapılmasını veya maddi ve hukuki olayın yeniden yorumlanmasını gerektirmeyecek şekilde verilen bozma kararlarına karşı, ilk kararı veren Danıştay dava dairesine “ısrar hakkı” tanınmamıştır. Dolayısıyla, kararı bozulan Danıştay dava dairesi, bozma kararına uymak zorundadır.
Dosyanın incelenmesinden, Danıştay Beşinci Dairesince; dava konusu işlemin iptaliyle, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük hakların iadesi ve yasal faiz ödenmesine ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararın davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/2489 ; K:2024/2478 sayılı kararı ile temyiz isteminin kabulüyle ; davacının eylemlerinin yargısal takdire ilişkin olmadığı, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine yönelik olduğunun anlaşıldığı , bu itibarla mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu tespit edilen eylemi nedeniyle , 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin...tarih ve K... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ; bu durumda, dava konusu kararın iptali yolunda verilen Daire kararında da hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların bozulması halinde ısrar olanağı bulunmadığından, İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı uyarınca karar verilmesi zorunludur.
Açıklanan nedenlerle, davanın bozma kararında yer alan gerekçelerle reddi gerektiği düşünülmüştür .
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen 23/02/2023 tarih ve E:2021/2423, K:2023/1439 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/2489, K:2024/2478 sayılı kararıyla bozulması üzerine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının da aralarında bulunduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen Kahramanmaraş İdare Mahkemesi eski Başkan ve bir kısım Üyeleri hakkında FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak bir kısım eylemlerde bulunduklarından bahisle soruşturma başlatılmış, yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen 20/04/2017 tarihli raporda;
"FETÖ/PDY adlı silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak, bir kısım eylemlerde bulundukları, Bu bağlamda davacı hakkında ;
1) Kahramanmaraş Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacı V.K. tarafından, bu görevinden alınarak Dulkadiroğlu ilçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 13/03/2015 tarihinde ... İdare Mahkemesi'nin ...esasına kayden açılan davada, dava dosyasına sunulan personel bilgi notunda davacının birçok eylem ile ilgili olarak disiplin soruşturması geçirdiğinin belirtilmesine ve dosyada azlık oyu kullanan hâkim tarafından davacının devam eden birçok soruşturmasının bulunduğu ifade edilmesine karşın, davacının herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen belge içeriğine çelişik bir şekilde iptal kararının gerekçesini yazdıkları,...
2) Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacı B.A.D. tarafından, 5442 sayılı Kanun uyarınca bu görevinden alınarak Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü Koruma Şube Müdürlüğü emrine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 16/05/2014 tarihinde Kahramanmaraş İdare Mahkemesi'nin 2014/541 esasına kayden açılan davada, ara kararıyla davacı hakkında açılmış bir disiplin soruşturması olup olmadığı hususunun davalı idareden sorulduğu, verilen cevap dilekçesinde disiplin soruşturması geçirdiği hususu belirtilmesine ve konuya ilişkin personel bilgi notu dava dosyasına ibraz edilmesine karşın, davacının herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen bilgi ve belge içeriklerine çelişik bir şekilde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı ile iptal kararının gerekçesini yazdıkları,...
3) Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğü Şehit Murat Örümcek Polis Merkezi Amirliğinde Başkomiser olarak görev yapan davacı V.Ö. tarafından, bu görevinden alınarak Kahramanmaraş ili Çağlayancerit ilçesi Emniyet Müdürlüğü'ne atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle 09/06/2014 tarihinde ... İdare Mahkemesi'nin ... esasına kayden açılan davada ara kararıyla davacı hakkında açılmış bir disiplin soruşturması olup olmadığı hususunun davalı idareden sorulduğu, verilen cevap dilekçesinde disiplin soruşturması geçirdiği hususu belirtilmesine ve konuya ilişkin personel bilgi notu dava dosyasına ibraz edilmesine karşın, davacının herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen bilgi ve belge içeriklerine çelişik bir şekilde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı ile iptal kararının gerekçesini yazdıkları,..." gerekçesiyle mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte eylemlerde bulunduğu ve davacının belirtilen fiillerinin sübuta erdiği sonucuna ulaşılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş.
Anılan raporu değerlendiren Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; "...Soruşturmaya konu Kahramanmaraş İl Emniyet Teşkilatında görev yapan davacıların il içi atamalarına ilişkin yürütmeyi durdurma ve iptal amacıyla açılan davalarda; davalı tarafça gönderilen personel bilgi notlarında davacılar hakkında disiplin soruşturması yürütüldüğünün bildirildiği, ancak O.A. dışındaki ilgililerin tüm dosyalarda yürütmeyi durdurma kabul kararı verdikleri, Kaçakçılık, Güvenlik, İstihbarat Şube müdürlükleri gibi kilit görevlerde bulunan dosya davacılarının bu görevlerden alınarak farklı pozisyonlardaki görevlere atanmaları şeklindeki işlemlerin haklarında disiplin soruşturmaları olması nedeniyle idarenin takdir hakkı sınırlarında kaldığı çok açıkken tüm dosyalarda iptal kararı vermiş oldukları, iptal kararı gerekçesinde de davacıların herhangi bir disiplin soruşturması geçirmediklerini belirttikleri, her ne kadar ilgililer savunmalarında gerekçeyi sehven bu şekilde yazdıklarını belirtmişler ise de, disiplin soruşturması olduğunu bilerek, kesinleşmiş disiplin cezalarının olmaması nedeniyle atama işleminin iptal edilmesi gerekçesinin de kabul edilebilir olmadığı, ... Esas sayılı dosyada geçici olarak heyet başkanlığını yapan hakim F.E.'in iptal kararına muhalif kaldığı ve diğer üyeleri de uyardığı ancak üyelerin iptal kararı verdiği, soruşturmaya konu davaların davacılarının tümünün FETÖ/PDY mensubiyeti veya iltisakı nedeniyle görevlerine son verildiği, İlgili hakimlerin de FETÖ/PDY mensubiyeti veya iltisakı nedeniyle meslekten çıkartılmış oldukları hususları birlikte değerlendirildiğinde; ilgililerin eyleminin kesinlikle yargısal takdire ilişkin olmayıp plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine ve örgütsel hiyerarşi içerisinde kendilerine verilen görevi yerine getirmeye yönelik olduğu anlaşılmakla..." denilmek suretiyle, davacının, sabit görülen söz konusu eylemlerinin, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğundan bahisle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Davacının, söz konusu disiplin cezasına karşı yapmış olduğu yeniden inceleme talebi aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararıyla; bu karara karşı yaptığı itiraz başvurusu ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedilmiş, böylece davacı hakkında verilen meslekten çıkarma kararı kesinleşmiştir.
Bunun üzerine incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinde, "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." kuralı yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
FETÖ/PDY terör örgütünün, 17-25 Aralık 2013 tarihinde hukuki bir soruşturma görünümü altında Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren ortadan kaldırmaya ve engellemeye yönelik bir teşebbüste bulunması sonrası Devlet, bekası için bir dizi tedbirler almak zorunda kalmış, bu çerçevede Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde emniyet mensuplarının görev yeri değişikliklerine ilişkin işlemler tesis edilmiş ve bu mahiyetteki işlemler ülke çapında çok sayıda davaya konu edilmiştir. Soruşturmaya konu dava dosyaları, bu kapsamda yapılan atamalara ilişkindir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, ... İdare Mahkemelerinin denetimi esnasında davacının eski görev yeri olan ... İdare Mahkemesinde 2014-2015 yıllarında emniyet mensuplarının il içi atama işlemlerine karşı "yürütmenin durdurulması" istemli olarak açılan E:... ile E:...esas sayılı davalarda, ilk derece mahkemesince, yürütmenin durdurulması isteminin, "davalı idarenin birinci savunması alındıktan sonra ve ara karar gereği yerine getirildikten sonra veya savunma yapma ve ara karara cevap verme süreleri geçtikten sonra incelenmesine" karar verildiği ve ara kararıyla davacı hakkında açılmış bir disiplin soruşturması olup olmadığı hususunun davalı idareden sorulduğu, davalı idarece verilen cevap dilekçesinde davacıların disiplin soruşturması geçirdiği hususu belirtilmesine ve konuya ilişkin personel bilgi notu dava dosyasına ibraz edilmesine karşın, davacılar hakkında herhangi bir inceleme ve soruşturma geçirmediği hususuna yer verilmek suretiyle gönderilen bilgi ve belge içeriklerine aykırı bir şekilde yürütmenin durdurulması isteminin kabulü kararı ve sonrasında iptal kararı gerekçesi yazıldığı, benzer mahiyetteki E:... esasında açılan davada, davacının da yer aldığı heyette F.E. isimli hakimin verilen iptal kararına muhalif kaldığı ve soruşturma raporunda tanık olarak yer alanda ifadesinde; "Kahramanmaraş Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü bünyesinde İstihbarat Şube Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapan davacının, bu görevinden alınarak Dulkadiroğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesine atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan ... esas sayılı dosyanın esasının görüşülmesi sırasında dosya konusuna binaen dikkatimi çekti, heyet sırasında bu sebeple dosyayı incelemek istedim, dosyada davacının soruşturma geçirdiği ve daha önce görevinden uzaklaştırıldığını görmem üzerine heyet sırasında bu hususları ve davacının istihbarat şubesinde görev yapmasının sakıncalı olacağını heyette bulunan başkan vekili ve diğer üyeye söyledim. Bana açıklama yapmadılar. Heyet sonrası çoğunluk kararıyla iptal kararı verildi. Ben dosyaya azlık kaldım. Söyleyeceklerim bundan ibarettir...." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
Bu bağlamda, yukarıda yer verilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının yer verilen bu eylemlerinin yargısal takdire ilişkin olmadığı, plânlı bir organizasyonun parçası olarak hukuk dışı amaçların gerçekleştirilmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu tespit edilen eylemi nedeniyle davacının, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve K:... sayılı kararına yönelik itirazının reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi isteminin de reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Davacının adli yardım talebinin kabul edilmiş olması nedeniyle ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ilk dereceye ait ...TL yargılama gideri ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle temyiz aşamasında alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının ve temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına,
3\. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davalı idareye iadesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.