SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2025/1

Karar No

2025/4741

Karar Tarihi

29 Nisan 2025

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2025/1 E. , 2025/4741 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/1
Karar No : 2025/4741

DAVACI : ...

DAVALI : ... Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Görev yaptığı süre boyunca FETÖ/PDY terör örgütü ile yapılan mücadeleye katkıda bulunmaya çalıştığı, hakkında oluşan yanlış kanaat sonucu meslekten çıkarılmasına karar verilen kişiler arasında yer aldığı, ihraç kararının uygulanmasına yol açan hususlar ve disiplin dosyası incelendiğinde örgüt ile hiçbir bağının bulunmadığının anlaşılacağı, Devletin ve milletin aleyhine işler yaptığı çok daha önceki zaman dilimlerinde tarafından defalarca ifade edilmiş olan bir örgüt tarafından gerçekleştirilen hain darbe girişimi sonrası tamamen soyut nitelikteki bir takım beyanlardan hareketle oluşan kanaat sonucu hukuka aykırı bir şekilde gerçekleşen meslekten çıkarma işleminin iptali gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanunun 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, yargı mensubu olan davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Danıştay 5. Dairesinin 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararıyla; "davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerince yapılan ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediği" gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararının iptaline karar verildiği, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarihli ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle Danıştay 5. Dairesinin temyize konu kararının bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma gerekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarihli ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dairemizin 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;
Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, suçundan açılan ceza soruşturması sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği ve bu kararın 21/09/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dairemizin 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:
1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.
2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.
3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.
4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği
Dairemizin 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;
667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.
2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı
bozma kararında belirtildiği üzere;
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararın dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.
Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararda;
Davacının kendi beyanı yönünden, lisede eğitim amacıyla FETÖ/PDY yapılanmasına ait dershaneye gittiğine üniversitede barınma amacıyla 6-7 ay örgütün evinde kaldığına, üniversite döneminde örgütün organize ettiği düşük bütçeli gezilere bir kaç defa katıldığına ve 2008 yılından itibaren örgütle herhangi bir irtibatının kalmadığına yönelik davacının beyanlarının, bir başka ifadeyle örgüte müzahir dershaneye giderken eğitim saikiyle hareket ettiğinin ve üniversite 1.sınıfta barınma amacıyla kısa bir süre örgüt evinde kaldığının ve örgütün organize ettiği gezilere uygun fiyatlı olması nedeniyle katıldığının aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı, davacı tarafından çeşitli dönemlerde ve iki ayrı ikamette birlikte kaldığını belirttiği kişilere ve kendisine ait fatura abonelik bilgilerinin dosyaya sunulduğu görüldüğünden, davacının örgüte müzahir dershaneye gittiğine ve üniversite 1.sınıfta 6-7 ay örgüt evinde kaldığına ve örgütün düzenlediği gezilere bir kaç defa katıldığına yönelik beyanının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
HTS kaydı yönünden, davacı hakkında düzenlenen 04/07/2017 tarihli HTS analiz raporunun değerlendirilmesi sonucunda, davacının kararda yer verilen beyanlarının aksini ortaya koyabilecek bir başka ifadeyle söz konusu telefon görüşmelerinin örgütsel saikle yapıldığına dair somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı dikkate alındığında, davacı hakkındaki HTS analiz çalışmaları neticesinde belirtilen tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu yönünden, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan, davacının FETÖ ile bağlantılı internet sitelerine giriş yaptığına ilişkin tespitin, davacının FETÖ ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından ve anılan dosyada Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği belirtildiğinden, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca 26/05/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,
Bu nedenle, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu kararda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Öte yandan, davalı idarece, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatını ortaya koyacak nitelikte delillerin tespit edilmesi hâlinde yeniden işlem tesis edilebileceği gerekçesiyle,
Dava konusu kararın davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Dairemizin 03/11/2022 tarih ve E:2017/7846, K:2022/8067 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı
kararıyla; "... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;
... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarihli davacıya ait sorgulama tutanağında, davacı; "...Devamla ben Osmaniye ... köyü nüfusuna kayıtlıyım. İlk öğretim okulunu ... İlköğretim okulunda okudum. Liseyi ... ilçesinde ... Anadolu lisesinde 2003-2007 yılları arasında okudum. 2007 - 2011 yıllarında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldum. Okuduğum ilköğretim ve lise devlete ait liselerdi. Üniversiteye hazırlık aşamasında 2006-2007 yıllarında Kadirli de faaliyet gösteren daha sonradan Fethullahçı yapılanmaya ait olduğunu öğrendiğim Işık Dershanesine gittim, Kadirli'de o dönemde üç tane dershane vardı. En iyi dershane bu dershaneydi, Lise 2 deyken Işık Dershanesi bir deneme sınavı yapmıştı. Okul idaresi katılımı zorunlu kılmıştı. Bu sınavda derece kazandığım için %80 indirimli olarak dershaneye gidebileceğimi söylediler. 1 yıl boyunca bu dershaneye devam ettikten sonra sene içerisinde yine dershane tarafından bir deneme sınavı daha yapıldı bu sınavda da daha iyi bir derece yapınca lise 3 sınıfta tamamen ücretsiz olarak Işık Dershanesine devam ettim. Bu dönem içerisinde Kadirlide ailemin yanında kaldım. Felhullahçı yapılanmaya ait yurt ve evde kalmadım. Yine bu dönemde Fethullahçı yapılanmanın düzenlemiş olduğu herhangi bir toplantıyada gitmedim. Üniversiteyi kazandıktan sonra KYK yurdu başvurusu yaptım, 500 ün üzerinde bir yedekten KYK yurdu çıktı. KYK yurdu asilden çıkmadığı için kendime dışarıda kalabilecek yurt ve ev aradım. O sırada Ankara Hukuk Fakültesinin hemen yanında Nedim Zapçı yarı özel öğrenci yurduna müracaat etmeyi düşündüm. Bu yurda giderek buradaki görevli ile görüştüm. Bu yurt daki görevli Tıp Fakültesi öğrencilerinin ve de referansı olan öğrencileri aldıklarını söyledikleri için başka bir yurt aramaya başladım. Herhangi bir yurt bulamadım. Bu söylediklerim eğitime başlamadan önceki bir süreçti. Yurt bulamadan memlekete döndüm. Daha sonra kayıt için tekrar Ankaraya gittim. Şuan ismini hatırlayamadığım Işık Dershanesindeki rehber öğretmen aracı oldu. Ankara da Ö. isimli birinin yardımcı olacağını söyledi. Kod ismi olup olmadığını bilmiyorum. Ben üniversite kaydımı yaptırırken yanımda dayım A.Ç. vardı. Biz kaydı yaptıktan sonra Ö. isimli bu kişi bizi buldu, Birlikte evlere bakabileceğimizi, beğendiğim takdirde evlerinde kalabileceğimi söyledi. Dayım ve Ö. isimli bu şahıs ile birlikte Keçiören de bulunan Aktepe Stadının yanında bir eve bizi götürdü. Biz eve baktık, Kendisi ile görüştük, Bize bu evlerde çok sıkı dini eğilim olmadığını, islediğimiz vakitte eve gelebileceğimizi, televizyon izleyebileceğimizi, istemediğimiz takdirde Fethullah Gülene ait kitapları ve Risali Nuru okumayabileceğimizi söyledi, Kendisi ayrıca bize bir hukukçu evi oluşturduklarını, bu yüzden bu evde kalanların işine gücüne bakabileceklerini söyledi. Bu görüşmeden bir gün sonra dayımın kızının evine kalmaya gitmiştik, orada ailecek toplanıp konuştuğumuzda geçici olarak bu evde kalabileceğimizi değerlendirdik. Bir kaç ay kaldıktan sonra üniversitede arkadaşlarla birlikte başka bir evde kalabileceğimizi planladık. Ben bu gerekçelerle Ö. adlı şahsın gösterdiği evde kalmayı kabul ettim. Okulun ilk haftası ben okula gitmedim memlekete geri döndüm. 2007 yılının Ekim ayının ilk haftası diye hatırlıyorum. Memleketten döndükten sonra direk Ö. adlı şahsın gösterdiği Keçiörendeki evde kalmaya başladım. 2008 yılı Nisan ayının ikisine kadar bu evde kaldım. Bu evde daha önceden gıyaben tanıdığım Ö.Y. adlı öğrenci vardı, Bizimle ilgilenen ve eve yerleştiren Ö. isimli şahıs bu evin ayrıca bir ev imamı olmadığını, kendisinin bölge talebe mümessili olduğunu, çok fazla işi olduğu için ara sıra eve uğradığını söyledi, Evde Ö.Y. haricinde yine öğrenci olan Y.E.Ü. vardı ayrıca M. isimli bir lise talebesi vardı. Biz bu evde kalmaya başladıktan yaklaşık bir ay sonra ülkücü olduğu bilinen Ö.Y. isimli arkadaşım evden ayrılarak tek başına Ostim Batıkentte evine çıktı. Bu sırada fakültede yine zaten Ö.Y. nin de ortak arkadaşı olan ve gıyaben tanıdığım İ.D. ve soy ismini hatırlamadığım T. isimli arkadaşın Fethullahçı yapılanmaya ait yurtlarda kaldığını öğrendim. Bunlarla samimiyetimiz artınca bu kişilerde Keçiörendeki eve yerleştiler. Kısacası Düziçi Anadolu Öğretmen Lisesinden kaynaklı ortak arkadaşlarımız vasıtasıyla birbirimizi tanıdığımız için birlikte kalmaya başladık. Söylediğim gibi Ö.Y. isimli arkadaşım bir ay kadar kaldı ve ayrıldı. İ.D., T. isimli arkadaşım ve eğitim yılının sonu gelmeden Keçiörendeki bu evden ayrıldık. Zaten birbirimizi tanıdığımız için kendi aramızda konuştuk.Hali hazırda Ö.Y. tek başına bir evde kaldığı için ben ve İ.D. ayrı bir bekar evine taşınmaya karar verdik. Ö.Y. de kendi evinden çıktı. Ben İ.D. ve Ö.Y. ile birlikte 2 Nisan 2008 tarihindc ... Mahallesi ... Sokak ... Mamak / ANKARA adresinde bekar evine taşındık. Bu tarihten itibaren 2011 yılı Haziran - Temmuz ayına kadar üçümüz bu evde kaldık. Okulu bittiği için Ö.Y. memleketi olan Mersin iline döndü, İ.D. ve ben bu evde mezun olduktan sonra hakimlik ve savcılık sınava hazırlanmaya devam ettik. Önce 2011 Kasım ayındaki İdari Yargı Hakimlik sınavına Aralık ayındada Adli Yargı Hakim - Savcılık sınavına girdik. Bu sırada İdari Yargı sınavlarının sonucu açıklandı kazanamadığımı öğrendim. Adli Yargı Sınavlarının sonucunun ne zaman açıklanacağı belli olmadığı için ve kazanıp kazanamayacağım belli olmadığı için ekonomik durumlardan ötürü Kadirliye döndüm. Evide dağıtmaya karar verdik. ... Mülakat sonuçları açıklanıp kazandığım öğrenince Ankaraya dönerek staj yerimde olduğu için 2012 Nisan ayı içerisinde İ.D. ile birlikte sadece ikimiz hemen bir alt sokakta bulunan ... Mahallesi ... Sokak ... Mamak ANKARA adresinde kalmaya başladık. İ.D. sınavını kazanamadığı halde avukatlık stajnı Ankarada başlatmıştı. Bu tarihten Trabzon ilinde göreve başladığım 2013 Ağustos ayı yakınlarına kadar İ.D. ile ikimiz kaldık, Fethullahçı yapılanmaya ait evden ayrıldıktan sonra kesinlikle bu evlerlede herhangi bir şekilde Fetullahçı yapılanma ile bir bağlantımız olmadı. Tamamen bekar evi statüsünde bu evlerde kaldık. Araştırıldığı takdirde Ö.Y. adına düzenlenmiş fatura ve kira sözleşmcsine ulaşılabileceği gibi yine ikinci kez geçtiğimiz evde İ.D. adına düzenlenmiş kira sözleşmesi ve fatura benzeri ulaşılabilir. İstenildiği takdirde bende, bu evrakları bulabilirsem ibraz edebilirim.... Hatırlayabildiğim kadarıyla evden ayrıldıktan sonra öğrencilik dönemimde 1-2 kere Fethullahçı yapı tarafından organize edilen ancak herkese hitap eden çok ucuz fiyatlı geziye katıldım. Söylediğim gibi bu geziler ucuz fiyatlı olup bir iki günlük gezilerdi. Bu gezilerde kesinlikle Fethullahçı propaganda yapılmıyordu Anlattıklarım haricinde ilişiğimi kestiğim 2008 yılı Nisan ayından sonra bu yapı ile herhangi bir irtibatım olmadı... Sınavı kazandığımı bir şekilde duymuş olan Ö. isimli bölge imamı olan şahısta beni arayarak istediğim takdirde referans olabileceğini söyledi. Nedenini sorduğumda bana cemaat dışından da olan ancak vatanını, milletini seven namazında niyazında olan şahısları kendi kontejanları haricinde önerdiklerini, ancak kontejyan dışı olduğu için mülakat sırasında sınavı kazanıp kazanamayacağının kesin olmadığını söyledi. Referans olabilecek ulaşabildiğimiz herkese ulaşmaya çalıştığımız için yardımcı olabilecekse sevineceğimi söyledim....Kesinlikle liste halinde YBP adayları yada daha sonradan Fethullahçı yapılanma ile irtibatlı olduğunu anladığımız kendilerine bağımsız diyen gruptan adayları desteklemedim. Liste halinde olmamakla birlikte bende oluşan düşünceye göre karışık halde oy kullandım....."
şeklinde beyanda bulunmuştur.
... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda yer alan ve davacının bilgisayar imajının incelettirilmesi sonucu; FETÖ/PDY terör örgütünün yayın organları olan Rota Haber ve Aktif Haber isimli internet sitelerine erişim sağlandığının belirtildiği görülmüştür.
Temyize konu Daire kararında ...
... dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/10/2024 tarih ve E:2023/348, K:2024/2562 sayılı sayılı bozma kararında; davacının lise döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğine, üniversite döneminde cemaat (FETÖ/PDY) evinde kaldığına ve örgüt tarafından organize edilen gezilere katıldığına, mesleğe giriş aşamasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan Ö. isimli bölge imamının kendisi ile irtibata geçtiğine ve mülakat aşamasında kendisinin bu kişilerin yardımını talep ettiğine dair beyanlarının, FETÖ/PDY terör örgütünün yayın organlarını takip ettiğine dair tespitlerin ve davacının 2014 HSYK seçimlerinde gösterdiği davranışların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen .. TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim