Danıştay danistay 2024/8946 E. 2024/12715 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/8946
2024/12715
18 Eylül 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/8946
Karar No : 2024/12715
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararının usulüne aykırı olarak tebliğ edildiği, temyiz başvuru süresinin öğrenme tarihinden itibaren başlaması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesince esasa ilişkin herhangi bir muhakeme yapılmadan karar verildiği, hakkındaki ceza yargılamasında verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına dair kararın aleyhe değerlendirilemeyeceği ve hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağı, bu kararın idari yargıda sebep unsuru olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü olmaksızın ceza yargılamasındaki hususlar dikkate alınmak suretiyle kamu görevinden çıkarılma kararı verilmesinin masumiyet karinesine aykırılık teşkil edeceği, söz konusu yapının ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıktığı, isminin terör örgütü olarak anılmadığı dönemdeki eylemlerin örgütsel kapsamda ele alınmasının hukuken mümkün olmadığı, anılan yapı ile olan ilişkisinin barınma maksatlı olarak yapıya ait evlerde kalma ve dini saiklerle sohbete katılma hususları ile sınırlı kaldığı, kimsenin emir ve talimatı doğrultusunda hareket etmediği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran olağanüstü tedbir niteliğinde işlem tesis edildiği, olağanüstü tedbir değerlendirmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı, AİHS’in 15. maddesi kapsamında yapılan derogasyon bildirimiyle Devletlerin hukukun üstünlüğü ilkesine ve buna bağlı güvencelere saygı gösterme yükümlülüğünden vazgeçme etkisine sahip olmadığı, istihbari nitelikteki irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı ve bu kavramlara ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, Bakanlar Kurulunun OHAL KHK’larına dayanarak suç ve ceza ihdas etme yetkisinin bulunmadığı, gerçekleştirildikleri tarihte yasallık karinesinden yararlanan eylemlerinin delil olarak gösterilemeyeceği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, ölçülülük ilkesi, gerekçeli karar hakkı, kanunilik ilkesi, savunma hakkı, öngörülebilirlik ilkesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, hukuk devleti ilkesi gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Öte yandan masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla beraber etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 18/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.