Danıştay danistay 2024/8944 E. 2024/10375 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/8944
2024/10375
13 Haziran 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/8944
Karar No : 2024/10375
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Yasak delil niteliğindeki fişleme verilerinin somut delillerle desteklenmesi halinde hükme esas alınabileceği, ... kod adlı gizli tanığın beyanlarının tutarsız ve çelişkili olduğu, Veri İnceleme Raporunun güvenilir nitelikte olmadığı, SD kart içerisindeki bilgilerin adli ve idari yargıda tek başına dayanak olarak gösterilemeyeceği, hakkındaki ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, söz konusu kararın kamu görevinden çıkarıldığı tarihten çok sonra ortaya çıktığı, soruşturmada yer alan tespitlerin aleyhe delil olarak kullanılmasının ve hukuki işlemin sebep unsuru olarak ileri sürülmesinin hukuka aykırı olduğu, Kimse Yok Mu Derneğine insani yardım amacıyla bağış yaptığı ve aleyhe delil olarak kabul edilemeyeceği, geçmişteki hukuka uygun eylemlerinin daha sonradan örgütle irtibat ve iltisak olarak değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, çocuklarını iyi bir eğitim almaları amacıyla dershaneye göndermesinin ve ödeme yapılmasının suç delili olarak gösterilemeyeceği, kişisel verilerin mahkeme kararı olmadan elde edilmesiyle yasa dışı delil niteliğinde olduğu ve hiçbir yargılamada kullanılamayacağı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, disiplin soruşturması yapılmadan ve savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarıldığı, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'ndaki usul ve esaslara uyulmadığı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran olağanüstü tedbir niteliğinde işlem tesis edildiği, olağanüstü tedbir değerlendirmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı, AİHS’in 15. maddesi kapsamında yapılan derogasyon bildirimiyle Devletlerin hukukun üstünlüğü ilkesine ve buna bağlı güvencelere saygı gösterme yükümlülüğünden vazgeçme etkisine sahip olmadığı, istihbari nitelikteki irtibat ve iltisak kavramlarının öngörülebilir olmadığı ve bu kavramlara ilişkin manevi unsurun oluşmadığı, Bakanlar Kurulunun OHAL KHK’larına dayanarak suç ve ceza ihdas etme yetkisinin bulunmadığı, tesis edilen işlemin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu ve ceza hukukuna ilişkin tüm güvencelerin uygulanması gerektiği, terör suçlamasının 15 Temmuz 2016 tarihinden önceki eylemlere geriye dönük olarak uygulanamayacağı, gerçekleştirildikleri tarihte yasallık karinesinden yararlanan eylemlerinin delil olarak gösterilemeyeceği, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve hürriyetlerden faydalanmaya engel teşkil etmediği, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, ölçülülük ilkesi, gerekçeli karar hakkı, kanunilik ilkesi, savunma hakkı, öngörülebilirlik ilkesi, hukukun üstünlüğü ilkesi, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi, hukuk devleti ilkesi gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan haklarının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.