Danıştay danistay 2024/8619 E. 2024/9523 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/8619
2024/9523
10 Haziran 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/8619
Karar No : 2024/9523
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Başkanlığı / ANKARA
Vekilleri : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:.., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir suçlama bulunduğundan AİHS ve Anayasa'da güvence altına alınan ceza hukukuna dair tüm ilkelere uygun bir yargılama yapılması gerektiği, terör örgütünün varlığının ancak yargı kararıyla tespit edilebileceği, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, hukuk devleti, suç ve cezaların geçmişe yürümezliği, öngörülebilirlik ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlal edildiği, KHK eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle masumiyet karinesi yok sayılarak idare tarafından terör örgütü üyesi olmakla suçlandığı, ayrımcılık yasağının ve özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği, olağanüstü hal dönemlerinde olağanüstü halin gerekli kıldığı konularda, durumun gerektirdiği ölçüde, geçici tedbirler alınması gerekirken kalıcı sonuçlar doğuran kamu görevinden çıkarma işleminin uygulandığı, Anayasa'nın 15. ve 121. maddelerinin ihlal edildiği, OHAL Komisyonunun insan hakları ihlallerini inceleme ve giderme görevini yerine getirmediği, suç ve cezaların kanuniliği ilkesi uyarınca kanunların öngörülebilir nitelikte olması gerektiği, OHAL KHK'ları ile getirilen düzenlemelerin ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki fiiller için uygulanabileceği, terör örgütü suçlamasıyla kamu görevinden çıkarılması nedeniyle kişisel ve sosyal ilişkilerinin zedelendiği, şeref ve itibarının kaybolduğu, özel sektörde dahi iş bulamayacak hale gelerek adeta sivil ölüme mahkum edildiği, bu durumun ise özel hayata saygı hakkının ihlaline neden olduğu, sürekli olarak kamu görevinden çıkarılması nedeniyle eğitimi neticesinde kazandığı tüm belgelerin geçersiz kılındığı ve eğitim hakkının ihlal edildiği, bir daha kamu görevine dönmemek üzere memurluktan çıkarılması nedeniyle maaş, emeklilik ve sosyal güvence haklarından mahrum bırakıldığı, mülkiyet hakkının ihlal edildiği, ileri sürdüğü ve davanın sonucunu etkileyecek nitelikte olan bir çok iptal nedeni ve argümanın Bölge İdare Mahkemesince karşılanmaması nedeniyle gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği, Bank Asya hesabını 2006 yılında açtığı, örgüt talimatıyla hareket etmediği, yasal bir sendikaya üye olunmasının kamu görevinden çıkarma işlemine gerekçe yapılamayacağı, kamuya yararlı dernek statüsü bulunan Kimse Yok Mu derneğine yardım amacıyla mesaj gönderdiği, hakkında yürütülen ceza yargılamasının henüz kesinleşmediği, masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, davaya konu Komisyon işleminin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, AİHM tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, söz konusu kararda belirtildiği gibi OHAL şartları ve derogasyon bildiriminin temel hak ve özgürlüklerin ihlali konusunda idarelere herhangi bir yetki vermediği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı olmadığına ilişkin itirazlarının Mahkemelerce gerektiği gibi incelenmediği, "iltisak" ve "irtibat" kavramlarının belirsiz ve soyut kavramlar olduğu, söz konusu yapının terör örgütü olarak ilan edildiği tarihten önceki eylemlerinden dolayı terör örgütü üyeliği ile suçlanamayacağı, Anayasa'nın 38. maddesine aykırı hareket edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ....
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 10/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.