SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/336 E. 2025/5661 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/336

Karar No

2025/5661

Karar Tarihi

15 Mayıs 2025

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/336 E. , 2025/5661 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/336
Karar No : 2025/5661

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ..., Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacı tarafından, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Tüm terfilerinin mümtazen olduğu, dava konusu kararlar verilene kadar adli veya idari bir ceza almadığı, disiplin soruşturması gerektiren eylemin işlenmesinden itibaren üç yıl geçmesi durumunda disiplin soruşturması açılamayacağı, zaman aşımı itirazının bulunduğu, daha önce hakkında verilen meslekten çıkarma kararına dava açıldığı, bu dosya derdest iken tekrar hakkında soruşturma açıldığı, mükerrer soruşturma yürütüldüğü, üç cümleden oluşan yorumunun ifade özgürlüğü kapsamında olduğu, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin, ayrımcılık yasağının, özel hayatın gizliliğinin, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği, asıl paylaşımı yapan kişinin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı nedeniyle soruşturmasının bulunmadığı, savunma istem yazısında eylemin açık şekilde belirtilmediği, M.A.'nın şahsı ile ilgili uğramış olduğu haksızlık hakkında yorum yapıldığı, yazının FETÖ/PDY terör örgütü veya hükumet ile ilgili olmadığı, paylaşımda kişi, kurum adı verilmediği, hakaret ve ithamda bulunulmadığı, kanunda belirtilen şartların mevcut olmadığı, paylaşımın mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olmadığı, meslekten çıkarma cezasının sebep, konu, amaç yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

DAVALININ SAVUNMASI : Davacının başka bir nedenle görevine son verilmiş olmasının disiplin suçu teşkil eden işlem veya eylemleri nedeniyle hakkında disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmediği, herkese açık bir ortamda paylaşım yapmak suretiyle icra ettiği kamusal faaliyetin önemi sebebiyle uluslararası evrensel etik kurallarına bağlı olarak meslek hayatında veya özel yaşantısında doğruluk, dürüstlük ve tarafsızlık görüntüsünü zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmadığı ve mesleğin vakarını muhafaza etmesi gerektiği, bahse konu paylaşım içeriğinde siyasi görüş içeren, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedeleyen ifadeler olduğu, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşacak nitelikte paylaşım yaptığı, paylaşım yapılan sitenin yargı teşkilatındaki herkes tarafından bilinen, hukukçu kimliğe sahip herkesin üye olabildiği, paylaşım yapıp, paylaşımları okuyabildiği, beğenebildiği bir sosyal platform olduğu, bu paylaşımlara erişimin çok kolay olduğu, meslekten çıkarma cezası ile yer değiştirme cezasında zaman aşımı süresinin bulunmadığı, ayrıca davacının eylemi nedeniyle kovuşturma izni de verildiği, farklı koşullarda farklı kişilere verilen disiplin cezalarının kıyas yoluyla hukuki incelemesinin yapılamayacağı, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza yargılaması neticesinde hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin son fıkrası gereğince davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, Samsun Hâkimi iken Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve K:... sayılı kararı ile 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara itirazının reddi yolunda Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 138. maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmü bulunmaktadır.
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.
Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.
Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir.
Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir
Dosyanın incelenmesinden : davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda'' İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı ...'ın 01/05/2015 tarihinde www.adalet.org sitesinde açtığı ''Vicdaniniz Rahat mi?'' başlıklı yazısının altına , bu karar adaletin kendi elleriyle (hakimleriyle) intihardan başka bir şey değildir. Bundan sonraki süreçte önümüze gelen dosyada nasıl karar vermemizi buyurursunuz diye bir yazışma başlarsa hiç şaşırmayalım. Zira söz uçar yazı kalır sonunda.'' şeklinde paylaşımda bulunduğu ''yolunda düzenlenen 15.01.2019 tarihli soruşturma raporu ile sosyal medyada yer alan paylaşımların bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu FETÖ lehine mağduriyet algısı oluşturma amacıyla yapıldığı gerekçesiyle hakkında meslekten çıkarma cezası uygulanması ve kovuşturma yapılması teklif edilmesi üzerine dava konusu işlemlerin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açtığı davanın; ''davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle reddedildiği ve karara yönelik temyiz isteminin de Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 02/06/2022 tarih ve E:2021/2354, K:2022/2032 sayılı kararla kesin olarak reddedildiği dosyada mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Ayrıca ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... ,K:... sayılı kararıyla; Yargıtay ... Ceza Dairesince verilen bozma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda davacı hakkında ''silahlı terör örgütüne üyelik suçu'' nedeniyle 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği dava dosyası içeriğinden tespit edilmektedir.
Soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı ile ceza yargılamasına ilişkin bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, davacının eyleminin FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğu görülmekle, hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, davacı tarafından, dava dilekçesinde soruşturma konusunu teşkil eden eylemin işlenmesinden itibaren üç yıl geçtiği için disiplin soruşturması açılamayacağı, olayda zaman aşımı bulunduğu ileri sürülmüş ise de, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 72. maddesinin 2. fıkrasında yer verilen düzenleme uyarınca davacının zaman aşımı iddiası yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
HSK Genel Kurulunca daha önce meslekten çıkarılmalarına karar verilen bazı yargı mensuplarının sosyal paylaşım sitelerinde yapmış oldukları paylaşımları hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:2015/4843, K:2018/4527 sayılı kararı ile soruşturma izni verilmesi teklifinde bulunulmuştur.
Anılan soruşturma iznine Kurul Başkanı tarafından "Olur" verilmesi üzerine, Samsun Hakimi iken meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında; 01/05/2015 tarihinde, www.adalet.org isimli sosyal paylaşım sitesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı M.A.'nın "Vicdanınız Rahat Mı?" başlıklı yazısının altına; "Bu karar adaletin kendi elleriyle (hakimleriyle) intiharından başka bir şey değildir. Bundan sonraki süreçte önümüze gelen dosyada nasıl karar vermemizi buyurursunuz diye bir yazışma başlarsa hiç şaşırmayalım. Zira söz uçar yazı kalır sonunda." şeklinde paylaşımda bulunduğu, davacıya isnat olunan eylemine ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin 07/12/2021 tarih ve E:2019/18, K:2021/1160 sayılı kararı ile;
"Hakim ve cumhuriyet savcılarının, meslek hayatı boyunca yaptığı iş ve davranışlarında, yaptığı mesleğin önemi nedeniyle bağlı olduğu bir takım evrensel etik kurallar vardır. Nitekim 2001 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Hindistan' ın Bangalor kentinde kabul edilen Yargı Etiği İlkeleri ile 2005 yılında kabul edilen Budapeşte ilkeleri, uluslararası belgelerden istifade edilip hazırlanan, yargı mensuplarına yönelik uyması gereken evrensel etik kurallar içermektedir.
Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 27/06/2006 yılında 315 sayılı kararıyla kabul ettiği Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde yer alan tarafsızlık değeriyle ilgili bölümde, "hakimin mahkeme içinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hakim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak davranışlar içerisinde olmalıdır, hakim kamuya açık olsun veya olmasın, herhangi bir şahıs veya mesele hakkında adil yargılanmayı etkileyecek yorum yapmamalıdır." Dürüstlük değeri ilkesiyle ilgili "hakim tüm faaliyetlerinde uygunsuz davranışlardan ve uygunsuzluk görüntüsü oluşturmaktan kaçınmalıdır. Sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hakim, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumundadır, bunu özgürce ve kendi iradesiyle yapmalıdır." şeklinde düzenlemeye yer vermiştir.
2005 yılında Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilen ve ülkemiz için de bağlayıcı olan "Budapeşte İlkeleri" olarak bilinen bildirgede, "Savcıların her zaman ve her koşulda görevlerini adil ve tarafsız yerine getirirler, mesleki gizliliği korumalıdır, özel yaşamlarındaki faaliyetleri nedeniyle savcılık hizmetinin fiili dürüstlüğünü, adilliğini, tarafsızlığını veya buna ilişkin makul algıları zedelememelidir." şeklinde evrensel etik ilkeler düzenlenmiştir.
Disiplin dosyasında ilgili hakim ve cumhuriyet savcıları, www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde bazı paylaşımlar yapmıştır. Bu paylaşımların içeriklerinde özetle; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesi ilgili yapmış oldukları paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumlar olduğu tespit edilmiştir.
İlgili hakim ve savcıların paylaşımları ile yargı alanında etik kuralları düzenleyen uluslararası belgeler ve mesleki teamüller ile birlikte değerlendirildiğinde; çağdaş demokratik toplumların üç saç ayağından biri yargı erki olduğu, yargı mensuplarının icra ettiği kamusal faaliyetin önemi sebebiyle uluslararası evrensel etik kurallarına bağlı olarak meslek hayatında veya özel yaşantılarında doğruluk, dürüstlük ve tarafsızlık görüntüsünü zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmaları ve mesleğin vakarını muhafaza etmesi gerektiği, bahse konu paylaşımların içeriğinde siyasi görüş içeren, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedeleyen, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar yer almaktadır.
İlgililer her ne kadar savunmalarında özetle; düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında paylaşımları yaptıklarını söylemiş ise de; bu paylaşımlarla, mağduriyet algısını oluşturmak amacıyla, kamu oyu baskısı oluşturmak ve FETÖ/PDY lehine sistematik ve planlı bir şekilde, yürütülen organizasyonun parçası olarak, etik ilkelere aykırı olarak doğruluk, dürüstlük, bağımsızlık ve tarafsızlıklarını yitirecek şekilde olduğundan, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmesi mümkün olmadığından savunmalarına itibar edilmemiştir.
İlgililerin sosyal medyadaki paylaşımların amacı, içeriği bir bütün olarak bakıldığında evrensel etik kurallarına aykırı, seçilen meşru hükumetin yıpratılması, FETÖ lehine mağduriyet algısının oluşturulması, hükumet aleyhine yapılan soruşturmaların kamu baskısı kurularak meşruiyet kazandırılması amacıyla yapıldığı, eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu anlaşıldığından,.." şeklinde yer verilen gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile reddedilmiş, bu karara karşı yapılan itirazın Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine anılan karar kesinleşmiştir.
Bunun üzerine, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih E:..., K:... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede davacı hakkında yaptığı paylaşım nedeniyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., E:..., İddianame No:... sayılı iddianame düzenlendiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile son soruşturmanın açılmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının aynı suçtan yargılaması devam eden mahkemedeki E:... sayılı dosya ile birleştirme kararı alındığı görülmüştür.
Davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan 8 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.
Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi anılan Kurul tarafından ... tarih ve ... sayılı kararla reddedilmiştir.
Davacı tarafından meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karar ile bu karara karşı yapığı yeniden inceleme talebinin reddine dair kararın iptali ve bu kararlar nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi talebiyle açılan davada Dairemizin 17/02/2021 tarih ve E:2017/5157, K:2021/328 sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 02/06/2022 tarihli ve E:2021/2354, K:2022/2032 sayılı kararı ile davacının temyiz isteminin reddine, anılan kararın onanmasına kesin olarak karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT:
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.
" hükmüne yer verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti hâkimleri ve savcılarının takip edecekleri etik ilkeleri belirleyen ve bağlayıcı bir belge olan Türk Yargı Etiği Bildirgesi'nin 3.1. maddesinde, "Adil yargılamanın gereği olarak, herhangi bir tarafa iltimas göstermeden ve ayrımcılık yapmadan tarafsız bir şekilde hareket ederler."; 3.2. maddesinde, "Tarafsız hareket etmekle yetinmez, objektif bir bakış açısıyla tarafsızlıklarına ilişkin her türlü kuşkuyu bertaraf edecek bir duruş sergilerler. Yargıya güvenin sağlanması ve sürdürülebilmesi için tarafsız olmak kadar, tarafsız görünmenin de önemli olduğu bilincindedirler."; 3.3. maddesinde, "Mesleki ve sosyal hayatlarında tarafsızlık ilkesine aykırı düşebilecek her türlü ayrımcı söylem ve davranıştan kaçınır; konuşma ve beden dilini tarafsızlıklarını ihlal etmeyecek biçimde kullanmaya özen gösterirler."; 3.4. maddesinde, "Sosyal medya başta olmak üzere, kitle iletişim araçları vasıtasıyla yapacakları yorum, değerlendirme ve paylaşımların kolaylıkla amacını aşan sonuçlar doğurabileceğini ve tarafsızlıklarını sorgulanır hale getirebileceğini öngörerek hareket ederler."; 5.1. maddesinde, "Kendilerine duyulan güvenin, yargıya olan güvenle doğrudan ve ayrılmaz bir şekilde bağlantılı olduğunun bilinciyle bütün işlem, eylem ve kararlarında yargıya güveni temin eder ve güçlendirirler."; 5.5. maddesinde, "Özel hayatlarında, mesleki güvenilirliklerine gölge düşürebilecek davranışlarda bulunmamaya hassasiyet gösterirler."; 5.6. maddesinde, "İfade özgürlüklerini, yargıya duyulan güveni sarsmayacak ve siyasi tarafgirliğe düşmeyecek biçimde kullanırlar."; 7.1. maddesinde, "Mesleklerinin yaşamlarına kattığı değer ve yüklediği sorumluluğun bilinciyle görevlerinin gerektirdiği hassasiyetle davranırlar."; 7.3. maddesinde, "Toplumun kendilerinden yargı hizmetinin kaliteli sunulmasının yanı sıra erdemli olmalarını da beklediğinin bilincindedirler."; 7.7. maddesinde, "İfade özgürlüğü kapsamında yazılı, görsel, işitsel ya da sosyal medyada düşüncelerini açıklarken veya paylaşımlarda bulunurken, mesleğin gerektirdiği etik ilkelere uygun hareket ederler." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.
Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 27/06/2006 tarih ve 315 sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder.
Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.
Bakılan uyuşmazlıkta, davacının 01/05/2015 tarihinde, www.adalet.org isimli sosyal paylaşım sitesinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcısı M.A.'nın "Vicdanınız Rahat Mı?" başlıklı yazısının altına; "Bu karar adaletin kendi elleriyle (hakimleriyle) intiharından başka bir şey değildir. Bundan sonraki süreçte önümüze gelen dosyada nasıl karar vermemizi buyurursunuz diye bir yazışma başlarsa hiç şaşırmayalım. Zira söz uçar yazı kalır sonunda." şeklinde paylaşımda bulunduğu, bu paylaşımın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ilişkin açılan ceza soruşturmalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyalarında aldığı kararları hedef alarak, FETÖ/PDY lehine mağduriyet algısı oluşturulması amacıyla yapıldığı, bu haliyle söz konusu paylaşımları içerik olarak Anayasa ile güvence altına alınan ifade hürriyeti kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşarak hâkimlik ve savcılık mesleği ile bağdaşmayacak nitelikte söylemler içerdiği görülmektedir.
Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülmüş olan soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak incelendiğinde; davacının FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda sarf ettiği söz ve paylaşımların hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih E:..., K:... sayılı kararının iptali ile özlük haklarının iadesi, parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE,
2\. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilemeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için müzekkere yazılmasına,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 15/05/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim