SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/22545

Karar No

2025/4744

Karar Tarihi

29 Nisan 2025

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/22545 E. , 2025/4744 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/22545
Karar No : 2025/4744


DAVACI : ...

DAVALI : ...Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine dair ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Hiçbir terör örgütüne veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatının olmadığı, darbe girişimi sonrasında görevden uzaklaştırıldığı, sonrasında yapılan incelemelerde FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatının olmadığı anlaşıldığından görevden uzaklaştırma kararının kaldırıldığı, meslekten çıkarılmasına dair kararda kamu yararının bulunmadığı, dava konusu kararlarda kişiselleştirme yapılmadığı, hakkındaki ceza yargılamasında beraat kararı verildiği, hakimlik teminatının ihlal edildiği, dava konusu kararların yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönlerinden hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu kararın amacının, Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ile 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Kanunu'nun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkânı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/06/2022 tarih ve E:2017/6131, K:2022/5033 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ... 'NIN DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesine göre Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması mecburi olduğundan Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı kararında belirtilen gerekçeyle bozma kararı doğrultusunda karar verilmesi gerekmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu kararların iptali yolunda verilen 17/06/2022 tarih ve E:2017/6131, K:2022/5033 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dairemizin 17/06/2022 tarih ve E:2017/6131, K:2022/5033 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;
Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ise aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararların iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir. UYAP ortamında yapılan inceleme sonucu anılan kararın 19/03/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dairemizin 17/06/2022 tarih ve E:2017/6131, K:2022/5033 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:

1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.
2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.
3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.
4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Dava Konusu Edilen Kararların Hukuki Niteliği
Dairemizin 17/06/2022 tarih ve E:2017/6131, K:2022/5033 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;
667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.
2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararların dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemlerin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.
Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davacının silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 17/06/2022 tarih ve E:2017/6131, K:2022/5033 sayılı kararda;
Davacının kendi beyanı yönünden, eğitim saikiyle örgüte müzahir lisede eğitim gördüğünü, üniversite hazırlık döneminde örgüte müzahir dershaneye gittiğini ve haberi olmadan Zaman gazetesine abone yapılmış olabileceğini beyan eden davacının, bu beyanlarının aksini, bir başka ifadeyle örgütsel tavır ve destek amacıyla hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacının anılan beyanlarının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Tanık beyanı yönünden, söz konusu tanık ifadesinin duyuma ve kanaate dayalı olduğu, davacının örgüt içerisinde yer aldığına ve 2014 yılı HSK üye seçimlerinde örgütün "sözde" bağımsız adayları lehine seçim çalışması yaptığına ilişkin somut herhangi bir bilgiye sahip olmadığı anlaşılan tanık beyanında yer alan iddiaları destekleyebilecek başkaca tanık beyanı ya da bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacı hakkında anılan tanık beyanının örgütle irtibat ve iltisaklı sayılması için yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Dijital materyallerin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporları yönünden, söz konusu raporlarda yer alan tespitlerle ilgili olarak davacının ceza yargılamasında yapılan değerlendirmeler dikkate alındığında, bu tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
HTS kaydı yönünden, kayıtlarda, belirli bir periyot veya yoğunluk tespiti yapılmaksızın, yalnızca FETÖ/PDY ile iltisaklı/irtibatlı bir kısım kişilerle telefon görüşmesinin bulunduğu iddiasının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla düzenlenen iddianamede ve anılan iddianame üzerine açılan kamu davası neticesinde verilen beraat kararında yer alan deliller yönünden, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği iddiasıyla düzenlenen iddianamede ve anılan iddianame üzerine açılan kamu davası neticesinde verilen beraat kararında yer alan hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı,
Sosyal çevre bilgisi yönünden, davacı hakkında somut bir tespit içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin somut bir delil sunulmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca E:2017/6131 sayılı dosyasında yapılan 23/11/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Dairemizin 17/06/2022 tarih ve E:2017/6131, K:2022/5033 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı kararıyla;
"... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;
Davacının kendi beyanı:
Davacı hakkında Hınıs Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 18/07/2016 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında şu ifadelere yer verilmiştir: "...SORULDU:Fethullahçı terör örgütü/paralel devlet yapılanması olarak belirtilen örgüt yapısıyla ilginiz var mı? CEVABEN: Kesinlikle bu yapıyla ilgim yoktur. Ancak Demirci İlçesinde eğitim kalitesi düşük olması nedeniyle 2002 yılında Demirci Anadolu Lisesini kazandım. Ancak eğitim durumu zayıf olduğu için hazırlık okumama müteakiben üç senelik eğitim için Turgutlu da bulunan cemaatin okulu olduğunu sonradan öğrendiğimiz Gündüz Alp Özel lisesine gittim. Parasını ödedim. Ancak o eğitim kurumunda okuduğum süre sarfında himmet adı altında bağışlar, kurban ve deri gibi bağışları istemeleri üzerine ben bu istemlerin manasız olduğunu düşünerek kendilerine karşı çıktım ve bu isteklerini yerine getirmediğim için de beni içlerine almadılar. Ben sadece orada bir öğrenci misyonunda lise hayatımı tamamladım. Ve lise hayatım sonrasında da ilgili yapıyla hiçbir bağlantım olmadı. Ben arkadaşlarımı başka mesleklere yönlendirmek istemeleri nedeniyle de kendileri tepki koydum. Ben bu sebeple de pek çok arkadaşımı cemaatten alıp kurtarıp ilim yayma cemiyetine götürdüm. Bu süreçte bize vesile olan kişi o dönem Artvin Milletvekili olan İ.K.'dır. Çünkü benim amcamın yakın arkadaşıdır. Amcam A.R.T. haseki eğitim kurumunda öğretim görevlisidir. Bu vesileyle ilim yayma cemiyetine geçtim. SORULDU: Fetö menşeli dersane, üniversite sürecinde yurtlarında eğitim yerlerinde ve evlerinde kaldınız mı? CEVABEN: Lise hayatımnda pek çok arkadaşın gittiği üzere Fem veya Körfez dersanesine gittim. Çünkü pek çok arkadaşım da Fem dersanesini seçmiştir. Ben de Fem-Körfez dersanesinin indirimini kazandığım için para çok daha etkili olduğu için dersanelerine üniversitede daha iyi bir yer kazanmak için gittim. Akabinde yukarıda da belirttiğim üzere lisede malum yapının özel okulunda okudum. Ancak o yapının okulu olduğunu ve böyle bir örgüt olduğunu bilmiyordum. Akabinde Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandım. 2005 yılında kazandım ve aynı yıl İstanbul Kadıköy'de bulunan ilim yayma cemiyetinin Kadıköy yurdunda kaldım. Ben halen ilim yayma cemiyetinin o dönem kalmış öğrencileri ile oluşturduğumuz ortak watsap grubunda görüşmelerimiz devam etmektedir. Watsap grubumuzun ismi ... grubudur. Bu isim yurdun ismiyle aynıdır. Ben bu yurtta bir sene kaldım. 2006 yılında eve çıktım. Bu ev üniversiteden tanışmış olduğum cemaatla hiçbir bağlantısı olmayan arkadaşlardı. O arkadaşlardan bir tanesi G.S.'dir ve bu arkadaşımız alevi kökenlidir. Şu anda Mersin'de avukatlık yapmaktadır ve ben tekrar ev ortamına adapte olamayınca 2007 tarihinde yani üçüncü sınıfta tekrar Kadıköy'de bulunan yukarıda belirttiğim ilim yayma yurduna geçtim. 3-4 sınıfı burda geçirdim ve okul bitimine müteakiben yani 2009 yılında mezun olduktan sonra İzmir ilinde stajyer avukat olarak çalıştım... SORULDU:2014 HSYK seçimlerindeki tutumunuz nedir? sözde bağımsız olarak gösterilen cemaatin desteklediği blok aday listelerini desteklediniz mi, bu yönde meslektaşlarınızla konuşup yönlendiniz mi? bu yönde çalışmanız oldu mu? Blok oy olarak desteğiniz oldu mu? Seçimlerde sandık başında bekleyip süreci sabote etmeye çalıştınız mı? Seçimde cemaatin desteklediği adaylara oy vermeniz konusunda size yönelik başkaları tarafından bir telkin, talimat , tavsiye, emir geldi mi? Bu yönde oy kullandınız mı? Sözde bağımsız aday listelerindeki adayların nasıl belirlenip size intikal ettirilip ettirilmediği, ettirilmiş ise nasıl belirlendiği hususunda bilgi verin? CEVABEN:Ben 2014 HSYK seçimlerinde tüm adaylara eşit mesafedeydim. Sözde bağımsız olarak gösterilen cemaatin desteklediği blok aday listesini doğrudan desteklemedim. Sadece A.N.G. isimli benim adalet akademisinde bulunduğum dönemde idareci olarak bulunan A.N.G. seçim çalışmalarında Çorlu'ya geldiğinde saygısızlık olmasın diye kendisiyle öğretmen-öğrenci ilişkisi kapsamında değerlendirilecek ve saygı gereği görüşmem oldu. Bu görüşmemde herhangi bir şekilde gizli ve hususi bir görüşme olmadı toplantı odasında herkes tarafından görülebilir ve işitilebilir bir zeminde gerçekleşti. Siyasi ve ideolojik bir konuşma gerçekleşmedi. Cemaatla bir bağlantısı olup olmadığını da o dönem bilmiyordum ve süreçte isimleri geçen adayların fikriyatlarını bilmediğimiz için arkadaşlardan genel manada düşünce sordum. Bunların içinde yargıda birlik derneği destekçileri de vardı. Oy zamanı da herhangi bir şekilde sandık başında süreci sabote etmeye yönelik bir girişimim olmadı. Çorlu'dan Tekirdağ'a yaklaşık olarak 17:00'ye bir kala yetiştim. Muhtemelen oy kullanamam diye de düşündüm. Ancak oy kullanabileceğimi söyledikleri vakit oyumu kullanıp yargıda birlikte temsilcimiz olan Tekirdağ Savcısı H.M. ile koridorda çay içtik. Sonucu ve seçimi hiç umursamadan oradan ayrıldım. ... SORULDU:Geçmişte veya halen herhangi bir gazete, dergi vb. yayın aboneliğiniz oldu mu? Olduysa hangi yayınlar? CEVABEN:Benim kasten ve isteyerek planlı olarak bir gazete, dergi abone ve müracatım olmadı. Ancak benim bilgim dışında lisede yapılmış olabilir. Üniversite ve üniversiteden sonraki süreçte böyle bir abonelik olmadı. Bu abonelikler FETÖ yapılanmasına müzahir aboneliklerdir. Bunun dışında başka idolojik yapıyla bir aboneliğim olmadı. Yine de şu hususu söylemek istiyorum benim bilgim dışında parası verilmek suretiyle abonelik işlemleri yapıldıysa da haberim yoktur. Ancak böyle birşeye ihtimal vermiyorum..."
Davacı hakkında Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 23/03/2017 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında şu ifadelere yer verilmiştir: "...Zaman, Sızıntı, Aksiyon gibi örgüte müzahir yayınlara aboneliğim yoktur ancak, 2005 yılında gittiğim özel okul belki haberim olmadan beni Zaman Gazetesine deneme sınavı için abone yapmış olabilir ama ben bu şekilde talepte bulunmadım..."
Davacı hakkındaki tanık beyanı:
Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ...tarihli ve Soruşturma No: ..., Esas No: ..., İddianame No: ... numaralı iddianamede yer alan Gizli Tanık ...'in ifadesi şu şekildedir: "daha önce de ifade ettiğim gibi ben Çorlu Adliyesindeki görevime 2012 yılında başladım, göreve başladığımda Başsavcı E.K., Komisyon Başkanı N.Y.'dü ...ayrıca yine önceki tarihlerde Çorlu Adliyesinde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ..., hakim olarak görev yapan T.Ç., ... ve soyismini hatırlamadığım ... hakim de bu yapının içerisinde olduğunu, yine cemaat içerisinde bulunduğu toplantılarda konuşulması sebebiyle biliyorum, şayet Çorlu Adliyesine nitelikli bir dosya veya cemaate ilişkin bir dosya geldiği vakit bu hakim ve savcıların bir şekilde görev alması sağlanıyordu, bu durum arşiv kayıtları tetkik edildiğinde ortaya çıkacaktır ... ...: bildiğim kadarıyla kendisi Çorlu Adliyesindeki görevine 2013 yılında başladı, yine katipler arasında ... hakimin cemaat mensubu olduğu söyleniyordu, T.Ç. ile birlikte kendisinin hakim ve savcılardan HSYK seçimlerimde bağımsız adaylara oy istediğini duydum, yine cemaatin kriterlerine göre tedbir yapması gerekirken yapmaması nedeniyle Ö.T. tarafından eleştiri konusu yapılmıştı, bildiklerim bunlardan ibarettir."
Davacı, kendi beyanlarında, lise öğreniminde üç yıl boyunca örgüte müzahir özel okula devam ettiğini, aynı dönemde yine örgüte müzahir dershaneye gittiğini, 2014 HSYK seçimi döneminde örgütün sözde bağımsız aday listesini doğrudan desteklemediğini belirtmiştir.
Öte yandan, tanık ifadesinde adı geçen ve yargı mensubu olarak görev yapan T.Ç.'nin meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki Danıştay Beşinci Dairesinin 22/12/2021 tarih ve E:2017/3414, K:2021/4694 sayılı kararı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 20/05/2024 tarih ve E:2022/2404, K:2024/1127 sayılı kararı ile T.Ç.'nin FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle kesin olarak bozulmuştur.
Tanık beyanı değerlendirildiğinde, tanığın, söz konusu yapıya müzahir adayları destekleyen hakim ve savcılarla bir ayrışmanın yaşandığı ve örgütün önem atfettiği 2014 yılı HSYK seçimleri döneminde, davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğuna yargı kararı ile karar verilen T.Ç. ile birlikte yargı mensuplarından bağımsız görünümlü paralel yapı adaylarına oy istediğini duyduğunu, yapının kriterlerine göre tedbir yapması gerekirken yapmaması sebebiyle eleştirildiğini, yapının toplantılarında, davacının söz konusu yapının içinde bulunduğuna dair konuşmalar yapıldığını, nitelikli bir dosya veya cemaate ilişkin bir dosya geldiğinde bu yargı mensuplarının bir şekilde görev almasının sağlandığını belirttiği; bu ayrıntılı ifadenin, davacının seçim dönemindeki sosyal çevresini, tutumunu ve genel halini, böylece örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyduğu kanaati hasıl olmuştur.
Buna göre, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı dershaneye gittiğini, liseyi yine örgütle irtibat ve iltisaklı okulda tamamladığını ikrar etmiş olması, seçim dönemine yönelik tutumuna ilişkin kendi beyanı ve davacı hakkındaki tanık beyanı bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli görülmüştür.
Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacı hakkında yukarıda belirtilen hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.....
... dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.

Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/10/2024 tarih ve E:2023/877, K:2024/2315 sayılı bozma kararında; tanığın, söz konusu yapıya müzahir adayları destekleyen hakim ve savcılarla bir ayrışmanın yaşandığı ve örgütün önem atfettiği 2014 yılı HSYK seçimleri döneminde, davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğuna yargı kararı ile karar verilen T.Ç. ile birlikte yargı mensuplarından bağımsız görünümlü paralel yapı adaylarına oy istediğini duyduğunu, yapının kriterlerine göre tedbir yapması gerekirken yapmaması sebebiyle eleştirildiğini, yapının toplantılarında, davacının söz konusu yapının içinde bulunduğuna dair konuşmalar yapıldığını, nitelikli bir dosya veya cemaate ilişkin bir dosya geldiğinde bu yargı mensuplarının bir şekilde görev almasının sağlandığını belirttiği; bu ayrıntılı ifadenin, davacının seçim dönemindeki sosyal çevresini, tutumunu ve genel halini, böylece örgütle iltisak ve irtibatını ortaya koyduğu kanaatinin hasıl olduğu, buna göre, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı dershaneye gittiğini, liseyi yine örgütle irtibat ve iltisaklı okulda tamamladığını ikrar etmiş olması, seçim dönemine yönelik tutumuna ilişkin kendi beyanı ve davacı hakkındaki tanık beyanı bir arada değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatını ortaya koymaya yeterli görüldüğü, davacı hakkındaki söz konusu hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararlarla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,
1\. DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden...TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen ...TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 29/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim