Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/20134
2025/5027
30 Nisan 2025
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/20134
Karar No : 2025/5027
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ... Başkanlığı / ...
DAVANIN KONUSU : 24. Dönem Adli Yargı Hâkim Adayı iken sözlü sınav sonucunda başarısız sayılan davacı tarafından; 14/11/2024 tarih ve 32722 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girenTürkiye Adalet Akademisi Hakim ve Savcı Yardımcıları Eğitim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3. maddesiyle "Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen ancak Hakim adaylarına yönelik yapılan sözlü sınavlarda mezkur Yönetmeliğin 38 inci ve 43 üncü maddeleri uygulanmaz, bu Yönetmeliğin 44 üncü ve 48 inci maddeleri uygulanır" hükmünün iptaline karar verilmesi istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Hakim adaylığının halen devam ettiği, 18/09/2024 tarihinde Mahkeme kararı üzerine ikinci kez sözlü sınava alındığı ve yine başarısız sayıldığı, bu işleme karşı yapacağı itirazın kabul edilmesi veya yargı yerlerince verilecek olası iptal kararı üzerine yeniden sözlü sınava tabi tutulma ihtimali bulunduğu, dava konusu Yönetmelik değişikliğinin hakim adaylarına ilişkin özel yönetmelikte düzenlenmesi gerekirken Hakim ve Savcı yardımcılarına ilişkin Yönetmelikte yapılmasının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda temyiz aşamasında olan ilk sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile ilgili Yönetmelik maddesinin iptali istemine ilişkin davayı konusuz bırakacağı, Yönetmelik hükmünün 2802 sayılı Kanun'un Geçici 22. maddesinde yer alan hükme aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince dava dosyası 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY:
Dava, 24. Dönem Adli Yargı Hâkim Adayı iken sözlü sınav sonucunda başarısız sayılan davacı tarafından; 14/11/2024 tarih ve 32722 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Adalet Akademisi Hakim ve Savcı Yardımcıları Eğitim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 3.maddesiyle "Aynı Yönetmeliğin geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen ancak Hakim adaylarına yönelik yapılan sözlü sınavlarda mezkur Yönetmeliğin 38 inci ve 43 üncü maddeleri uygulanmaz, bu Yönetmeliğin 44 üncü ve 48 inci maddeleri uygulanır" hükmünün iptaline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı Kanunun 2. maddesinde, iptal davalarının, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu, maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılabilecekleri kurala bağlanmıştır.
Yukarıda aktarılan kural gereği, iptal davası açılabilmesi için gerçek ya da tüzel kişiler ile dava konusu işlem arasında makul ve ciddi bir ilişkinin varlığı yeterli bulunmaktadır. Başka bir deyişle, İdare Hukukunun genel ilkelerine göre idari işlemin değişiklik yarattığı ya da doğmasına engel olduğu hukuki durumla, menfaat bağı olan herkes bu idari işlemin iptalini isteyebilecektir.
Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca dava dilekçeleri; a) görev ve yetki b) idari mercii tecavüzü c) ehliyet d) idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı e) süre aşımı f) husumet ve g) 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla incelenmekte; ilk inceleme sonucunda dilekçelerde yasaya aykırılık görülürse 15. maddedeki kararlardan biri verilmekte, yasaya aykırılık görülmediği takdirde dosya tekemmüle tabi tutulmaktadır. Dolayısıyla iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Danıştay'ın istikrar bulan kararlarına göre, davacının subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için idari kararın davacının meşru, şahsi ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. İptal davalarında, dava konusu işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinin saptanması sadece davacının bu davada ehliyetinin (subjektif ehliyetinin) bulunduğu, dolayısıyla davanın esasının incelenmesine geçilebileceği, sonucunu yaratmaktadır.
Anılan yasal düzenlemeler ile iptal davalarının hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen işlemlerin, ancak bu idari işlemlerle kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilgisi olanlar tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur.
Yukarıda belirlenen kişisel, meşru ve güncel bir menfaat alakasının varlığı taraf ilişkisinin kurulmasında yeterli sayılmakta ve bu husus davanın niteliğine ve özelliğine göre belirlenmektedir.
Bu açıklamalar karşısında, dava açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptanırken, iptal davasının genel amacının yanı sıra dava konusu idari işlemin niteliğine bakılarak menfaat ilgisinin olaya özgü değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında; "İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmü ile bireysel işlemler ile düzenleyici işlemlerin birlikte dava konusu edilebileceği belirtilmiştir.
Dosyasının incelenmesinden; 24. Dönem Adli Yargı Hâkim Adayı olarak görev yapan davacının, Adalet Akademisi tarafından 18/06/2021 tarihinde yapılan sözlü sınavda başarısız sayıldığı, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali ile sözlü sınav değerlendirmesine dayanak oluşturan 12/12/2019 tarih ve 30976 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Adalet Akademisi Meslek Öncesi Eğitiminin Uygulama Esasları ile Yazılı ve Sözlü Sınavlara Dair Yönetmelik'in 43. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "davranışların mesleğe uygunluğu" ibaresi ile (ç) bendinde yer alan "Eğitim programlarına katılım ve kurallara uyma" ibaresinin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada Dairemizin 08/02/2024 tarih ve E:2021/7986, K:2024/699 sayılı kararıyla; "Türkiye Adalet Akademisi Meslek Öncesi Eğitimin Uygulama Esasları ile Yazılı ve Sözlü Sınavlara Dair Yönetmelik'in 43. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "davranışların mesleğe uygunluğu" ibaresi ile aynı fıkranın (ç) bendinde yer alan "Eğitim programlarına katılım ve kurallara uyma" ibaresinin iptaline, meslek öncesi eğitim sonunda 18/06/2021 tarihinde yapılan sözlü sınav sonucunun başarısız olarak belirlenmesine ilişkin işlemin iptaline” karar verildiği, idare tarafından Mahkeme kararı uygulanarak davacının ikinci kez eğitim sonu sözlü sınavına davet edildiği ve 18/09/2024 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayıldığı, davacı tarafından ikinci kez sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesi esasına kayıtlı E:... sayılı dosyada dava açtığı, bilahare Mahkeme kararı uygulanarak yapılan ikinci sözlü sınav tarihinden sonra 14/11/2024 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Türkiye Adalet Akademisi Hakim ve Savcı Yardımcıları Eğitim ve Sınav Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 3. maddesiyle hakim adaylarına yönelik yapılacak sözlü sınavlarda yeni Yönetmeliğin 44. ve 48. maddelerinin uygulanacağı düzenleme yapılması üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, davacının ikinci kez katıldığı eğitim sonu sözlü sınav tarihinden sonra dava konusu düzenlemenin Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, dolayısıyla bu sınavda dava konusu düzenlemenin uygulanmadığı dikkate alındığında, dava konusu işlem ile davacının hukuken herhangi bir ilgisinin olmadığı anlaşıldığından, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-b. maddesi uyarınca ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, davacı tarafından, 18/09/2024 tarihinde yapılan eğitim sonu sözlü sınavında başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan dava sonucunda iptal kararı verilmesi halinde yeniden eğitim sonu sözlü sınavına tutulabileceği ve söz konusu düzenlemenin kendisine uygulanabileceğini iddia etmiş ise de, bu durumda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleyici işlemin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler hükmü uyarınca düzenleyici işleme karşı dava açabileceği açıktır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davanın EHLİYET YÖNÜNDEN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3\. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4\. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 30/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.