Danıştay danistay 2024/18573 E. 2024/19222 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/18573
2024/19222
25 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/18573
Karar No : 2024/19222
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kimsenin işlendiği zaman suç oluşturmayan bir eylemden dolayı suçlanıp cezalandırılamayacağı, idarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza ihdas edilemeyeceği, irtibat ve iltisak kavramlarının istihbari nitelikte kavramlar olduğu, dava konusu işleme dayanak KHK ile idareye geniş takdir yetkisi tanındığı, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu sayılamayacağı, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiği, ByLock uygulamasını indirmediği ve kullanmadığı, programı teknik verilerle kesin olarak kullandığının ve örgütsel gizliliği sağlama amacıyla iletişimde bulunduğunun tespit edilmesi gerektiği, örgüt talimatıyla ByLock kullandığına yönelik hiçbir tespitin olmadığı, Devletin denetim ve gözetimindeki Bank Asya’daki hesap hareketliliğinin rutin bankacılık faaliyeti niteliğinde olduğu ve örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği, Kimse Yok Mu Derneğine yapılan ödemelerin örgüte yardım amacıyla yapıldığına dair somut delilin bulunmadığı, veri inceleme raporunda yer alan iddiaların kişisel veri niteliğinde olduğu, kim tarafından hangi amaçla hazırlandığı belli olmayan fişleme niteliğindeki verilere dayanılarak hüküm kurulamayacağı, Devlete karşı sadakat yükümlülüğünün ihlal edildiğine ilişkin iddianın somut delillere dayandırılmadığı, sadakat yükümlülüğünün temel hak ve hürriyetlerden faydalanmaya engel teşkil etmediği, adil bir disiplin süreci işletilmeden ve somut gerekçe gösterilmeden kamu görevinden çıkarıldığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından Yüksel Yalçınkaya/Türkiye kararında belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, bir kamu görevlisinin uzunca bir süre bazı meslekleri icra etmekten men edilmesinin ceza hukuku anlamında bir yaptırım niteliğinde olduğu, geçici olmayan ve nihai sonuç doğuran olağanüstü tedbir niteliğinde işlem tesis edildiği, olağanüstü tedbir değerlendirmesinin herhangi bir yasal dayanağının bulunmadığı, AİHS’in 15. maddesi kapsamında yapılan derogasyon bildirimiyle Devletlerin hukukun üstünlüğü ilkesine ve buna bağlı güvencelere saygı gösterme yükümlülüğünden vazgeçme etkisine sahip olmadığı, dava konusu işlem ile adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, yasallık, belirlilik ve geriye yürümezlik ilkeleri, sendikaya üye olma hakkı, ölçülülük ilkesi gibi Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan birçok hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır.
Bununla birlikte, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan;
"...sanığın, teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı olan ByLock'u, ... numaralı GSM hattında "..." ID "..." kullanıcı adı ve "..." adıyla kullandığının Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ile anlaşıldığı, bylock arkadaş listesinde örgüt polis yapılanmasında mahrem imam olduğu tespit edilen ve mahkememizin ... esas ... karar sayılı dosyasında yargılanan M. Ç.'ın ekli olduğu, yine dosyamızın yakalamalı olması nedeniyle tefrik edilen sanığı B. E.'ın ekli bulunduğu, kullanıcı adındaki ... ibaresinin sanığın nüfus kayıtlarından tespit edilen oğlu ...'den esinlenilerek oluşturulduğunun anlaşıldığı..." tespitleri dikkate alındığında davacının örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığı ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.