Danıştay danistay 2024/18197 E. 2024/17489 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/18197
2024/17489
11 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/18197
Karar No : 2024/17489
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Bakanlığı / ...
2-...Müdürlüğü / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti : Dava konusu işlemle ilgili olarak adil yargılanma kapsamında ve hukuka uygun bir şekilde savunmasının alınmadığı, hakkında yürütülen soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, hiçbir yapı, oluşum veya örgütle irtibatının ya da iltisakının bulunmadığı, ceza yargılamasında etkin pişmanlıktan yararlanan tanıkların genellikle daha fazla indirim alabilmek ya da aralarında husumet bulunması dolayısıyla tanımadıkları kişilerin de isimlerini verdiği, nitekim adı geçen ... ile aralarında geçmişte kavga meydana geldiği, bundan dolayı tanıkların beyanları irdelendiğinde soyut ve gerçeğe aykırı beyanda bulunduklarının açıkça görüleceği, kabul anlamına gelmemekle birlikte ilgili tanıkların beyanlarında bile sohbetlere 17-25 Aralık sürecinden önce gittikleri beyanları hususunun dikkate alınarak o tarihlerde dini bir cemaat görünümünde olan bu yapıya dini saikle giden insanların terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, çünkü bu yapının 15 Temmuz 2016 sürecinde terör örgütü olarak ilan edildiği ve yargılamalarının 15 Temmuz darbe girişimi sürecinde başladığı, dolayısıyla sohbete gidildiği iddia edilen tarihlerde meşru görünümde olan ve henüz terör örgütü ilan edilmemiş bir yapıya dini saiklerle giden insanların terör örgütü üyesi gibi yaftalanmasının hukukun temel ilkelerine aykırı olduğu, kodlamalara ilişkin micro SD kartın kim tarafından, ne şekilde hangi bilgilere dayanılarak hazırlandığının belli olmadığı, somut dayanaklardan yoksun bir bilgi yığını olduğu, anılan kartın hazırlanmasında dahlinin ya da iradesinin bulunmadığı, fişleme işlemi olduğu, fişlemenin Anayasal bir suç olduğu ve bu nedenle SD kartın delil olarak değerlendirmesinin mümkün olmadığı, kurum personel bilgi dosyasında örgütle irtibat ve iltisakının olduğu yönünde görüş olduğunun belirtilmesinin de soyut bir iddiadan ibaret olduğu, bu görüş bildirme işleminin de fişleme işleminden hiçbir farkı bulunmadığı, tüm hayatı boyunca vatandaşlık ve meslek görevlerini vatan ve millet sevgisi içinde başarıyla yerine getirdiği, ne FETÖ/PDY terör örgütü ne de başkaca bir terör yapılanması ile ilgisi, iltisakı, irtibatı ya da mensubiyetinin olmadığı ve olmasının da mümkün olmadığı, hiçbir somut gerekçe ve delil olmadan bir terör örgütü üyesi gibi değerlendirilmesinin ve bu mesnetsiz değerlendirme sonucu kamu görevinden çıkarılmasının hem hukuka aykırı olduğu hem de kişilik haklarına saldırı olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatlı olduğuna ilişkin iddiaların tamamen asılsız ve dayanaksız olduğu, bu iddiaları kanıtlayacak nitelikte somut, tarafsız, her türlü şüpheden uzak kesin bir delil bulunmadığı, Olağanüstü hal döneminde bile, kamu görevinden çıkarma gibi ağır bir yaptırım ile ilgili kararın verilmesinde idareye tanınan takdir yetkisinin keyfi, sınırsız ve mutlak bir yetki olmadığı ve bu yönüyle de yargının denetimine tabi olduğu, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirecek somut nedenlerin açık ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.