SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/16913

Karar No

2025/2687

Karar Tarihi

3 Mart 2025

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/16913 E. , 2025/2687 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/16913
Karar No : 2025/2687

DAVACI : ...

DAVALI : ... Kurulu / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu kararın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne, Anayasa'ya, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'na ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanunu'na aykırı olarak, usulüne uygun soruşturma yürütülmeden, savunma hakkı tanınmadan, araştırma yapılmadan tesis edildiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakına dair herhangi bir somut ve hukuki delil gösterilmediği, bireysel değerlendirme yapılmadan meslekten çıkarılmasına karar verildiği, FETÖ/PDY örgütüne ait okullarda okumadığı, dershanelerine gitmediği, evlerinde ve yurtlarında kalmadığı, herhangi bir iletişim programını kullanmadığı, bankalarına hesap açtırmadığı, para yatırmadığı, herhangi bir zaman diliminde bu yapıya maddi yardım ya da bağış yapmadığı, çocuklarını okullarına göndermediği, herhangi bir vakıf, dernek vb. oluşumlarına üye olmadığı, YARSAV üyeliğinin bulunmadığı, 2014 HS(Y)K seçim sürecinde örgüt lehine çalışma yapmadığı, gazete, dergi vs. medya organlarına üye ya da abone olmadığı, görevi süresince herhangi bir idari görevde bulunmadığı, yurt dışı görevi olmadığı, yurt dışı gezisine ve yabancı dil eğitimlerine katılmadığı, sosyal medya paylaşımının bulunmadığı, bu örgütle bağlantılı görülebilecek hiçbir davranışının olmadığı, dava konusu karar tesis edilirken FETÖ/PDY örgütü ile ne surette mensubiyetinin olduğunun belirtilmediği, dava konusu karar ile adil yargılanma hakkının, savunma hakkının, evrensel hukuk ilkelerinin, hakimlik teminatının ihlal edildiği iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar (Yüksek) Kurulu Kanunu'nun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 23/03/2022 tarih ve E:2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'İN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin değişik 3/1. maddesi uyarınca davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulunun .. tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptaline karar veren Danıştay 5. Dairesinin 23/03/2022 gün ve E; 2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 gün ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı kararı ile bozulması üzerine işin gereği düşünüldü.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunludur.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun anılan kararında "Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." denilmiştır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının kabulü yolunda verilen 23/03/2022 tarih ve E:2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dairemizin 23/03/2022 tarih ve E:2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;
Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf isteminin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esastan reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmemesi sonucunda da kararın 31/05/2019 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dairemizin 23/03/2022 tarih ve E:2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:
1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.
2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.
3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.
4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği
Dairemizin 23/03/2022 tarih ve E:2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;
667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.
2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararın dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.
Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 23/03/2022 tarih ve E:2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararda;
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde yer aldığını ve 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütsel saiklerle örgüt üyeleriyle birlikte hareket ettiğini ortaya koyacak nitelikte olmadığı anlaşılan tanık beyanlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varıldığı,
Dijital materyallere ilişkin ceza mahkemesi kararında yer alan tespitler yönünden, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan 11/09/2018 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacıya ait ... seri numaralı Piranha marka tablet bilgisayar üzerinde yapılan analizler sonucunda, "aktifhaber.com" isimli internet sitesine çok sayıda erişim sağlandığı ve ayrıca "KakaoTalk" isimli programına ait dijital kalıntılar bulunması yönündeki tespitin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacıyla ilgili ihbar/şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu iddiasına yönelik şikayetlerin bulunduğu; Ş.B. isimli şahıs tarafından 28/07/2016 tarihinde BİMER aracılığıyla yapılan şikayet başvurusu ile ilgili olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararıyla; davacının örgüt üyesi olduğuna ilişkin iddia yönünden ... esas sayılı dosya ile birleştirilmesine, diğer iddialar yönünden ise şikayetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği, H.Y. isimli şahıs tarafından yazılan 20/11/2013 tarihli dilekçe ve eki evrakın içeriğinde yer alan iddialar yönünden ise; Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve Dosya No:..., K:... sayılı kararıyla şikayetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiğinin görüldüğü; soruşturma bilgisi yönünden ise, Dairelerince, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen başkaca soruşturma bulunup bulunmadığı yönünde yapılan 10/06/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 05/10/2021 tarihli cevapta davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturma ve davacı hakkında verilen ihbar/şikayet dilekçelerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Davacı hakkında kamu davası açılmış olması, iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan deliller yönünden, davacı hakkında kamu davası açılmış olmasının, iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan hususların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmediği,
Sosyal Çevre Bilgileri yönünden, davalı idare tarafından; davacı hakkındaki "sosyal çevre bilgilerinin" davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğunun ileri sürüldüğü, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek,
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin somut bir delil sunulmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca E:2016/50138 sayılı dosyada yapılan 10/06/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Dairemizin 23/03/2022 tarih ve E:2016/50138, K:2022/1413 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı kararıyla;
"... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;
Cumhuriyet Başsavcısı olarak davacı ile aynı yerde görev yapan A.P. isimli tanığın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 19/10/2016 tarihli tanık ifade tutanağında: "...Ben 2013 yılında Van Cumhuriyet Savcısı iken yaz kararnamesi ile Mudanya Cumhuriyet Savcılığına atandım. Ben atanıp savcı olarak çalışmaya başladıktan sonra şüpheli E.A. aynı yıl içerisinde kura ile Mudanya Cumhuriyet Savcılığına atandı. O dönemde Mudanya Cumhuriyet Basşavcısı şuan FETÖ/PDY soruşturmasından ihraç edildiğini bildiğim Y.Y. idi. Eski adliyedeki oda yetersizliği sebebiyle Başsavcı Savcı E.'ye oda bulamadı. Kendisine bilgisayarına VPN kurarak oda bulunana kadar evde çalışmasını söylemiş, yine kıdem itibariyle birlikte oturması gereken savcı iki kişi oturamayacağını söyleyince Başsavcı birşey diyememiş, odamda otururken akşam yanıma geldi. Bu durumdan bahsetti. Ben duruma üzüldüm, koridordaki masayı al gel yanımda otur dedim. Bu şekilde yaklaşık 4-5 ay yanımda oturdu. Aramızda samimiyet gelişti. Odada oturduğumuz sıralarda ben Van'dan dolayı cemaati ve cemaatçileri bildiğim için bu minvalde aramızda konuşmalar geçiyordu. Başsavcı Y. ile o dönem hakim olan G.P.E. ile ilgilenip hediye falan getirip götürmeye başladılar. Ben bu durumların klasik cemaat taktiği olduğunu, bunlardan uzak durması gerektiğini söyledim. Ancak özellikle oda ayrıldıktan sonra savcı E. bunlarla ilişki kurmaya ve takılmaya başladı. O dönemde ben ciddi olarak dışlandığımı hissediyordum. Bunların yaptığı organizasyonlardan haberim yoktur. Bu organizasyonları E. bana söylemezdi. İfadesinde bahsi geçen kişi ve olaylardan şimdi yine FETÖ den ihraç edilen savcı ...'ın odasına gelerek birlik aleyhine konuşup oylarını bağımsız adaylara vereceğini söylediğini, HSYK seçimlerinden sonra bana dediğini, Hakim M.G.P.'nin sözde bağımsız cemaat adayları için kendisinden oy istediğini söylemiştir. Ben kendisine sorduğumda A.N.G.'nin akademide kendisine çok iyi davrandığını, bu sebeple ne olursa olsun ona oy vereceğini, geriye kalanları da Yargıda Birlik adaylarına vereceğini birkaç kez ifade etti. Bunun dışında Van'lılar olarak whatsap gurupları olduğunu, hemşehri dayanışması içerisinde yazıştıklarını da söylemişti. O süreçte yukarıdaki hususların dışında kendisini telefonla arayarak sözde bağımsız cemaat adaylarına kimlerin oy istediğini bana söylediğini hatırlamıyorum. Yine ifadede ismi geçen diğer şahıslarla, olaylarla ilgili benimle herhangi bir bilgi paylaşımı olmadı. Bana söylediği hususlar Savcı ... ve hakim M.G.P. ile ilgili olanların bir kısmıdır. Hatta ben kendisine hakim M.G.P.'nin cemaatçi olabileceğini, kendisinden oy isteyip istemediğini sorduğumda "savcım durumları biliyorsun, yardımını bekliyoruz" şeklinde bir cümle sarfettiğini söylemişti." şeklinde beyanlara yer verilmiştir.
Aynı şahsın, davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer alan yeminli tanık beyanı; "Emniyet ifadesini tekrarladığını, Mudanya'da birlikte çalıştıklarını, 2014 HS(Y)K seçimlerinde sanığın (davacının) yargıda birlik aleyhine konuştuğunu, kendisinin bağımsız adaylara oy vereceğini söylediğini, ancak buna rağmen ...'ın FETÖ üyesi olduğunu düşünmediğini, dolduruşa geldiğini düşündüğünü, FETÖ ile irtibat, iltisakına dair hiçbir eyleme katılmadığını, tam tersine FETÖ ile zıt bir dini görüşe sahip olduğunu, ....beyan etmiştir. " şeklinde özetlenmiştir.
Yargı mensubu olarak davacı ile aynı yerde görev yapan E.A. isimli tanığın Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca düzenlenen 14/10/2016 tarihli şüpheli sorgulama tutanağında: "...Mudanya ilçesinde görev yaptığım sırada, daha sonra ihraç edilen eski Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Y.Y., Mudanya Hakimi M.G.P. benim ile çok sıkı ilgilenirlerdi, bazı hareketlerinden bu şahısların cemaatçi olduğundan şüpheleniyordum, Başsavcı Y.Y. cemaatten olmayan ve cemaatle ters düşen, cemaati eleştiren meslektaşlar ile mesafeli idi, hatta Başsavcı Y.Y. o dönem aynı yerde savcı olan A.P. ile çok ters düştü, onun ile görüşmezdi, yapılan tüm organizasyonların dışında bırakırdı, beni bu organizasyonlara davet ederlerdi, hatta A.P. bana o dönem bunların cemaatçi olduğunu, bunlardan uzak durmamı söyledi, o dönem adliyede kesin cemaatçi olarak bildiğim Başsavcı Y.Y. ve M.G.P. vardı, yine aynı tarihte Mudanya ilçesinde Cumhuriyet Savcısı olarak görev yapan ... kurul seçimlerinden iki gün önce odama gelerek bana üzerinde bağımsız adayların ismi yazılı bulunan listeyi uzatarak ben bu şahıslara oy vereceğim, sen de vermek ister misin dedi ve kağıdı bana verdi, daha sonra o gün Yargıda Birlik aleyhinde konuştu, bunun akabinde ben hemen Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı A.P.'nin yanına giderek durumu aynı şekilde ona izah etmiştim. Bu konuda gerekirse kendisinin de dinlenilmesini istiyorum, hatta yine cemaatçi olduğunu bildiğim bazı kişiler hakkında kendisi ile bilgi alışverişinde bulunmuştum, hiç bir menfaatim olmadığı dönemde bunu yapmıştım, eğer ben örgüt üyesi olsaydım, cemaatçi meslektaşların hangi yönde oy kullanacağını Başsavcının kendisi ile paylaşmazdım. ......... aynı dönem Mudanya'da beraber çalıştığımız Savcı ... benden ve diğer meslektaşlardan bağımsız adaylar için oy istedi, hatta oy istemeden 2 gün önce Yargıda Birlik adayları aleyhinde çok konuştu, 2 gün sonra ise elinde bir liste ile geldi, listede 11 kişilik bilinen bağımsız liste vardı, bana bu kişilere oy atacağını söyledi, benim fikrimi sordu, kendisinden listeyi istedim, bakarız şeklinde geçiştirdim, adliyeye gelen ve telefon eden ve bağımsız adaylar için oy isteyen tüm meslektaşlarımdan aynı süreçte vakit kaybetmeksizin Başsavcım olan A.P.'yi bilgilendirdim, kimin kimler için oy istediğini kendisine anlattım. ..." şeklinde beyanlarda bulunulmuştur.
Aynı şahsın, davacının yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı beraat kararında yer alan yeminli tanık beyanı; "...sanığı (davacıyı) Mudanya Adliyesinde beraber çalıştığı 2015-2016 yıllarından tanıdığını, kendisinin FETÖ/PDY irtibatına dair bilgisinin bulunmadığını, sadece seçimlerden birkaç gün önce yanına gelerek kendisinin bağımsız HS(Y)K adaylarına oy vereceğini, isterse tanığın (davacının) da bu adaylara oy verebileceğini söylediğini, bir kağıt verdiğini, bu kağıtta bağımsız adayların isimlerinin olduğunu, isimleri tam olarak hatırlamadığını, ancak bazı adayların bağımsız olduğunu hatırladığını, birlikte çalıştıkları dönemde FETÖ hakkında bir söylemine tanık olmadığını, sanığın (davacının) FETÖ sempatisine dair bir görgüsünün bulunmadığını beyan etmiştir. ...." şeklinde özetlenmiştir.
Ayrıca davalı idarece sunulan 11/09/2018 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacıya ait ... seri numaralı Piranha marka tablet bilgisayar üzerinde yapılan analizler sonucunda, "aktifhaber.com" isimli internet sitesine çok sayıda erişim sağlandığı ve ayrıca "KakaoTalk" isimli programın kalıntılarına rastlanıldığı tespit edilmiştir.
Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacı hakkında yukarıda yer verilen başta tanık ifadeleri ile diğer hususların bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ...
... dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/06/2024 tarih ve E:2023/271, K:2024/1378 sayılı bozma kararında; davacı hakkındaki tanık ifadeleri, davacıya ait bilgisayar üzerinde yapılan analizler sonucunda, "aktifhaber.com" isimli internet sitesine çok sayıda erişim sağlandığı ve ayrıca "KakaoTalk" isimli programın kalıntılarına rastlanıldığı tespiti ile diğer hususlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,
1\. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2\. Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcı ile harcanan posta giderinden ... TL'nin davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 03/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim