SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/16896 E. 2024/20181 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/16896

Karar No

2024/20181

Karar Tarihi

5 Aralık 2024

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/16896 E. , 2024/20181 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/16896
Karar No : 2024/20181

DAVACI: ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU : Davacının, 6667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisakı ve irtibatı olduğu gerekçesiyle davacının meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Dava konusu meslekten çıkarma kararı tesis edilirken, hiçbir aşamada savunmasının alınmadığı, bu sebeple savunma hakkının ihlal edildiği, hakimlik teminatı dikkate alınmaksızın ve soruşturma yürütülmeksizin disiplin cezası verildiği, isnat edilen suçlamanın belirli olmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ya da iltisaklı olduğu değerlendirilebilecek kriterlerden hiçbirinin şahsında gerçekleşmediği, masumiyet karinesinin, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dava, davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşan) 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Beşinci Dairesinin 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararıyla; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmiş olup, anılan karar temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı kararıyla bozulmuştur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. bendi ile 50. maddesinin 5. bendinde, Danıştay'ın ilk derece Mahkemesi sıfatıyla baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen kararlara uyulmasının zorunlu olduğu kuralı yer almaktadır.
Bu nedenle, Danıştay'ın ilk derece Mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesi sonucunda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nca verilen bozma kararlarına karşı Danıştay dava dairelerince ısrar edilmesi olanağı bulunmadığından, bozma kararında yer alan gerekçelerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dairemizin 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;
Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, anılan kararın iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ve anılan karar 17/10/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dairemizin 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:
1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.
2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.


3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.
4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği
Dairemizin 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;
667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.
2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararın dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.
Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun beraberinde başka suç işleme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararda;
Tanık beyanları yönünden, davacının FETÖ terör örgütü içerisinde yer aldığını ve 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını desteklediğini ve örgütsel amaçlarla örgüt üyeleriyle birlikte hareket ettiğini ortaya koyacak nitelikte olmadığı anlaşılan tanık beyanlarının, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacıyla ilgili şikayet ve soruşturma bilgisi yönünden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu iddiasına yönelik şikayetlerin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, diğer iddialara yönelik şikayetler hakkında ise şikayetin işleme konulmaması hususunda Kurul Başkanına teklifte bulunulmasına karar verildiği; öte yandan, Dairelerince yapılan 11/11/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin yukarıda yer verilen ... sayılı) disiplin dosyasının dışında FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtilmiş ise de, bu disiplin soruşturması kapsamında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatına ilişkin varsa elde edilen bilgi ve belgelerin neler olduğu ortaya konulmadığından, söz konusu soruşturmanın davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı, bu soruşturma kapsamında incelenen davacının örgüt mensubu olduğunun belirtildiği şikayet dilekçeleri de bu dilekçeler üzerine davacı hakkında işlem yapıldığına ilişkin dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığından davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmediği, ayrıca davacı hakkındaki diğer iddialar ile ilgili olarak işlem yapıldığına ilişkin ve davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatı bulunduğuna delil teşkil edebilecek nitelikte dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında, söz konusu iddialara ilişkin şikayet bilgilerinin de davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Teftişte yüksek not verilmesi yönünden, davacıya örgütle iltisaklı/irtibatlı olması nedeniyle 2011 yılı teftişinde 80 puan verildiğine dair iddianın soyut nitelikteki bir iddiadan ibaret olup somut bilgi ve belgelerle desteklenmediği görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı,
Diğer hususlar yönünden, davacının kardeşinin eşi hakkındaki tespitlerde, davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği görüldüğünden, davacının kardeşinin eşine yönelik tespitlerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı; davacı hakkında somut bir tespit içermeyen sosyal çevre bilgilerinin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece, bakılmakta olan dosyada davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca 11/11/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığının anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

Dairemizin 11/04/2022 tarih ve E:2018/454, K:2022/1930 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı kararıyla;

"... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;
Davacı hakkındaki tanık beyanları şu şekildedir:
Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan B.T.'ye ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 28/03/2017 tarihli tanık ifade tutanağı; "... Fetö irtibatı nedeniyle HSYK tarafından ihraç edilen ...'ı Kuşadası adliyesinde hakim olarak görev yapması nedeniyle tanırım. Göreve başladığımda şu anda Çanakkale Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı olan ... beni tebrik için aramakla birlikte vakti ile görev yaptığı Söke Adliyesinin mülhakatı olan Kuşadası Adliyesinde görev yapmakta olan Hakim ve Cumhuriyet Savcıları ile ilgili olarak bilgi paylaşımında bulunmuştu. Ayrıca göreve başladığımda Ankara Cumhuriyet Savcısı A.A., ... Cumhuriyet Savcısı Ö.K., ... Cumhuriyet Savcısı F.Ç., Yargıtay Tetkik Hakimi ..., Ankara Cumhuriyet Savcısı A.İ.A., Antalya Cumhuriyet Savcısı M.Ö.Ö. ve Sivas Cumhuriyet Savcısı Y.A.'ın aralarında yer aldığı, halen de YBD'ye üye olan güzide bir topluluk ile mesai yapma şansını yakaladım. Bu arkadaşlar marifeti ile adliyenin genel tablosu hakkında bilgi sahibi olarak, o günkü ismiyle YBP adına HSYK çalışmalarını yürütmeye başladık. Hakim ... ise daha önce arkadaşlarımızın bize aktardığı üzere bu çalışmalar süresince bize karşı daima tavırlı durdu. Çalışmalarımıza katılmadığı gibi aynı adliyede görev yapan hakimler A.B., A.K., B.P. ve S.S. ile bir gurup olarak hareket etti. Biz YBP'nin organize ettiği yemeklere iştirak ediyor, cuma günleri cuma namazına müteakip yemekler tertip ediyorduk. Hakim ... bize katılmadığı gibi yukarıda isimlerini saydığım hakimler A.B., A.K., B.P. ve S.S. ile birlikte hareket ediyordu. Seçimden kısa bir süre önce adliyemizde teftiş olmuştu. Teftiş sürecinde Başmüfettişimiz H.K. ve Müfettiş H.B.Ç. 40 gün süreyle 2014 yılı Ağustos ve Eylül aylarında denetim görevini yapmışlardı. Onlarda bu ilişkileri gözlemlemişlerdir. Bu mesafeli ilişkilere binaen yaptığımız araştırmalarda yine HSYK Müfettişi olan eski Kuşadası Hakimi M.Ç. kanalıyla ...'ın Selam Tevhid davasında görevli Fetö irtibatı nedeniyle Ü.Z.Ç.'ın kayın biraderi olduğunu öğrendim. M.Ç. aynı zamanda hakim ...'ın evine gittiğini, evde televizyon olmadığını ancak iş yerinde televizyon kullandığını, bu hareketlerini de şüpheli bulduğunu beyan etmişti. O dönem adliyemizde görev yapan, Ankara Cumhuriyet Savcısı A.A., İstanbul Cumhuriyet Savcısı Ö.K., Kütahya Cumhuriyet Savcısı F.Ç., Yargıtay Tetkik Hakimi ..., Ankara Cumhuriyet Savcısı A.İ.A., Antalya Cumhuriyet Savcısı M.Ö.Ö. ve Sivas Cumhuriyet Savcısı Y.A.'ın ifadelerine başvurulduğunda onlarda ... ile ilgili olarak ifade verebileceklerdir. HSYK seçimlerinin olduğu gün hakim A.K. ve hakim A.B.'yi yanına alarak oy kullanmaya gittiklerini hakim A.K.'dan oy istediğim için biliyorum. Şu anda Yargıtay Tetkik Hakimi olarak görev yapmakta olan hakim S.K. tayin olduktan sonra Kuşadası adliyesinde ... ve arkadaşları A.K. ve A.B. ile birlikte hareket etmeye başladı. S.K., Ankarada'ki arkadaşlarımız tarafından referanslı olarak bize gelmişti. Afyonkarahisar'da birlikte seminerde bulunduğumuz sırada S.K.'na bu arkadaşlarla birlikte neden hareket ettiğini, bu kişilerin paralel yapıya yakın durduklarını söyledim. S.K.'da bana, bu kişilerin namaz kılmadığı için onlara namazı tebliğ ettiğini söyledi ve bu şahısların paralel yapıya sempati duyduklarını çünkü fakir insanların çocukları olduklarını ancak iyi insanlar olduklarını söyledi ve cümlesini şöyle bitirdi “Sayın Başsavcım, paralel yapıya mensup olan birisine hocaları git başsavcını öldür dese gelir seni öldürürler” dedi. Bu konuşma 2015 yılının Nisan ayı içerisinde olmuştu. 2016 yılının Temmuz ayı içerisinde de, bu yapıya mensup insanlar Gazi Meclisini bombalayarak insanımıza kurşun sıkmıştır. Yukarıda ayrıntıları ile anlattığım üzere hakim ... 2014 HSYK seçimlerinde bağımsız görünümlü paralel yapı adaylarını destekleyen ve daha sonrasında bir kısmı Fetö irtibatı nedeniyle meslekten ihraç edilen hakim savcılar ile birlikte hareket etti. Ayrıca YBP adaylarına oy verebilecek hakim savcılara yönelik olağan dışı bir yakınlık ve alaka göstermek suretiyle, bu kişileri YBP tarafına çekmemize engel oldu. Örneğin ... evli olmasına rağmen bir çok kez bekar olan bu arkadaşları yemeğe götürmek, mesai saatleri sonrasında dahi birlikte vakit geçirmek suretiyle onların üzerinde etki kuruyordu. ... sosyal çevresi, seçim sürecindeki tutum ve davranışları itibariyle Fetö ile irtibatlı olduğunu düşündüğüm birisidir. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. ..."
Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan ...'ye ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 28/03/2017 tarihli tanık ifade tutanağı; "... Fetö irtibatı nedeniyle HSYK tarafından meslekten ihraç edilen Hakim ...'ı Kuşadası Adliyesinde birlikte görev yapmamız nedeniyle tanırım. Kendisiyle 1 yıl birlikte çalıştık. ..., aynı adliyede birlikte çalıştığımız Hakim A.K. ve Hakim A.B. ile samimi görüşürdü. 2014 HSYK seçim sürecinde hiç renk vermedi. Zaten kendisi dışarıya karşı kapalı biriydi. Bir keresinde sohbet ederken eniştesinin İstanbul ilinde özel yetkili Cumhuriyet Savcısı olmasından gururla bahsetmişti. Eniştesi sonradan Fetö irtibatı nedeniyle HSYK tarafından meslekten ihraç edilen Ü.Z.Ç.'mış. HSYK seçim sürecinde YBP adaylarını destekler bir tavrı olmadığını net bir biçimde gördüm. Söke eski Cumhuriyet Başsavcısı olup, HSYK tarafından Fetö irtibatı nedeniyle meslekten ihraç edilen A.Ö.'in tayini çıktığında, ... beni arayarak A.Ö. için veda yemeği düzenlememizi istedi. Kendisine, diğer arkadaşlarımıza sorup, katılım olup olmayacağını bildireceğimi söyledim. Ardından şu an Ankara Cumhuriyet Savcısı olarak görevli, o tarihte Kuşadası Cumhuriyet Savcısı olan A.A.'yı aradım ve ona ...'ın bu talebini ilettim. A.A. bana, bu yemek düzenlenmesi talebinin arkasında bağımsız görünümlü paralel adaylar için seçim çalışması amacı olduğunu söyledi. Gerçekten de ...'ın tayin olan Söke Başsavcısı A.Ö. için yemek düzenlemek istemesi çok olağan bir durum gibi gözükmüyordu. ... Kuşadası Adliyesinde genel olarak paralel yapı irtibatı olan birisi olarak bilinir. ...'ın kripto tabir edilen fetö irtibatlı biri olabileceği kanaatindeyim. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. ..."
Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan A.A.'ya ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 20/04/2017 tarihli tanık ifade tutanağı; "... HSYK Genel Kurulunca FETÖ irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan ...’ı Kuşadası Adliyesinde Cumhuriyet Savcısı olduğum dönemde kendisinin de aynı adliyede hâkim olması nedeniyle tanıyorum. Ben 2011 yılı yaz kararnamesinden 2016 yılı yaz kararnamesine kadar Kuşadası Adliyesinde çalıştım, ... ise benden sonra Kuşadası Adliyesine tayinen geldi ve benden önce yine tayinen bu adliyeden ayrıldı. 17-25 Aralık 2013 sürecinden sonra Yargıda Birlik Platformunun HSYK seçimleri öncesinde teşekkül etmesinden sonra seçim hazırlıkları yapılmaya başlandı, ben de aktif olarak Yargıda Birlik Platformu lehine çalışmaya başladım, o tarihte Söke Komisyon Başkanı olup halen Çanakkale Komisyon Başkanı olan ..., o tarihte Kuşadası Cumhuriyet Savcısı olup halen Kütahya Cumhuriyet Savcısı olan F.Ç., o tarihte Kuşadası Cumhuriyet Savcısı olup halen İstanbul Cumhuriyet Savcısı olan Ö.K.’da Yargıda Birlik Platformu lehine çalışıyorlardı. Bu süreçte İzmir İlinde Yargıda Birlik Platformunun üç kez kahvaltı, yemek, iftar şeklinde üç ayrı organizasyonu oldu. İlk organizasyona Kuşadası Adliyesinden 5-6 kişi kendi araçlarımızla ve kendi inisiyatifimizle İzmir İline giderek katıldık. Sonraki iki etkinlik için Kuşadası Adliyesindeki tüm hakim ve Cumhuriyet Savcılarının da bu etkinliğe katılımını sağlayabilmek için özel midibüs tuttuk. Ben, Ö.K. ve F.Ç. bir ayrım yapmaksızın o tarihte Kuşadası Adliyesinde çalışan tüm hakim ve savcıları bu organizasyona davet ettik. B.T. ise Kuşadası Başsavcısı olarak atandıktan sonraki organizasyona iştirak etmiştir, B.T.’da Yargıda Birlik Platformu lehine aktif olarak bizimle birlikte çalışmıştır. Son iki etkinlikten ... yalnızca bir tanesine katıldı, diğerine katılmadı, katıldığı etkinliğe ise bizim tuttuğumuz araçla gelmediğini hatırlıyorum, ancak niçin farklı bir araçla geldiğini de bilmiyorum. Bahsettiğim organizasyonların ilk ikisinden sonra o tarihte Söke Cumhuriyet Başsavcısı olup sonrasında FETÖ irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan A.Ö. organizasyonların hemen ertesi günü Kuşadası Adliyesine gelerek Kuşadası Adliyesinde çalışan tüm Cumhuriyet Savcılarını o tarihte Kuşadası Başsavcısı olan A.C.’ın odasında toplamıştı, ben de çağırdıkları için iki kez yapılan bu toplantılara katılmıştım, zaten zorunlu olduğu belirtildiği için Kuşadası Adliyesindeki tüm savcılar bu iki toplantıya katılmıştı. A.Ö. bu toplantıların ikisinde de Yargının bağımsızlığı elden gidiyor, bir süreçten geçiliyor şeklinde söylemlerde bulundu. A.Ö.’in bu söylemleri karşısında toplantılara katılan hiçbir Cumhuriyet savcısı yorum yapmadı, sadece dinledik. Yargıda Birlik Platformunu destekleyen meslektaşlar olarak, Yargıda Birlik Platformu lehine yapılan organizasyonların hemen ertesi gününde A.Ö.’in Kuşadası Adliyesine gelerek bu şekilde toplantı ve konuşma yapmasını Yargıda Birlik Platformunun etkisini kırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirdik. Hatırladığım kadarıyla A.Ö.’in 2014 yılı yaz kararnamesi ile Söke Cumhuriyet Başsavcılığından Küçükçekmece Cumhuriyet Savcısı olarak tayini çıkmıştı. Yargıda Birlik Platformunu açıktan destekleyen Cumhuriyet Savcıları olarak biz A.Ö. için düzenlenen veda yemeğine gitmedik. A.Ö.’in Söke Başsavcılığı yaptığı dönem ile ...’ın Kuşadası Hâkimliği yaptığı dönemde biz hiçbir zaman A.Ö. ile ...’ı aynı ortamda görmedik. 2014 yılı Ramazan ayı içerisinde Yargıda Birlik Platformunu destekleyen kişiler olarak, Yargıda Birlik Platformu’na faydası olsun, meslektaşlar bir arada olsun diye 2-3 günde bir dışarıda iftar organizasyonu yapıyorduk. Ayrıca Yargıda Birlik Platformunun İzmir İlinde gerçekleşen üçüncü organizasyonu ise hatırladığım kadarıyla iftar programı olarak gerçekleşmişti. Bu iftar programından bir iki gün sonra Ö.K. benim odama gelerek “..., ...’yi aramış, ...’ye “A.Ö.’in tayini çıktı, kendisi için bir iftar organizasyonu yapalım demiş” dedi.” Ö.K. ...’ye hitaben, “sakın böyle bir şey aracı olma, A. savcıya haber ver” dediğini bana anlattı. O tarihte ve halen Kuşadası Cumhuriyet Savcısı olan ... o tarihlerde bana ...’ın kendisini arayarak A.Ö. için bir iftar organizasyonu yapma teklifinde bulunduğunu bizzat söyledi. Ben de ...’ye böyle bir etkinlik olmayacağını ifade ettim. ...’nin FETÖ ile bir irtibatı yoktur, kendisi kuradan geldiği için ...’ın ...’nin tecrübesizliğinden yararlanmaya çalıştığını düşünüyorum. Söke Komisyon Başkanı olan ...’i de telefonla aradım ve kendisine durumu anlattım. Biz de Yargıda Birlik Platformunu destekleyen Kuşadasında görev yapan meslektaşlar olarak kendi aramızda, Yargıda Birlik Platformu’nun İzmir’deki iftar organizasyonundan hemen sonra ...’ın bu teklifte bulunmuş olmasını, ... ile A.Ö.’in birlikte hareket ettiği, A.Ö.’in bu şekilde bir veda yemeği yapıldığı taktirde bu yemekte yine Yargıda Birlik Platformu aleyhine söylemlerde bulunacağı şeklinde değerlendirdik. ..., 2014 yılı HSYK seçimleri öncesinde kesinlikle Yargıda Birlik Platformu lehine bir söylem ve tutum içerisinde değildi, ancak kendisinin Yargıda Birlik Platformunun karşısında olduğuna dair de bir söylemine şahit olmadım. ...’ın Kuşadasında görev yaptığı süre içerisinde sosyal çevresinde halen görevde olan hâkim A.B., FETÖ irtibatı nedeniyle meslekten çıkarılan hâkim S. bey vardı, S. beyin soy ismini hatırlamıyorum, yani sosyal çevresindekilerin tamamı FETÖ irtibatlı kişiler değildi, sosyal çevresinde hem meslekten çıkarılan hem de halen görevde olan kişiler vardı, ...’ın bağımsız adı altında seçime girip sonrasında FETÖ irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan HSYK üye adayları yahut başka bir aday lehine oy talebinde bulunduğuna şahit olmadım. Ayrıca şu hususu da belirtmek istiyorum, ben Kuşadası Adliyesindeki yakın olduğum meslektaşlarım ile O.İ.D.’nin bana Cizre Cumhuriyet Savcısı olduğum dönemde yaptığı denetimde orta not tanzim ettiğini paylaşmıştım, ancak ... ile bu hususu paylaştığımı hatırlamıyorum, zira kendisiyle bir samimiyetim yoktu. ... hatırlamadığım bir tarihte benim odama yanında yine Kuşadası Adliyesinde çalışan iki üç hâkimle birlikte gelmişti. Konuşma esnasında ... bana “sen iyi bir savcısın, O.İ.D. senin hakkında neden orta not tanzim etmiş” dedi. Ben de kendisine niçin böyle yaptığını bilmediğimi, kendisinin bir bilgisi varsa söylemesini istedim. Bunun üzerine ... bana “bilemiyorum ama o dönemde sana bir şey yapma dediler de sen sözlerini mi dinlemedin” şeklinde söz söyledi. Ben de ...’ın eniştesinin müfettiş olması nedeniyle herhalde bir malumatı var diye düşünmüştüm. Ayrıca FETÖ irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılmış olan O.İ.D tarafından tanzim edilen orta not Danıştay’da karar düzeltme aşamasında iptal edilmiştir. Dedi. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ..."
Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan Y.Ö.'ye ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 04/04/2017 tarihli tanık ifade tutanağı; " ... HSYK Genel Kurulunca Fetö irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan ...’ı Söke Cumhuriyet Başsavcısı olduğum dönemde, kendisinin Kuşadası Hakimi olarak görev yapması nedeniyle tanırım. 2014 yılı HSYK seçim çalışmaları kapsamında YBP adayları olarak B.B. ve M.Y. Söke Adliyesine gelmişlerdi. Bende Cumhuriyet Başsavcısı olarak Söke Adliyesindeki, mülakatlarımız olan Kuşadası ve Didim Adliyesindeki hakim ve savcıları seçim çalışması kapsamındaki ziyaretlerine iştirak ettim. Kuşadası’nda, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılğınca bir akşam yemeği düzenlenmişti. ..., B.B. ve M.Y. için verilen bu akşam yemeğine davet edilmesine rağmen iştirak etmemiştir. Yine bu yemekten farklı bir zamanda S.M., G.M. ve yanlarında başkaca hakim ve savcılar bir gurup olarak YBP lehine seçim çalışması yepmek için Aydın iline gelmişlerdi. Söke Adliyesi olarak bu gurup için de bir akşam yemeği tertiplemiştik. Mülakatlarımız olan Kuşadası ve Didim hakim savcılarını da bu yemeğe davet etmiştik. ... davet edilmesine rağmen bu yemeğe de katılmamıştır. O tarihte Kuşadası Cumhuriyet Başsavcısı olup, halen aynı görevine devam eden B.T.’dan, ...’ın o tarihte Kuşadası Hakimi olup, sonrasında Fetö irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkartılan S.S. ile gezdiğini duymuştum. Yine B.T. bana, ...’ın eski HSYK Müfettişi olup, Fetö irtibatı nedeniyle meslekten çıkarılan Ü.Z.Ç.’ın akrabası olduğunu söylemişti. 2014 yılı HSYK seçim günü Kuşadası Cumhuriyet Başsavcısı B.T., seçim merkezi olan Aydın Adliyesine, Kuşadası hakim ve savcılarını toplu olarak götürmek üzere dışarıdan bir araç kiralamış, ... bu faaliyete katılmamış. Bu durumu ben B.T.’dan duydum. Ayrıca Söke Adliyesinden seçim çalışmaları kapsamında mülhakatımız olan Kuşadası Adliyesine gittiğimde, ... ile de YBP lehine oy talep etmek için görüştüm. ...’ın bana karşı oy veririm veya vermem şeklinde açık bir söylemi olmadı ancak genel tavırları itibariyle ben olumsuz bir kanaat edindim. Ayrıca benim Söke Adliyesine atandığım kararname ile Söke Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığından, Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına atanan ... bana telefonda, ...’ın YBP adayları lehine hareket etmeyip, paralel yapı adayları lehine hareket ettiğini söylemişti. Ben ...’ın, 2014 yılı HSYK seçimlerindeki tutumu, Kuşadası Cumhuriyet Başsavcısı B.T. ve halen Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yapan ...’in aktardıklarına göre Fetö irtibatı olduğu kanaatindeyim. Bu konuda söyleyeceklerim bundan ibarettir. ..."
Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan ...'ya ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 23/03/2017 tarihli tanık ifade tutanağı; "... HSYK Genel Kurulunca FETÖ irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan ...’ı Söke Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı olduğum dönemde kendisinin Kuşadası hakimi olması nedeniyle tanırım. ..., FETÖ gerekçesiyle meslekten çıkarılan eski Başmüfettiş Ü.Z.Ç.'ın kayınbiraderidir. 2014 yılı HSYK seçimleri öncesinde ... Cumhuriyet Başsavcısı M.D. tarafından organize edilen Yargıda Birlik Platformu lehine İzmir İlinde yapılan kahvaltı için bizzat ben Kuşadası’nda görev yapan tüm hakim ve savcıları arayarak davet etmiştim, ...’ı da aradım, ancak bu organizasyona katılmamıştı. O dönemde 2014 yılı HSYK seçimlerine hazırlık mahiyetinde Söke Başsavcısı olup FETÖ irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılan A.Ö. ve eşi hakim C.Ö., Söke, Didim ve Kuşadasında görev yapan hakim ve savcılar için kahvaltı ve piknik organizasyonu yapıyordu. Hemen hemen her hafta sonu bu organizasyonu yapardı. Ben de yine seçim hazırlığı maksadıyla Söke, Didim, Kuşadasında görev yapan hakim ve savcıların katılımını sağlamak üzere Muğla’ya, Fethiye’ye, Çanakkale’ye geziler düzenliyordum, bu gezilere bu ilçelerdeki hakim ve savcıların katılabileceğini duyuruyorduk. Bu gezilerden hiçbirine ... iştirak etmemiştir. ...’ın A.Ö. tarafından düzenlenen kahvaltı ve pikniklere katılıp katılmadığını da bilmiyorum. Söke Komisyon Başkanı iken benim Çanakkale Adliyesine Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak tayinim çıkmıştı, aynı kararnamede Söke Başsavcısı A.Ö.’in de Küçükçekmece Adliyesine Cumhuriyet Savcısı olarak tayini çıkmıştı. Bu aşamada ...’ın o tarihte Kuşadası Cumhuriyet Savcısı olup halen Ankara Cumhuriyet Savcısı olan A.A.’ya “Başsavcı A.Ö.’in bizim üzerimizde emeği çoktur, kendisi için bir veda yemeği tertip edelim, organizeyi siz yapın” dediğini A.A.’dan bizzat duydum, ayrıca A.A. bana bu teklifi kabul etmediğini de söylemişti. Söke Adliyesinden benimle birlikte tayini çıkan hakim ve savcılar için bir veda yemeği düzenlendi, buna ben iştirak ettim, A.Ö. ve eşi C.Ö. tayinleri çıkmasına ve davet edilmelerine rağmen katılmamışlardı, bu yemeğe ... katılmadı, bir hafta kadar sonra A.Ö. için ikinci bir veda yemeği düzenlendiği biliyorum. Ancak bu veda yemeğini tertip edenler arasında A.A. yoktu, bu ikinci veda yemeğine ...’ın katılıp katılmadığını bilmiyorum. Ben 2014 yılı HSYK seçimlerinde Söke Adliyesinde olmadığım için ben ayrıldıktan sonra ne şekilde hareket ettiğini bilemiyorum, bu konuda şu an Ankara Hakimi olup seçim döneminde Söke Adliyesi Adalet Komisyonu Başkanı olan Y.S.’in ve şu an Yalova Başsavcısı olup seçim döneminde Söke Başsavcısı olan Y.Ö.’ün malumatı olabilir. ..."
Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan ...'ya ait, HSK Müfettişlerince düzenlenen 25/04/2017 tarihli tanık ifade tutanağı; "... FETÖ irtibatı gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen ...’ı 2014 yılı Şubat ayında Kuşadası Adliyesine Cumhuriyet savcısı olarak atandığımda kendisinin orada hakim olarak görev yapıyor olması nedeni ile tanırım. Kendisi ile bir süre bu adliyede birlikte çalıştık. Adliyeye ilk atandığımda orada görev yapan meslektaşların bir kısmı bana ...'ın paralel yapıdan olabileceğini söylüyorlardı ancak bunu neye dayandırdıklarına ilişkin bir söylemlerini duymadım. 2014 yılı HSYK seçimleri konusunda ..., ketumdu, bu konuda konuşmazdı. 2014 yılı HSYK seçim süreci başladığında Yargıda Birlik Platformu lehine İzmir İlinde 2 kez organizasyon yapılmıştı. ..., benim katıldığım bu organizasyonlara katılmamıştır. Yargıda Birlik Platformu lehine bir organizasyon olduğunda o tarihte ve halen Kuşadası Cumhuriyet başsavcısı olan B.T. bana haber veriyordu, aynı zamanda adliyedeki hakim ve savcılara da haber verdiğini de hatırlıyorum. Neden katılmamıştır bilmiyorum. ...'ın Yargıda Birlik Platformu adayları lehine bir konuşmasına da şahit olmadım. Ben, ...’ın bağımsız görünümlü paralel yapı adaylarının organizasyonlarına katıldığını görmedim. Ben, ...'ın bağımsız görünümlü paralel yapı adayları veya başka bir adayı lehine oy istediğine şahit olmadım. ... Bu bakımdan anlattıklarım dışında seçim sürecine ilişkin olarak başka bir bilgim yoktur. ..." şeklindedir.
Tanık B.T.'nin ifadesinde, davacının 2014 yılı HSYK seçimi döneminde Yargıda Birlik adına yapılan çalışmalara katılmadığını ve tavırlı durduğunu, yapının bağımsız görünümlü adaylarını destekleyen yargı mensuplarıyla birlikte hareket ettiğini, Yargıda Birlik adaylarına oy verebilecek yargı mensuplarına yönelik olağan dışı yakınlık ve ilgi göstererek bu kişilerin Yargıda Birlik adayları tarafına çekilmesine engel olduğunu, onları yemeğe götürmek, mesai saatleri sonrasında vakit geçirmek suretiyle üzerlerinde etki kurduğunu belirttiği görülmektedir.
Tanık ...'nin ifadesinde, davacının 2014 yılı HSYK seçimi döneminde Yargıda Birlik adaylarını destekler bir tavrının olmadığını net bir biçimde gördüğünü, örgüt ile irtibatı nedeniyle meslekten ihraç edilen eski Söke Cumhuriyet Başsavcısı A.Ö.'nün tayini çıktığında davacının kendisini arayarak A.Ö. için veda yemeği düzenlemelerini istediğini, davacının adliyede söz konusu yapı ile irtibatı olan birisi olarak bilindiğini belirttiği görülmektedir.
Tanık A.A.'nın ifadesinde, 2014 yılı HSYK seçimi döneminde Yargıda Birlik Platformunun İzmir'de üç kez etkinlik düzenlediğini, davacının bu etkinliklerden bir tanesine katıldığını, ... isimli bir yargı mensubunun kendisine, davacının arayarak tayini çıkan A.Ö. için iftar organizasyonu yapma teklifinde bulunduğunu söylediğini, davacının seçim öncesinde Yargıda Birlik lehine bir söylem ve tutum içerisinde olmadığını fakat karşısında olduğuna dair bir söylemine de şahit olmadığını belirttiği görülmektedir.
Tanık Y.Ö.'nün ifadesinde, 2014 yılı HSYK seçimi döneminde Yargıda Birlik adayları için verilen akşam yemeklerine davacının davet edilmesine rağmen katılmadığını, davacı ile Yargıda Birlik lehine oy talep etmek için görüştüğünde davacının kendisine karşı oy veririm ya da vermem şeklinde açık bir söyleminin olmadığını belirttiği görülmektedir.
Tanık ...'nın ifadesinde, 2014 yılı HSYK seçimi döneminde Yargıda Birlik Platformunun İzmir ilinde düzenlediği kahvaltı etkinliğine davet etmesine rağmen davacının bu etkinliğe katılmadığını, bu dönemde kendisi tarafından düzenlenen gezilerin hiçbirine davacının iştirak etmediğini belirttiği görülmektedir.
Tanık ...'nin ifadesinde, 2014 yılı HSYK seçimi döneminde Yargıda Birlik Platformunun İzmir ilinde düzenlediği iki etkinliğe davacının katılmadığını, Kuşadası adliyesine ilk atandığında orada görev yapan meslektaşlarının bir kısmının kendisine, davacının paralel yapıdan olabileceğini söylediklerini, ancak bunu neye dayandırdıklarına ilişkin bir söylemlerini duymadığını, davacının Yargıda Birlik Platformu adayları lehine bir konuşmasına şahit olmadığını, bağımsız görünümlü yapı adayları veya başka bir aday lehine oy istediğine de şahit olmadığını belirttiği görülmektedir.
Tanık ifadelerinin değerlendirilmesinden, ifadelerin birbiriyle uyumlu ve tutarlı olduğu, davacının 2014 yılı HSYK seçimi döneminde bağımsız görünümlü paralel yapı adaylarını destekleyen yargı mensuplarıyla birlikte görünüm sergilediği, Yargıda Birlik adaylarına oy verebilecek yargı mensuplarına yönelik olağan dışı yakınlık ve ilgi göstererek bu kişilerin Yargıda Birlik adayları tarafına çekilmesine engel olmaya yönelik hareket tarzının bulunduğu, bu dönemde Yargıda Birlik tarafından düzenlenen etkinliklere genel olarak katılmadığı, örgüt ile irtibatı nedeniyle meslekten ihraç edilen eski Söke Cumhuriyet Başsavcısı A.Ö.'nün tayini çıktığında bir organizasyon yapılması yönünde görüşmeler yaptığı şeklinde, birbirlerini teyit eden ve destekleyen, somutlaştırılmış ve görgüye dayalı beyanlar bulunduğu; öte yandan davacının örgütle ilgisinin bulunduğuna dair iş ortamı içerisinde genel bir kanı mevcut olduğu, tutum ve davranışlarında da bu hususun gözlemlendiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, davacının iddiaları, tanık ifadelerinde birbiriyle uyumlu ve tutarlı olduğu belirtilen hususları bertaraf edici nitelikte bulunmamaktadır.
Temyize konu Daire kararında, Dairece dosyadaki mevcut deliller davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli görülmemiş ise de, davacı hakkında yukarıda belirtilen tanık beyanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
... dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/06/2024 tarih ve E:2022/3642, K:2024/1285 sayılı bozma kararında; davacı hakkında yukarıda belirtilen tanık beyanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinden, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu sonucuna ulaşıldığından, dava konusu kararda hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,
1\. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2\. Davacının adli yardım isteminin kabul edilmiş olması nedeniyle davacıdan tahsil edilmeyen ayrıntısı aşağıda gösterilen ... TL yargılama gideri ile davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ... TL temyiz başvuru ve karar harcının davacıdan tahsili için ilgili tahsil dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
4\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim