SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/15036

Karar No

2024/22177

Karar Tarihi

23 Aralık 2024

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15036 E. , 2024/22177 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/15036
Karar No : 2024/22177

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının, FETÖ/PDY terör örgütü liderinin talimatından sonraki dönemde Bank Asya'da 02/09/2014 tarihinde hesap açtığı, mezkur hesaba aynı gün 15.000,00-TL para yatırdığı, diğer taraftan, davacının Bank Asya'da 02/09/2014 tarihinde 1.579,41-TL tutarlı 90 günlük ve 30/04/2015 tarihinde 2.846,19-TL tutarlı 91 günlük katılım hesapları açtığı, çocuğunun FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan özel öğretim kurumunda 2014-2015 ve 2015-2016 eğitim öğretim dönemlerinde öğrenim kaydının bulunduğu, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 2014 yılında ödeme bilgisinin bulunduğu, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan sorgulamada, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı... sayılı dosyası kapsamında şüpheli sıfatıyla ifade veren Y.A.'nın davacının eşi hakkında; "...Kollukta beyan ettiğim gibi 2009-2013 yıllarında A.K.'nin (davacının eşi) daveti üzerine cemaat sohbetlerine katılmaya başladım...17-25 Aralıktan sonra fakülte de söz konusu toplantıyı yapan ve katılanların cemaatle ilişkili olduğu şeklinde bir algı vardı ben de bunların cemaatle bağlantısı olduğunu düşünerek daha sonra toplantılarına katılmadım. Ben aynı zamanda AK partiliyim. Bu sebeple bu cemaatten uzak durmaya başladım. Daha sonra A.K. beni bir kaç kez toplantıya çağırdı ancak ben gitmedim. Daha sonra arkadaşlarımla görüştüğümde bu arkadaşlarımında toplantıya katılmadıklarını duydum..." şeklinde beyanda bulunduğu, davacının en yakın aile çevresi içerisinde yer alan eşinin örgüt içerisindeki konumunun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisak açısından Mahkemelerinin kanaatini pekiştirici nitelikte görüldüğü, bu durumda, davacının durumunun değerlendirilmesinde ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülüp yukarıda aktarılan Komisyon tespitleri ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yer alan veriler dikkate alındığında, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile en az irtibat derecesinde bağının olduğu, davacının başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu işlem Mahkemelerince hukuka uygun bulunduğundan, davacının anılan işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi talebinin de reddi gerektiği belirtilmiştir. Belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 20/06/2023 tarih ve E:2022/12285, K:2023/9489 sayılı bozma kararına uyularak verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Dairelerince bozma kararına uyularak yapılan 02/11/2023 tarihli ara kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden, Vakıflar Genel Müdürlüğünden ve ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden davacı ile alakalı bilgi ve belgelerin talep edildiği, kurumlardan alınan cevabi yazılarda davacı hakkında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının belirtildiği ve dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler dışında yeni bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğuna kanaat getirilmesine yeterli düzeyde verinin dosyada mevcut olduğu, dolayısıyla davacının başvurusunun reddine ilişkin OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararında hukuka aykırılık bulunmadığı, bu durumda istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; yasallık ilkesinin ihlal edildiği, işlendiği zaman yürürlükteki yasaların suç saymadığı eylemlerin dava aşamasında Anayasa ve yasalarda düzenlenen sadakat yükümlülüğüne aykırı olarak değerlendirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu, Bank Asya hesabına talimatla para yatırmadığı, eşi hakkındaki iddialardan sorumlu tutulamayacağı, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, Yüksel Yalçınkaya/Türkiye ve Yasin Özdemir/Türkiye kararlarında AİHM tarafından belirlenen ilkelerin mevcut davada uygulanması gerektiği, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT:
Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır.
Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir.
MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde sona ermiştir.
01/09/2016 tarih ve 29818 sayılı (Mükerrer) Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere Dair Kanun Hükmünde Kararname'nin ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 2. maddesinde, ''(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan; a) Ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden, ... başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir.'' hükmüne yer verilmiştir.
Davacı, öğretmen olarak görev yapmakta iken 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmıştır. Göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru, Komisyonun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
672 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28).
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir.
Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde;

a) İdare Mahkemesi kararında; davacının, Bank Asya'da örgüt liderinin talimatından sonraki süreçte; 02/09/2014 tarihinde hesap açtığı ve anılan hesaba aynı gün 15.000,00-TL para yatırdığı, aynı tarihte 1.579,41-TL tutarlı 90 günlük ve 30/04/2015 tarihinde 2.846,19-TL tutarlı 91 günlük katılım hesapları açtığı, dolayısıyla örgüt liderinin talimatı doğrultusunda hareket ettiği hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; Bank Asya hesabında var olan miktarın eşi ile birlikte çocuklarının okul giderleri ve planladıkları umre ziyareti için ayırdıkları birikimlerinden ibaret olduğu, Eylül ayında okulların açılması dolayısıyla çocuklarının okul giderlerini karşılamak amacıyla hazırlık yaptıkları, çocuklarının özel okul masraflarını ödemek amacıyla açtığı hesabına eşi tarafından gönderilen 12.500-TL'nin de bu amaçla gönderildiği, daha sonra çocuklarının okul giderlerini taksitle ödedikleri ve hesaptaki parayla umreye gitmeye karar verdikleri, eşinin sağlık problemlerinin uzun sürmesi dolayısıyla planladıkları umre ziyaretinin ileri bir tarihe kaldığı, bu nedenle hesaplarında kalan para ile araç borçlarını ödemeye karar verdikleri ve 30 Nisan 2015 tarihinde Bank Asya hesabında bulunan 12.500-TL'yi çekerek araç borcunu ödedikleri, örgüte yardım etme amacının bulunmadığı, böyle bir amacı olsaydı Banka'nın TMSF'ye devredildiği tarihe kadar hesaptaki parasını çekmeyeceği ve tüm işlemlerini Bank Asya aracılığıyla yapabileceği ileri sürülmüştür.
Davacının Bank Asya'daki hesap hareketleri, davacının yukarıda aktarılan beyanları ile birlikte incelendiğinde, söz konusu hesabın 02/09/2014 tarihinde açıldığı, 2014 yılı Eylül ayı ay sonu bakiyesinin 15.065,97-TL, 2014 yılı Aralık ayı ay sonu bakiyesinin 15.098,83-TL, 2015 yılı Şubat ayı ay sonu bakiyesinin 15.215,82-TL, 2015 yılı Nisan ayı ay sonu bakiyesinin 2.846,19-TL, 2015 yılı Ekim ayı ay sonu bakiyesinin 3.093,54-TL ve 2016 yılı Temmuz ayı ay sonu bakiyesinin 3.229,38-TL olduğu, talimat dönemi olan 2015 yılı Şubat ayında ay sonu bakiye artışının olmadığı, dava konusu işlemde 02/09/2014 tarihinde Bank Asya'ya 15.000,00-TL para yatırdığı belirtilmekle birlikte, bu tutarın 1.600,00-TL'sinin davacı tarafından yatırıldığı ve aynı gün paranın tamamı ile 731 ABD doları alındığı, paranın geri kalan 13.400-TL'lik kısmının ise davacı tarafından yatırılmadığı, davacının eşi tarafından davacının hesabına EFT yapıldığı, diğer taraftan dava konusu işlemde 02/09/2014 tarihinde 1.579,41-TL ve 30/04/2015 tarihinde 2.846,19-TL tutarlı katılım hesapları açıldığı belirtilmekle birlikte, davacı tarafından 02/09/2014 tarihinde alınan 731 ABD doları ile katılım hesabı açıldığı, bu hesabın vade bitim tarihinde (30/04/2015) kapatılmayarak 02/01/2017 tarihine kadar temdit edilmek suretiyle uzatıldığı, dolayısıyla davacı tarafından bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesabında ciddi miktarda bakiyesinin bulunduğu ve katılım hesabının devam ettirildiği görüldüğünden, anılan işlemlerin mevduat artışı ya da Banka'ya destek vermek amacıyla yapılmadığı kanaatine varıldığından, davacının Bank Asya hesabına ilişkin bilgilerin davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koymaya yeterli bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
b) İdare Mahkemesi kararında davacının çocuğunun 2014-2015 ve 2015-2016 eğitim ve öğretim dönemlerinde 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan ve FETÖ/PDY'ye ait olan okullarda eğitim alması hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; çocuğunu iyi bir eğitim almasını sağlamak amacıyla Devletin izniyle kurulan ve Devletin denetim ve gözetimi altında faaliyet gösteren okula gönderdiği ve bu durumun aleyhine değerlendirilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Davacının, çocuğunu 2013 yılından sonraki dönemde örgüte müzahir okula gönderdiği hususu gerek dosyadaki bilgi ve belgelerle gerekse de davacının kendi beyanıyla sabit olmakla birlikte, davacının eğitim saikiyle böyle bir tercihte bulunduğuna yönelik yukarıda yer verilen beyanlarının aksini ve örgütsel saikle hareket ettiğini ortaya koyabilecek somut herhangi bir tespit, tanık beyanı ya da başkaca bilgi ve belgenin dava dosyasında bulunmadığı gibi davalı idarece de dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, belirtilen hususun davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
c) İdare Mahkemesi kararında; davacının, FETÖ/PDY'ye aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olduğu gerekçesiyle kapatılan Kimse Yok Mu Derneğine 2014 tarihinde SMS ile para göndermesi hususunun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; Kimse Yok Mu Derneği'nin örgütle iltisaklı ya da irtibatlı olduğunu bilmediği, söz konusu derneğe insani duygularla yardım amacıyla para göndermesinin örgütsel faaliyet olarak kabul edilemeyeceği ileri sürülmüştür.
Dava dosyasının incelenmesinden; Kimse Yok Mu Derneği'ne SMS ile gönderilen paranın insani duygularla bağış amacı dışında örgüte finansal destek sağlamak amacıyla yapıldığına dair herhangi bir somut tespit bulunmadığı anlaşıldığından, anılan hususun davacının FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

d) İdare Mahkemesi kararında; UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasından yapılan sorgulamada, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının... sayılı dosyasında, davacının eşi hakkında Y.A. isimli kişinin beyanının bulunduğu ve davacının en yakın aile çevresi içerisinde yer alan eşi hakkındaki tespitlerin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı açısından Mahkemelerinin kanaatini pekiştirici nitelikte görüldüğü değerlendirilmesiyle ilgili olarak;
Davacı tarafından, bu tespite ilişkin olarak dava dosyasındaki beyanlarında özetle; suç ve cezaların şahsiliği ilkesi gereğince eşinin eylemlerinden dolayı sorumlu tutulamayacağı, anılan tespitlerin doğrudan kendisine isnat edilemeyecek nitelikte tespitler olduğu ileri sürülmüştür.
UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası üzerinde yapılan araştırma neticesinde, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının Soruşturma No:... sayılı dosyası kapsamında ifade veren Y.A.'nın davacının eşi hakkındaki beyanlarının "...Kollukta beyan ettiğim gibi 2009-2013 yıllarında A.K.'nın (davacının eşi) daveti üzerine cemaat sohbetlerine katılmaya başladım. Söz konusu toplantılara C.A., İ.M., B.A., S.B. ve ismini hatırlamadığım hocalar katılıyordu... 17-25 Aralıktan sonra fakülte de söz konusu toplantıyı yapan ve katılanların cemaatle ilişkili olduğu şeklinde bir algı vardı ben de bunların cemaatle bağlantısı olduğunu düşünerek daha sonra toplantılarına katılmadım. Ben aynı zamanda AK partiliyim. Bu sebeple bu cemaatten uzak durmaya başladım. Daha sonra A.K. beni bir kaç kez toplantıya çağırdı ancak ben gitmedim. Daha sonra arkadaşlarımla görüştüğümde bu arkadaşlarımında toplantıya katılmadıklarını duydum..." şeklinde olduğu, Y.A.'nın yukarıda yer verilen beyanında davacının bizzat kendisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkilendirecek herhangi bir hususa yer verilmediği görülmüştür.
Netice itibarıyla, davacının eşine yönelik olan söz konusu iddiaların, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, İdare Dava Dairesince, Dairemizin 20/06/2023 tarihli bozma kararına uyularak yapılan 02/11/2023 tarihli ara kararı ile "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığından, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden, Vakıflar Genel Müdürlüğünden ve Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden" davacının FETÖ/PDY ile irtibatı veya iltisakına ilişkin tespitlerin ve bu tespitlere dayanak bilgi ve belgelerin talep edildiği, ara karara verilen cevaplarda ise davacı hakkında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığının belirtildiği ve davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat veya iltisakına ilişkin olarak somut herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı görülmüştür.
Bu durumda, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 23/12/2024 tarihinde, oyçokluğuyla, kesin olarak karar verildi.


(X) KARŞI OY :

İdare Mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair karar hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği görüşüyle kararın bozulmasına ilişkin çoğunluk kararına katılmıyorum.





10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim