SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/14309 E. 2024/18202 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/14309

Karar No

2024/18202

Karar Tarihi

13 Kasım 2024

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/14309 E. , 2024/18202 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/14309
Karar No : 2024/18202

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının Özeti: ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı hakkındaki mahkumiyet kararının Yargıtay nezdinde derdest olduğu, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü soruşturmalarına esas olan Türkiye genelindeki ücretli/kontörlü/ankesör/sabit hatları ile ilgili 25.08.2023 tarihinde davacı ile ilgili düzenlenen ankesör/büfe sorgu raporu üzerinde kıymetlendirme çalışmaları yapıldığı, meslek kayıtları, rapor ekindeki CD-R içerisindeki aranma tarihi SGK kayıtları ve güncel SGK kayıtlarının incelenmesi sonucunda, aboneliği bulunan ve kendisinin de beyan etmiş olduğu ... numaralı hattın, örgütün mahrem askeri yapılanmasında görevli örgüt mensuplarınca kullanıldığı belirlenen büfe/ ankesörlü sabit hatlardan davacının kendisi gibi askeri personel olan A.M.B, C.Ç, F.Ç.K, A.Ç., A.B. ve A.K. ile ardışık olarak değişik tarihlerde kahir ekseriyetle hafta sonu ve mesai saatleri dışında arandığı, ayrıca bir çok kez sivil şahıslar adına kayıtlı GSM hatları ile de aynı şekilde mesai saatleri dışında veya hafta sonu peş peşe arandığı, bunun dışında da çok sayıda aynı hatlardan tekil olarak da arandığının tespit edildiği, davacı ile ardışık olarak arandığı belirlenen A.M.B., F.Ç.K. ve A.Ç.'in yargılandıkları dosyalarda etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulundukları ve beyanlarından örgütün mahrem askeri yapılanmasında görevli örgüt mensuplarıyla görüştükleri, yapılan aramaların örgütsel arama olduklarını söyledikleri, F.Ç.K.'ın beyanında örgütün mahrem askeri yapılanmasında kendisiyle ilgilenen örgüt mensubu olarak teşhis ettiği A.A. ile davacının HTS kayıtlarında irtibatlı olduğunun anlaşıldığı, yine davacı ile ardışık olarak aranan A.Ç. ve A.K.'in yargılandıkları dosyalarda kendileri hakkındaki tanık beyanlarından açıkça örgütün mahrem askeri yapılanması dahilinde örgüt tarafından takip edilen askeri personel olduklarının anlaşıldığı, davalı idare tarafından ilgili mevzuat kapsamında yapılan değerlendirme sonucu FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı olduğu kanaatine ulaşılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; birbirinden bağımsız iki ayrı meslekten çıkarma kararının bulunduğu, her iki kararın da usulen yok hükmünde olduğu, aleyhine tanık beyanı ya da yan delil olmaksızın iradesinde olmayan içeriği belirsiz ankesör HTS kayıtlarının irtibat ve iltisak kapsamında değerlendirilemeyeceği, varsayımlara dayanılarak kamu görevinden çıkarıldığı, masumiyet karinesi gereği hakkında yürütülen ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiği, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunmadığı, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dosyanın incelenmesinden, davalı idare bünyesinde görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle davacı vekili tarafından 20/06/2021 tarihinde temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, UYAP kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davacı tarafından, aynı Bakan Onayına haiz ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı iddia olunan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayısına kayıtlı olarak 17/04/2021 tarihinde açılan davanın, anılan Mahkemenin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın istinaf incelemesi sonucu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararıyla kaldırılması üzerine ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan isteminin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin 1. fıkrasında, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, dosyanın taraflar ve ilgililerce incelenmesi, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler, elektronik işlemler ile ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla duruşma icrasında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır. ..." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun dava şartlarını düzenleyen 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması", aynı fıkranın (i) bendinde ise "Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" hükmüne yer verilmek suretiyle, "derdestlik" ve "kesin hüküm", dava açma şartları arasında sayılmış; 115. maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davayı usulden reddedeceği kurala bağlanmış; 303. maddesinin 1. fıkrasında ise, "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir." hükmüne yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 19. maddesiyle değişik 45. maddesinin 2. fıkrasında ise, istinafın temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, "derdestlik" ve "kesin hüküm" müesseseleri düzenlenmemiş ve anılan Kanun'un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili maddelerine atıfta bulunulmamış olmakla birlikte, tarafları ve konusu aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun saptanması halinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükme karşın tarafları, konusu ve sebepleri aynı olan ikinci bir dava açılmış olması durumunda ise bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği yargısal içtihatlarla kabul edilmiştir.
Bakılan davanın, Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açıldığı, Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemiyle ... tarih ve ... sayılı işleminin aynı Bakan Onayı işlemi niteliğinde olduğu, İdare Mahkemesince işin esasına girilmek suretiyle davanın reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf incelemesinde ise Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.
Bu durumda, aynı konuda açılmış derdest dava bulunduğundan ve usul hukuku bakımından aykırılığın giderilmesi gerektiğinden, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca Bölge İdare Mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını kaldırması ve yukarıda zikredilen "derdestlik" ve "kesin hüküm" müesseselerini dikkate alarak yeniden bir karar vermesi gerekmektedir.
Öte yandan, davalı idare tarafından aynı Bakan Onayı'na haiz 07/04/2021 tarihli işlemin farklı sayılandırılarak tebliğ edilmesi suretiyle iki ayrı dava açılmasına sebebiyet verildiği anlaşıldığından hakkaniyet ilkesi gereği yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı idare üzerine bırakılması gerekmektedir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
2\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim