SoorglaÜcretsiz Dene

Danıştay danistay 2024/13591 E. 2024/20390 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Danıştay Kararı

Esas No

2024/13591

Karar No

2024/20390

Karar Tarihi

9 Aralık 2024

Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/13591 E. , 2024/20390 K.
"İçtihat Metni"

T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/13591
Karar No : 2024/20390

DAVACI : ...

DAVALI :... Kurulu / ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVANIN KONUSU :Davacının, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : Meslekten çıkarma kararının savunma hakkı tanınmadan tesis edildiği, eşitlik ilkesinin, masumiyet karinesinin, adil yargılanma ve kamu hizmetine girme hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek dava konusu kararın hukuka aykırı olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI : Dava dilekçesinin usule aykırılıklar yönünden incelenerek tespit edilmesi halinde davanın öncelikle usul yönünden reddi gerektiği, öte yandan dava konusu kararın amacının Türk yargı sistemini tamamen ele geçirmeyi hedefleyen ve bu amaç doğrultusunda hareket eden illegal bir yapının bu amaca ulaşmasının önlenmesi ile Türk yargısının bağımsızlığının ve tarafsızlığının korunması olduğu ve yargı mensuplarına olağan dönemde uygulanan 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kanununun ilgili hükümlerine değil Anayasa'nın 120. ve 121. maddeleri ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu çerçevesinde yürürlüğe konulan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kanun Hükmünde Kararnamesine dayanılarak tesis edildiği, disiplin cezası niteliğinde olmayıp "göreve son" müessesesinin bir örneği olduğu, bu şekilde göreve son verme halinde zorunlu olmamasına rağmen ilgililere savunma haklarını kullanabilmeleri için 6087 sayılı Yasa'nın 33.maddesi uyarınca yeniden inceleme başvurusunda bulunma imkanı tanındığı, davacı hakkında tesis edilen karar ile ilgili olarak kişiselleştirmenin yapıldığı, dava konusu kararın hukuka ve mevzuata uygun olduğu ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararının bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı kararına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/4. maddesi uyarınca uyulmasının zorunlu olması nedeniyle, bozma kararı doğrultusunda, davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Dava, yargı mensubu olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Danıştay 5. Dairesinin 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararıyla, "davalı idarece, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı veya bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca Dairelerince ara kararına verilen cevaplarda da davacının iltisakını veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediği, bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davacının meslekten çıkarılmasına ilişkin işlemin tesis edildiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği" gerekçesiyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararlarının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verildiği, davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarihli ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle Danıştay 5. Dairesinin temyize konu kararının bozulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, temyiz üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara uyulması zorunlu olduğundan, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun bozma gerekçesinde belirtilen nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, dava konusu işlemin iptali ile davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolunda verilen 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Dairemizin 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı kararının "Maddi Olay" kısımlarında da belirtildiği üzere;
Türkiye'de TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini, Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla 15 Temmuz 2016 gecesi darbe teşebbüsünde bulunulmuş, 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve aynı gün TBMM tarafından onaylanan Bakanlar Kurulu kararıyla, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmiş, sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde uzatılan olağanüstü hâl 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır.
23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 3/1. maddesi ile yargı mensupları ve bu meslekten sayılanlardan terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna MGK tarafından karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarih ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla, davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş, bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi ise aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararı reddedilmiştir.
Bunun üzerine, yeniden inceleme talebinin reddine dair anılan kararın iptali ile bu karar nedeniyle davacının yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verildiği ve anılan kararın (istinaf kanun yoluna başvurulmadığından) 29/06/2018 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

İLGİLİ MEVZUAT:
Dairemizin 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı kararının "İlgili Mevzuat" kısımlarında içeriklerine yer verilen düzenlemeler aşağıda belirtilmiştir:
1) T.C. Anayasası'nın Başlangıç kısmı ile 176. maddesi, 5., 6., 9., 13., 14. maddeleri, dava konusu kararın tesis edildiği tarihte yürürlükte olan hâliyle 15. maddesi, 20. maddesinin birinci fıkrası, 36. maddesi, 138. maddesinin birinci fıkrası, 139. maddesi, 140. maddesinin ikinci fıkrası, 159. maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları.
2) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 6. maddesinin birinci fıkrası, 8. ve 15. maddeleri.
3) 667 sayılı KHK'nın Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6749 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 4. maddesinin ikinci fıkrası.
4) "Bangalor Yargı Etiği İlkeleri", Savcılar İçin Etik ve Davranış Biçimlerine İlişkin Avrupa Esasları “Budapeşte İlkeleri”.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği
Dairemizin 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararının ve bu kararın bozulmasına ilişkin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı kararının "Hukuki Değerlendirme" başlığı altında yer alan "1) Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" kısımlarında da belirtildiği üzere;
667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen ve üstün kamu gücü yetkisi kullanma ayrıcalığına sahip bir mesleği icra eden yargı mensuplarının, "meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan "olağanüstü tedbir" niteliğindedir.
Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibat, anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve hâkim ve savcılar hakkında bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâller olup, bu yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir.
Üstün bir kamu gücü yetkisi niteliğindeki yargı yetkisini kullanan yargı mensupları yönünden örgüt ile irtibat ve iltisak hususu değerlendirildiğinde, yetki ve nüfuzlarını kullanarak örgütün amaçlarını gerçekleştirmesi için ya da örgütün talimatları doğrultusunda kendilerine veya başkalarına yarar sağlamak için birtakım hal ve hareketlerde bulunmak suretiyle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüklerini ihlal ettikleri yönünde bir kanaat oluşması halinde örgüt ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğunun söylenmesi mümkün olacaktır.

2) Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı bozma kararında belirtildiği üzere;
Yargı mensubu olarak görev yapanlar hakkında meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanması için ilgililerin terör örgütleri ve millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisakını ya da bunlarla irtibatını ortaya koyan delil, bulgu ve bu yönde değerlendirme yapılmasına neden olan hususların idare tarafından ortaya konulması gerekmektedir.
Dava konusu kararın dayanağı olan delillerin, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesisinden sonra tespit edilerek dosyaya sunulduğu anlaşılmakta ise de bu delillerin terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılarla iltisak veya bunlarla irtibatı ve anayasal düzene sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan geçmişe ilişkin olay ve olgular olduğu görüldüğünden dava konusu işlemin hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde dikkate alınabileceği tabiidir.
Öte yandan, 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca olağanüstü tedbir niteliğinde bir idari yaptırım olarak meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilen yargı mensupları hakkında bu olağanüstü tedbirin sebebini oluşturan eylem ve davranışların niteliği ve mahiyeti itibarıyla aynı zamanda ceza hukuku bakımından da suç oluşturması halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) uyarınca "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçundan ceza soruşturması ve kamu davası açıldığı da görülmüştür.
Bununla birlikte, 667 sayılı KHK uyarınca bir yargı mensubu hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da, bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan yargı mensubu hakkında yapılan ceza yargılamasında beraatine karar verilmiş olmasının, ilgili hakkında anılan olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen idari yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır.
Bu durumda, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davası sonucunda, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun davacı tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraat kararı verilmiş olmasının, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden idari yargı mercilerince farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığı da bulunmamaktadır.
Bu bağlamda dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgeler değerlendirerek Dairemizce verilen 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararda;
Davacı hakkındaki tanık beyanları yönünden, F.M. isimli tanığın 2014 yılı HSK seçimleri döneminde davacının bağımsız adaylara meyilli olduğunu anlattığını ve hissettirdiğini beyan ettiği, F.M. dışındaki diğer tanıkların ise davacının üniversite döneminde örgüte ait evlerde kaldığı yönünde beyanlarda bulundukları, F.M. isimli tanığın davacının 2014 HSK seçimleri dönemindeki tavrına ilişkin olarak tamamen gözlemlerinden hareketle çıkarımda bulunduğu, davacının örgütle iltisakının ve irtibatının bulunduğuna ve 2014 yılı HSK seçimlerinde örgütün sözde bağımsız adaylarını "desteklediğine" ilişkin olarak dava dosyasında herhangi bir somut tespit, tanık beyanı ya da başkaca bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı hakkındaki tanık beyanları ile davacının kendi beyanı FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmediği,
Davacı hakkındaki iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan deliller yönünden, davacı hakkında düzenlenen iddianame ve beraat kararı içeriğinde yer alan hususların, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan deliller olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı,
Davacıyla ilgili soruşturma bilgisi yönünden, 08/11/2021 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 21/03/2022 tarihli cevapta, davacı hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... esas sayılı (Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... sayılı) disiplin dosyasının dışında, FETÖ/PDY örgütü ile bağlantılı olarak yürütülen veya sonuçlandırılan başka idari soruşturma bulunmadığı belirtildiği, bu disiplin soruşturması dosyasında ise, Hakimler ve Savcılar Kurulunca daha önceden verilmiş bir meslekten çıkarma kararının bulunması ve kararın kesinleşmesi nedeniyle Hakimler ve Savcılar Kurulunun ...... tarih ve ... sayılı kararı ile yeniden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiği belirtildiğinden, söz konusu soruşturmanın, davacının, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisakı ve irtibatı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde dikkate alınmadığı,
Davacı hakkındaki sosyal çevre bilgileri yönünden, davacı hakkında somut bir tespiti içermeyen sosyal çevre bilgilerinin, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı sonucuna varıldığı belirtilerek,
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece, bakılmakta olan dosyada, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna ilişkin yeterli delil sunulmadığı, sunulan delillerin ise davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyacak yeterlilikte ve nitelikte olmadığı, ayrıca ilgili kamu kurumları ve özel kuruluşlarca 08/11/2021 tarihli ara kararına verilen cevaplarda da, davacının iltisakı veya irtibatını ortaya koyan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu kararda hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının davacıya ilişkin kısmının iptaline, davacının bu karar nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dairemizin 24/05/2022 tarih ve E:2017/7029, K:2022/3599 sayılı kararının davalı idarece temyiz edilmesi üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı kararıyla;
"... Dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesine gelince;
Avukat olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan A.K.'ya ait, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 17/11/2020 tarihli ifade tutanağında; "...2009 yılında Üniversite sınavlarına hazırlanırken FETÖ ile irtibatı olmayan Final Dershanesine gittim. Bu dönemde ailemle birlikte yaşadığım apartmanda FETÖ ye ait kız öğrenci evi vardı. Bu eve Sınıf arkadaşlarım N.Y. isimli, ...’lü halen ... İlinde bulunan Eğitim ve Araştırma hastanesinde Kadın Doğum Bölümünde Araştırma Görevlisi olarak çalışan arkadaşım ve 2013 yılında vefat eden H.K. isimli 2 tane arkadaşım ders çalışmaya gidiyordu. Bende bu eve birkaç sefer ders çalışmak için kalmaya gittim ama gece ilerleyen saatlerde uyumak için evime döndüm. O tarihte bizlere ders çalıştıran kız öğrencinin adını ve bölümünü hatırlamıyorum. Benim N.Y. ve H.K. ile iletişimim liseden sonra kesildi. Daha sonraki süreçte FETÖ ile irtibatlarının devam edip etmediğini bilmiyorum. ...Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandığımda ilk olarak bana KYK Yurdu çıkmadı. Aynı apartmanda oturduğumuz kız öğrenci evinde kalan ve evlerine gittiğimde benimle ilgilenen bayan bana ve aileme Ankara ya gittiğimde sıkıntı yaşamamam için FETÖ ye ait öğrenci evlerini ayarlayabileceğini söyledi. Benim ve ailemin telefon numaralarını aldı. ...’ya eğitime başlamak için Babamla birlikte gittiğimde bizi ... Otogarında karşıladılar. Beni FETÖ ye ait ... semtinde ...Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinin arka sokağında bulunan ... isimli bir kız öğrenci evine götürdüler. Akabinde benimle mülakat yaptılar, erkek arkadaşımın olup olmadığını, sigara içip içmediğimi sordular ayrıca evde mi yoksa Yurtta mı kalmak istersin diye sordular bende ev daha ekonomik olduğu için evde kalmayı istedim. Bu nedenle beni ilk olarak 2009-2010 (1. Sınıf) eğitim döneminde götürdükleri ... isimli evde kalmaya başladım. Bu evde benim dışımda; E. (K) B.M. isimli, ...Hukuk Fakültesi 2008 girişli, bu evin ablalığını yapan şahıs, H.Y. (K) A.Y. isimli, ... Hukuk Fakültesi 2005/2006 girişli, kaldığımız evin BTM’liğini yapan şahıs, ... isimli, ...lı ...Hukuk Fakültesi 2006 girişli şahıs, M.Z.S. isimli, ... ...Hukuk Fakültesi 2009 girişli sınıf arkadaşım olan şahıs kalıyordu. Bu evde her akşam namazından sona tesbihat yapılır ardından Fetullah Gülen’in kitapları ve Risale okunurdu. Akşamları yapılan faaliyetleri E.(K) B.M. takip ederdi. Ayrıca adını N./N. olduğunu hatırladığım uzun boylu, FETÖ’ ye ait bir yurtta kalan abla ayda bir kez bize sohbet verirdi..."
Aynı şahsa ait 17/11/2020 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağında: "48 - numara ile numaralandırılan şahıs ifademde "..." şeklinde beyan ettiğim şahıstır. Ayrıca; okuldan mezun olana kadar FETÖ evlerinde kaldığını biliyorum. Şahsın açık kimlik bilgilerinin ... ( ... ) olduğunu burada sizlerden öğrendim."
Yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan B.D.'ye ait, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarihli sorgulama tutanağında: "... 2009-2013 yılları arasında bu evlerde kalan kişileri daha önceki ifadelerimde ve hsyk ya sunmuş olduğum itiraz dilekçelerinde hatırladığım ve bildiğim kadarıyla söyledim. Şimdi de daha önce belirttiğim ve o zaman hatırlamadığım ancak şimdi hatırladığım ve isimlerini ve soyisimlerini öğrenmeye çalıştığım kişileri söylemek istiyorum. ... ... isimli şahıs ...üniversitesinde benden 3 dönem üstte okuyan şahıs da bu evlerde kalmıştır. Kendisini o 4. Sınıfta iken tanıdım. Tanıdığım dönemden önce de bu evlerde kalıp kalmadığını bilmiyorum ancak kaldığını tahmin ediyorum. Onu tanıdığım dönemde ablalık gibi bir görevi yoktu. Hakimlik mesleğine girdiğini duymuştum. ..."
Uzman yardımcısı olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan F.Ç.Ç.'ye ait, Hakimler ve Savcılar Kurulu müfettişlerince düzenlenen 02/06/2017 tarihli tanık ifade tutanağında: ".... Halen Adalet Bakanlığında Uzman Yardımcısı olarak görev yapmaktayım. S.Ö.T. ile ...Üniversitesi Hukuk Fakültesinde aynı sınıftaydık. Kendisi ile çok fazla samimiyetim yoklu ancak okul yıllarında bir dönem FETÖ/PDY evlerinde kaldığını biliyorum ancak hangi yıllar arasında ve ne kadar süre ile yapının evlerinde kaldığını bilmiyorum. Fakülteden mezun olduktan sonra ...’da bulunan Monopol Dershanesinde hâkimlik-savcılık sınavlarına hazırlık kursuna gittiğimde onun ve okuldan tanıdığım ...’un aynı kursa devam ettiklerini gördüm. ...’un da üniversite yıllarında bir dönem FETÖ/PDY evlerinde kaldığını biliyorum. Kursa giderken S.Ö.T. ve ... isimli arkadaşların birlikte bekâr evine çıktığını ve bu evde birlikte kaldıklarını bana kendileri söylemişlerdi. Kaldıkları eve hiç gitmedim. S.Ö.T. çok çalışkan birisiydi. Aynı yıl gittiğimiz kursun sonrasında yapılan hâkim-savcılık sınavını iki arkadaşta kazandı ancak ben kazanamadım. Okuldan sonra adı geçen arkadaşların FETÖ/PDY ile bağlantılarını devam ettirip ettirmediklerini bilemiyorum. ..."
Aynı şahsın bila tarihli dilekçesinde davacı ile ilgili olarak; "Üniversitede FETÖ/PDY evinde kaldığını bildiğim kişiler: ...S.Ö.T. - ...Hukuk ... Evde kaldı sonra kendi evine çıktı ... ile birlikte. Monopol hakimlik kursuna o da geliyordu ... ile birlikte. ...- ...HUKUK ... Evde kaldı. S.Ö. ile kendi evlerine çıktılar. Monopol kursuna gitti."
11\. dönem idari yargı hakim adayı olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan G.Ö.'ye ait, Adalet Bakanlığı müfettişlerince düzenlenen 22/08/2016 tarihli tanık ifade tutanağı: "... İlk yıl gittiğimde Bölge ablasının adı F. idi. Üniversite mezunuydu fakat bölümünü bilmiyorum. FETÖ'nün yurtlarından birinde müdürlük yapıyordu. Bölge talebe mesulünün bize söylediği adı (kod adı) A. idi. 2007 ... Hukuk girişliydi. Ailesinin ...'ta ikamet ettiğini biliyorum. Gerçek adının G. veya Ü.G. olduğunu sonra öğrendim. Girdiğim hakimlik sınavlarından birinde sınav yerinde karşılaştık ama tanımazlıktan geldi. Bölge ilköğretim mesulünün adı T. idi. ... Matematik bölümünde okuyordu. ...’lıydı. Ev ablasının adı Ş.Ö. idi. ...Hukuk 2012 mezunuydu. Daha sonra bölge talebe mesulü oldu ve adını E. olarak kullanmaya başladı. İlk yılın 2. döneminde kaldığım evde ev ablasının adının G. olduğunu hatırlıyorum. Tekstil öğretmenliği gibi bir bölümünde okuyordu. Aynı evde kaldığım A.U. isimli bölge talebe mesulü vardı. ... Hukuk’ta okuyordu. Cemaate çok bağlıydı, kuralları sıkı bir şekilde uygulardı. Öğrenci iken tesettürlüydü, sonradan açıldığını gördüm. ... şu an adli yargı hakimi olduğunu bildiğim ev arkadaşımdı. 4 yıl boyunca evlerinde kaldı fakat görev almadı. E.K. ...Hukuk 2009 girişli. Şu an hazine avukatı olduğunu bildiğim ev arkadaşımdı. 4 yıl boyunca kaldı. Kısa bir süre ev ablalığı yaptı. K.S. şu an muhasebe öğretmeni olduğunu bildiğim ev arkadaşımdı. 4 yıl boyunca kaldı. Görev almadı. Halen cemaatle bağlantısının bulunmadığını biliyorum. ..."
İfadesine başvurulan M.Z.S. isimli şahsa ait, ... İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen 15/12/2020 tarihli şüpheli ifade tutanağı: "...2009-2013 YILLARI ...ÜNİVERSİTESİ DÖNEMİ: 2009/2010 ÜNİVERSİTE 1.SINIF: 2009 yılında ...Üniversitesi Hukuk Fakültesinde eğitim görmek için ...’ya geldim. KYK yurdu çıkmayınca, arayışa girdim. Maddi durumumuzun iyi olmamasından dolayı özel bir yurda çıkamadım. İsmini S. veya S. olarak hatırladığım öğretmenimi aradım. Bana şuan hatırlamadığım birisinin telefon numarasını verdi. Ben verdiği numaradan bir şahısla görüştüm. Beni ... semtinde bulunan bir eve yönlendirdi. Ben bu eve gittiğimde evin ablalığını E. Kod isimli sonradan ismini B.M. olarak öğrendiğim şahıs yapıyordu. Bu evde benden başka; Ş.A., A.K., ..., B. isimli şahıs, H. Kod isimli A.Y. kalıyordu. İkinci dönemde E. Kod adlı B.M.'nin yerine G. isimli bir şahıs geldi. Ev ablalığını o yapmaya başladı. Bu evde akşam namazlarından sonra tesbihat yapılıyordu. Yarım saat kitap okuma saati oluyordu. Bu saatlerde kuranı kerim veya evde bulunan Fetullah GÜLEN’in kitapları okunuyordu. Ben Kuranı’ı kerim okuyordum. Zaman zaman E. Kod adlı B.M. sonrasındada ev ablalığı yapan G. bizlere Fetullah Gülen’in videolarını izlettiriyordu. ... ...; G.Ü.Hukuk Fakültesi öğrencisiydi. Üniversite 1. Sınıfta yapıya ait öğrenci evinde kaldığım şahıstır. Görsem tanırım. ..." şeklinde beyanlarda bulunulmuştur.
Aynı şahıs, 15/12/2020 tarihli fotoğraftan teşhis ve kimlik tespit tutanağında davacı ...'u net ve kesin olarak teşhis etmiştir.
Ayrıca, davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ... tarih ve Sor. No:......, E:..., İddianame No:...sayılı iddianameye göre, davacının ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı yazısı ekinde gönderilen yazılı beyanında; " Tarafıma itirafçı beyanı olduğu, bu itirafçının " ... evlerde kaldı, herhangi bir görev almadı, sonra kendisi S.Ö. ile birlikte eve çıktı" şeklinde olduğu okundu, Bu itirafçı beyanını kabul ediyorum. 4 yıl asla sürekli olmamakla birlikte kaldım. Kalırken eğitim fakültesinde kalan kızlar ile birlikte kalmaktaydım. SEGBİS'de alınan savunmamda anlatmaya çalıştım. Fakat sorgu ifadesinin benim için yeterli olduğunı düşünmekteyim. İlk olarak kuzenim F.D. evinde kalma kararını aldım. Fakat evinin çok uzak olmasından dolayı okula yakın yurt bulma çalışmalarına başladık. ... yurt broşürleri dağıtan kişi aracılığı ile yurt bulduk ve dörder kişilik evler olduğu bu evde genelde hukukçuların kaldığı, alt üst sınıf arasında çok fazla yardımlaşma olduğunu belirten evler gösterildi. Annem babam da buraları gezerek temiz yerler olduğunu düşündü ve özellikle sınav döneminde kalacağımız konusunda anlaştık. İlk kaldığım yerde K.S., Z.U., S. (Soyismini hatırlamıyorum) ve ben kalmaktaydık. Z. ve S. isimli kızlar onların yerine şuan hakim olarak görev yapan arkadaşım E.A. ve hakkında İhraç kararı verilen N.G. isimli kişiler geldi, ikinci sınıfın ilk döneminde bütün arkadaşlarım neredeyse eğitim fakültesi öğrencileri idi. Ben başka üst dönemlerimden R.A. isimli hukuk fakültesi öğrencisiyle kalmaktaydım. 2. sınıfın ikinci döneminde eğitim fakültesinden F., Ü., A. isimli soyisimlerini hatırlamadığım kişiler ile şuanda hakim olarak görev yapan Ş.Ş. ve alt dönemlerimden Hukuk Fakültesi öğrencisi Ş.Ö. ile birlikte kaldım. Buralarda kalırken asla en ufak bir görevim dahi asla olmadı. 3. sınıfın ilk döneminde parmakla sayılır derecede az kaldım" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.

Öte yandan, yargı mensubu olarak görev yapmış olan ve ifadesine başvurulan F.M.'ye ait, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/10/2016 tarihli sorgulama tutanağında: "...Seçim döneminde bir kez ...'da görev yapan arkadaşım ...'u ziyaret ettim. Ona bağımsız listesini desteklemesinde telkinde bulundum. Oda konuşurken bağımsızlara meyilli olduğunu anlattı ve hissettirdi. O yüzden aramızda çok ısrar olmadı. ..." şeklinde beyanda bulunulduktan sonra, aynı kişi ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verdiği tanık beyanı ile, önceki ifadesini değiştirmiş ise de; F.M. isimli tanığın soruşturma aşamasında verdiği ilk beyanı, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan yukarıdaki tanık beyanlarını teyit eder nitelikte olduğundan, F.M. isimli tanığın soruşturma aşamasındaki ifadesine itibar olunmuştur.
Temyize konu kararda, Dairece dosyadaki mevcut deliller, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakı için yeterli olmadığı şeklinde yorumlanmış ise de; üniversitede öğrenim gördüğü 2007-2011 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütüne ait öğrenci evlerinde kalan ve akabinde 2012 yılında Hakim ve Savcı Adayı olarak ataması yapılan davacı hakkında yukarıda yer verilen tanık ifadeleri ile davacının kendi beyanı, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
...Sonuç olarak... dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmemiştir." yönündeki gerekçeyle davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, Dairemizin anılan kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, bozmaya uymayarak kararında ısrar ederse, ısrar kararının temyizi hâlinde, talep, konusuna göre Danıştay İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurulunca incelenir ve karara bağlanır. Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurulları kararlarına uyulması zorunludur." kuralı; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek karar" başlıklı 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50 nci madde hükümleri kıyasen uygulanır." kuralı yer almakta olup, Danıştay Dava Dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde, anılan yasa hükümleri gereğince ilgili Danıştay Dairelerinin ısrar hakkı bulunmadığından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına Dairemizce uyulması yasal zorunluluktur.
Bu durumda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 26/02/2024 tarih ve E:2022/3722, K:2024/369 sayılı bozma kararında; üniversitede öğrenim gördüğü 2007-2011 yılları arasında FETÖ/PDY terör örgütüne ait öğrenci evlerinde kalan ve akabinde 2012 yılında Hakim ve Savcı Adayı olarak ataması yapılan davacı hakkında yukarıda yer verilen tanık ifadeleri ile davacının kendi beyanı, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu kararla ortaya çıkan özel hayata saygı hakkına yönelik müdahalenin kanunilik şartını taşıdığı, meşru bir amaca dayandığı ve demokratik bir toplumda gereklilik arz ettiği belirtildiğinden, bozma kararına uyularak davanın reddi gerekmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 4. fıkrası uyarınca Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun yukarıda belirtilen bozma kararına uyulmasına,
1.Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kalınan maddi hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2.Ayrıntısı aşağıda gösterilen yargılama giderlerinden ... TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, davalı idarenin harçtan muaf olması nedeniyle alınamayan ...TL temyiz başvuru ve karar harcı ile harcanan posta giderinden ... TL'nin davacıdan tahsili için ilgili Tahsil Dairesine müzekkere yazılmasına, temyiz aşamasında davalı idarece yatırılan posta giderinden harcanan ... TL'nin ise davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
3\. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,
4\. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen...... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5\. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 09/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim