Danıştay danistay 2024/13511 E. 2024/17078 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/13511
2024/17078
6 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/13511
Karar No : 2024/17078
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı):... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklarının ödenmesine, yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın, süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kesin hüküm varlığı nedeniyle gerekçeli olarak reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden, idari dava açma süresinin başladığından söz edilemeyeceği, ceza evinde iken yapıldığı iddia edilen tebligat işlemine ait tebliğ tebellüğ belgesinin davalı idareden müzekkere ile istenmesi gerektiği, dava konusu işlemin esasına girilmeden usul bakımından davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütüne üyelik nedeniyle yapılan ceza yargılamasında beraat ettiği, ortada yeni bir hukuki durum olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi: ...
Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin 1. fıkrasında dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu kurala bağlanmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının ... Komando Tugay Komutanlığı emrinde piyade uzman onbaşı olarak görev yapmakta iken 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen (ğ) bendi gereği ... tarih ve ... sayılı işlemle kamu görevinden çıkarılmasına karar verildiği, davacı tarafından hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda 26/01/2023 tarihinde beraat ettiğinden bahisle 25/08/2023 tarihli başvuru dilekçesi ile kamu görevine iadesine karar verilmesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, davalı idarenin 05/09/2023 tarihli yazısı ile davacının dilekçesine cevap verildiği ancak davacı tarafından bu 05/09/2023 tarihli cevap yazısının değil ... tarih ve...sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle 04/10/2023 tarihinde görülmekte olan iş bu davanın açıldığı, ... İdare Mahkemesinin... tarih, E:..., K:... sayılı kararıyla davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu karara yöneltilen istinaf istemi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince, davacı tarafından daha önce 17/09/2018 tarihli dilekçe ile hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali ile göreve iadesi istemiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, başvurunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın ...tarih ve... sayılı işlemi ile reddedildiği, bu işlemin iptali istemiyle açılan davada, ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedildiği görüldüğünden, her iki davanın taraflarının, konularının ve sebeplerinin aynı olduğundan bahisle bu davanın kesin hüküm nedeniyle incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında önceden verilmiş süre yönünden davanın reddine ilişkin kararın daha sonra açılan dava bakımından kesin hüküm teşkil edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Hukuk düzeninde istikrarı ve hukuk güvenliğini sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, doktrinde, şekli ve maddi anlamda kesin hüküm olmak üzere iki başlıkta ele alınmaktadır. Şekli anlamda kesin hüküm, yargı yerince verilen karara karşı olağan kanun yollarına başvurulamayacağını ifade etmektedir. Dolayısıyla söz konusu terim ile, görülmekte olan bir davanın şeklen sona ermesi kastedilmektedir.
Maddi anlamda kesin hüküm ise; uyuşmazlığın esasını çözen nihai yargı kararlarının, kimse tarafından değiştirilememesini ve daha sonra açılan dava bakımından bağlayıcı olmasını; diğer bir anlatımla taraflar arasındaki uyuşmazlığın bir daha dava konusu yapılamamasını ifade etmektedir. Buna göre, bir kararın maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıması halinde; tarafları, sebebi ve konusu aynı olan yeni bir dava açılması hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için, idari yargı yerlerince verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyıp taşımadığının irdelenmesi gerekmektedir. Buna göre, gerek yargısal içtihatlarda, gerekse doktrinde, davanın esastan reddine ilişkin kararların mutlak anlamda kesin hüküm niteliği taşımadığı, ancak tarafların ve davanın dayandığı sebeplerin aynı olması halinde nispi anlamda kesin hükümden bahsedilebileceği kabul edilmiştir. İptal kararları ise, işlemin hukuka aykırı olduğunu ortaya koymak suretiyle işlemi hukuken ortadan kaldırdığından; daha önce verilen iptal kararı, işlemle ilişkisi bulunan kişilerin, aynı işlemin iptali istemiyle açacakları davalarda kesin hüküm etkisini göstermektedir.
Dava şartı yokluğu (ilk inceleme sorunları) nedeniyle davanın usul yönünden reddine ilişkin kararlara gelince; söz konusu kararlar, uyuşmazlığın esası hakkında inceleme yapılmaksızın verildiğinden, yalnızca şekli anlamda kesin hüküm teşkil etmekte, maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla, bu şekilde usul yönünden reddedilen davaların yeniden açılmasına hukuki engel bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta, daha önce... İdare Mahkemesinin...tarih ve E:... esasına kayden açılan dava ile bakılan davanın taraflarının, sebebinin ve konusunun aynı olduğu açıktır. Ancak E:... sayılı dosyada, davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen karar kesin hüküm niteliği taşımadığından, bakılan davanın kesin hüküm nedeniyle incelenmeksizin reddine ilişkin kararda usul hükümlerine uygunluk bulunmamaktadır.
Bir davada uyuşmazlığın esasının incelenebilmesi için diğer koşullar yanında, davanın yasada öngörülen süre içerisinde açılmış olması gerekmektedir.
Davacı tarafından, 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 4'üncü maddesinin 1'inci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ...sayılı işlemin iptali istemiyle daha önce ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... esasına kayden açılan davada, davanın süre aşımı nedeniyle reddedildiği ve kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf istemi kesin olarak reddedilerek kesinleştiği, davacı tarafından aynı istemle yeni bir dava açıldığı dikkate alındığında, 23/10/2018 tarihinde kayda giren dilekçe ile açılan iş bu davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, ilk derece mahkemesinin kararında belirttiği şekilde davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle reddine hükmedilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle davanın incelenmeksizin reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 06/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.