Danıştay danistay 2024/13495 E. 2024/18805 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/13495
2024/18805
19 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/13495
Karar No : 2024/18805
Temyiz İsteminde Bulunan (Davalı) : ... Piyasası Kurulu / ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davacı) : ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin 28/07/2016 tarihli işlemin iptali ile anılan işlem nedeniyle uğramış olduğu manevi zarara karşılık 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ...İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının davanın reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı özlük haklarının dava açma tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine yönelik kısmı yönünden ise istinaf isteminin reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi...İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının manevi tazminat istemi yönünden istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının Danıştay 5. Dairesinin 28/09/2023 tarih ve E:2019/3716, K:2023/12541 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak verilen, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat isteminin reddine ilişkin istinaf isteminin kısmen kabulü ile manevi tazminat isteminin 50.000,00-TL'lik kısmının kabulüne, fazlaya dair manevi tazminat istemi yönünden istinaf isteminin kısmen reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davalı İdarenin İddialarının Özeti: 7075 sayılı Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 10. maddesinin birinci fıkrasının Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararı ile iptal edilmeden önceki halinde, OHAL komisyonu kararıyla göreve iade olunan kişilere mali ve sosyal hakların ödeneceği belirtilmekle beraber tazminat ödeneceğine dair herhangi bir ifade bulunmadığı, bu doğrultuda, 2019 yılında tekrar göreve başlayan davacıya o dönemde OHAL komisyonu kararıyla göreve iade olunalara uygulanan mevzuattan farklı olarak ayrıca bir tazminat ödenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı, kamu görevinden çıkarılması dolayısıyla yoksun kaldığı parasal hakları yasal faizi ile birlikte ödenen davacıya ayrıca bir tazminat ödemesi yapılmasının mükerrerlik oluşturacağı, dava konusu işleme ilişkin olarak idarelerin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bu nedenle davacının tazminat talebinin reddi gerektiği, ayrıca vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davacının Savunmasının Özeti: Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeyerek gereği görüşüldü;
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz İncelemesi Üzerine Verilecek Kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa, Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31/1. maddesinin atıfta bulunduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesinde; yargılama giderlerinin, davayı kaybeden tarafa yükleneceği; 330. maddesinde; vekil ile takip edilen davalarda mahkemece, kanuna göre takdir olunacak vekâlet ücretinin, taraf lehine hükmedileceği; 323. maddesinde ise; vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama giderlerinden olduğu hükme bağlanmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesi uyarınca avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblâğı veya değeri ifade ettiği, anılan maddenin son fıkrasında ise dava sonunda, kararla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan 2024 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Tarifenin "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı 10. maddesinde ise; "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, idari işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük haklarının iadesi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan ve kısmen kabul, kısmen ret ile sonuçlanan davada; Bölge İdare Mahkemesince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiği görülmekle, davanın davacı asil tarafından açıldığı ve takip edildiği, davacının dosya kapsamında avukatı bulunmadığı, davalı idarenin ise davayı vekili aracılığıyla takip ettiği dikkate alındığında, manevi tazminat isteminin reddedilen kısmı yönünden davalı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken temyize konu kararın davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, vekil ile temsil edilmeyen davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi, davayı vekili aracılığıyla takip eden davalı idare lehine ise vekalet ücretine hükmedilmemesi, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan, "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 10.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtildiği şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan 704,50-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 19/11/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.