Danıştay danistay 2024/13482 E. 2024/14004 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/13482
2024/14004
2 Ekim 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/13482
Karar No : 2024/14004
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddenin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeni ile yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ ile irtibatına ilişkin somut bilgi ve belge sunulmadan kamu görevinden çıkarıldığı, paralel yapı ile ilgili tespitlerin ve uyarıların yapılmaya başlandığı 17-25 Aralık 2013 tarihi öncesinde icra edilen faaliyetlerin örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği, beyanlarının etkin pişmanlık kapsamında olmadığı, hakkında verilmiş herhangi bir mahkumiyet kararı bulunmadığı, masumiyet karinesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiği, örgütle irtibat veya iltisakın somut delillerle ortaya konulması gerektiği, örgütle irtibat veya iltisaklı olduğuna dair hakkında açılan dava bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Bununla birlikte, kamu görevinden çıkarılma gerekçelerinden olan "üyelik" unsuru, ceza kanunları ile tanımlanmış bir suç olduğundan idari yargı mercilerinin bu yönde bir inceleme yapmaları ve tespitte bulunmaları mümkün değildir. Nitekim, Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarihli ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35. maddesinin B fıkrasında yer alan "...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle, idari yargı yerlerince terör örgütleri ile iltisak ve irtibat noktasında değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu bağlamda; ilgili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen takipsizlik ya da beraat kararı ilgilinin FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi, ilgili hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, hapis cezasının ertelenmesi kararı ya da kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunması da anılan mahkumiyetin gerekçesi olan maddi tespitlere yönelik olarak ilgili hakkında irtibat ve iltisak kavramları yönünden idari yargı yerlerince ayrıca bir irdeleme yapılması gerekliliğini ortadan kaldırmayacaktır. Şüphesiz terör örgütüne üyelik suçundan kesinleşmiş mahkumiyet kararının bulunması irtibat ve iltisak değerlendirmesi yönünden önemli bir veri olmakla birlikte, dava konusu işlemin irtibat ve iltisak sebebine dayanması nedeniyle, idari yargı yerlerince işlemin sebep unsuru yönünden ayrıca değerlendirme yapılması ve kararda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi zorunludur. Mahkemelerce gerekçeli karar verilmesi ile dosyadaki mevcut delillerin, yargılamada yapılan değerlendirmedeki hukuki gerekçelerin taraflarca öğrenilmesi sağlanmaktadır. Kararın gerekçeli olması ilgililerin karara karşı kanun yoluna başvurması ve bu başvurulardaki iddialarını oluşturması açısından da önem arz etmektedir. Bu sebeple, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının bir bozma sebebi olacağı açıktır. Ancak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan eylemlerin aynı zamanda suç teşkil ettiği durumlarda, davacı hakkında yapılan ceza yargılaması sırasında davacının etkin pişmanlıktan faydalanarak samimi ikrarda bulunması işlemin tesisinde belirleyici olan olgularla ilgili çekişmeli durumu ortadan kaldırmaktadır.
Sonuç itibarıyla; kanun hükmünde kararnamenin verdiği yetkiye dayanılarak kamu görevinden çıkarılan kişiler tarafından anılan çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle açılan davalarda, idari yargı mercilerince; kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığı hususunun, davalı idarelerce dosyaya sunulan tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve/veya yargılamasında elde edilen maddi delillerin birlikte dikkate alınması suretiyle irdelenmesi ve kararlarda bu değerlendirmeye ilişkin gerekçeye yer verilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçu isnadıyla yürütülen soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan yararlandığı, dolayısıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının ve iltisakının bulunduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
Anılan İdare ve Bölge İdare Mahkemesi kararları, yukarıda yer verilen tespitler ışığında değerlendirildiğinde; İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, resen araştırma ilkesi uyarınca herhangi bir araştırma yapılmadığı gibi davalı idare tarafından bakılan bu dosyaya sunulan bilgi, belge ve tespitler ile davacı hakkında yürütülen ceza soruşturması ve yargılamasında elde edilen maddi deliller değerlendirilmeksizin karar verildiği anlaşılmıştır. Ayrıca yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi de masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir.
Öte yandan, her ne kadar İdare Mahkemesi kararında; "Davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığı, ilgili soruşturma dosyasına yetkisizlik kararı verilerek dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, davacının Cumhuriyet Başsavcılığına göndermiş olduğu 06/01/2021 tarihli dilekçe ile etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği, ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve ... D.İş numaralı kararı ile davacının etkin pişmanlık kapsamında değerlendirilebilecek ifadeleri dikkate alınarak adli kontrol şartıyla birlikte tahliyesine karar verildiği..." belirtilerek hüküm kurulmuş ise de, UYAP kayıtları üzerinden yapılan incelemede, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yargılandığı ve etkin pişmanlıktan yararlandığı ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "SANIK ... SAVUNMASINDA: "İsmim .... Örgütle işte lise üçüncü sınıfın sonlarındaydı yanlış hatırlamıyorsam, bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştım. Hasköy'de bir yere gidiyorduk. O oraya gidiyormuş, beni de oraya götürdü. Bir kaç defa oraya gittik ama böyle sürekli olan bir şey değildi. Ardından orası bana uzak geliyordu. Dedim ben Hasköy'e yürüyerek gidip gelme benim için sıkıntı oluyordu. Seyrekleştirmeye başladım, daha sonra o evde bir tane ismini hatırlamadığım biri vardı, o beni numaramı birine vermiş, bir gün telefonum çaldı, kendini ... diye tanıttı. Kardeş böyle böyle dedi. Keçiören'de işte bizim evimiz var. Buraya gelip ders çalışmak istersen yardımcı oluruz şeklinde. Tamam dedim. Keçiören'de Dutluk tarafında bir eve gittik. Tanıştık, burası dedi istediğin zaman gelip gidebilirsin. Burada öğrenciler kalıyor hani normal üniversite öğrencileri. Sen de istediğin zaman ders çalışabilirsin istediğin zaman gelip. Bu şekilde lise 3'te falan pardon lise 3'ün son zamanlarına doğru gidip geldim. Kendim hani boş vakitlerimde gidip geldim. Orada biraz ders çalıştım. Sonra lise son sınıfta yine bu şekilde devam ettim. Askeri okul sınavlarına girdim. Hani hayalimdi askeri okul. Kesinlikle onların yönlendirmesi vesaire bir şey olmadı hani tavsiyesi falan. Kesinlikle kendi isteğim irademle sınavlara girdim. Kazandım mülakatları, spor testini geçtim. Ardından bu ... denen şahıs tekrar irtibata geçti benimle ne yaptın nedir diye sonuçlar. Dedim ben kazandım. Tekrar bir kaç gün sonra beni Keçiören'de başka bir eve davet etti. ÖSS ile sınava girdim. ÖSS'nin belli bir baraj puanıyla başvurmaya hak kazanıyoruz, başvurduktan sonra sonuçlar açıklanıyor. Mülakata çağrılıyorsunuz. Üniversite sınavıyla başvuruya hak kazanıyorsunuz. Gittim tekrar o eve. Gittiğimde ... çağırdı eve. Orada 2 kişi daha vardı. Onlarla tanıştırdı. Bunlarla işte ben kazandığım netleşti. Çünkü askeri okulu ben asil kazandım. Askeri okula kayıt yaptırma aşaması. Bu sınava girip açıklamış olduktan sonra görüşme olmadı. Yani tamamen askeri okul sınav sonuçları falan kazandıktan sonra irtibata geçti ne yaptın ne ettin diye. Ardından işte gittiğimde evde 2 kişi daha vardı. Onları da benimle birlikte askeri okul sınavlarını kazanmış. Aynı dönem okuyacağımız kişilermiş yani ben orada tanıştım. Tanıştırdı ..., işte bu M.Y., A.Y., S.İ., siz beraber okuyacaksınız. GATA Sağlık Astsubay Meslek Yüksekokulu'nda okudum ben Etlik'te. Hafta içi zaten okuldayız. Askeri öğrenci dersler, eğitimler vesaire. Hafta sonu sadece evci izni veya çarşı izni şeklinde. Bu çarşı izinleri veya evci izinlerinde hafta sonları belirlediğimiz bir gün bir kaç saat görüşeceğiz diye söyledi. Biz de tamam dedik. Sonra askeri okul kayıtlarını yaptırdık. İntibak eğitimi vesaire derken okul hayatımız başladı. Hafta sonları o ... bizi biriyle tanıştırdı. ... diye hatırladığım kişiydi. Artık gerçek adı mı şey mi. Kendini o şekilde tanıtmıştı. Bizi Etlik Antares AVM'nin alışveriş merkezinin civarında yakın civarında bir ev vardı. Oraya götürdü. Artık dedi hafta sonlar burada görüşeceğiz. Burada toplanacağız şeklinde. Hani toplandığımızda da namaz kılıyorduk, Kuran okuyorduk işte yemek, kahvaltı, işte oyun falan oynuyorduk (...) 2013 30 Ağustos'ta mezun olduk. Mezuniyetin ardından 4 buçuk toplam 6 ay, biz staj dönemimiz olacaktı. 4 buçuk ayı Ankara GATA'da, 1 buçuk ayı Samsun Sahra Sıhhiye Okulunda. 4 buçuk ay boyunca yani görüşmedik desek yeri hani bu İsa denen kişiyle, sonra Samsun'a gittik. Samsun Sahra Sıhhiye Okuluna. Orada bir kaç kere temasımız oldu geldi. Ama böyle zaten çıkamıyorduk, edemiyorduk veya şey yapamıyorduk. Bir de zaten o arada 17-25 Aralık şeyleri olmuştu gelişmeleri olmuştu. Hani artık biz kendimiz M.Y.'yle ...'la falan konuşurken hani kendimiz sorgulamaya başladık yani bunlar ne yapıyor ne ediyor. Hani zaten böyle bir gönülden bağlılığımız olmadığı için hani acaba ne oluyor hani mantığımıza yatmayan çok şey oldu. (...) Ondan sonra zaten hem fiziki olarak hem de kendi mantıklı düşüncem çerçevesinde bağım bu şekilde kopmuş oldu. En on Samsun'dayken temasımız oldu. Yani Samsun'un sonlarına doğru geldi işte böyle böyle falan. 22 Nisan 2014'de Şırnak'a katılış yaptım. Öncesinde Eğirdir'de idim. Kesinlikle zaten o Eğirdir'de doğudan beter gibiydi eğitimde kesinlikle çarşı izni veya şeyi olmadı. 2014 22 Nisan'da katılış yaptım 2014 yılının başında başında irtibatım koptu. Zaten arayamadılar, edemediler. Arasalar da ulaşamıyorlardı. Bazen bir iki kere izne geldim. Bir kaç ay sonrasında falan. İzne geldiğimde beni başka birileri aradı ama isimlerinin kim olduğunu hatırlamıyorum. ... değildi. Okul döneminde askeri öğrencilik dönemlerinde İsa ve ... aradı. İsimlerini söylemedi diye hatırlıyorum ama ya da söyledi hatırlamıyorum yemin edebilirim hani ona. İzine geldiğimde hani görevden izne geldiğim zaman işte şu kişiden numaranı aldım falan kardeş görüşelim falan, diyordum hani izinliyim, ailemle geçirmek istiyorum veya çeşitli bahaneler uyduruyordum veya Ankara'da değilim, tatile gittim şeklinde bahaneler uyduruyordum. Bir iki kere bu şekilde hani rahatsız edildim, taciz edildim. Ama kesinlikle irtibat kurma söz konusu değildi (...) Samsun'da ... ve ... bizden maaşlarımızın belli bir kısmını istiyordu. Hatta bir keresinde İsa'ya hatırladığım kadarıyla 300 TL para vermiştim. Himmet istiyorlardı sürekli istiyorlardı. Hatta biz M. Y.'yle de bu konudan biraz dert yanıyorduk ya sürekli para mı istenir(...)" şeklindeki beyanları bulunduğu görülmüştür.
Bu durumda, her ne kadar İdare ve Bölge İdare Mahkemesince, davacı hakkında bakılan bu dosya kapsamındaki bilgi, belge ve tespitler ile ceza soruşturması/yargılaması kapsamındaki maddi deliller değerlendirilmeksizin, salt ceza yargılaması sonucunda silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinin sabit olduğu gerekçesine dayalı olarak davanın reddi yönünde kurulan hüküm hukuka aykırı ise de, ceza yargılamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisi kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğundan ve buna bağlı olarak dava konusu işlemin sebep unsurunu oluşturan maddi olgulara ilişkin çekişmeli durum ortadan kalktığından, söz konusu hukuka aykırılık kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiş ve davacının ceza yargılamasında elde edilen deliller ile bakılmakta olan dava dosyasında yer alan tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının anılan örgüt ile irtibat ve iltisakı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, adli yardım istemi daha önce kabul edilmiş ise de, temyiz yargılama giderinin davacı tarafından yatırıldığı anlaşıldığından temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.