Danıştay danistay 2024/12927 E. 2024/16784 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/12927
2024/16784
31 Ekim 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/12927
Karar No : 2024/16784
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : .... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, mali haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; Mahkemelerinin 22/09/2022 tarihli ara kararına verilen cevaplarda, Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ... sayılı soruşturma dosyası kapsamında ifadesi alınan bir şahsın beyanında isminin geçtiğinin bildirildiği, sunulan bilgi notunda Bank Asya kaydına rastlanmadığı hususuna yer verildiği, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait kapatılan özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) ile ilgili herhangi bir kayıt tespit edilmediğinin bildirildiği, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacı hakkında terörizmin finansmanı suçu kapsamında düzenlenmiş bir rapor veya bilgi notuna rastlanmadığı, Krea İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; üyeliğinin bulunmadığının bildirildiği, Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği ile ilgili davacı adına kayıt bulunmadığının bildirildiğinin görüldüğü, davacı hakkında E.M. isimli şahsın Trabzon KOM Şube Müdürlüğünde şüpheli sıfatıyla 03/05/2017 tarihli ifadesinde beyanda bulunarak fotoğrafta teşhis etmesi üzerine başlatılan soruşturma sonunda "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçundan yapılan yargılama neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında beraat kararı verildiği, karar gerekçesinde; ".....hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütülen ve aynı zamanda örgütün Trabzon Polis Meslek Yüksek Okulu yapılanması kapsamında polis öğrencilerine sohbet abiliği yapan E.M.'nin soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında '..2012-2013 eğitim döneminin ilk döneminde ara verdim, ikinci dönem O.B. 'ın yardımcısı olarak tekrar başladım. ... ile de bu dönem tanıştık. Hafta sonları sohbetlere geliyorlardı. Cumartesi, Pazar haftanın bir günü geliyorlardı. Benim internetten indirdiğim Kabe imamlarının videolarının izleyip bunun üzerine konuşuyor, Kuran okuyorduk. 2014 yılının Mayıs ayına kadar devam etti. Yanlış hatırlamıyorsam bu dönemde Polis Okulu kapandı. Polis adayı arkadaşlar da mezun oldu. Ondan sonra herhangi bir irtibatımız olmadı. Kendisinin daha sonra bu yapı içerisinde devam edip etmediğini bilmiyorum. 17-25 Aralık süreci dolayısıyla etkilenen polis memurları oldu. O süreçte 4-5 arkadaş devam etti. Bunlardan biri de ....'di...' şeklinde beyanda bulunmuştur. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının örgütün Emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin olarak ... soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütülen soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerin incelenmesi neticesi düzenlenen veri inceleme raporunda davacının 2015 MART ALAN:SC(17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılması ile ilgili bir kodlama olarak değerlendirilmiştir) olarak kodlandığı, daha sonra ise, 2015 MART ALAN DIŞI: SCC (17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş olan FETÖ mensuplarından tekrar kazanılmaya üçüncü derecede yakın olan kişileri ifade eder.) OFİS: Hayır(örgüt evinde kalıp kalmadığı), KURS TAKSİDİ: 0(örgüte aktardığı para/himmet), ETÜT 2015:0,(örgütün faaliyetlerine veya sohbete katılıp katılmadığı/katılım sayısı) ZÜMRE BAŞKANI:... Bey(adı geçen personelden sorumlu üst düzey mahrem yapı örgüt üyesi), ÖĞRETMENİ:Yok(adı geçen personelden sorumlu mahrem yapı örgüt üyesi), VEKİL AD:Yok(vekil olarak görev yapan emniyet personeli örgüt üyesinin adı) olarak kodlamasının yapıldığının görüldüğü, ... Sanık savunması, tanık beyanı, veri inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde sanığın polis okulundaki eğitimi sırasında dini saiklerle bu yapı ile temasının bulunduğu, o dönem cemaat olarak bilinen bu yapının gerçek yüzü ve devleti ele geçirme gayri meşru amacını ortaya koyan olaylardan sonra (17-25 Aralık olayları) organik bağ kuracak şekilde örgütle irtibatının devam ettiğine dair somut bir delil bulunmadığı, bu olaylardan bir süre daha temasını sürmüş ise de, bu dönemde örgütü sorgulamaya başladığı, dolayısıyla kendi iradesini dahil ederek örgüt hiyerarşisine dahil olmadığı, yine Emniyet mahrem yapılanması kapsamında ele geçen dijital materyallerdeki verileri destekleyen başkaca yan deliller bulunmadığı, kaldı ki sanığın bu verilerde "17-25 Aralık sürecinden etkilenmiş", "tekrar kazanılmaya üçüncü derecede yakın" olarak vasıflandırılmış olması nedeniyle bir an için bu veriler doğru kabulse bile sanığın bu vasıflandırmalar karşısında yapıya tam bir gönül ve iman bağıyla bağlı olmadığı, 17/25 sonrası yapıdan koptuğu şeklinde lehine değerlendirilmesi gerektiği, sanığın örgütsel programları kullandığına dair bir tespit bulunmaması, çağrı ve talimatla örgüte ait finans kuruluşlarına hesap açtırıp para yatırmamış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle organik bağ kurarak çeşitlilik, süreklilik, yoğunluk arz eden eylemlerde bulunduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından beraatine" dair kararın istinaf edilmeden kesinleştiğinin görüldüğü bu durumda, her ne kadar davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı yapılan yargılama neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği görülmüş ise de, davacının kamu görevinden çıkarılmasına dayanak teşkil eden KHK hükmünde, terör örgütleri veya devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplar ile üyeler arasındaki bağın "sübut" derecesinde ortaya konulmasının aranmadığı, bu yapı, oluşum ve gruplar ile iltisakı yahut bunlarla irtibatının değerlendirilmesinin yeterli görüldüğü, bu değerlendirmenin de ilgilinin cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece davalı idare bünyesinde kalmasının uygun olup olmadığına ilişkin olarak yapılacağı kuşkusuz olup, uyuşmazlık konusu idari işlemin de davalı idarece yapılan değerlendirmeler neticesinde, davacının iltisak veya irtibatının bulunduğu yönünde oluşan kanaate dayandığı, davacının terör örgütüne üyelik suçundan yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verilmiş olmasının da doğrudan 375 sayılı KHK hükmü uyarınca yapılan "değerlendirme"yi dayanaksız kılmayacağı, bir diğer ifadeyle yapılan değerlendirmeye esas alınan tespitlerin mahkumiyete yeter derecede delil kabul edilmemiş olmasının doğrudan kişinin kamu görevinde kalmaya veya haklarından yararlanmaya devam etmesinin uygun görülmesi sonucunu da doğurmayacağı, aksi yönde yapılacak değerlendirmenin ise ilgili Kanun Hükmünde Kararname'nin yukarıda yer verilen gerekçesi ve amacıyla bağdaşmayacağı, dosya içeriğinden idarenin 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle verilen değerlendirme yetkisini keyfi ve hukuka aykırı olarak kullandığına ilişkin bir bilgi ve belge de bulunmadığı anlaşıldığından, Emniyet Teşkilatının üst düzey sadakat yükümlülüğü gereği, görevli personele ilişkin tasarruflarda bu takdir hakkının daha geniş olduğunun kabulü gerektiği, davacının hakkında emniyet mahrem yapılanması ile ilgili tespit evrakında tekrar kazanılmaya çalışılan kişi olarak kodlanması da dahil dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, ifa ettiği görevin önem ve özelliği de dikkate alındığında, davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idare tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinin bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; hakkında yürütülen ceza yargılaması sonucunda beraat kararı verildiği ve hakkındaki tanık beyanlarının lehine ifadeler içerdiği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen SD kartta yer alan fişleme listesinin delil niteliğinin bulunmadığı, kaynağın güvenilirliği, delil zinciri ve veri bütünlüğü belli olmayan kodlama listesinin tek başına hükme esas alınamayacağı, OHAL KHK'ları ile idarelere tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, kamu görevinden çıkarılmayı gerektirir somut nedenlerin açık ve şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konulması gerektiği, örgütle iltisakını veya irtibatını gösteren somut hiçbir delil bulunmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Polis memuru olarak görev yapmakta olan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile kamu görevinden çıkarılmıştır.
Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile yoksun kaldığı mali haklarının ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralı yer almıştır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "Adil yargılanma hakkı" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasında; herkesin davasının medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, adil ve kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.
7145 sayılı Kanun ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin (B) fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört yıl süreyle; terör örgütlerine veya Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; (...) 9) 657 sayılı Kanuna ve diğer mevzuata tabi her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, ilgili kurum veya kuruluşun en üst yöneticisi başkanlığında bağlı, ilgili veya ilişkili olunan bakan tarafından oluşturulan kurulun teklifi üzerine ilgili bakan onayıyla kamu görevinden çıkarılır. (...)" kuralı yer almıştır.
Anılan maddenin son fıkrasında ise, "Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir. Verilen süre içinde savunmasını yapmayanlar, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Dosyaların incelenmesi' başlıklı 20. maddesinde; "Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebilirler." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında meslekten veya kamu görevinden çıkarma işlemi tesis edilecek olan personele kurumu tarafından 7 günden az olmamak kaydıyla uygun vasıtalarla savunma hakkı verilmesi, anılan maddede öngörülen yasal bir zorunluluk olup, aksi durumun, kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka aykırı hale getireceği açıktır.
Uyuşmazlıkta; dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının birlikte incelenmesinden davacıya ilişkin işlem dosyasının davalı idarece dosyaya sunulmadığı, idare mahkemesince de işlem dosyasının istenilmediği gibi dava dosyası içeriğinde davaya konu işlemin yer almadığı, dava dilekçesinde davacının dava konusu işlem tesis edilirken savunmasının alınmadığı yönünde iddiasının bulunduğu, bunun yanında davacıya 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin son fıkrasında öngörülen savunma hakkının kullandırıldığına ilişkin belgelerin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, öncelikle davalı idareden davacıya ilişkin işlem dosyasının ibrazı istenilerek, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin son fıkrasında öngörülen savunma hakkının kullandırılıp kullandırılmadığı hususu da değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, bu karar nedeniyle davacının yeniden göreve başlatılmasının gerekmediği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin son fıkrasında öngörülen savunma hakkının davacıya kullandırılmış olması durumunda Bölge İdare Mahkemesince yukarıda anılan eksiklikler giderildikten sonra yeniden karar verileceği, savunma hakkının kullandırılmamış olması durumunda davalı idarece savunması alınıp yeniden işlem tesis edilebileceği açıktır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne;
2\. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA,
3\. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının .... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, mali haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Dairemiz kararı bozma yönünde olmakla davacının savunma süresi dolmadan ve davacı tarafından savunma verilmeden işlem tesis edilmiş olması işlemin özelliğine yargılama safhalarına bakılmaksızın direkt iptal sebebi olarak değerlendirilmiştir.
Haklar toplumsal barış ve düzeni sağlama amacıyla bireysel haklar ile kamusal haklar arasındaki dengenin gözetilmesi ile var olup yasalarca korunmaktadır. Bu bağlamda somut olay düzleminde savunma hakkı kavramı idare hukuku açısından değerlendirildiğinde tek yanlı işlem tesis etme yetkisine sahip idarelerin davacıdan kaynaklanan bir sebep ile aleyhe bir işlem tesis etmeden önce bilgisine başvurma (savunma) veya iddialara karşı haklı sebeplerin varlığının ileri sürülerek bu beyanların değerlendirilmesi ile idarenin işlem tesisinden vazgeçmesi ihtimalinin idarece değerlendirilmesinin sağlanması amacını taşımaktadır.
Savunma hakkı geniş anlamda değerlendirildiğinde, kamu görevlisi aleyhine idare tarafından işlem tesis edilmesi halinde bu eylem ve işlemlere karşı kendisini korumak için yasal yollara başvurması veya yasal imkânlardan faydalanmasıda bu hak kapsamındadır. Diğer bir anlatımla idareye itirazda bulunma, yargı yoluna başvurmak, yargılama safhasında usul hükümleri doğrultusunda cevap verme açıklamalar yapma, duruşma taleb vs. işlemlerle gerçekleştirilmek suretiyle kullanılabilmektedir.
Zaman bakımından işlemden önce alınması gerekli olan savunmanın yargılama safhasında giderilmek suretiyle beklenen hukuki koruma ve faydanın gerçekleşmesi de mümkün olmakla, sonradan giderilebilecek eksiklik niteliğindedir.
Bu bağlamda davacının işlem tesisinden önce savunmasının alınması gerekli ise de alınmaması bizatihi işlemi sakatlayan bir unsur olarak değerlendirilemeyecektir. Zira idare dava dilekçesinin kendisine tebliği ile işlemi geri alma, iptal etme hak ve yetkisine sahip olmakla dar anlamda savunmayı değerlendirmiş olacaktır. Diğer durumlarda yargılamanın usul hükümleri doğrultusunda gelişen sürecinde işleme yönelik hertürlü savunma yani maddi olayın gerçekliğine veya hukuka uygunluğuna dair iddia ve deliller taraflarca sunulabileceği gibi idari yargılama usulü kanunun resen araştırma ilkesi olarak tanımlanan 20. madde düzenlemesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir“ kuralı doğrultusunda yargı yerlerince işlemin hukuka uygunluğu denetleneceğinden savunma ile sınırlı olmayan inceleme sonucu karar verilecektir.
Diğer yandan, kamu hizmetlerinin devamlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmek zorunluluğu karşısında kamu menfaati ile kişi haklarının dengelenmesi adaletin gereği olmakla savunma hakkının bizatihi belli bir zaman diliminde kullandırılmamış olması sebebiyle işlemin iptal edilmesi durumunda kamu hizmet ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sonucunu doğuracak bir karar ortaya çıkacak olması kamu hak ve güvenliğinin korunmaması sonucunu doğuracaktır. Zira her hak gibi savunma hakkınında, başkalarının haklarının ve güvenliğinin korunmasıyla dengelenmesi tarafsız yargılamanın bir gereğidir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin uygulanmasında da işlemlerin tesisi ve yargı safhaları bütün olarak değerlendirilmek suretiyle usule aykırılıkların yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği gözetilmesi gerektiği yönündedir. (AİHM, bir aşamadaki kusurun sonraki bir aşamada telafi edilebileceğini belirtmektedir)
Keza dava konusu olayda davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama neticesinde .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile beraat kararı verildiği, ilgilinin iddialardan haberdar olduğu görülmektedir. İdari yargılama sürecinde savunma hakkı “adil yargılanma hakkı” ilkesi doğrultusunda yargı safhasında kullanılmaya ve giderilmeye açık olmakla ve bu ilke aynı zamanda “makul sürede yargılamanın sona erdirilmesi” ilkesini de kapsamakla işlemin iptali yargılamayı zaman ve ekonomik açıdan zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından bu hakkın yargılma safhasında giderilmesi hususu ile birlikte esas incelemesinin yapılması gerektiği oyu ile çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.