Danıştay danistay 2024/12919 E. 2024/17619 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/12919
2024/17619
11 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/12919
Karar No : 2024/17619
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı emrinde J.Asb.Çvş. olarak görev yapmakta iken 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 6. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... gün ve E:..., K:...sayılı kararında; idarece 375 sayılı KHK'nın geçici 35/B maddesi kapsamında davacı hakkında yapılan inceleme ve araştırma üzerine temin edilen bilgi, bulgu ve belgelerin değerlendirilmesi neticesinde, ''Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ...tarihli ve ... sayılı iddianamede ve ...Ağır Ceza Mahkemesi'nin... Esas sayılı kovuşturma dosyasında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üyeliğinin, mensubiyetinin veya iltisakınn yahut bunlarla irtibatının olduğu yönünde bilgiler ve beyanının yer aldığı, 375 sayılı KHK'nın geçici 35.maddesinin G bendi yer alan, ''...Bu maddenin (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verilir...'' hükmüne istinaden, yukarıdaki hususlara ilişkin yazılı savunmanın tebliğ tarihinden itibaren 10 gün içinde bu yazıyı teslim eden birlik komutanlığına ulaştırılması, aksi halde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağının bilinmesi gerektiği'' şeklinde ifadeye yer verilerek, İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığınca davacıya hitaben 'Savunma İstemi' konulu... tarih ve ... sayılı yazının düzenlendiği, anılan durumun İçişleri Bakanlığı Jandarma Genel Komutanlığı'nın... tarih ve ... sayılı yazısı ile Nevşehir İl Jandarma Komutanlığına bildirildiği ve savunma istem yazısının davacıya tebliği yapılarak savunmasının alınması, buna ilişkin bilgi ve belgelerin de Jandarma Genel Komutanlığına gönderilmesinin istendiği, akabinde Nevşehir İl Jandarma Komutanlığınca söz konusu savunma istem yazısının davacıya tebliği gerçekleştirilmek istense de tebliğ alındısında belirtilen adrese tebliğ yapılamadığına ilişkin husus ve 22.07.2022 tarihi şerh düşüldüğü, bunun üzerine evrakın tekrar tebliğe çıkarılması üzerine davacının adres kayıt sistemindeki adresi olduğu belirtilen adreste 25.07.2022 tarihinde bizzat davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından hazırlanan savunma dilekçesinin de 29.07.2022 tarihinde idareye sunulduğu ve buna ilişkin evrakların Nevşehir İl Jandarma Komutanlığı'nın...tarih ve ...sayılı yazısı ile Jandarma Genel Komutanlığı'na gönderildiği, bu kapsamda, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin tarihi (25.07.2022) ile savunma istem yazısının davacıya tebliğ edildiği tarihin (25.07.2022) aynı olduğu, her ne kadar, davalı idarece 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesinin son fıkrası uyarınca savunma istem yazısı düzenlemiş ise de, söz konusu savunma istem yazısının 25.07.2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği ve davacının kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemin de aynı tarihte tesis edilmiş olduğu dikkate alındığında, savunma istem yazısında belirtilen hususlar ile ilgili olarak davacı tarafından gerekli savunma hazırlanıp idareye sunulması beklenilmeden kamu görevinden çıkarma işleminin tesis edildiği, bu kapsamda, gerek Anayasa ile gerekse uluslararası sözleşmeler ile güvence altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı hareket edildiği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; İdare Mahkemesi kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinde düzenlenen kararın kaldırılması sebeplerinin bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkındaki ceza yargılamasında mahkûmiyetine karar verildiği, yürütülen ceza yargılamasına konu eylemleri değerlendirmek suretiyle davacının örgütle irtibatlı ya da iltisaklı olup olmadığı yönünde bir sonuca varıldığı, davacının görev alacağı kamu hizmetinin niteliği yani kolluk görevinin Jandarma eliyle ifa edilen kısmının arz ettiği önem ve özellik ile FETÖ/PDY’nin güvenlik güçleri içindeki yapılanması dikkate alındığında tesis edilen işlemin kamu yararı için elzem olduğu, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı iddia edilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından; davalı idarece iptal kararına esas alınan mahkeme gerekçelerine yönelik hiçbir temyiz sebebinin ileri sürülmediği, mahkeme kararındaki gerekçeye ilişkin hiçbir argüman ve ispat vasıtasının ortaya konulamadığı, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, idarece Anayasal savunma hakkının kallanılabilmesi için hiçbir imkân ve sürenin tanınmadığı, henüz kesinleşmemiş bir mahkumiyet hükmünün aleyhe ele alınarak idari işlem tesis edilmesinin Anayasal masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelebileceği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
Temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden davalı idarenin temyiz isteminin incelenmesi:
Hukuki Değerlendirme:
Bölge İdare Mahkemesi dava daireleri kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin dilekçesinde ileri sürdüğü temyiz nedenleri kararın dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesine ilişkin kısmı hüküm fıkrası yönünden;
Hukuki Değerlendirme:
Mahkeme kararının, davacının savunması alınmaması nedeniyle dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı ile ilgili olarak Dairemizce onama kararı verilmiş olmasının davacının doğrudan göreve başlatılması sonucunu doğurmayacağı, usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra davacı hakkında yeni bir işlem tesis edilebileceği göz önüne alındığında, bu aşamada (yeniden işlem tesis süresi içinde) davacının parasal hak kaybının tazminine hükmedilemeyeceğinden, Mahkeme kararının "yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi"ne ilişkin kısmının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA oyçokluğuyla,
2\. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi gerektiği tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA oybirliğiyle,
3\. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına,
4\. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 11/11/2024 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY:
Bölge İdare Mahkemesi kararının işlemin iptaline yönelik vermiş olduğu karar yönünden Dairemiz kararı onama yönünde olmakla, işlem tesis edilmeden önce savunma talep edilmemiş olması veya verilen savunma süresi beklenilmeksizin işlemin tesis edilmiş olması, işlemin özelliğine ve yargılama safhalarına bakılmaksızın doğrudan iptal sebebi olarak değerlendirilmiştir.
Haklar toplumsal barış ve düzeni sağlama amacıyla bireysel haklar ile kamusal haklar arasındaki dengenin gözetilmesi ile var olup yasalarca korunmaktadır. Bu bağlamda somut olay düzleminde Savunma hakkı kavramı idare hukuku açısından değerlendirildiğinde tek yanlı işlem tesis etme yetkisine sahip idarelerin davacıdan kaynaklanan bir sebep ile aleyhe bir işlem tesis etmeden önce bilgisine başvurma(savunma) veya iddialara karşı haklı sebeplerin varlığının ileri sürülerek bu beyanların değerlendirilmesi ile idarenin işlem tesisinden vazgeçmesi ihtimalinin idarece değerlendirilmesinin sağlanması amacını taşımaktadır.
Savunma hakkı geniş anlamda değerlendirildiğinde, kamu görevlisi aleyhine idare tarafından işlem tesis edilmesi halinde bu eylem ve işlemlere karşı kendisini korumak için yasal yollara başvurması veya yasal imkânlardan faydalanması da bu hak kapsamındadır. Diğer bir anlatımla idareye itirazda bulunma, yargı yoluna başvurmak, yargılama safhasında usul hükümleri doğrultusunda cevap verme açıklamalar yapma, duruşma talep vs işlemlerle gerçekleştirilmek suretiyle kullanılabilmektedir. Zaman bakımından işlemden önce alınması gerekli olan savunmanın yargılama safhasında giderilmek suretiyle beklenen hukuki koruma ve faydanın gerçekleşmesi de mümkün olmakla, sonradan giderilebilecek eksiklik niteliğindedir.
Bu bağlamda davacının işlem tesisinden önce savunmasının alınması gerekli ise de alınmaması bizatihi işlemi sakatlayan bir unsur olarak değerlendirilemeyecektir. Zira idare dava dilekçesinin kendisine tebliği ile işlemi geri alma, iptal etme hak ve yetkisine sahip olmakla dar anlamda savunmayı değerlendirmiş olacaktır. Diğer durumlarda yargılamanın usul hükümleri doğrultusunda gelişen sürecinde işleme yönelik her türlü savunma yani maddi olayın gerçekliğine veya hukuka uygunluğuna dair iddia ve deliller taraflarca sunulabileceği gibi idari yargılama usulü kanunun resen araştırma ilkesi olarak tanımlanan 20. Madde düzenlemesinde; “Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemeleri, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapar. Mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili yerlerden isteyebilir“ hükümleri doğrultusunda yargı yerlerince işlemin hukuka uygunluğu denetleneceğinden savunma ile sınırlı olmayan inceleme sonucu karar verilecektir.
Diğer yandan, Kamu hizmetlerinin devamlı ve sağlıklı bir şekilde yürütülmek zorunluluğu karşısında kamu menfaati ile kişi haklarının dengelenmesi adaletin gereği olmakla savunma hakkının bizatihi belli bir zaman diliminde kullandırılmamış olması sebebiyle işlemin iptal edilmesi durumunda kamu hizmet ve güvenliğinin tehlikeye düşürülmesi sonucunu doğuracak bir karar ortaya çıkacak olması kamu hak ve güvenliğinin korunmaması sonucunu doğuracaktır. Zira her hak gibi Savunma hakkı da, başkalarının haklarının ve güvenliğinin korunmasıyla dengelenmesi tarafsız yargılamanın bir gereğidir. Taraf olduğumuz uluslararası sözleşmelerin uygulanmasında da işlemlerin tesisi ve yargı safhaları bütün olarak değerlendirilmek suretiyle usule aykırılıkların yargılamanın ileri aşamalarında giderilip giderilmediği gözetilmesi gerektiği yönündedir. (AİHM, bir aşamadaki kusurun sonraki bir aşamada telafi edilebileceğini belirtmektedir )
Dava konusu olayda da savunma hakkı “adil yargılanma hakkı” ilkesi doğrultusunda yargı safhasında kullanılmaya açık olmakla ve bu ilke “makul sürede yargılamanın sona erdirilmesini” de kapsamakla işlemin iptali yargılamayı zaman ve ekonomik açıdan zarara uğratacağı gibi hukuki bir yarar sağlamayacağından kararın bu yönü ile de esastan inceleme yapılmak üzere bozulması gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.