Danıştay danistay 2024/11989 E. 2024/18193 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Danıştay Kararı
2024/11989
2024/18193
13 Kasım 2024
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/11989
Karar No : 2024/18193
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : Davacı tarafından, Dışişleri Bakanlığı bünyesinde ... olarak görev yapmakta iken 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 4. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca... tarih ve... sayılı Bakan onayı ile kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında yürütülen kovuşturma sonucu beraat kararı verildiği, davanın reddi yolunda verilen kararın tüm gerekçesinin beraat kararı ile dayanaksız hale geldiği, ... mezunu olduğu, eşi ile örgüt üyeleri tarafından tanıştırılmadığı, tanık beyanının gerçek dışı olduğu, suç ve cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edildiği, eşi hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarelerin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.
Öte yandan, FETÖ tarafından Devleti ele geçirme ve yeni bir düzen kurma yönündeki örgütsel amaçlarına ulaşmak için mensuplarının evliliklerinin ve aile yaşamlarının örgüt menfaatlerine hizmet edecek şekilde düzenlenmesi yönünde faaliyetlerde bulunulmuştur. Bu kapsamda katalog evliliği olarak adlandırılan yöntemle örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmeleri yasaklanmış ve kendi aralarındaki evlenmeleri de örgütün yönlendirmesi ile gerçekleştirilmiştir. Bu suretle şüpheye yer bırakılmayacak şekilde örgüte sadakatin sağlanması amaçlanmış ve örgüt mensuplarının örgüt dışından kişilerle evlenmelerinin engellenmesi için telkin, baskı, dışlama veya tehdit gibi yöntemlere başvurulmuştur. Örgütün evlilikle ilgili anılan uygulamaları kapsamında evlendirme sorumlusu olarak belirlenen kişiler ile bunlara yardımcı olan örgüt mensupları aracılığıyla katalog evlilikler gerçekleştirilmiş, bu evliliklerin genellikle meslektaşlar arasında gerçekleştirilmesine özen gösterilmiş, eşlerin ikamet edeceği yere örgüt tarafından karar verilmesi, örgüt lideri Fetullah Gülen'den evlilik sonrası doğan çocuklara isim koymasının istenmesi, çocukların eğitimi ile ilgilenilmesi gibi uygulamalara başvurulmuş, örgütün sohbet toplantılarına veya gruplarına eşlerle birlikte katılım sağlanmasına önem verilmiş, bu toplantıların erkek ve bayanlar için ayrı ayrı gruplarda/odalarda gerçekleştirilmesi ve eşlerden her birinin bu gruplardan birinin sorumlusu olması gibi uygulamalara gidilmiş, ByLock uygulamasının kimi durumlarda eşin telefonuna yüklenmesi yöntemi izlenmiş ve örgütten alınan talimatlar doğrultusunda izlenen her türlü tutum ve davranış ile gerçekleştirilen faaliyete eşin de katılımına önem verilmiştir.
Davacının eşi ... hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli, E:..., K:... sayılı kararında; ''... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarihli müzekkeresine göre sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün gizli haberleşme programı Bylock kullanıcısı olduğunun bildirildiği, Bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre ... ID numaralı hesabın kullanıcı adının "..." şifresinin ise "...!" olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Her ne kadar sanık Bylock programını kullanmadığını savunmuş ise de, sanığın Bylock uygulamasındaki kişi listesinde ekli ...'nin [ ... (...) ] sanığı "..." olarak eklediği, sanığın Macaristan ülkesinde görev yaptığı, yine bir başka hesap tarafından "..." olarak eklendiği, sanığı ekleyenlerin verdiği isimler ile sanığın bilgilerinin birbiriyle örtüştüğü, Bylock yazışma içerikleri incelendiğinde ... ID numaralı hesabın kullanıcısı ...'nin sanığa "bebek geldi mi" şeklinde mesaj gönderdiği, sanığın nüfus kayıt örneği incelendiğinde sanığın 14.10.2015 tarihinde bir çocuğunun dünyaya geldiği, mesajın muhatabının çocuk beklediği veya yakın zamanda çocuk sahibi olmasına ilişkin içerik dikkate alındığında, sanığın kişisel bilgilerinin de Bylock içerikleri ile uyumlu olduğu, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın örgütün gizli haberleşme programı Bylock'u kullandığının kesin olarak kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Sanık aleyhine tanık olarak ifade veren ...'ün Dışişleri Bakanlığı'nda meslek mensubu olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan ...'ün 06.11.2019 tarihinde soruşturma aşamasında verdiği ifadede "... ID numaralı ...kullanıcı isimli Bylock programını, bana resmini göstermiş olduğunuz ...isimli şahıs kullanmaktadır.... isimli şahıs o tarihlerde Macaristan Budapeşte Büyükelçiliğinde... olarak görev yapmakta idi." şeklinde beyanda bulunmuş, sanık ...'ı kesin ve net olarak teşhis etmiştir. ... mahkememizde bizzat dinlenmiş verdiği ifade de kendisinin de Bylock kullanıcısı olduğunu, sanık ile aynı grupta Bylock kullandığını, kendisine Bylock programını kuranın ... (...) adlı ... isimli şahıs olduğunu beyan etmiştir. Bahsi geçen ... (...) adlı ... isimli şahıs hakkında yakalama kararı bulunduğu, ... (...) isimli şahsın FETÖ/PDY terör örgütünün Dışişleri Bakanlığı yurt dışı sorumlusu olduğu, Bylock uygulaması üzerinden "..." isimli bylock grubunu kurduğu, bu grupta sanık ile beraber tanık ...'ün de bulunduğu, bu bylock grubunda yurt dışında görevli Dışişleri Bakanlığı Personelinin ekli olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar tanık kovuşturma aşamasında bizzat mahkememizce dinlendiği celsede soruşturma aşamasındaki ifadesinden farklı olarak sanığın bylock kullanıp kullanmadığını tam olarak bilmediğini beyan etmiş ise de, tanığın samimi etkin pişmanlık beyanlarını havi ve müdafisi huzurundaki soruşturma aşamasındaki ifadelerine itibar edilmiş ve bylock tespit ve değerlendirme tutanak içeriği ile tanığın örtüşen beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın bylock uygulamasını örgütsel amaçla yükleyip kullandığı ve örgütsel yazışmalara dahil olduğu konusunda kesin kanaate varılmıştır. Tanık olarak dinlenen...'nın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı beyanında özetle, Bylock kullanıcısı olduğunu kabul ettiği, sanık ile aynı dönemde Dışişleri Bakanlığı'na girdiğini ve sanık ile yukarıda bahsedilen "..." isimli bylock grubunda yer aldığını, tanık ... gibi kendisine programı kuranın ... (...) isimli şahıs olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanıkla aralarında herhangi bir husumet bulunmayan ve bu nedenle sanığa suç atmaları için bir neden bulunmayan ve dosya kapsamıyla da örtüşen tanık beyanlarına itibar etmek gerekmiştir..." tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, FETÖ'nün yukarıda yer verilen yapısı ve işleyiş kuralları uyarınca evlilik ve aile yaşamına kadar yansıyan faaliyetlerde bulunduğu ve davacının aile birlikteliği içerisinde birlikte yaşadığı eşinin FETÖ silahlı terör örgütü içerisindeki konumu dikkate alındığında, davacının söz konusu örgütün faaliyetlerinden ve eşinin örgüt içerisindeki konumundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, davacının, eşinin söz konusu örgüt içerisindeki faaliyetlerine karşı çıktığı yönünde bir delil de bulunmadığı, bu durumun, bir kamu çalışanı olarak Devlete sadakat yükümlülüğü içinde kamu görevini icra etmesi gereken davacı açısından sadakat yükümlülüğünün yerine getirilmesinde şüphenin oluşmasına ve dolayısıyla FETÖ/PDY ile irtibat ve iltisakı bulunduğu kanaati oluşmasına neden olan bir delil niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 13/11/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.